İzmir Kâtip Çelebi Ünivesitesi Slogan

İKÇÜ Film Festivali’nde Belgesel ve Hakikat Vurgusu

Bu yıl ikincisi düzenlenen ve “Kültürel Miras” temasını odağına alan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Film Festivali, belgesel dünyasının önemli isimlerini ağırlamaya devam ediyor. Festival kapsamında düzenlenen “Kültürel Miras ve Belgesel Sinema” başlıklı söyleşinin konuğu, TRT Belgesel Kanal Koordinatörü Ahmet Canbaz oldu. Rektör Yardımcısı ve Festival Başkanı Prof. Dr. Yasin Bulduklu’nun moderatörlüğünde gerçekleşen söyleşide, TRT Belgesel Koordinatörü Ahmet Canbaz, kültürel mirasın korunmasında belgesel dilinin önemi, belgesel yayıncılığının kültürel hafızayı korumadaki stratejik önemi ve yapay zekanın sektöre etkileri gibi başlıklarda açıklamalarda bulundu.
Kültür, Dünle Bağlantısız İnşa Edilemez
Söyleşinin açılış konuşmasını yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bulduklu, kültürel mirasın somut varlıkların ötesinde, çok boyutlu bir değerler bütünü olduğunu vurgulayarak; sinema ve belgesel yapımların bu mirası korumadaki gücüne dikkat çekti. Bu yılki festivalin ana temasını "kültürel miras" olarak belirlediklerini hatırlatan, medyanın toplumsal hafızayı diri tutma misyonuna değinen Prof. Dr. Bulduklu, "Kültür, aslında dünle bağlantısız inşa edilmesi olanaklı olmayan bir değerler bütününü ifade ediyor. Medyanın kültürü aktarmak, onun toplumsal hafızada yer edinmesini sağlamak ve unutulan değerleri öne çıkarmak gibi önemli bir işlevi olduğuna inanıyorum. Bu yıl, ikincisini düzenlediğimiz İKÇÜ Film Festivali’nin ana konularından birini ‘kültürel miras’ olarak belirledik. Bu anlamda, sadece fiziksel bir ürünün ya da mimari bir eserin, daha genel bir ifadeyle somut bir varlığın aktarılmasının da ötesinde kültürel mirası farklı boyutlarıyla değerlendirme motivasyonuyla hareket ettik. Bildiğiniz gibi pek çok farklı konu başlığı etrafında film festivalleri yapılıyor ama kültürel miras gibi son derece önemli bir konunun altını özellikle çizmek gerektiğine ilişkin kanaatimi paylaşmak istiyorum. Sinemanın ve belgesel yapımların, unutulan değerleri öne çıkarmak gibi hayati bir işlevi var. Özellikle TRT’nin bu unsurları canlandırmaya yönelik çabalarını çok kıymetli buluyorum. Bu alana ciddi katkılar sunan TRT ailesine ve TRT Belgesel Kanal Koordinatörü Sayın Ahmet Canbaz’a teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
TRT Hem Bellektir Hem Gelecek
Söyleşinin başında TRT’nin bir kamu yayıncısı olarak misyonuna dikkat çeken TRT Belgesel Kanal Koordinatörü Ahmet Canbaz, kültürel mirası yaşatmanın sadece bir tercih değil, tarihsel bir sorumluluk olduğunu belirtti. TRT’nin güncel mottosuna atıfta bulunan Canbaz, " Kültürel mirasa sahip çıkmak; tarihsel ve medeniyet birikimimizle bugünlere taşınmış tüm unsurları hafızada diri tutmaktır. Bir kamu yayıncısının temel misyonu, bu birikimi sürekli tazeleyerek gelecek nesillere aktarmaktır. TRT kurumunun 'TRT hem bellektir hem gelecektir' mottosu da tam olarak bu bellek vurgusuna hitap ediyor. Kültürel mirası sadece belgeselle değil; animasyonlardan haber bültenlerine, kurmaca filmlerden sinemaya kadar her alanda hafızada diri tutmak ve gelecek nesillere aktarmak bizim temel görevimizdir" dedi.
Belgesel, Hakikatle Bağını Koparamaz
Belgeselciliği diğer sanatsal türlerden ayıran en keskin çizginin "gerçeklik" olduğunu ifade eden Koordinatör Canbaz, belgeselcinin gerçeklikten kopma lüksü olmadığını hatırlattı. Bu türün izleyici nezdinde bir güven unsuru taşıdığını aktaran Canbaz, "Belgeseli gerçeklikten koparmak gibi bir hakka sahip değilsiniz. Kurmacada hakikati yok sayabilir, tamamen hayal ürünü bir içerikle insanların karşısına çıkabilirsiniz.  Ancak belgeseli gerçeklikten koparmak gibi bir imtiyaza sahip değilsiniz. Özellikle kamu yayıncılığında, teyit edilemez bir bilgiyi gerçekmiş gibi yansıtma lüksümüz yok. Belgesel mutlaka teyit edilebilir bir gerçeklikle bağlantılı olmalıdır. Bu hakikate olan sadakat, kültürel mirası taşırken muhatabımıza ciddi bir güven veriyor" diye konuştu.
Yapay Zekâ Bir Çığ Gibi Geliyor
Sektörün en çok tartışılan konularından biri olan yapay zekaya da değinen TRT Belgesel Kanal Koordinatörü Canbaz, teknolojinin bir "çığ gibi" geldiğini ancak belgeseldeki "doğallığın" yerini tutamayacağını ifade etti. Teknolojinin geleneksel prodüksiyonu tahtından indirecek bir hızla geldiğini ancak belgeselcilikte "doğallığın" hala en büyük değer olduğunu vurgulayan Canbaz, “Yapay zekadan kaçış yok, bir çığ gibi geliyor. Bütçe ve hız açısından büyük pratiklik sağlıyor. Örneğin 20. yüzyıl başındaki bir keşif hikayesi için dev bütçelerle kutup atmosferi yaratmak yerine, yapay zeka ile 30 saniyelik sahneler kurgulayabiliyoruz. Ancak bir kamu yayıncısı olarak hukuki zemin ve telif meseleleri nedeniyle buna ihtiyatlı yaklaşıyoruz. Kanal olarak bu teknolojiye karşı biraz mesafeliyiz çünkü izleyicimiz bizden yapaylıktan uzak bir doğallık bekliyor. Ne kadar teknoloji gelişirse gelişsin, insanın kendi hikayesini asla tamamen yapay zekanın elinden izleyemeyeceğimizi ümit ediyorum. Bizim 'gönül' dediğimiz o bağ, teknolojinin dayattığı hikâyenin her zaman bir adım önünde kalacaktır” şeklinde konuştu.
Genç Belgeselcilere Tavsiye: "Mikro Hikayeleri Yakalayın"
Günümüz teknolojik imkanlarıyla bir akıllı telefonun bile dev prodüksiyonların önüne geçebileceğine işaret eden Ahmet Canbaz, genç iletişimcilere teknolojiden ziyade vizyona yatırım yapmaları çağrısında bulundu.  Canbaz, "Teknolojik imkanlardan ziyade, insanı ve hayatı doğru okuma becerinizi geliştirmeniz lazım. Bizlerin göremediği bir mikro hikayeyi bir cep telefonuyla yakaladığınızda, onlarca kişilik ekiplerin ürettiği işlerin önüne geçebilirsiniz. Burada önemli olan teknoloji değil; insanı ve hayatı doğru okuma becerisidir. Mikro hikayeleri keşfettiğiniz ölçüde fark yaratırsınız. Kendinize yatırım yapın; çünkü bu bayrağı bizden sizler devralacaksınız. Biz TRT olarak parlak fikirlere ve derli toplu dosyalarla gelen genç yeteneklere kapımızı her zaman açık tutuyoruz” dedi.
Söyleşi, öğrencilerin yoğun ilgisi ve soru-cevap bölümüyle devam ederken; Prof. Dr. Yasin Bulduklu, kültürel mirasın korunmasına ve belgeselcilik alanına sunduğu katkılardan dolayı Ahmet Canbaz’a teşekkür belgesi takdim etti.
İKÇÜ Film Festivali, hafta boyunca çeşitli söyleşi, panel ve film gösterimleriyle kültürel değerleri sinema merceğinden izleyiciyle buluşturmaya devam edecek.

İlgili Resimler


Menüyü Kapat