Haberler :::
-
05.03.2024
“28 Şubat Sürecinde Kadın ve Aile”
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) “28 Şubat Sürecinde Kadın ve Aile” konulu panele ev sahipliği yaptı. Türkiye tarihine "postmodern darbe" olarak geçen 28 Şubat'ın 27'nci yılı olması münasebetiyle İKÇÜ SKS Genç Kadın ve Demokrasi Öğrenci Topluluğu, Genç Düşünce Fikir, Sanat ve Medeniyet Topluluğu ile Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) İzmir Şubesi, İnsan ve Medeniyet Hareketi (İMH) İzmir Şubesinin ortaklaşa düzenlediği panelin moderatörlüğünü, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Akbaş üstlendi. Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kerem Batır, 28 Şubat Öğrenci Derneği Genel Bşk. Emine İlyas ve Eğitimci Sıdıka Çetin’in konuşmacı olduğu paneli, akademisyenler, STK temsilcileri ile öğrenciler takip etti. 28 Şubat Hepimizin Ortak Hassasiyeti Panelin açılış konuşmasını yapan İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Akbaş, 28 Şubat’ın hafızalarda bıraktığı izlerden bahsederken, “28 Şubat toplumun bilincini derinden yaralayan bir olay. Hepimizin ortak hassasiyeti. Etkilerini günümüzde hala bireyler üzerinde görebildiğimiz bir travma” ifadelerini kullandı. Tarih bilincinin bir toplumu toplum yapan en önemli özelliklerden biri olduğunu ve zaferler kadar acıların da unutulmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Akbaş, “Bir milleti millet yapan en önemli özellik tarih bilincidir. Eğer biz aynı coğrafyada yaşayan bir milletsek, ortak değerleri olan, milli bilince sahip bir topluluksak en önemli unsur tarihimizi bilmektir. Tarihimiz hiçbir zaman ihmal edilmemeli ve nesilden nesile taşınmalıdır. Genellikle zaferler üzerine bir tarih bilinci inşa etmiş olsak da 28 Şubat sürecinde yaşanan acıların da zaman içinde devamlı olarak anılması ve hatırlanması gerekiyor. Acılarımızı hatırlamayı zaman zaman ihmal ediyoruz. Tekrar 28 Şubat’lar yaşanmasın diye bu acıları hatırlamak ve anmak bizlerin tarihsel görevidir” dedi. Mağduriyetler Hafızamıza Kazındı İMH İzmir Şube Başkanı Uğur Bayrak panelin açılış konuşmasında, süreç hakkında gençleri bilgilendirmenin çok önemli olduğundan bahsederken, 28 Şubat deyince akıllara başörtüsü yasağının geldiğini, bu sürecin en çok da kadınları ve ailelerini derinden etkilediğini belirtti. Süreçte mağdur olan insanların direnişinin unutulmaması gerektiğine değinen Bayrak, “Bu süreci konuşmamız, tekrar yaşanmamasını dilediğimiz için. Bugün başörtüsünün her yerde serbest olması, o dönemde verilen mücadelelerin sonucudur. Üniversite hayatını, mesleğini geride bırakan kardeşlerimizin direnişi sayesinde bu bilince sahibiz. 28 Şubat’la yapılmak istenen her ne ise bugün siyonist İsrail’in Gazze’de yaptığı şey ile aynıdır. Bugünlerimizi korumak için çok çalışmalıyız. Gençlerimiz bu bilinci sürdürmeli” şeklinde konuştu. “28 Şubat Sürecinde Kadın ve Aile” paneli açılış konuşmalarının ardından panelist sunumları ile devam etti. 28 Şubat’ta Olmayan Bir Yasa İcat Edildi İKÇÜ Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kerem Batır, “28 Şubat’ta İnsan Hakları” konulu konuşmasında, süreçle alakalı şahsi deneyimlerini aktararak temel haklar bağlamında 28 Şubat Sürecinin nereye tekabül ettiğine değindi. Sürecin arka planındaki olaylardan ve başörtülü kadınların kamuda yer almaya başlamasıyla dönemin hükümetine karşı ciddi bir tavır sergilendiğinden bahseden Dekan Prof. Dr. Batır, “28 Şubat 1997 tarihinde yapılan Milli Güvenlik Kurulu Toplantısında birtakım kararlar alındı, o kararlar imzalandı fakat yaz dönemine kadar uygulanmadı. Ne anayasamızda ne yasalarda başörtüsünün yasak olduğuna dair hiçbir hüküm yok. 28 Şubat gerçekleştiğinde aslında olmayan bir yasa icat edildi. Daha sonra bu yasayı uygulamaya başladılar. Başörtülü öğrenciler fakültelere ve derslere alınmadılar. 2002’ye kadar devam eden bu süreçte her ne kadar sakallı erkekler de eğitime katılamasa da, süreçten asıl etkilenenler kadınlar oldu” dedi. 28 Şubat Sürecinde Kadınlar Darbelerin ekonomik anlamda da ülkenin her kesimini ilgilendirdiğini söyleyen 28 Şubat Öğrenci Derneği Genel Başkanı Emine İlyas, yaşanılanların tekrarlanmaması için ders çıkarılması gerektiğine dikkat çekti. İlyas, “Travmasını yaşadığım bir olay olduğu için anlatmakta zorlansam da gençlere bunları olabildiğinde duyurup, bilinçlenmelerini sağlamalıyız. Verilen hak mücadelesini sadece 28 Şubat’ta değil her zaman anlatarak bilinçleri uyandırmalıyız. Ben 19 yaşındayken gelen bu yasak, okumak için gittiğimiz üniversitelerimizde kendimizi ikna odalarında bulmamıza sebep oldu” diye konuştu. Bilinçlenmeliyiz ki Tekrarları Yaşanmasın Eğitimci Sıdıka Çetin ise 28 Şubat’ın yansımalarının farklı disiplinlerde ayrı ayrı incelenebilecek bir hadise olduğunu aktardı. Çetin, “Belli bir kesimin kendisini ülkenin tek sahibi olarak görmesinden doğan acı dolu bir süreç. Başörtülü kadınlar bu dönemde itibarsızlaştırılmaya çalışıldı. İzmir’de üniversite okuduğum o dönemde karşılaştığım muamele dolayısıyla kendimi kamyon çarpmış gibi hissetmiştim. Bu hafızalarımızdan hiçbir zaman silinmeyecek bir travma. Kimsenin tekrar bu tarz hukuksuz uygulamaları yaşamamasını diliyorum. Sadece başörtüsü konusunda değil, herhangi bir nedenle insanların birilerinin istedikleri gibi kalıba sokulmaya çalışılması kabul edilemez. Bu konuda bilinçlenmeliyiz ki tekrarları yaşanmasın” ifadelerini kullandı. -
06.02.2024
Kalite Yönetim Belgesi Yenilendi
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinin (İKÇÜ) sahip olduğu TS EN ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi Belgesinin devamlılığının sağlanması amacıyla Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Ege Bölge Koordinatörlüğünce başlatılan Belge Yenileme Gözetim Tetkiki başarıyla tamamlandı. Baş Tetkik Görevlisi Yücel Akca, Tetkik Görevlileri Deniz Balcı, Müveddet Buket Yılmaz, Mehmet Keleş tarafından iki gün süren incelemeler neticesinde İKÇÜ'nün Belge Yenileme Tetkikini başarıyla tamamladığı düzenlenen kapanış oturumunda duyuruldu. Tetkik süreci kapsamında akademik ve idari birimler ziyaret edilerek incelemelerde bulunuldu. Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, açılış toplantısında kalite süreçlerinde başarılı adımlar atıldığının altını çizdi. Kalitedeki Başarının Sırrı Takım Ruhu Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Muhsin Akbaş, Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Prof. Dr. Süleyman Akbulut, Kalite Koordinatörü Doç. Dr. Funda İfakat Tengiz, Koordinatör Yardımcıları Doç. Dr. Onur Karadal, Dr. Öğr. Üyesi Halil Koyu, Genel Sekreter Nurettin Memur, Strateji Geliştirme Daire Başkanı Erkan Küçükkılınç, yönetim kurulu ve senato üyeleri, kalite komisyonu üyeleri, akademik ve idari birimlerden gelen kalite birim sorumluları ile iç tetkikçilerin takip ettiği programda konuşan Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, tüm birimlerde takım ruhuyla yürütülen kalite yönetimi süreçlerinde yakalanan başarıya dikkat çekti. Kuruluşunun 4’üncü yılında TSE belgesine sahip olan bir kurum olarak tüm yönetişim yapısında kalite anlayışının yer aldığını kaydeden Rektör Prof. Dr. Köse, “Kalite kavramı günümüzde çokça dile getirilse de asıl önemli olan bir kurumun bu kavramı bütün birimleriyle özümsemesidir. Tüm iç ve dış paydaşların ihtiyaç ve beklentileri değerlendirilerek sürekli iyileştirme çalışmaları ile desteklenen kalite yönetim sistemimiz, öğrencilerine, çalışanlarına ve tüm dış paydaşlarına daha iyi hizmet sunma noktasında en büyük gücümüzdür” dedi. Yol Gösterici Yönde Katkı Kurumların farklı organizasyonlarca denetlenmesinin verimli bakış açılarının edinilmesinde önemli bir katkı sağladığını aktaran Rektör Prof. Dr. Köse, “Dışarıdan bakan bir gözün çalıştığınız kurumu denetlemesini, hedef ve amaçlarımıza ulaşmada çok değerli görmekteyiz. İki gün boyunca farklı akademik ve idari birimlerde yapılacak gözetim tetkiklerinin bizlere yol gösterici yönde katkı sunacağına inanmaktayız. Ayrıca bu denetlemeler, sürekli iyileştirme çalışmalarına olan bakış açımızın göstergesidir. Bu belge sunduğumuz eğitim öğretim hizmetlerinin kalitesinin de ispatıdır ve belgemizin devam etmesi için çalışmalarımızı yoğun bir biçimde sürdürüyoruz. Tüm akademik ve idari birimlerimizde bütün yönetici arkadaşlarımızın ve kalite gönüllülerimizin katkılarıyla öğrencilerimize mezunlarımıza ve tüm paydaşlarımıza en iyiyi sunma gayreti içindeyiz” diye konuştu. Hedefimizi Büyültüyoruz Kapanış toplantısında değerlendirmelerde bulunan Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, TSE tarafından tamamlanan tetkik neticesinden duydukları memnuniyeti paylaştı. İKÇÜ'nün kalite paydasında yönettiği yönetim sistemlerinde geldiği noktanın gurur verici olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Köse, “TSE'nin kıymetli tetkikçilerine, olumlu bir bakışla, bir tür sinerjiyle bizi daha da motive ettikleri için çok teşekkür ediyorum. Belirlenmiş olan standartlar çerçevesinde hedefimizi büyütmek, ileri taşımak üzere çok değerli katkılarda bulundular. Türkiye’deki diğer üniversitelerin arasında daha iyi yukarılarda bulunma noktasında güçlü motivasyona sahibiz ve kalite çalışmaları bizim için itici bir güç olacak” şeklinde konuştu. İKÇÜ Zaman İçinde Güzel Atılımlar Yapmış Baş Tetkikçi Yücel Akca, birimlerde yapılan incelemelerin ardından yapılan kapanış toplantısında, tetkikin olumlu geçtiğini açıkladı. Akca,“Sürekli iyileştirme kapsamında İKÇÜ'de yeni projeler ve faaliyetlerin yapıldığını gözlemledik. Üniversitenizde Teknolojik Transfer Ofisinin kurulmuş olması ve izninin çıkmış olması önemli bir gelişme. Bunun yanı sıra Türkiye’de ilklerden Yapay Zeka ve Veri Mühendisliği Bölümünün açılmış olması, Bilimsel Yayınlar Koordinatörlüğünün kurulmuş olmasını çok değerli gördük. Tıbbi Laboratuvar Bölümünün ın açılmış olması da öyle. Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi, Hukuk Fakültesi, İngiliz Dili ve Edebiyatı gibi fakülte ve bölümlere öğrenci almanız da olumlu gelişmelerden. Kalite Koordinatörlüğü bünyesinde, Kalite Mentörlük Uygulamasına geçilmiş olmasını güzel atılımlardan biri olarak değerlendirdik. Bütün bunların ve sayamadığımız güzel çalışmaların sistemin iyileşmesi ve daha da ileri gitmesi açısından katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Öncelikle Rektör hocamızı, üst yönetimi ve emeği geçen herkesi tebrik ediyorum” dedi. İKÇÜ’de arka arkaya üçüncü kez tetkik için bulunduğunu söyleyen Tetkikçi Deniz Balcı ise “İKÇÜ'ye her geldiğimde ilerlemeyi, iyileşmeyi gördüm” dedi. İKÇÜ’nün yeni yatırımlar ve fikirler anlamında ve bazı alanlarda Türkiye’deki sayılı üniversitelerden olduğunu dile getiren Balcı, ÜBYS’nin diğer üniversiteler tarafından da kullanılıyor olmasının, yaygınlaşmasının ise mutluluk ve gurur verici olduğunu belirtti. İlk kez 2019 yılında geldiği İKÇÜ’de ikinci kez tetkik için bulunduğunu aktaran Tetkikçi Müveddet Buket Yılmaz da gelinen süreçte güzel çalışmalara imza atıldığını gördüklerini vurguladı. Yılmaz, “Strateji Daire Başkanlığı, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Biyomedikal, Test Kalibrasyon Uygulama ve Araştırma Merkezi ve İdari Mali İşler birimlerinde bulundum. Gerçekten çok güzel çalışmalar var. Özellikle Sağlık Bilimleri Fakültesi ilgimi çekti ve benim için farklı bir gurur oldu. Fakülte bünyesinde bulunan Simülasyon Merkezi gerçekten çok güzel. Öğrencilerin eğitimde kullanabileceği, çok katkı sağlayabilecek güzel bir laboratuvar” dedi. Tetkik görevlisi Mehmet Keleş ise kurumsal olarak gösterilen çabaların sürdürülmesinin devamlılık açısından önemli olduğunu vurguladı ve misafirperverlik için tüm temsilcilere teşekkürlerini iletti. TS EN ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi Belgesinin devamlılığına yönelik kararın tebliğinin yapıldığı programın bitiminde, Rektör Köse tarafından denetim ekibine kalite çalışmalarına yaptıkları katkılar için teşekkür belgesi takdim edildi. -
31.01.2024
Aile Danışmanlığı Programının Kapanış Dersi Rektör Köse’den
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Sosyal Bilimler Enstitüsü Psikoloji Anabilim Dalı öğretim üyelerince yürütülen, Aile Danışmanlığı Tezsiz Yüksek Lisans öğrencileri, verilen son ders ile programı tamamladı. Nizamî-i Gencevi Toplantı Salonunda yapılan programın üçüncü döneminin son dersi, Rektör Prof. Dr. Saffet Köse tarafından verildi. Dersi, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Doğan, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Dirik, Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin izledi. Aile Kavramını Yok Etme Gayesindeler “Aile ve Modernite” kavramlarını irdelediği kapanış dersinde, aile danışmanlarının önemli bir misyona sahip olduğunun altını çizen Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, ailenin psikolojik sağlığının toplum dinamizmini ve iyilik halini doğrudan etkilediğine işaret etti. Rektör Köse "Günümüzdeki değişim sürecinin gelmiş olduğu noktada, çekirdek aile bir yana,'aile' kavramının kendisi bile tartışılır hale geldi. Sorunların çözümünden uzak yaklaşımlar sosyal yapının en temel bileşeni olan aile kavramını yok etmek gayesindedir. Seküler faydacı yaklaşımların sözde olumlu sonuçları beklenirken; son yıllarda depresyon, kaygı ve bağımlılık gibi sorunların tavan yaptığını ve küresel bir hastalık haline geldiğini görüyoruz. Böylece anne baba rol modellerini ortadan kaldıran, tek ebeveynli bekâr anne- baba kavramları sergilenmekte, toplumu cinsiyetsizleştiren, mutsuz, doyumsuz, duygusuz, merhametsiz, uyumsuz bireyler yetişmeye devam etmektedir” dedi. Medyadaki Olumsuz Ögeleri Meşrulaştırma Çabası Yazılı ve görsel iletişim araçlarında aile kavramında olmaması gereken şiddet, bağımlılık gibi olumsuz ögelerin ön plana çıkarılmasının yanında, toplumsal ahlak ve kültür ile uyumsuz durumları meşru olarak göstermesinin de oldukça tehlikeli bir müdahale olduğunu vurgulayan Rektör Prof. Dr. Köse, “Televizyonlarda gündüz kuşağında yayınlanan ve reel olarak yaşanan toplumsal ahlak ve kültür ile uyumsuz durumlar meşru olarak gösteriliyor. Sosyal platformlardan yapılan paylaşımlarla başta mahremiyet olmak üzere pek çok değer ortadan kaldırılıyor. Aile içi roller değersiz hale getiriliyor, sadakat demode bir kavrammış gibi sunuluyor. Tüm bu gelişmelerin sonucu ise elbette aile bağının yok olması ile sonuçlanıyor. Toplumlar için aile kurumu son derece önemli. Aile içi iletişim ve ilişkinin bitmesi toplumsal anlamda da muhabbet bağının yok olması anlamına geliyor” diye konuştu. Sosyal Bilimlerin Hayati İşlevi Var Sosyal bilimlerin toplumsal dinamiklerle olan önemli bağına vurgu yapan Prof. Dr. Köse, aile danışmanlığı meslek grubunun üstlendiği misyona değinerek öğrencilere önemli tavsiyelerde bulundu. Rektör Prof. Dr. Köse, “İnsanın duygu halleri deney tüpüne sığmaz. Bu noktada insanın özüne inen, davranışlarına mercek tutan sosyal bilimlerin ne kadar hayati bir işlevinin olduğunu görmekteyiz. Günümüz koşullarında aile gibi kutsal bir varlığın devamlılığı için mücadele etmek, en başta gönüllülük ister. Salt profesyonellik yaklaşımı mesleki uygulamanın iki ayağını da topal bırakır. İnsanı sevmeden insana yol gösterilemez. Kültürel değer ve kodlarımıza uygun, aile bütünlüğünü göz ardı etmeyen yaklaşımlarınızla aile üyelerinin kendi aralarında üstesinden gelemedikleri sorunların çözümünde rol alacaksınız. Birey ve ailenin yaşamını iyileştirmeyi sağlayacak müdahaleleriniz olacak. Ben her bir mezunumuzun bu işe sıradan meslek olarak bakmayacağına, her bir danışmasını toplum hassasiyeti sorumluluğu ile yapacağına yürekten inanıyorum. İKÇÜ Psikoloji Bölümü akademisyenlerinin rehberliğinde tamamlayacakları eğitimlerinin sonrasındaki hayatlarında başarılara vesile olmasını temenni ediyorum” dedi. Sağlıklı Kişilik Yapısının Temeli Ailede Türk toplumlarında aile olgusunun çok önemli bir konumda yer aldığına değindiği açılış konuşmasında, ailenin bireylerin bir nevi sosyal desteği olduğunu ifade eden Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mustafa Şahin de, “Aile bireyin en temel duygusal ihtiyacı olan, sevgi, güven ve aidiyet duygusunu yaşadığı tek yerdir. Bireyin mutluluğa ve sağlıklı kişilik yapısına ulaşmasın en temel direğidir. Aile Danışmanlığı Tezsiz Yüksek Lisans Programımızın üçüncü döneminde eğitim alan 32 öğrencimizin son dersine teşrifleri ve katkıları için başta Değerli Rektörümüz Prof.Dr. Saffet Köse’ye, öğrencilerimize sağladıkları katkılar için tüm akademik ve idari personelimize teşekkür ediyoruz. Öğrencilerimize meslek yolculuklarında başarılar diliyoruz” şeklinde konuştu. Programı tamamlayan öğrenciler adına konuşan Hatice Merve Açıkbaşlar ve Gizem Cömert ise ailenin bireyler için en korunaklı liman olduğu bilinciyle başladıkları eğitimlerinin neticesinde, fırtınalara karşı güçlü olabilmeleri için danışanlarının her daim yanlarında olacaklarını aktardı. Eğitimleri boyunca ailede yer alan tüm rollere büründüklerini ve oluşturdukları aile ile sıcak köprüler kurduklarını ifade eden mezunlar, bir buçuk yılın ardından oldukça anlamlı bu yolculukta kendilerine her türlü desteği veren tüm eğitmenlere teşekkür etti. Programın son dersi Rektör Köse’nin, kendi yazdığı “Genetiğiyle Oynanmış Kavramlar ve Aile Medeniyetinin Sonu” kitabını öğrencilere hediye etmesiyle son buldu. -
19.01.2024
İKÇÜ PATLIB'e Dâhil
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Proje Genel Koordinatörlüğü bünyesinde faaliyetlerini sürdürmekte olan Türk Patent ve Marka Kurumu Sınai Mülkiyet Danışma Birimi, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından Avrupa Patent Ofisi (EPO) Patent Bilgi ve Dokümantasyon Merkezleri ağına (PATLIB) dâhil edildi. Türkiye’de faaliyet gösteren 200’ün üzerindeki bilgi doküman ve danışmanlık biriminden 54’ünün PATLIB Merkez standartlarına uygun olarak değerlendirildiği PATLIB ağı ulusal üye ofisleri arasında yerini alan İKÇÜ Proje Genel Koordinatörlüğü önemli bir başarıya imza attı. İKÇÜ ayrıca TURKPATENT ve EPO is birliğiyle merkezi süreçleri iyileştirmek ve geliştirmek için başlatılan PATLIB 2.0 Projesine de katıldı. Konu ile ilgili bilgi veren Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Süleyman Akbulut, İKÇÜ’nün proje çalışmalarının uluslararası standartlara uygun olarak yürütülmesinin çıktılarını aldıklarını aktardı. Gelinen aşamada koordinatörlük olarak PATLIB projesi çerçevesinde faaliyetlerini devam ettireceklerini bildiren Prof. Dr. Akbulut, “Avrupa Patent Ofisi, üye ülkelerine bölgesel olarak yayılmış 300'ün üzerinde PATLIB merkezi bulunmaktadır. Bu merkezler patent bilgilerine ve sınai mülkiyetle ilgili konulara erişim sağlayarak, KOBİ’lere, firmalara, akademisyenlere, öğrencilere ve buluşçulara patent süreçlerine ilişkin hizmetler verebilmektedir. PATLIB projesi ile Avrupa Patent Ofisi’ne üye ülkelerde yer alan PATLIB niteliğindeki Sınai Mülkiyet Danışma Birimlerinin ikili ve çok taraflı iş birliği ve iletişim ağı kurmaları amaçlanmaktadır” dedi. Bu gelişme ile dış paydaşlar ile İKÇÜ araştırmacıları arasında koordinasyonun, bilgi ağının güçleneceğini, fikri ve sınai mülkiyet hakları ve yönetimi konusunda farkındalığın arttırılacağını kaydeden Prof. Dr. Akbulut ayrıca yerel düzeyde danışmanlık hizmetinin de verilebileceğini söyledi. Prof. Dr. Akbulut, “İKÇÜ Proje Genel Koordinatörlüğü PATLIB merkezi olarak teknoloji ve rakip izleme, patent istatistikleri, patent değerlemesi, ticarileşme, teknoloji transferi ve patent stratejisi başlıklarında başvuranlara danışmanlık desteği sağlayabilecektir. Koordinatörlüğümüz sınai mülkiyet faaliyetleri kapsamındaki hizmet ağını yaygınlaştırmayı ve uluslararası projelerde ve ağlarda yer alarak bu alanda yaptığı faaliyetlerin, niteliğini arttırmayı hedeflemektedir” şeklinde konuştu. Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, aralarında Türkiye’nin de yer aldığı 39 üye ülkesi olan Avrupa Patent Ofisi ile TÜRKPATENT’in koordinasyonunda yürütülen PATLIB 2.0 projesi kapsamında, Türkiye’nin yerel ve bölgesel değerlerinin markalaşmasına katkı sunacak çalışmalara aracılık yapmaktan duyacakları memnuniyeti paylaştı. Milli Teknoloji Hamlesi doğrultusunda ülkemizin ekonomik ve teknolojik gelişimini destekleyecek sınai mülkiyet haklarının etkin korunması ve ticarileştirilmesinin önemine işaret eden Rektör Prof. Dr. Köse, “Bilginin değere dönüşüm sürecinde stratejik bir konumda yer alan sınai mülkiyet hakları, uluslararası rekabetin de önemli araçlarından biridir. Kurum dışı ve uluslararası iş birlikli nitelikli proje hazırlama kültürünün arttırılması hedefine yeni bir boyut getiren bu gelişme ile İKÇÜ olarak tüm paydaşlarımız ile birlikte güncel bilimsel ve teknolojik gelişmeler ışığında ülkemizin geleceğine katkı sağlayacak katma değeri yüksek patent, faydalı model ve telif hakkı vb. çıktıları artırmak için el birliği ile çalışacağız” dedi. -
19.01.2024
Rektör Köse Başkanlığında Yönetim Gözden Geçirildi
2023 Yılı Yönetimin Gözden Geçirme (YGG) toplantısı, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse’nin başkanlığında Hekim Hacı Paşa Konferans Salonda yapıldı. Kalite Koordinatörlüğünce düzenlenen toplantıya, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Muhsin Akbaş, Prof. Dr. Süleyman Akbulut, Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Doğan, Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mutlu Aytemir, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Derya Özer Kaya, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevtap Ünal, Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gülten Kavak, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökçen Bombar, Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Tevfik Tansel Tanrıkul, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Emre Güler, SHMYO Müdürü Prof. Dr. Mustafa Soyöz, Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İrfan Arık, Uluslararası İlişkiler Genel Koordinatörü Prof. Dr. Ender Akan, Genel Sekreter Nurettin Memur, Strateji Geliştirme Daire Başkanı Erkan Küçükkılınç, dekan yardımcıları, senato üyeleri, kalite koordinatörlüğü ve komisyonu üyeleri, akademik ve idari birimlerin kalite çalışmalarından sorumlu yöneticileri katıldı. 2023 yılının Kalite Yönetim Sistemi (KYS) iç ve dış hususlardaki değişiklikleri, Stratejik Plan amaçlarına erişme derecesi, proses performansı ile ürün ve hizmetlerin uygunluğu gibi başlıkların yer aldığı raporu paylaşan Kalite Koordinatörü Doç. Dr. Funda İfakat Tengiz ve Koordinatör Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Halil Koyu katılımcılara, önceki yönetimin gözden geçirme toplantılarında karar alınan faaliyetlerin durumu ile ilgili de bilgi verdi. Kalite Koordinatörü Doç. Dr. Funda İfakat Tengiz, sürekli iyileştirme ve önceki raporlara istinaden yapılan iyileştirme başlıklarına değinerek; Merkez Arşiv Müdürlüğünün faaliyete geçmesi yönünde çalışmalara başlandığını kaydetti. Paydaş geri bildirimlerine ilişkin raporlanmalara gidilmesinin önemine değinen Tengiz, birimler tarafından üzerinde çalışılarak tamamlanan kalite çalışmalarının Kalite Doküman Yönetim Sisteminde (KDYS) dokümante edilmesi gerektiğini hatırlattı. Tengiz, ÜBYS geri bildirimlerine ilişkin verilerin raporlanması ve faaliyetler sonrasında memnuniyetin anketler yoluyla ölçülerek değerlendirilmesi, raporlanması, KDYS ile birlikte birim web sayfalarının da güncelliğinin sağlanması gibi başlıklarda çalışmaların hızlanmasının önemine vurgu yaptı. Öğrenci Kalite Mentörlüğü Uygulaması Yaygınlaştırılıyor Dr. Öğr. Üyesi Halil Koyu da 20-21 Şubat 2023 tarihli TSE ikinci gözetim tetkiki ile ilgili olumlu hususları paylaştı. Koyu, akademik ve idari personelin yönetim sistemi faaliyetlerine etkin katılımı, eğitim-öğretim programında yaşanan değişikliklere proaktif olarak uyum sağlanması, fiziki altyapıya yönelik iyileştirme çalışmaları, Büyük Veri, Dijital Dönüşüm gibi projelerin içinde yer alınması, akademik atama kriterlerinin niteliği artırmaya yönelik olarak güncellenmesi konusunda gelişme ve iyileştirme olarak değerlendirildiğini söyledi. Öğrencilerin kalite süreçlerine aktif katılmasının tüm tetkiklerde olumlu karşılandığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Halil Koyu, kalite mentörlüğü uygulamasının, öğrencilere hizmet sunumunda kritik rolleri bulunan Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı, Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı gibi idari birimlerde de uygulanmaya başlatılacağını söyledi. Koyu, kalite mentörlüğü uygulamasının iç kalite güvencesi mekanizmalarının tabana yayılma, katılımcılık ve kapsayıcılık anlayışıyla genişletileceğini bildirdi. Kurum Kültürümüz İçin Kalite çalışmalarına ilişkin görüşlerini paylaşan Rektör Prof. Dr. Köse, bu çalışmaların İKÇÜ'yü ileri taşıyan önemli unsurlardan biri olduğunu söyledi. “Kalite bir kültürdür” diyen Prof. Dr. Köse, kalite kültürünün oluşması için kalite ölçüm, izleme, denetim mekanizmalarında kurumsal olarak eşgüdümlü çalışılması gerektiğinin altını çizdi. Prof. Dr. Köse, “Bu süreçte her sonuç yeni bir başlangıç olarak karşımıza çıkıyor. Herkesin sorumluluğunu aldığı, geri bildirimlerle şekillenen güzel uygulamaları içeren kalite yönetim sistemini tüm birimlerimizin sahiplenmelerini beklemekteyiz. Bu süreçten hem bizler hem öğrencilerimiz hem de tüm paydaşlarımız karlı çıkmaktadır” şeklinde konuştu. Belgenin Devamını Sağlamak Daha Önemli Çalışmaların olumlu olarak ilerlediğini, kurum olarak verimli aşamalardan geçtiklerini gözlemlediğini ifade eden Rektör Prof. Dr. Köse, bu süreci sahiplenen tüm İKÇÜ mensuplarına ve paydaşlarına teşekkür etti. Prof. Dr. Köse, “Kurumsal izleme ve yönetsel proseslerin gözlemlenmesi noktasında önemli adımlar attık. TSE belgesine sahibiz ama bunu devam ettirmek daha önemli. Tüm çalışmalarda risk ve fırsat analizlerinin iyi şekilde yapılması gerekiyor. Bu tescilleri tabii ki önemsiyoruz ama esas itibariyle bu çalışmalarımız kurum kültürümüzün gelişmesi için değerli. Süreçleri kurumumuz için sahiplenmeliyiz. İKÇÜ’yü geleceğe daha başarılı taşımak, öğrencilerimizin, çalışanlarımızın, tüm mensuplarımızın mutluluğu ve faydası için kurum kültürümüze hep birlikte katkı sunarak çalışmalarımıza iş birliği içinde devam etmeliyiz. Emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma özverileri için teşekkür ediyorum” dedi. Toplantıda, İKÇÜ’de uygulanan kalite yönetim sisteminin TS EN ISO 9001:2015 KYS Standardına uyumunu ortaya koymak amacıyla, 05-09 Şubat 2024 tarihleri arasında TSE Ege Bölge Koordinatörlüğü tarafından belge yenileme tetkiki yapılacağı duyuruldu. -
17.01.2024
Her Yıl Daha da Güzelleşen Bir İKÇÜ İçin
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, kampüsün mevcut alt yapısının güçlendirilmesi noktasında devam eden çalışmaları yerinde inceledi. Merkezi kütüphaneyi de ziyaret eden Prof. Dr. Köse, öğrencilere başarılı bir sınav dönemi geçirmeleri dileğinde bulundu. Öğrencilerin görüşlerini ve taleplerini dinleyen Rektör Prof. Dr. Köse, öğrencilerin konforlu ve rahat bir şekilde ders çalışabilmesine olanak sağlayacak imkânları genişleteceklerini söyledi. Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Muhsin Akbaş, Prof. Dr. Süleyman Akbulut, Prof. Dr. Yasin Bulduklu’nun eşlik ettiği Rektör Prof. Dr. Köse, Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı bünyesinde yapılan düzenlemelerle ilgili Daire Başkanı Öğr. Gör. Dr. Yeliz Doğru’dan bilgi aldı. Öğrenci Toplulukları çalışma alanlarının yanı sıra Hekim Hacı Paşa Konferans Salonu fuaye alanında yapılan fiziki düzenlemeleri yerinde inceleyen Rektör Prof. Dr. Köse, yerleşkeyi yaşayan kampüs haline getirmek için tüm imkânları seferber ettiklerini kaydetti. Prof. Dr. Köse, “Öğrencilerimizden gelen talepler doğrultusunda kampüsün mevcut durumunu daha da iyileştirecek tüm alt yapı çalışmalarımızı uzun süredir devam ettiriyoruz. Daha yeşil ve daha güzel görünüme kampüsümüzü kavuşturacak peyzaj çalışmalarımız bütçe olanakları çerçevesinde gece gündüz devam ediyor” dedi. Öğrencilerimizin İstekleri Doğrultusunda İlerliyoruz “Bütün çalışma ve girişimlerin odak noktasında elbette öğrencilerimiz var” diyen Rektör Prof. Dr. Köse, öğrenci memnuniyeti odaklı bir yönetim anlayışı ile çalışmalara yön verdiklerini vurguladı. Prof. Dr. Köse, “Öğrencilerimizin görüş ve önerilerinin hâkim olduğu, kampüsün onların istekleri ve ihtiyaçları doğrultusunda şekillendiği bir çalışma rotamız var. Tüm çalışma arkadaşlarımız ve ekiplerimiz zaman kavramı gözetmeden, yerleşkelerimizin çehresini değiştirmek, üniversitemizi daha modern bir yapıya kavuşturmak için çalışıyor. Her yıl daha da güzelleşen bir İKÇÜ fotoğrafı oluşturmak ortak gayemiz” diye konuştu. Öğrencilerimiz Türkiye'nin Yüzyılında Geleceğe Sahip Çıkacaklar Ders çalışan öğrencilerle sohbet eden Rektör Prof. Dr. Köse, kütüphaneyi dolduran öğrencilere gayretleri için teşekkür ederek; başarılı bir sınav dönemi geçirmeleri temennisini paylaştı. Prof. Dr. Köse, “Öğrencilerimiz bu günlerde güz dönemi final sınav heyecanı yaşıyor. Geniş imkânların bulunduğu bir kütüphaneye sahibiz. Öğrencilerimizin daha rahat sınavlara konsantre olabilmeleri adına Merkez Kütüphanemiz Pazar günü hariç haftanın 6 günü 24 saat hizmet veriyor. Kütüphanede daha çok öğrencimizin ders çalışması için mekansal planlamamızı yaptık. Bu alanı biraz daha genişleteceğiz. Bahar yarıyılında kütüphane oturma kapasitemiz de artmış olacak. Onlardan tek beklentimiz başarılı olmalarıdır. Umuyorum ki öğrencilerimiz, Türkiye'nin yüzyılında geleceğe sahip çıkacaklar, bu ülkenin gelişimi ve kalkınması için en önde yer alarak önemli roller üstlenecekler” şeklinde konuştu. -
16.01.2024
Akdeniz Havzasında Sınır Ötesi İşbirliği Programı Tanıtımı
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Genel Koordinatörlüğünce, Sınır Ötesi İşbirliği Programları 2021-2027 dönemi kapsamında, Türkiye’nin ilk kez dâhil edildiği, Avrupa Birliği’nin en yüksek bütçeli programlarından olan “Interreg NEXT Akdeniz Havzasında Sınır Ötesi İşbirliği Programı” hakkında bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Erasmus Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Emin Bakay tarafından verilen semineri, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Uluslararası İlişkiler Genel Koordinatörü Prof. Dr. Ender Akan, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Doğan, Genel Sekreter Nurettin Memur, Genel Sekreter Yardımcısı M. Enes Uzun’un yanı sıra çok sayıda akademisyen takip etti. Bilgi Ekonomisinden Payımızı Almalıyız Programın açılışında konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bulduklu, İKÇÜ’nün Ulusal Ajans ve Avrupa Birliği’nden aldığı hibe miktarının son bir yılda 9 kat arttığına işaret etti. Bu artışta üniversite yönetiminin uluslararasılaşmaya ve proje kültürü politikasına verdiği önem ve desteklerin önemli rol oynadığını aktaran Prof. Dr. Bulduklu, “ Günümüzde yükseköğretimde küresel bilgi ekonomisi artık global bir ağ olarak karşımıza çıkmaktadır. Uluslararasılaşma küreselleşmenin etkisiyle tek bir merkeze bağlı kalmayan birçok farklı kurumla iş birliği içinde olma imkânı sağlıyor. Artık eğitim, ülkelerin birbirlerine ihraç edebileceği bir hizmet durumunda. Projeler de uluslararasılaşmanın önemli bir unsuru haline geldi. Önemli bütçelerin ayrıldığı bu bilgi ekonomisinde İKÇÜ’nün en iyi şekilde yer alması için her biri birbirinden nitelikli akademisyenlerimizin özverili çalışmalarına ihtiyacımız var. Akademik ve idari personelimizle oluşturduğumuz sinerji ve takım ruhu ile üniversitemizi daha iyi noktalara getireceğimize yürekten inanıyorum” diye konuştu. Mantıksal Çerçeveye Göre Formüle Edilen Projeler Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Emin Bakay ekip olarak yönetimin verdiği destek doğrultusunda daha fazla proje üretme gayreti ve motivasyonuyla çalıştıklarını aktardığı konuşmasında, hangi hibeye başvurulursa başvurulsun metodoloji olarak mantıksal çerçeveye göre formüle edilen projelerin başarıya ulaştığını vurguladı. Bakay, “Elinizde çok iyi bir uygulama örneğiniz varsa, bu uygulamayı Akdeniz bölgesinde yaygınlaştırmak istiyorsanız ya da daha önce yaptığınız bir projenin somut çıktısı da olabilir. Bu programda değerlendirebilirsiniz. Projeniz iyiyse 2027’ kadar 3 defa hibe alabiliyorsunuz” dedi. 21 Kente 4 Farklı Alanda Açılan Çağrı “Interreg NEXT Akdeniz Havzasında Sınır Ötesi İşbirliği Programının 281,4 milyon avro bütçeye sahip olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Bakay 2021-2027 döneminde açılan ilk çağrıdan, Türkiye’den Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde yer alan 21 şehrin dâhil edildiğini söyledi. Bakay, “Proje başvurularını ülkemizden Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Balıkesir, Çanakkale, İzmir, Aydın, Denizli, Muğla, Antalya, Isparta, Burdur, Adana, Mersin, Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye, Manisa, Afyonkarahisar, Kütahya, Uşak illerinden kamu idareleri, belediyeler, üniversiteler, dernek ve vakıflar, odalar ve borsalar gibi kurumlar ve kar amacı güden tüm tüzel kişiler yapabilir. Akdeniz Havzası Programı 21 kente dört farklı alanda açtığı çağrı ile farklı kamu ve özel kurum ve uluslararası kuruluşlara proje geliştirme imkânı tanıyor” dedi. Ana Unsur Akdeniz Çağrının son başvuru tarihinin 28 Mart 2024 olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Emin Bakay, programın Akdeniz havzasında dört ana alanda geliştirilecek projeleri desteklemeyi hedeflediği bilgisini verdi. Bakay, “Programın ilk önceliği “daha rekabetçi ve daha akıllı bir Akdeniz”. İkinci öncelik “daha yeşil, düşük karbonlu ve dirençli bir Akdeniz”. Üçüncü öncelik, “daha sosyal ve kapsayıcı bir Akdeniz”. Son öncelik ise “Akdeniz için daha iyi işbirliği yönetişimi”. Çağrının son başvuru tarihi 28 Mart 2024 olup Geliştirilecek projelerin 24 ile 36 ay arasında tamamlanması şartı aranıyor. Programa Türkiye’nin yanı sıra Fransa, Yunanistan, İtalya, Malta, Portekiz, İspanya, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Cezayir, Mısır, İsrail, Filistin, Ürdün, Lübnan ve Tunus katılım sağlamaktadır. Program kuralları kapsamında bu ülkelerin program alanına dâhil olan bölgelerinde yer alan kurum ve kuruluşlarla proje ortaklığı geliştirilmesi beklenmektedir” şeklinde konuştu. Interreg NEXT’e, ortaklık ilkesi kapsamında geliştirilecek olan projelerde en az 3 ülkenin yer alması gerektiğini vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Bakay, ortaklıkların en az bir AB üyesi ülke ve en az bir AB üyesi olmayan ülke içermesi ve bir projede aynı ülkeden en fazla 2 kurumun yer alabileceği şartının olduğunu sözlerine ekledi. Bakay’ın sunumu, Erasmus+ 2024 teklif çağrısının incelenmesi, proje başvuru formu ve doldurulması, mantıksal çerçeve yaklaşımı ve proje hazırlama eğitimi ile devam etti. -
16.01.2024
Kurumsal Başarı İçin Kurum Kültürünün Geliştirilmesi Şart
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü Öğrenme-Öğretme Destek Komisyonunca öğrenci ve öğretim elemanlarının akademik gelişimlerine destek olunması kapsamında düzenlenen etkinlikte Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu tarafından “Kurum Kültürü” eğitimi verildi. Prof. Dr. Bulduklu, çalışanları motive etmeye, sürekli geliştirmeye, temsiliyeti ve aidiyet duygusunu güçlendirmeye dayalı kurumsal eğitimlerin tüm birimlerde yaygınlaştırılarak devam edeceğini söyledi. Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Derya Özer Kaya, Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Sevtap Günay Uçurum, Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Akbıyık, Hemşirelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yasemin Tokem, Komisyon Başkanı Doç. Dr. Derya Uzelli Yılmaz’ın yanı sıra bölüm akademik ve idari personelinin takip ettiği eğitimde; Prof. Dr. Yasin Bulduklu kurum kültürünün, kurumsal iletişim tekniklerinin ve kurum ve kuruluşlarda takım çalışmasının önemini anlattı. “Başarılı kurumlar güçlü kültüre sahip olan kurumlardır” diyen Prof. Dr. Bulduklu, “Kurum kültürü, kurumu diğer kurumlardan ayıran ve üyeler tarafından paylaşılan bir anlamlar bütünüdür. Yazılı kurallara bağlı olduğu kadar yazılı olmayan kurallardan oluşur. Çalışanlar, kurum kültürünün eseridir, kullanıcısıdır, nesiller arası aktarıcısıdır, yaratıcısıdır” diye konuştu. Klasik Yönetim Şekilleri Artık İşlevini Kaybetti Paylaşılan ortak inançlar, değerler, alışkanlıklar, tutum ve davranış kalıplarının kurumsal kültürü belirlediğini aktaran Prof. Dr. Bulduklu, yöneticilerin davranışlarının, yönetim politikalarının kültürde önemli bir rol oynadığını belirtti. Prof. Dr. Bulduklu, “Örgütleri bir arada tutan kurum kültürü, çalışanları da motive eden en önemli güçtür. Küreselleşen dünyada klasik yönetim şekillerinin işlevi geçersiz hale geldi. Kurumlarda uygulanacak etkili bir iç iletişim süreci, çalışanların işleriyle daha fazla anlam ve amaç duygusu bulmasına, birlikte çalışma motivasyonunu artırmasına ve örgütsel aidiyet duygusunu güçlendirmesine yardımcı olur. İç iletişim, çalışanların işe bağlılığı ve sadakati üzerinde oldukça etkili olan faktörlerden biridir. Etkin bir iç iletişim sayesinde yönetim, çalışanlarla güçlü bir bağ kurabilir. Bunun sonucunda çalışanlar kendilerini daha çok örgüte ait hisseder ve işlerine olan ilgileri artar” şeklinde konuştu. Kurumun Başarısı İçin Kritik Faktör Kültürdür Kurumsal kültürü oluştururken, sürekli iletişim ve geri bildirim mekanizmalarının kullanılmasının önemine vurgu yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bulduklu, çalışanlar arasında iletişimi sağlamak için yapılan toplantıların, eğitim programlarının, sosyal etkinliklerin düzenli olması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Bulduklu, “Çalışanların görüş ve önerilerini paylaşmaları için bir geri bildirim mekanizması oluşturulmalı ve bu geri bildirimlerin değerlendirilmesiyle kurumsal kültür sürekli olarak geliştirilmelidir. Ayrıca çalışanların misyon, vizyon ve değerleri de özümsemesi gerekmektedir. Çalışanların bu değerlere uygun davranışlar sergilemesi teşvik edilmelidir. İletişim kanallarının işlevsel kullanılması kurumsal kültürün iletişim ve iş birliği kültürünün geliştirilmesi, işletmenin başarısı için kritik bir faktördür” dedi. -
13.01.2024
KAP Gönüllülerine Teşekkür
Yükseköğretim Kalite Kurulunun (YÖKAK) Kurumsal Akreditasyon Programı (KAP) çalışmalarına katkı sunan akademik ve idari personele İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse tarafından, teşekkür belgesi takdim edildi. VIP Salonda yapılan belge takdim töreninde Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Muhsin Akbaş, Prof. Dr. Süleyman Akbulut, Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Kalite Koordinatörü Doç. Dr. Funda İfakat Tengiz, kalite koordinatörlüğü ve kalite komisyonu üyeleri hazır bulundu. YÖKAK tarafından 2023 yılı 'Kurumsal Akreditasyon Programı çerçevesinde saha ziyaretlerinin tamamlanmasıyla akreditasyon kararının duyurulması sürecine giren İKÇÜ’nün içselleştirerek kalite çalışmalarını devam ettirdiğini kaydeden Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, tüm çalışma ekiplerine teşekkürlerini iletti. Ortak Hedeflere Birlikte Yürüyoruz Tüm kurumsal faaliyetleri kalite odaklı sürdürmeye devam edeceklerini ifade eden Prof. Dr. Köse, kalite güvencesi süreçlerindeki en büyük amacın sürekli iyileştirmeye odaklanarak kurumu daha ileri seviyelere taşımak olduğunu kaydetti. Rektör Prof. Dr. Köse, “Tescilimize yön verecek sonuç raporu, kalite çalışmalarını ve kalite kültürünü sahiplenen İKÇÜ mensupları olarak Yükseköğretim Kalite Kurulunun rehberliği ile sürdürdüğümüz yolculuğumuza önemli bir yol haritası olacak. Yıllardan beri sürdürülen kalite odaklı çalışmalarımızdan kazandığımız ivmeyi korumaya daha da geliştirmeye devam edeceğiz. Çünkü iyileştirme süreci bitmeyen dinamik bir süreçtir. Her sonuç yeni bir planın başlangıcı olmaktadır. Gelişmeye açık yönlerimizi daha hızlı iyileştirmek, diğer süreçlerde de kalite geliştirmeye yönelik hedefler belirledik. İç ve dış paydaşlarımızla, öğrencilerimizle birlikte bu süreci gönüllü olarak sahiplendiğimizi ve kalite kültürünün üniversitemiz tabanına daha çok yayılması için ortak hedeflere birlikte yürüdüğümüzü düşünüyorum. KAP’a istinaden verilecek akreditasyon kararının yayınlanmasını sabırsızlıkla bekliyoruz. Akademik ve idari birim yöneticilerimize, emeği geçen tüm personelimize bu süreçteki katkıları için çok teşekkür ediyorum” dedi. Nihai Sonuç Nisan Ayında Belge takdiminin ardından geçilen komisyon toplantısında konuşan Kalite Koordinatörlüğünden sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Akbaş da YÖKAK ekibince çıkış oturumunda yer alan değerlendirmelerin yer aldığı taslak bir raporunun kuruma ulaştığı bilgisini verdi. Prof. Dr. Akbaş, “Genel itibariyle bir değerlendirme elimize ulaştı. Nihai raporu YÖKAK duyuracak. İKÇÜ kalite ekibi bu süreçte büyük bir özveri gösterdi. Sonuçtan bağımsız olarak bu birlikteliğin ve sinerjinin geldiği nokta mutluluk verici. Bu süreci sahiplenen, çalışmalarımızı destekleyen, emek veren tüm personelimize ve öğrencilerimize teşekkürlerimi sunuyor, hayırlı sonuçlar olmasını diliyorum ” şeklinde konuştu. Sonuç raporunun nisan ayında yayımlanacağını aktaran Kalite Koordinatörü Doç. Dr. Funda İfakat Tengiz de belge takdimi, nezaketi için Rektör Prof. Dr. Saffet Köse nezdinde tüm üst yönetim ekibine teşekkür etti. Toplantı, komisyon üyelerinin sürece ilişkin geri bildirimlerinin alınmasıyla ile devam etti. -
13.01.2024
İKÇÜ’lü Gençlere Kariyer Desteği
Mezun etmeden öğrencilerinin mesleki alt yapısını güçlendiren, kariyer planlama ve geliştirme yetkinlikleri kazandıran, çalışma hayatına hazırlayan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Kariyer Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi (İKÇÜ KAGEM) İzmir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü (İŞKUR) ile ortaklaşa sürdürdüğü çalışmalara bir yenisi ekledi. 2022 yılında Çiğli İş Kulübü ve İKÇÜ KAGEM’in başlattığı “CV Hazırlama ve Mülakat Teknikleri Eğitimlerinde başarılı olan İKÇÜ’lü öğrenciler, düzenlenen törenle sertifikalarını aldı. İKÇÜ KAGEM Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Yalçın’ın ev sahipliğinde VİP Salonda yapılan sertifika törenine Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Süleyman Akbulut, Prof. Dr. Yasin Bulduklu, İŞKUR İl Müdür Yardımcısı İbrahim Ay, Şube Müdürü Funda Özsan, Çiğli İş Kulübü uzmanları ile merkez sorumluları katıldı. Öne Çıkaran Eğitimler İKÇÜ- İŞKUR iş birliklerinin uzun yıllardır sürdürülen ortak projelerle devam ettiğini kaydeden Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Süleyman Akbulut, mezunlarının iş hayatındaki rekabete bir adım önde başlayacak yetkinlikler kazandıran projeleri hayata geçirdiklerini belirtti. Bunlardan biri olan “CV Hazırlama ve Mülakat Teknikleri” eğitimlerinin öğrencilerden ve dış paydaşlardan gelen olumlu geri bildirimler sonucunda devamlılıkla sürdürüldüğünü aktaran Prof. Dr. Akbulut, “2022 yılında 18 öğrencimiz, 2023 yılında düzenlenen iki dönemlik eğitimimizde ise 51 öğrencimiz daha sertifika almaya hak kazandı. Gerek öğrencilerimizden ve mezunlarımızdan gerekse dış paydaşlarımızdan aldığımız geribildirimler çerçevesinde düzenlenen eğitimlerin oldukça faydalı olduğu, iş görüşmelerinde adayları; hem eğitimin kalitesi hem de eğitimin İŞKUR Sertifikası ile tescillenmesi açısından diğer adaylara göre öne çıkardığı görülmüştür. İş Kulübü faaliyetlerinin üniversitelerde yaygınlaştırılması konusunda bize destek olan İŞKUR İl Müdür Yardımcısı İbrahim Ay’a, İŞKUR Şube Müdürü Funda Özsan’a, Çiğli İş Kulübü uzmanlarına ve Kariyer Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezimiz personeline teşekkür ediyorum. Eğitimlere tam katılım gösterip sertifika almaya hak kazanan öğrencilerimizi tebrik eder, başarılarının devamını dilerim” diye konuştu. Yanı Başınızda İŞKUR Var İŞKUR İl Müdür Yardımcısı İbrahim Ay da kurum olarak hedeflerinin istihdamı arttırmak ve işverenle işçi arasında köprü oluşturmak olduğunu belirterek yaygın hizmet ağları çerçevesinde üniversite öğrencilerinin önemli bir paydayı oluşturduğunu ifade etti. Çiğli İŞKUR olarak üniversite öğrencilerine gelecekteki iş bulma süreçlerinde katkı sunmak adına İKÇÜ ile yapılan protokoller çerçevesinde ortak projeler yürütüldüğünü aktaran Ay, “İŞKUR bir hizmet birimidir. Üniversiteler nasıl öğrenci yetiştirmek için kendi içerisinde bölümlere ayrılmışsa bizim de farklı alanlarda yetkinliklerinizi geliştiren iş kulüplerimiz var. Mezun olduğunuzda ilk yapacağınız işlerden bir tanesi cv hazırlamak, kariyer planı yapmak. İşte orada yanınızda ve yanı başınızda İŞKUR var. Özellikle sizler, burada olmayan sınıfta ulaşabileceğiniz arkadaşlarınıza şunu lütfen aktarın. İŞKUR bütün hizmetlerinin ücretsiz olduğu bir kamu kurumu. İŞKUR’un sitesine girin, kişisel profilinizi oluşturun, özgeçmişinizi yapın. Kendinizi bir adım daha öne koymak adına belgelendirin. Elinizdeki yetenek, bilgi, tecrübe ve yeterlilik ne kadar artarsa elbette ki iş bulmak, gelir elde etmek ve mutlu olmanız çok daha kolay olacak diye düşünüyorum. Daha önceki iş birliklerimizde bizlerle kurdukları nazik diyalogları, iyi niyet ve destekleri için İKÇÜ’ye, saygıdeğer hocalarımıza teşekkür ediyorum. Öğrencilerimize başarılı kariyer hayatları temenni ediyorum” dedi. CV’leriniz Kariyerinizin Aynası Çetin bir rekabetin olduğu iş dünyasında nitelik savaşlarının yaşandığının altını çizen İKÇÜ KAGEM Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Yalçın da rekabetin sadece işveren tarafında değil çalışanlar tarafında da yaşandığını söyledi. İş dünyasının, üniversite mezunlarının tam donanımlı olmasını ve pek çok yetkinliğe sahip olmasını beklediğini ifade eden Yalçın, “CV’ lerin yarıştığı bir dönemdeyiz. Tam da bu noktada etkili bir CV’ye sahip olmak önemli. Bu CV'yi sadece bir iş başvurusu aracı değil; kariyer aynası olarak bir nevi kariyerimizi yansıtan bir yol, kariyer cüzdanı olarak görmek gerekiyor. Kurum olarak bu kapsamda gençlerimize sunduğumuz eğitimlerimizle destek oluyoruz. Kurumlarımızla daha fazla iş birlikleri, öğrencilerin iş arama becerilerini kazanmasına ve iş dünyasıyla ağ geliştirmesine destek olacak faaliyetler yürütüyoruz. İŞKUR ile öğrencilerimizin geleceği adına faaliyetler yürütmeye memnuniyetle devam edeceğiz. Eğitimlerimizde emeği geçen İŞKUR personelimize, KAGEM personelimize teşekkür ediyorum. Bu iş birliğinin hem nitelik olarak hem nicelik olarak devamını diliyorum” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından eğitimlerde başarılı olan İKÇÜ’lü gençlere sertifikaları programa katılan protokol tarafından takdim edildi. -
28.12.2023
Doç. Dr. Karaman, Ödülünü Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Aldı
2023 yılı Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödülü’ne layık görülen İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Didem Şen Karaman, düzenlenen törende ödülünü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı. Cumhurbaşkanlığının himayelerinde; TÜBA Uluslararası Akademi Ödülleri, TÜBA-GEBİP (Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı) ve TÜBA-TESEP’ten (Bilimsel Telif Eser) oluşan 100’üncü Yıl TÜBİTAK ve TÜBA Bilim Ödülleri Töreni, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katılımıyla Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlendi. Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı kategorisinde ödüle layık görülen genç bilim insanları arasında yer alan İKÇÜ Biyomedikal Mühendisliğinden Doç. Dr. Didem Şen Karaman ödülünü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker,Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, ödül alan bilim insanlarının yakınları ve davetlilerin de takip ettiği ödül töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, marifetin iltifata tabi olduğunu söyledi. Bilimsel Araştırmalarda da Zirveyi Hedeflemek Mecburiyetindeyiz İyi ve başarılı olanı, ülke önünde yeni yollar açanı ödüllendirmek ve insanlığın ortak bilim hazinesine katkı yapanı takdir etmenin görevleri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, başarıların desteklendikçe büyüdüğünü, sahip çıkıldıkça geliştiğini, toplum tarafından kıymeti bilindikçe serpileceğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İlmi çalışmaları ve çığır açıcı eserleriyle bilim dünyasına önemli katkılar sunan, ülkemizin müreffeh yarınları adına gece gündüz demeden çalışan tüm bilim insanlarımızı, şahsım ve milletim adına tebrik ediyorum. Bu sene 77 bilim insanımız, TÜBA ve TÜBİTAK ödüllerine layık görüldü. Uluslararası TÜBA Akademi Ödülleri'ni bu yıl sağlık ve yaşam bilimleriyle fen ve mühendislik bilimleri kategorisinde üç bilim insanımıza veriyoruz. Bu üç ödülle TÜBA Akademi Ödüllü bilim insanı sayımız 28'e yükseliyor. Üstün başarılı genç araştırmacılara verilen TÜBA-GEBİP Ödüllerini ise 24 farklı üniversiteden 34 genç bilim insanımıza takdim edeceğiz. Böylece TÜBA Ödülü kazanan bilim insanı sayımız 644'e ulaşıyor. Bilimsel telif eser ödüllerinden 13 Türkçe bilimsel telif eserimiz ödül almaya hak kazandı. Bu kategoride vereceğimiz üç özel ödülle merhum Halil İnalcık, Kemal Karpat ve Mehmet Genç hocalarımızın hatırasını yaşatıyoruz. Bu ödüllerle, bu alanda ödül alan sayısı 239'a çıkacak. Şayet siyasi, ekonomik, diplomatik, askeri olarak tam bağımsız bir Türkiye hedefliyorsak; bilimde, teknolojide, inovasyonda, bilimsel araştırmalarda da zirveyi hedeflemek mecburiyetindeyiz. Bunun için herkesin, yurt içinde ve yurt dışında bulunan tüm yetişmiş insan kaynağımızın desteğine, katkısına ihtiyacımız vardır. Akademik ve bilimsel çalışmalarının belli bir kısmını yurt dışında yapmış, orada bilgi ve tecrübe kazanmış bilim insanlarımızın, ülkemize dönerek Türkiye'nin kalkınma mücadelesine destek vermeleri çok ama çok önemlidir” şeklinde konuştu. Ülkemize Faydalı İşler Yapma Görevimiz Var Doç. Dr. Didem Şen Karaman ile birlikte ödül törenine katılan İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse de genç akademisyene tebriklerini ileterek çalışmalarında başarılar diledi. Azim, sabır, planlı ve disiplinli bir gayretin sonucunda kazanılan başarının oldukça değerli bir motivasyon dinamiği olduğunu belirten Rektör Prof. Dr. Köse, İKÇÜ olarak gelinen noktada daha büyük başarılara ulaşmanın gayretiyle çalıştıklarını söyledi. Prof. Dr. Köse, “Akademik camia olarak ülkemizin bizden beklentileri var. Ülkemize faydalı işler yapmak görevimiz. Yenilikçi, üreten, paylaşan, dinamik ve toplumun dertleriyle dertlenen bir üniversite olarak daha çok üretmeye, başarılarımızı daha çok arttırmaya devam edeceğiz. Geçtiğimiz yıllarda da kazandığımız ödüllerimizin sayısını artırmaya yönelik adımlara odaklanıyoruz. Toplumumuza sağladıkları faydalar, gençlerimizin yetişmesinde gösterdikleri emekleri ve gayretleri için ekip ruhu içerisinde çalışmaktan onur duyduğum tüm hocalarımıza şükranlarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı. -
27.12.2023
“Yaşayan Kampüs İKÇÜ”
Üniversite yönetimine ve karar alma süreçlerine öğrencilerin daha çok katılımını sağlamak, İKÇÜ’nün daha çok tercih edilen bir üniversite olması için gözlemlerini “Yaşayan Kampüs İKÇÜ” başlığıyla projelendiren İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi lisans öğrencileri, hazırladıkları sunumu hocalarıyla ve üniversite yönetimiyle paylaştı. Dr. Öğr. Üyesi M. Emin Bakay’ın verdiği ‘Proje Yönetimi’ dersinden yola çıkılarak hazırlanan projenin ayrıca Avrupa Dayanışma Programı (ESC) kapsamında Türkiye Ulusal Ajansına da gönderilmesi kararlaştırıldı. İİBF’li öğrencilerden oluşan proje ekibi, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, İİBF Dekanı Prof. Dr. Sevtap Ünal, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Doğan, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Emre Güler, Uluslararası İlişkiler Genel Koordinatörü Prof. Dr. Ender Akan, Genel Sekreter Nurettin Memur, Genel Sekreter Yardımcısı M. Enes Uzun’un da aralarında bulunduğu yönetim ekibine, İKÇÜ’nün daha çok tercih edilen bir üniversite olması ve tanınırlığına katkı sağlayacaklarını düşündükleri fikirlerini içeren sunumlarını paylaştı. Okulun fiziksel yapısı, görünümü, yerleşke alanlarının çevre düzenlemesi, sosyal tesisler gibi birçok başlığın yer aldığı proje sunumunda, öğrencilerin karar alma süreçlerine daha aktif yer almasının önemine değinildi. Nasıl Bir İKÇÜ Hayal Ettiklerinin Farkındayız Sunumu takip eden Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, öğrenci merkezli, katılımlı eğitim-öğretim önerilerinin çözümler geliştirmede önemli rol oynadığını vurgulayarak; öğrencilerin üniversiteleri başarılı bir geleceğe taşıyan önemli aktörler olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Bulduklu, “Türkiye’deki yükseköğretim kurumları hem sayı hem de kapasite açısından sürekli artış gösteryor. Yükseköğretimde hızla değişen koşullar göz önüne alındığında öğrencilerin ihtiyaç ve isteklerinin periyodik olarak izlenmesi ihmal edilmemelidir. İKÇÜ olarak gençlerimizin ihtiyaç ve isteklerini araştırma ve anketlerle tespit edebilen ve bu doğrultuda sürekli iyileştirme uygulayabilen bir yapıya sahibiz. Onların nasıl bir İKÇÜ hayal ettiklerinin farkındayız. Ama Türkiye’de sınırlı kaynaklara sahip üniversitelerin mevcut kaynaklarını en verimli şekilde kullanmaları da gerekir. Bu açıdan İKÇÜ’nün görünüşünü ifade eden altyapı gibi fiziki düzenlemeleri elimizden geldiğince hızlı ve imkânlarımız dâhilinde hassasiyetle ele alıyoruz” diye konuştu. İKÇÜ’nün Kentteki Sesi Olun Öğrencilerinin çok yönlü gelişimlerini desteklemek için Rektör Prof. Dr. Saffet Köse’nin liderliğinde tüm akademik ve idari yönetim temsilcileri ile tüm imkânlarını seferber eden bir İKÇÜ olduğunun altını çizen Prof. Dr. Bulduklu, mevzuat, bütçe, belediyeler gibi geniş bir yelpazeyi oluşturan bürokratik süreçlerin de bütüne etki ettiğine işaret etti. İyileştirme süreçleriyle desteklenen, devamlı gelişen bir İKÇÜ olarak kurumsal gelişime katkı sunan öğrencileriyle gurur duyduklarını ifade eden Prof. Dr. Bulduklu, öğrenci etkileşimlerinin en büyük dinamikleri olduğunu belirtti. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bulduklu “Bu suretle öğrencilerimizden kurumsal etkinliklerde yönetişimi esas alan, daha çok katılımcı, yenilikçi anlayış geliştirilmesini bekliyoruz. Topluluklarımızdan birbirleriyle olan etkileşimlerini arttırmasını, ortak faaliyetlerde birbirlerini destekleyecek, İKÇÜ’nün kentteki sesi olacak renkli etkinlikler beklemekteyiz. Bizler hem öğrencilerimizin sözcüsü olarak önemli bir misyon yürüten konseyimizle, tüm fakülte temsilcilerimizle eşgüdüm halinde çalışıyoruz. İsteklerinizi ve görüşlerinizi anında değerlendiriyoruz” dedi. 2024’te Büyük Bir Peyzaj Revizyonu Sunum içerikleriyle bağlantılı olarak İKÇÜ’nün yeni dönem projeleri hakkında bilgi veren Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bulduklu, yönetim olarak 2024 yılının planlama çalışmasını tamamladıklarını ifade ederek; tüm yerleşke alanlarının iyileştirilmesini, mevcut yapıların geliştirilmesini ve İKÇÜ’nün 20 yılını kapsayacak büyük bir peyzaj projesini hayata geçireceklerini söyledi. Prof. Dr. Bulduklu, Diş Hekimliği Fakültesinin taşınacağı yeni yerleşkesinde, içinde sosyal tesislerin yer alacağı İKÇÜ Öğrenci Yerleşkesinin yapılması için de çalışmalara başlandığının bilgisini verdi. Öğrenci Bakış Açısı Geleceğe Projeksiyon Sunumu takip eden Dr. Öğr. Üyesi M. Emin Bakay ise üniversitelerin en önemli paydaşı olan öğrencilerin, kurumların mevcut durumlarının tespit ve analizinde, geleceğe dönük stratejik planların hazırlanmasında önemli veri kaynağı olduğunu aktardı. Program ve ders çıktılarının akademik olarak değerlendirilmesinin önemine de değinen Bakay, öğrenci bakış açısının geleceğe projeksiyon tutulmasında faydalar sağladığını belirtti. Dr. Bakay, “Gençlerimizin fikirlerini yönetim temsilcileri ve hocalarıyla paylaşması kendi kişisel gelişimlerini katkı sağlayacağı gibi proje yazma, geliştirme, ekip olarak çalışma becerilerini de uygulamalı olarak destekleyecektir. Bu açıdan ders olarak yola çıktıkları projelerini, uygulamalı alanlarla, üniversitemizin daha iyiye ulaşmasını hedefleyen önerileriyle destekleyen öğrencilerimizi başarılı çalışmaları için tebrik ediyorum” dedi. Dr. Bakay projenin ESC çağrısı kapsamında Türkiye Ulusal Ajansına sunulacağını sözlerine ekledi. -
27.12.2023
İKÇÜ’den Aliağa’ya Uygulama Merkezi
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi uygulama birimleri Aliağa’da kuruluyor. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse ve Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’ın imza attığı protokol ile Kültür Mahallesinde yer alan belediyeye ait bina İKÇÜ Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesinin hizmetine tahsis edildi. Protokol kapsamında, Aliağa'nın deniz ve denizcilik açısından gelişimine katkı sağlayacak fakülteye ait uygulama birimlerince, sektörün ihtiyaç duyduğu konularda eğitimler, konferanslar, seminerlerin verilmesi, ilçenin kültürel ve bilimsel etkinliklerle desteklenmesi amaçlanıyor. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, İKÇÜ GİDF Dekanı Prof. Dr. Ebru Yeşim Özkan,İMEAK Deniz Ticaret Odası Aliağa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Adem Şimşek’in de hazır bulunduğu imza töreninde konuşan Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, Aliağa Belediyesinden eğitime verilen bu desteğin takdire şayan örnek bir yatırım olduğunu kaydetti. Aliağa, Ülkemizin Dış Ticaret Merkezi Lisans eğitimine geçtiğimiz yıl başlayan İKÇÜ Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesinde hem eğitim hem de araştırma ve uygulama çalışmalarında önemli gelişmeler yaşandığını ifade eden Prof. Dr. Köse, “Aliağa ülkemiz için çok önemli bir sanayi ve liman şehri. İstatistikler de ilk sırada yer alan muazzam bir dış ticaret hacmine sahip. Üniversitemize de komşu olan Aliağa, Ege Bölgesi’nin ve ülkenin dış ticaret merkezi konumunda yer alıyor. Türk kültüründe Çaka Bey’den günümüze kadar gelinen noktada denizcilik faaliyetlerinin aktif olarak yürütüldüğü İzmir’de, Gemi İnşaatı ve Gemi Makineleri Bölümü ile lisans eğitimlerine başlayan, Gemi ve Deniz Teknolojisi Mühendisliğinin yer aldığı Türkiye’deki iki fakülteden biri olan fakültemizin sektörle iç içe çalışma prensibiyle önümüzdeki yıllarda ülkemizin lokomotif fakültelerinden biri olacağına inanıyorum. Üniversite- kamu iş birliğinin geliştirilmesi adına Aliağa Belediyesinin bizlere sağladıkları bu katkı için değerli başkanımız nezdinde tüm emeği geçenlere şükranlarımı sunuyorum. Bilime yapılan bu yatırımın kentimize ve ülkemize hayırlar getirmesini diliyorum” diye konuştu. Merkezi Aliağa’mıza Kazandırmak Onur ve Mutluluk Verici Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar da kentin kuzey aksına önemli katkılar sağlayan, İzmir’in en önemli üniversitelerinden biri olan İKÇÜ’nün çevresindeki ilçelerle örnek çalışmalar yürüttüğünü kaydetti. İKÇÜ adına açılacak uygulama merkezi için yer tahsisine başlanacağını aktaran Başkan Acar, “Dekan Prof. Dr. Ebru Yeşim Özkan Hocamızla ile daha önceki görüşmemizde kendileri TÜBİTAK tarafından desteklenen projelerini Aliağa’da yürütme isteklerini paylaşmışlardı. Üniversitemizin TÜBİTAK onaylı projesini Aliağa’da yürütmek istemesi bizler için büyük bir onur. Biz de bu hususta tüm imkânlarımızı seferber edeceğimizi kendilerine iletmiştik. Gelinen aşamada Rektör Prof. Dr. Saffet Köse Hocamızın önderliğinde bu projenin protokolünü gerçekleştirdik. Bu protokol kapsamında İKÇÜ Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesine Aliağa’da tahsis edilecek alanda bir uygulama merkezi açacak. Burada ileri ki süreçte Aliağa’mızın deniziyle ilgili de bilimsel araştırmalar yürütecek bir laboratuvar kurma arzumuz da var. Aliağa Deniz Ticaret Odamız da bizimle birlikte projeye elinden gelen desteği verecek. Böyle bir çalışmayı çok değerli İKÇÜ ile birlikte ülkemizin en önemli şehirlerden biri olan Aliağa’mıza kazandırmaktan onur ve mutluluk duyuyoruz. Umuyoruz ki önümüzdeki süreçte üniversitemizin faaliyetlerine daha geniş imkânlar sağlayarak kentimize, ülkemize faydalı hizmetlere imza atarız” dedi. -
26.12.2023
Aliağa İlçe Milli Eğitim ile TÜBİTAK İş Birliği
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) ve Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü arasında “TÜBİTAK 4007 Bilim Şenlikleri Destekleme Programı” kapsamında iş birliği protokolü imzalandı. Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün yürütücüsü olduğu, 2-5 Ekim 2024 tarihlerinde gerçekleştirilmesi planlanan “BilimFest Aliağa”da paydaş kurum olarak yer alacak İKÇÜ, yapılacak organizasyonlara bilimsel katkı sağlayacak. Rektör Prof. Dr. Saffet Köse ile Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürü Dr. Erdoğan Akyüz arasında imzalanan protokolün imza töreninde, Aliağa MEM Ar-Ge Biriminden Şafak Uygun ile İKÇÜ Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin de hazır bulundu. Her şey Geleceğimizi Tasarlayacak Gençlerimiz İçin Bilim Şenliği projesinin kabulü halinde sağlanacak desteklerin görüşüldüğü buluşmada, eğitimin erken dönemlerinde bilimsel etkinlikler ile tanışan öğrencilerin daha başarılı çalışmalara imza attığını kaydeden Rektör Prof. Dr. Köse, bu açıdan TÜBİTAK’ın bu çağrısının bilim ile ilk ve orta öğretimi buluşturan oldukça önemli bir organizasyon olduğunu söyledi. Rektör Prof. Dr. Köse, “Geleceği tasarlayacak gençlerimizi başarıya götürecek yol, bilimden ve eğitimden geçmektedir. Eğitimin hayat boyu devam eden bir süreç olduğu bilinciyle üniversite olarak eğitim ortak paydasında gençlerimize katkı sunacak kurumsal projelerde yer almaya, eğitim kurumlarımız ile etkileşim ve eşgüdüm halinde çalışmaya devam ediyoruz. İş birlikleri, kurumlar arası iletişimi arttırmakta ve yeni yapılacak olan bilimsel çalışmaların da önünü açmaktadır. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı bilim ile yakınlaştıracak, öğrencilerimizin bilimsel kimliklerini keşfetmelerine vesile olacak, bilim insanları ile söyleşiler, sergiler gibi birçok bilimsel etkinliğin yer alacağı 'BilimFest Aliağa'ya İKÇÜ olarak katkı sunmaktan mutluluk duyacağız. Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün bu değerli projesine İKÇÜ olarak her türlü desteği vermeye hazırız. Gerçekleştirdiğimiz protokolün yeni iş birliklerimiz için ilk adım olmasını temenni ediyorum” dedi. İKÇÜ’nün Katkısı İçin Şükranlarımı Sunuyorum Projelerine gösterdikleri yakın ilgi ve destekleri için Rektör Prof. Dr. Saffet Köse’ye şükranlarını sunan Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürü Dr. Erdoğan Akyüz de amaçlarının bilim kültürünün toplumun tüm kesimlerine yayılması olduğunu vurguladı. Dr. Akyüz, “Yapılan iş birliğinden ve İKÇÜ’nün verdiği destekten memnuniyet duyuyorum. Bilim kültürünün toplumun tüm kesimlerine yayılması amacıyla gerçekleştireceğimiz projemizde, İKÇÜ’nün Müdürlüğümüze katkısı için şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu. Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Psikoloji Bölümü olarak öğrencileriyle birlikte projeye destek vereceklerini söyleyen Prof. Dr. Mustafa Şahin de ‘Sporun Psikolojiye Etkisi’ başlığında bir söyleşi düzenleyeceklerini ve psikoloji topluluğu öğrencilerinin de atölyelerde görev alacağını aktardı. -
20.12.2023
İKÇÜ’de “Filistin Günleri”
İsrail’in, başta çocuklar ve kadınlar olmak üzere Filistin halkına yönelik katliamlarına ve yapılan zulümlere dikkat çekmek amacıyla düzenlenen “'Filistin Günleri' başlıklı konferans ve etkinlik dizisi İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinde (İKÇÜ) başladı. Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fatma Akkuş Yiğit’in 'Tarihi Perspektiften Kudüs ve Filistin' başlıklı konferansıyla başlayan programda, fuaye alanında açılan resim ve fotoğraf sergisinin yanı sıra Yedihilal Topluluğunca düzenlenen “Filistin'e Destek Kermesi” de dört gün boyunca katılımcılarla buluşacak. Son gün Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, 'İslam ve Savaş Ahlakı' başlıklı konuşmasıyla Filistin Günlerinin konuğu olacak. Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı (SKS) ile Kurumsal İletişim Koordinatörlüğünce hazırlanan etkinlik dizisinin Prof. Dr. Fuat Sezgin Konferans Salonunda düzenlenen açılışına, Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Muhsin Akbaş ve Prof. Dr. Süleyman Akbulut, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Derya Özer Kaya, Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fikri Salman, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Dirik, Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mustafa Şahin, Ege ve Balkan Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Turan Gökçe, Genel Sekreter Nurettin Memur, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katıldı. Filistin Toprakları Yok Denecek Kadar Azaldı Günümüzde yaşananları anlayabilmek için öncelikle Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam için kutsal sayılan Kudüs’ün 5000 yıllık yerleşik hayatı barındıran yapısının ve tarihsel boyutunun bilinmesi gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Fatma Akkuş Yiğit, Filistin coğrafyası diye adlandırılan bölgenin her zaman İsrail toprağı olduğu yönündeki söylentilerin tarihi açıdan yanlış olduğunu aktardı. Babil Sürgününden Haçlı Seferlerine ve 401 yıllık Osmanlı hâkimiyetinden günümüzdeki durumuna Filistin ve Kudüs tarihini irdeleyen Yiğit, birçok peygambere ev sahipliği yapmış “medeniyetlerin beşiği” kadim toprakların bu stratejik durumunun saldırılara maruz kalmasına sebep olduğunu söyledi. Filistin ve Kudüs’ün, Müslüman hâkimiyeti altında kaldığı süre boyunca herhangi bir sıkıntı olmaksızın her dinden insanın huzur içinde yaşadığı bir bölge olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yiğit, İsrail işgali sonrasında ise günümüzde ortaya çıkan tablonun oldukça üzücü olduğunu, Filistinlilerin kendi memleketlerinde mahalle değiştirmelerinin bile zorlaştığını, Filistin topraklarının yok denecek kadar azaldığını söyledi. Prof. Dr. Yiğit, işgal altındaki Gazze şeridine değinerek, “Gazze şeridinde, kadın, çocuk, sivil ayırt etmeksizin şehrin yerle bir edilmesi karşısında sözler kifayetsiz kalıyor. Kudüs gerçekten çok kutsal, üç semavi din için de vazgeçilemeyecek bir mekân. Birçok kez işgal edilmiş, birçok kez de geri kazanılmış bir yer olması sebebiyle, bir tarihçi olarak bu coğrafyanın yeniden kazanılıp, yeniden inşa edileceğinden ümitliyim. İnanıyorum ki orada yeniden adalet hâkim olacak” diye konuştu. Savaşın Ortasındaki Çocukların “Anne Yoksunluğu” Programın öğleden sonraki oturumunda “Savaşta Kadınlar ve Anne Yoksunluğu” başlıklı sunumu ile İKÇÜ’ye misafir olan Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalından Prof. Dr. Necip Kutlu, bebeğin doğumdan itibaren beyin gelişimi sürecinde, annenin üstlendiği yeri doldurulamaz konuma dikkat çekti. Prof. Dr. Kutlu, “Bir çocuğun beyninin şekillenme sürecinde anne şefkati, anne teması elzemdir. Nasıl yaşayacağımızı, neleri sevip, nelerden nefret edeceğimizi bilinçli veya bilinçsiz olarak biz farkında olmadan annemiz öğretir” dedi. Savaşın ortasında kalan, ağlayan, hatta şehit olan bir annenin çocuğuna yardım edemeyeceğini, geleceğini şekillendiremeyeceğini ve çocuğun şahit olduğu vahşi ortamın ilerde büyük travmalara yol açacağını dile getiren Prof. Dr. Kutlu, travma yaşatılan bir annenin yetiştirdiği çocuğun beyin gelişiminin de sağlıklı olamayacağına dikkat çekti. Konferansların sonunda Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Akbaş, Prof. Dr. Fatma Akkuş Yiğit ile Prof. Dr. Necip Kutlu’ya teşekkür belgesi takdim etti. Farklı disiplinlerdeki akademisyenlerin Filistin’deki zulme bakışını yansıtacağı konferans dizisinde "Gazze'de Çocuk Olmak" başlığıyla Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin, "Gazze'de İnsanlığın Direnişi: Vicdan ve Uyanış" başlığıyla Eczacılık Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Cennet Özay sunum yapacak. Konferanslar Rektör Prof. Dr. Saffet Köse’nin “İslam ve Savaş Ahlakı” başlıklı kapanış konuşmasıyla tamamlanacak. "Filistin'e Veda", "Bu Denizin Tuzu ", "Geride Kalan" film gösterimleri de izleyicilerle buluşacak. -
18.12.2023
Hz. Mevlana “Şeb-i Arus” Programı
Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin '750’nci Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri' kapsamında, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığınca anma programı düzenlendi. Edebiyat ve Tiyatro Topluluğu öğrencilerince hazırlanan programda, semazen Hasan Muçay, İKÇÜ Sanat ve Tasarım Fakültesinden ritimde Doç. Dr. Serkan Çelik, neyde Doç. Dr. M. Yalçın Öztüfekçi’nin icra ettiği tasavvuf musikisi eşliğinde sema yaptı. Tiyatro Topluluğu öğrencilerinin hazırladığı temsili oyun beğeniyle takip edilirken; Edebiyat Topluluğundan Bahu Ana, Şems-i Tebriz’inin Konya'dan kimseye haber vermeden ayrıldığını öğrenen Mevlana'nın duygularını kâğıda döktüğü 'Etme' isimli şiirini seslendirdi. Yedi Buçuk Asırdır İdrak Edemedik Programda konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Hz Mevlana’nın ilim anlayışının hoşgörü ve insan sevgisi ile tüm medeniyetleri içine aldığını belirterek; tüm dünyanın tanıdığı, öğretilerinden etkilendiği bu önemli kültür mirasımızın uluslararası boyutta daha çok gündeme gelmesi gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Bulduklu, “Bilgin, mütefekkir, mutasavvıf, eğitimci, dil üstadı, büyük şair olmanın yanı sıra, gönül ehli evrensel bir kimliğe sahip olan Hz. Mevlana’yı mekân ve zaman olarak belirli bir çağa ve coğrafyaya sığdırmak mümkün değil. Eserleri dünya dillerine çevrilmesine, hatta 2007 yılı Birleşmiş Milletlerce Mevlana yılı ilan edilmiş olmasına rağmen Hz. Mevlana’yı ciddi manada anlayabildiğimizi düşünmüyorum. Dünyaca Mevlana’yı 7 buçuk asırdır idrak edemediğimizi düşünüyorum. O’nun bakış açısı içselleştirilseydi dünyada hala savaşları görmeye devam etmezdik. Medya iletişim uzmanı olarak bu konuda daha çok çalışılması gerektiğini, ulusal ve uluslararası akademi camiasının felsefesi üzerine daha çok odaklanmasına ihtiyaç olduğunu düşünüyorum” dedi. Gel, Yine Gel, Ne Olursan Ol Yine Gel Mevlana’yı sadece belirli kalıplarda figür anlayışı içine sıkıştırmanın ona yapılan en büyük haksızlık olacağını kaydeden Prof. Dr. Bulduklu, 2023 yılının Cumhurbaşkanlığımız tarafından Hz. Mevlâna yılı ilan edildiğine dikkat çekerek; “Medeniyetimizin temel sütunlarından Mevlana Celaleddin-i Rumi çağlar ötesinden : ‘Yine gel, yine gel, ne olursan ol yine gel’ demişti. Hoşgörü ve sevgi elçisi Hz. Mevlana’nın hoşgörü medeniyetinde yer bulmak, Hz. Mevlana ve onun gibi nice gönül mimarlarının asırlar sonra gelecek nesillere emanet ettiği saf sevgiye sahip çıkma temennisiyle Hz. Mevlana’yı rahmetle anıyorum” diye konuştu. -
15.12.2023
İKÇÜ ile Paşalı Grup Arasında İş Birliği Adımı
Bilgi birikimini üretime dönüştürmenin en önemli araçlarından üniversite-sanayi iş birliklerinin hayata geçirilmesi adına sektörle yakın çalışma projeleri geliştiren İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Paşalı Grubu’na bağlı Avek Otomotiv arasında iş birliği alanlarındaki projelerin geliştirilmesine yönelik çalışma programı üzerinde mutabakata varıldı. Ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayan otomotiv sektörünün önde gelen kuruluşlarından biri olan Paşalı Grubun İzmir Bölge Müdürü Hüseyin Genç, İK Uzmanı Hatice Turgut, Satış sonrası Hizmetler Müdürü Yaşar Özuğur, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Süleyman Akbulut’u makamında ziyaret ederek karşılıklı ortak faaliyetler geliştirmek için görüş alışverişinde bulundu. Görüşmede, Kariyer Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Yalçın, Proje Genel Koordinatörü Doç. Dr. Levent Aydın da yer aldı. Prof. Dr. Akbulut ve beraberindeki heyet daha sonra Avek Otomotiv’in Karşıyaka’daki şubesini ziyaret etti. Prof. Dr. Süleyman Akbulut’a, Paşalı Grubu kuruluşu olan Avek Otomotiv hakkında bilgi veren Paşalı Grubu’nun İzmir Bölge Müdürü Hüseyin Genç, İstanbul-Tekstilkent, İstanbul-Ümraniye, Çanakkale ve İzmir-Karşıyaka şubelerinde hizmet veren Avek’in Türkiye’nin en büyük şirketlerinin belirlendiği Fortune 500 listesinde her yıl üst sıralarda yer aldıklarını kaydetti. Hem Sektöre Hem Akademiye Katkı Paşalı Grubu'nun İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nde yaptığı 335 milyon TL yatırımla, 400'den fazla kişinin istihdam edileceği ve dört büyük markanın satış ve servisi konusunda hizmet verecek dev bir kampüs oluşturma projesinden bahseden Genç, “Üniversitelerde üretilen bilgi ve teknolojinin sektöre; sektör tecrübesinin, problemlerinin, yaklaşım tarzlarının ve ticarî düşünme biçiminin ise üniversite ortamına dönüştürülmesi için yakın çalışma grupları geliştirilmesi gerekmektedir. Bilginin üretildiği üniversiteler ile yakın iş birliği içinde olmak adına İKÇÜ ile başladığımız görüşmeler bizim için oldukça değerli. Bu dirsek temasının protokollerle hayata geçirilmesi adına Sayın Prof. Dr. Süleyman Akbulut’a sıcak ve yapıcı etkiletişimi için teşekkür ediyoruz” dedi. Kendi Teknolojisini Üretme Ve Markalaşma Şart Bilim ve teknoloji dünyasındaki baş döndürücü gelişmelerin ülkeler arasındaki sınırları ortadan kaldırdığına dikkat çeken Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Süleyman Akbulut da gelişmeleri yakından takip etmenin üretime dönüştürmenin olmazsa olmaz haline geldiğini ifade etti. Firmaların küresel ekonomide kalıcı olmalarının en temel unsurlarından birinin de bilginin üretildiği en önemli merkezlerden üniversitelerle kurulan yakın etkileşimler ve iş birlikleri olduğunu belirten Prof. Dr. Akbulut, “Küreselleşme sonucu tüm dünya artık büyük ama zorlu bir pazar haline gelmiştir. Bu yarışta güçlü şekilde ayakta kalmak ve büyümek için kendi teknolojisini üretme ve markalaşma unsurlarının ortaya konulması gerekir. İKÇÜ olarak sektör temsilcilerimizle yakın iş birliği ve iletişim içinde olma gayreti içindeyiz. Bilimsel birikimimizi sektörümüzün faydasına sunarak sektörümüzün deneyimlerinden de biz faydalanmak istiyoruz. Türkiye’nin en büyük şirketlerinden olan Avek Otomotiv’in faaliyet alanları ve iş gücüne yaptığı katkıları değerli buluyor, bu buluşmanın başta öğrencilerimiz olmak üzere sektöre ve akademi camiasına katkılar sunmasını temenni ediyorum” diye konuştu. Görüşme kurumlar arası yapılması planlanan iş birliği alanlarının belirlenmesi ile devam etti. -
14.12.2023
Cumhuriyetin 100’üncü Yılında Türkiye ve Balkanlar
Türkiye’nin Balkan politikaları ve Balkan ülkeleri ile ilişkilerinin yüz yıllık bilançosunun ve ikinci yüz yıla ilişkin politikalarının ele alındığı 'Cumhuriyetin 100’üncü Yılında Türkiye ve Balkanlar Sempozyumu' başladı. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Ege ve Balkan Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezinin (EBAMER) Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilciliği ile birlikte düzenlediği sempozyumun açılışında Dışişleri Bakanlığı Balkanlar ve Orta Avrupa Genel Müdürü Büyükelçi İlhan Saygılı 'Türk Dış Politikası ve Balkanlar' başlıklı bir konferans verdi. Sempozyumu Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Naciye Gökçen Kaya, İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, İKÇÜ EBAMER Müdürü Prof. Dr. Turan Gökçe’nin yanı sıra yurt içi ve yurt dışından gelen diplomatlar, büyükelçiler, araştırmacılar, Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı Başkanlığı (TİKA), Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), Yunus Emre Enstitüsü temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler takip etti. Prof. Dr. Fuat Sezgin’in ismi verilen bir salonda konferans vermenin kendisi için ayrı bir onur olduğunu ifade ederek sözlerine başlayan Dışişleri Bakanlığı Balkanlar ve Orta Avrupa Genel Müdürü Büyükelçi İlhan Saygılı, merhum bilim insanı Sezgin’in kendisinin hocası olduğunu aktardı. Saygılı, “Frankfurt’taki Başkonsolosluğum sırasında kendisi ile tanışma ve çalışma fırsatı buldum. Bilime ve bilim tarihine olan bakış açımı ve vizyonumu geliştirdi. Bu süreçte onun ışığından istifade etme şansım oldu. Sezgin, 1300’den fazla makale, kitap yazan uygarlık tarihine büyük katkı sunan, olağanüstü bir insan, gerçek bir âlimdir. Bu vesile ile hocamı minnetle, rahmetle anıyorum” dedi. Biz Balkanların Kendisiyiz Balkanların coğrafi konumunun siyasi ve ekonomik açıdan stratejik olduğunu aktaran Büyükelçi İlhan Saygılı, bu coğrafyaya politik yaklaşımın temel ilkesinin her unsura eşit duran bir anlayış olduğunu ifade etti. Bu yaklaşımda tarihi tecrübelerin de önemli bir etken olduğunu söyleyen Büyükelçi Saygılı, “Türkiye, dış politikasını belirlerken etnik ve dini ayrım gözetmeksizin eşit bir yaklaşımı benimsiyor ve çok daha önemlisi geçmiş tecrübelerinin doğrultusunda diyalog kurmaya dayalı iletişimi sağlıyor. Bu da bizim farkımızı ortaya koyuyor. Bosna - Hersek ve Kosova krizleri var mesela. Türkiye oradaki tüm aktörlerle eşit mesafede ayrım gözetmeksizin konuşan bir aktör olduğu için herkesle diyalog kurabiliyor. Son zamanlarda Avrupa Birliği sırf Türkiye’yi Balkanlardan dışlamak için, Batı Balkanlar gibi saçma bir ayrım yarattı. Bizi üçüncü unsur veya dış aktör olarak tanımlayan bazı eleştiriler oluyor. Bazıları da diyor ki; Türkiye Balkanlara geri gelmek istiyor. Ben de diyorum ki; Türkiye 3’üncü aktör değil, Balkanların ta kendisi, bizim Balkanlara geri dönmek gibi bir niyetimiz yok. Çünkü biz bu coğrafyayı hiçbir zaman terk etmedik" diye konuştu. Temel Mekanizma Üst Düzey Temaslar Uluslararası ziyaretlerin, üst düzey temasların, dış politikada yakın ilişkiler kurulmasına, güçlü ekonomik iş birliklerine vesile olduğunu aktaran Büyükelçi Saygılı, Balkan Coğrafyasında istikrarın sağlanmasının başta soydaşlarımızın, akraba topluluklarımızın mutluluğu, refahı açısından önemli olduğunu, bu yönde bir politik diplomasi yürütüldüğünü kaydetti. Dışişleri Bakanlığı Balkanlar ve Orta Avrupa Genel Müdürü Saygılı, “Türkiye olarak kullandığımız temel mekanizmalar nedir? En başta Sayın Cumhurbaşkanımızın, bakanımızın ve diğer devlet büyüklerimizin üst düzey temaslarıdır. Bu dış geziler dıştan bakıldığında ne işe yarıyor diye düşünülebiliyor. Ama bu ziyaretlerde çok sayıda anlaşma imzalanıyor. Bizim yüksek düzeyli iş birliği konsey forumlarımız var. Bütün ilgili bakanlar kendi liderlerinin, devlet başkanlarının, başbakanlarının huzurunda ortak kabine toplantılarında bir araya geliyor. Burada çok sayıda anlaşmaya imza atılıyor ve bir önceki toplantıda imzalanan anlaşmaların uygulanması hakkında kendi liderlerine rapor veriyorlar. Bu inanın birçok şeyi hızlandırıyor. Birçok kurumun harekete geçmesini mekanizmanın işlemesini anlaşmaların imzalanmasını uygulanmasını ve ticaret rakamlarının yatırımlarının artmasını sağlıyor. Bu yüzden bu forumları önemsiyor ve anlaşma sayısını arttırmaya çalışıyoruz. Balkanlarda Yunanistan dâhil ticaret hacmimiz geçtiğimiz yıl 20-30 milyar doları geçti, yatırımlarımız 20 milyar dolara yaklaştı. Pandemiye rağmen rakamlar arttı ve her sene de artmaya devam ediyor. Bunlar çok büyük rakamlar. Biz bir yandan Kosova’nın tanınması için yoğun çaba sarf eden, bağımsızlığını tanıyan ilk ülkelerden biriyiz. Öte yandan Sırbistan ile 11 yıl içinde yatırımlarımız bir milyon dolardan 420 milyon dolara çıktı. Oradaki ihalelerin büyük kısmını Türk firmaları alıyor. İhracatımızın önemli kısmı batı ülkelerine ve Balkan ülkeleri üzerinden geçiyor. Bölgedeki kriz, çatışmalar sıkıntılar ufacık bir teknik aksaklık ihracatımızı engelliyor” dedi. 'Nerede Bir Soydaşımız Varsa Oradayız' Şiarıyla Stratejik önemdeki diplomasi ögesi olan Balkan Coğrafyasının, bilimsel perspektiflerden ele alınacağı bir sempozyuma ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti paylaşan Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, bu kadim coğrafyanın geçmişten bu yana hiçbir zaman Anadolu’dan ayrı görülmediğini vurguladı. Rektör Prof. Dr. Köse, “Osmanlı varlığının İstanbul’un fethinden yaklaşık bir asır öncesine dayandığı Balkanlar için önemli sorumluluklarımız var. 600 yıla yaklaşan medeniyet olarak Osmanlı-Türk mirası bize önemli görevler yüklüyor. 19’uncu ve 20’nci yüzyıllarda sayısız göç dalgalarıyla ata yurtlarından anayurda gelen kardeşlerimizin hassasiyetleri de bizim gönül coğrafyamız ile bağ kuran birer gönül elçisi olarak bağlantı kurmamıza aracılık ediyor. Bugün o bölgeden ana yurda gelen Balkan kökenli kardeşlerimizin oraları unutmaları nasıl mümkün değilse bizim de Balkanlardan bağımsız bir gelecek tahayyül etmemiz olası değildir. Ecdadımızın mirası kardeşlerimizin ve topraklarımızın varlığı Türkiye’yi Balkanlara bağlayan en güçlü bağdır. Türkiye hem coğrafi hem de kültürel manada Balkanların ayrılmaz bir parçasıdır. Bugün Türkiye’nin içinde bulunmadığı bir Balkan politikası düşünülemez ve bundan sonra da düşünülmemelidir. Balkanlarda barış ve istikrar ortamının korunmasında bizim dış politikamızda önemli etkileri hep olmuştur. 'Nerede bir vatandaşımız, soydaşımız varsa oradayız' şiarıyla bölgede barış, huzur ve istikrarın teminatı olan güçlü Türkiye herkes için bir zorunluluktur” dedi. Sempozyum İzmir’de Bir İlk T.C. Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Naciye Gökçen Kaya da İKÇÜ ortaklığında düzenlenen sempozyumun İzmir’de bir ilke vesile olduğunu vurguladı. Büyükelçi Naciye Kaya, “Hem Balkanlarda görev yapmış büyükelçilerimizi hem Balkanlar üzerine çalışan akademisyenlerimizi hem de yumuşak gücümüzü oluşturan Türk İşbirliği ve Kalkınma Ajansı Başkanlığı (TİKA), Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), Yunus Emre Enstitüsü ve Maarif Vakfı gibi önde gelen kurumlarımızın çok kıymetli başkanlarını İzmir’de bir araya getirmesinden dolayı bu sempozyum bir ilki teşkil edecek bu nedenle de ayrı bir anlam ve özellik taşımaktadır” diye konuştu. Balkanlar Bizim İçin Sıladır Türkiye topraklarının yaklaşık yüzde 3’ünün Balkanlarda yer aldığını, sadece İzmir’de bir buçuk milyonun üzerinde, Türkiye genelinde ise 25 milyon civarı Balkan Türkünün yaşadığı bilgisini veren Büyükelçi Kaya, 19’uncu yüzyıl sonlarından itibaren Balkanlardan Türkiye’ye kitlesel ve sancılı göç hareketlerinin yaşandığını söyledi. Büyükelçi Kaya, “Türkiye’de Balkan Türkü denildiği zaman Bosna Hersekli, Makedonyalı, Arnavutluklu, Kosovalı, Trakyalı, Dobrucalı, Selanikli, Giritli veya Bulgaristanlı Türkler anlaşılmaktadır. Türkiye’ye göç edenlerin çoğunun geldiği topraklarda bıraktığı bir akrabası, bir yakını da muhtemelen vardır. Dolayısıyla gönül coğrafyamız çok daha geniş bir alana yayılmakta ve tüm Balkanları kapsamaktadır. Balkanlar bizim için sıladır, hasrettir, hısımdır, akrabadır; işte bu yüzden en ufak bir ziyana uğramasını istemeyiz. Ülkemiz coğrafi, siyasi ve ekonomik açıdan olduğu kadar tarihi kültürel ve insani bağlar bakımından da Balkanların bir parçasıdır” ifadelerini kullandı. Güçlü Türkiye, Güçlü Diplomasi Sempozyum Düzenleme Kurulu adına konuşan İKÇÜ EBAMER Müdürü Prof. Dr. Turan Gökçe, yurt içi ve yurtdışından gelen uzmanların katılımlarıyla 'Gönül Coğrafyası' Balkanların bilimsel perspektiflerden ele alınacağını kaydetti. Prof. Dr. Turan Gökçe Türkiye’nin ihtiyacı olan derinlikli bilgiyi üretme görevinin akademiye düştüğüne işaret ederek İKÇÜ EBAMER olarak bu sorumluluk bilinciyle hazırlanan sempozyumda, öncelikli çalışma alanlarının belirleneceğini ve gelecek yüzyılda takip edilmesi gereken araştırma stratejileri ile ilgili önerilerin ortaya konulacağını ifade etti. Prof. Dr. Gökçe, “Tarihin ve coğrafyanın üzerine yüklemiş olduğu ağır sorumlulukların bilinciyle hareket eden Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Atatürk döneminden itibaren takip edilen dış politika çerçevesinde Balkanlara farklı bir hassasiyetle yaklaştı. Günümüzde ise iktisadi ve sınai kalkınma hamlesini ileri boyutlara taşıyarak daha güçlü bir ekonomiye sahip olan ve savunma sanayinde dışa bağımlılıktan kurtularak, bağımsız davranabilme yolunda önemli adımlar atmış olan Türkiye, bölgesel ve küresel ölçekte kendi gücüne dayanarak daha proaktif bir dış politika uygulamaya başladı. Osmanlı’dan Cumhuriyete uzanan çizgide asırların diplomasi tecrübesiyle hareket eden Dışişleri Bakanlığımızla birlikte TİKA, YTB, Yunus Emre Enstitüsü ve Maarif Vakfı gibi kurumlarımız önemli roller üstlendi. Sempozyumun iş birliği halinde gerçekleştirilmesini sağlayan Dışişleri Bakanımız Sayın Hakan Fidan Beyefendiye şükranlarımı arz ediyorum. Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Saffet Köse ve Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Sayın Naciye Gökçen Kaya’nın teşvik ve destekleriyle yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda hazırlanan böyle bir programla huzurlarınıza çıkmamızı sağlayan, katkı yapan herkese müteşekkiriz. Davetimizi kabul ederek, sempozyumu teşrif eden Dışişleri Bakanlığı Balkanlar ve Orta Avrupa Genel Müdürü Büyükelçi Sayın İlhan Saygılı Beyefendiye hassaten teşekkür ediyorum” diye konuştu. Konferansta Sanat ve Tasarım Fakültesi Öğretim üyelerince sunulan “Balkan Ezgileri” müzik dinletisi ilgiyle takip edildi. T.C. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban ve İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse’nin onur kurulunda yer aldığı, iki gün devam edecek, “Cumhuriyetin 100’üncü Yılında Türkiye ve Balkanlar” sempozyumunda; büyükelçiler ve konularında uzman akademisyenler sunacakları bildirilerle Balkan ülkeleriyle olan diplomatik ilişkilerin seyri, karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerilerini ele alarak ikinci yüzyıla projeksiyon tutacak. -
13.12.2023
İKÇÜ’de 750’nci Vuslat Yıl Dönümü Programı
Türk-İslam düşünürü ve mutasavvıf Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin “750’nci Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri (Şeb-i Arus)” kapsamında, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) İlahiyat Fakültesi ile Sanat ve Tasarım Fakültesince ortaklaşa anma programı düzenlendi. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesinde yer alan, yüzlerce yıldır tüm dünyada hoşgörü ve barışın sembolü olarak kabul gören tasavvuf âlimi Hazret-i Mevlana için yapılan anma programı, Rektör Prof. Dr. Saffet Köse’nin oturum başkanlığını üstlendiği panelle başladı. Programda, Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden Prof. Dr. Himmet Konur ‘Mevlânâ’da Âlem ve İnsan Tasavvuru’, İKÇÜ İlahiyat Fakültesinden Doç. Dr. Hamide Ulupınar ‘Mevlânâ’da Bir Bilgi Kaynağı Olarak Hikmet' ve Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Kuşlu ‘Mevlânâ’da Ölüm/Vuslat Düşüncesi’ başlıklı sunumlarıyla panelist olarak yer aldı. Gönüller Sultanı ‘Mevlana’ Panelin açış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, Hz. Mevlânâ Celâleddin’i Rumi’nin zamanın sınırlarının ötesinde bir irfan kaynağı olduğunu ifade etti. Mevlana’nın düşünceleri ve eserleri ile bütün zamanları ve insanları kapsayan evrensel bir miras bıraktığını kaydeden Prof. Dr. Köse, “Hazreti Mevlâna, yaratana gönül veren, bütün dünyadaki yaratılanları yaratandan ötürü sevmeyi öğreten, ölümü bir ‘Şeb-i Arus’ olarak anlatan, insan yaratılmışların en şereflisidir düsturuyla; her dilden, her dinden, her renkten insanı kucaklayan sevginin, barışın, kardeşliğin, hoşgörünün sembolüdür. O bütün insanlığı kucaklamış; günümüze ve geleceğe ışık tutan düşünceleri, insana ve yaşama ilişkin derinlikli söylemleri ile gönüller sultanıdır” dedi. Şems’ten Sonra Ham İken Pişmiş ve Yanmıştır Panelistlerden Prof. Dr. Himmet Konur, Mevlana’nın yazım ve düşün hayatının “göç” kavramı çerçevesinde şekillendiğini, eserlerinde yolda olmaktan çok şey çıkardığının görüldüğünü belirtti. Mesnevi’nin medeniyetimizdeki önemli yerinden bahseden Prof. Dr. Konur, “Hazreti Mevlana’nın Âşıklar Divanında, ’Eğer güneş ve ay, dönüp durmasalardı, sağır kayalar gibi oldukları yerde durabilselerdi, ne güneş ışıklar saçarak dünyayı aydınlatır, ne de ay ışığı geceleri hoş bir şekilde nurlar saçardı' der. Eserlerinde O’nun iyi bir gözlemci olduğunu da görmekteyiz. Ayrıca ney metaforu da önemli. Neyden o güzel sesin çıkması için içinin temizlenmesi gerekiyor. Burada kastedilen kâmildir. O’nun hayatında ilk olarak babası, sonrasında Seyyid Burhaneddin Tirmizi ardından Şems-i Tebrizî, Rûmî ve Mesnevî'yi yazmasına vesile olan müridi ve halifesi Çelebi Hüsâmeddin Hazretleri’nin tesirini görmekteyiz. İlk bilgileri babasından yakın çevresinden almıştır. Burhaneddin Tirmizi gözetiminde tasavvuf eğitimi almış ve 5 yıl medresede hocalık yapmıştır. Şems-i Tebrizî ise gönlündeki ilahi aşk ateşini tutuşturmuştur. Şems’ten sonra ham iken pişmiş ve yanmıştır” diye konuştu. Hikmet, Müminin Kaybolmuş Devesi Gibidir İKÇÜ İlahiyat Fakültesinden Doç. Dr. Hamide Ulupınar, bilgi, marifet ve hakikate ulaşmak için hikmet sütünün içilmesi gerektiğini aktaran Mevlana’nın eserlerinde hikmet kavramına bolca işaret ettiğini söyledi. Bu kavram üzerinden Kuran- Kerim’in hikmet bilgisine talip olmanın önemini Mevlana’nın eserlerinden örnekleyen Doç. Dr. Ulupınar,"Can, hikmete, bilgilere; ten ise bağa, bahçeye, üzüme meyleder diyen Mevlana, hikmeti, müminin kaybolmuş devesine benzetir. Hikmet, insanı bilen yapar. Burada hikmet bilgidir. Mümine göre Allah’ın her işinde bir hikmet vardır. Kul ise vasıta olmak için aklını kullanmalıdır. Boğazı ve bağırsakları arasında tutsak olmamalıdır. Hikmeti kullanmak kişinin çabasına bağlıdır” dedi. Dünya Hayatı Bir ‘Gurbet’tir ‘Mevlânâ’da Ölüm/Vuslat Düşüncesi’ üzerine konuşan Dr. Öğr. Üyesi Abdullah Kuşlu da Mevlana için dünya hayatının bir ‘gurbet’ olarak tasavvur edildiğini belirtti. İnsanın dünya hayatının 'elest' bezmi ile başlayan bir yolculuğu olduğunu, Mesnevi’nin başında buna işaret edildiğini söyleyen konuşan Dr. Öğr. Üyesi Kuşlu, “O bu dünya hayatında bir gurbettedir. Asli vatanından ayrılarak bu dünyaya gelmiştir. Bir beyitinde, ‘Allah Âlemi lûtfetmek için yarattı. Ayrılık bile, onun kahrından doğmakla berber vuslatın kadrini bilmek içindir. Bu suretle diler ki ayrıldığı, canın kulağını bursun, onu tedibetsin de can, vuslat günlerini bilsin’der. Mevlana dünya hayatını, dar bir çarıkla geniş bir ovada yürümek gibidir diye anlatır. Burada çarık, insanın dünya hayatında karşılaştıkları zorluklara, geniş ova ise rahmete tekabül eder. Bu dünyada rahmet ve zahmet bir aradadır. Ama rahmet daha ağırdır. ‘Dünya hayatı bir mahkeme koridoru gibidir, biz ise şahitlik etmek için bekliyoruz’ der. Burada ilahi adaletin tecellisini çağrıştırır. Eserlerindeki ölmeden önce ölmek tabiri ile kişinin nefsi ile hesaplaşmasının önemine değinir, ölümden korkmanın boşunalığını ifade eder. Bu aslında kişinin kendiyle yüzleşmesinden korkmasıdır. Kamilin bu yolculuğu ölümle, Şeb-i aruzla tamamlanacaktır” şeklinde konuştu. Programın sonunda Sanat ve Tasarım Fakültesince düzenlenen vokallerde, İKÇÜ İlahiyat Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi İhsan Sütşurup ile Bilal Saygılı Cami İmam Hatibi Ahmet İnce’nin yer aldığı, kanunda Sanat ve Tasarım Fakültesinden Prof. Dr. Ömer Özden, ritimde Doç. Dr. Serkan Çelik, yaylı tanburda Doç. Dr. Cem Çırak, udda Doç. Dr. M. Yalçın Öztüfekçi, neyde YL öğrencisi Ferhat Savaş tarafından icra edilen Mevlevî Musikisi Dinletisi beğeniyle takip edildi. Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin “750’nci Vuslat Yıl Dönümü Haftası kapsamında Sanat ve Tasarım Fakültesince hazırlanan, "Aşk-ı Vuslat 750’nci yıl dönümünde Mevlana” temalı sergi de hafta boyunca Fuaye Alanında açık kalacak. -
10.12.2023
Studio Altay Tekin ile İş Birliği
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) ile Studio Altay Tekin arasında eğitim ve spor hizmetleri konusunda iş birliği protokolü imzalandı. İKÇÜ Senato Salonun taraflar arasında çalışma koşullarını düzenleyen protokol imza törenine İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, Altay Studio Genel Müdürü Altay Tekin, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Derya Özer Kaya, Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Sevtap Günal Uçurum ile Studio Altay Tekin Şube Müdürü Seda Tunç Bilek katıldı. İmza töreninde konuşan Rektör Prof. Dr. Saffet Köse öğrenciler, akademik ve idari personel başta olmak İKÇÜ’nün tüm paydaşlarının katkısının vizyona erişmek için çok kıymetli olduğunu söyledi. Rektör Köse “Geleceği inşa etmek ve her alanda lider Türkiye hedefine katkı vermek için oldukça geniş bir perspektiften bakıyor, multidisipliner bakış açısıyla her alanda önemli adımlar atma çabası gösteriyoruz. Yükseköğretim kurumları sadece eğitim alanında sorumluluk almanın ötesinde yükümlülüklere sahiptir ve bunlar arasında çalışma arkadaşlarımızın ve öğrencilerimizin sosyal, kültürel ve sportif ihtiyaçlarının karşılanması da yer alıyor. Bugün biz hem eğitim hem de spor alanında birbirimize karşılıklı katkıda bulunacağımız bir iş birliğini protokolünü imzalıyoruz. Protokolün her iki taraf için de hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Altay Studio Genel Müdürü Altay Tekin İKÇÜ’yü yakından tanıdıklarını ve özellikle sağlık bilimleri alanında üniversitenin yakaladığı ivmeyi takip ettiklerini söyledi. İzmir’de farklı lokasyonlarda spor ve sağlıklı yaşam merkezleri ile hizmet sunduklarını söyleyen Tekin “İKÇÜ’nün tüm üyelerine ve onların birinci derece yakınlarına profesyonel bir spor tesisi olmanın gerektirdiği sorumlulukla hizmet kurallarına ve mevzuat standartlarına riayet ederek hizmet sunmak için bir protokol yapıyoruz. Bu ayrıcalıklı hizmetlerden paydaş olarak gördüğümüz İKÇÜ’nün indirimli yararlanması yanında akademinin bilgi ve deneyiminden yararlanmak, öğrencilerimizin yetişmesinde sorumluluk almak istiyoruz. Birlikte çalışacak olmaktan mutluluk ve heyecan duyuyoruz. Ben bu iş birliği zemininin yaratılmasında emeği geçenlere ve rektörümüze teşekkür ediyorum.” Dedi.
Toplam 383