Haberler :::
-
04.09.2026YeniAfetlerde Beslenmeye Yenilikçi Yaklaşım: İKÇÜ ve Türk Kızılaydan Bilimsel Eğitim
TÜBİTAK 2237-A Bilimsel Eğitim Etkinliklerini Destekleme Programı kapsamında; İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) yürütücülüğünde, Türk Kızılay iş birliğiyle ve Ege Üniversitesi ile Nuh Naci Yazgan Üniversitesinin paydaşlığında düzenlenen “Afetlerde Beslenme Hizmetlerinde ve Menü Yönetiminde Yenilikçi Yaklaşımlar” başlıklı bilimsel eğitim etkinliği başladı. İKÇÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Toplu Beslenme Sistemleri Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Dilek Ongan’ın yürütücülüğünü üstlendiği proje, afetlerde beslenme hizmetlerinin kesintisiz ve etkin biçimde sürdürülebilmesine odaklanıyor. Üç gün sürecek eğitim programında; sahada mutfak kurulumu, iş akışı yönetimi, lojistik planlama, gıda yardımlarında teknolojik uygulamalar ve tedarik zinciri çözümleri gibi kritik başlıklar kapsamlı biçimde ele alınacak. Etkinliğin resmî açılışına İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ender Akan, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Derya Özer Kaya, proje yürütücüsü Doç. Dr. Dilek Ongan, İzmir İl Afet ve Acil Durum Müdürü Nazif Ekinci, Türk Kızılay İzmir Afet Bölge Yönetim Müdürlüğü Afet Müdahale Birim Şefi Levent Çınar’ın yanı sıra akademisyenler, eğitmenler, kurum temsilcileri ve öğrenciler katıldı. “İhtiyacımız Olan, Doğru Organizasyon” Programın açılışında konuşan İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ender Akan, Türkiye’nin coğrafi konumu ve değişen iklim koşulları nedeniyle yüksek afet riski taşıdığına dikkat çekti. Daha önce karşılaşılmayan afet türlerinin de ortaya çıkabildiğini belirten Prof. Dr. Akan, mevcut ve muhtemel afetler karşısında doğru organizasyonun hayati önem taşıdığını vurguladı. 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve 11 ili etkileyen depremlerin ardından İKÇÜ’den bir ekibin de bölgeye giderek arama kurtarma çalışmalarına katıldığını hatırlatan Prof. Dr. Akan, şunları söyledi: “Asrın felaketinin ardından ülke olarak sahip olduğumuz imkânlara ve milletimizin hayırseverliğine bir kez daha şahit olduk. Afetten etkilenen vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılamak için ülke çapında seferberlik başlattık. Yaraları sarmak amacıyla çok sayıda insanımız gerek kendi imkânlarıyla gerekse kurumların ve özel şirketlerin sağladığı olanaklarla bölgeye gitti. Bütün bunlar; lojistik ve diğer altyapı imkânlarımızın gücünü, insanımızın duyarlılığını ve yüce gönüllülüğünü gösterdi. Bununla birlikte doğru bir organizasyona ne kadar ihtiyaç duyduğumuzu da açık biçimde ortaya koydu. TÜBİTAK tarafından desteklenen bu projenin önemli bir ihtiyaca karşılık vereceğini düşünüyorum. Başta proje yürütücüsü Doç. Dr. Dilek Ongan olmak üzere emeği geçen bütün ekibe bu kıymetli çalışma dolayısıyla teşekkür ediyor, etkinliğin verimli geçmesini diliyorum.” “Önleme, Tedaviden Çok Daha Üstün ve Maliyet Etkindir” Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Derya Özer Kaya, sağlık bilimlerinde koruyucu sağlık yaklaşımının taşıdığı öneme değindi. Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi’nde afetler konulu özel bir sayı hazırladıklarını hatırlatan Prof. Dr. Kaya, şöyle konuştu: “Biz sağlık bilimcileri, önemli bir ilkeyle hareket ederiz: Önleme, tedaviden çok daha üstün, önemli ve maliyet etkindir. Burada yapmak istediğimiz de tam olarak budur; afet meydana gelmeden önce gerekli hazırlıkları yapmak. Kazalar, afetler ve çeşitli sorunlarla her zaman karşılaşabiliriz. Sorun ortaya çıktıktan sonra çözüm üretmeye ve büyük bir krizle mücadele etmeye çalışmak yerine önceden hazırlıklı olmak son derece önemlidir. Fakültemizce hazırlanan derginin özel sayısında, afetlerin çok farklı boyutlarının ve bu alanlarda karşılanması gereken pek çok ihtiyacın bulunduğunu gördük. Arama kurtarma ve kadavra arama köpeklerinin eğitiminden gıda lojistiği, sevkiyatı ve güvenliğine; yaralıların taşınmasından ampütasyon sonrası tedavi süreçlerine kadar pek çok alanda akademisyenlerimizle kıymetli çalışmalar gerçekleştirdik. Önümüzdeki üç gün boyunca da bu program kapsamında afetlerde beslenme konusunu ayrıntılı biçimde ele alacağız. Bu ve benzeri çalışmalara büyük ihtiyaç bulunuyor.” Eğitime katılan kursiyerlerin edinecekleri bilgi ve deneyimlerle sahada önemli çalışmalar gerçekleştireceklerine inandığını belirten Prof. Dr. Kaya, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ederek eğitim programının başarılı geçmesini diledi. “Afetlere Hazır ve Uzmanlaşmış Diyetisyenler Yetiştirilecek” Proje yürütücüsü Doç. Dr. Dilek Ongan ise projenin çok paydaşlı ve disiplinler arası yapısına dikkat çekerek eğitim programının kapsamı hakkında bilgi verdi. Üç gün sürecek programın teorik bilgiyi uygulamaya dönüştürecek biçimde tasarlandığını belirten Doç. Dr. Ongan, şunları kaydetti: “Dokuz farklı ilden 26 katılımcı ve sekiz üniversiteden 15 eğitmenle bir araya geliyoruz. Beslenme ve Diyetetik, Gıda Mühendisliği, Lojistik, Gastronomi ve Mutfak Sanatları ile Bilgisayar Mühendisliği gibi farklı disiplinlerden uzmanların katkı sunacağı etkinlikte, Beslenme ve Diyetetik Bölümü son sınıf öğrencileri ile lisansüstü düzeydeki katılımcıları aynı öğrenme ortamında buluşturuyoruz. Afetlerde beslenme hizmetlerinin organizasyonundan lojistiğe, mutfak kurulumundan risk gruplarının beslenmesine, geleneksel ve yenilikçi menü planlama uygulamalarından afet gıdalarının geliştirilip tasarlanmasına kadar bütün süreçleri geniş bir çerçevede ele alacağız. Atölye çalışmaları ve saha deneyimleri aracılığıyla bilginin uygulamaya ve yeni fikirlere dönüşmesini hedefliyoruz. -
04.09.2026YeniRektör Prof. Dr. Balcı, Paydaş Kurumların Temsilcilerini Ağırladı
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Rektörlüğü görevine atanmasının ardından tebrik ziyaretlerini kabul etmeyi sürdüren Prof. Dr. Mustafa Balcı; akademi, kamu ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini ağırladı. İKÇÜ Rektörlük makamında gerçekleşen ziyaretlerde Rektör Prof. Dr. Mustafa Balcı; Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Boz, İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürü Murat Eskici, SGK İzmir İl Müdürü Hidayet Baydilli, MÜSİAD İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Temur ile İlim Yayma Cemiyeti İzmir Şubesi Yönetim Kurulu üyeleri Mehmet Ali Yurdusev, Orhan Papatya ve Mustafa Dündar’ı makamında kabul etti. “Kurumsal İş Birliklerimizi Güçlendireceğiz” Ziyaretlerden duyduğu memnuniyeti dile getiren Rektör Prof. Dr. Mustafa Balcı, İKÇÜ’nün bilimsel birikimini ve nitelikli insan kaynağını, İzmir’deki ve ülke genelindeki paydaşlarla yürütülecek ortak projelere yansıtma konusunda kararlı olduklarını belirtti. Üniversite-sanayi ve üniversite-kamu iş birlikleri ile üniversiteler arası ilişkilerin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Balcı, nazik ziyaretleri ve iyi dilekleri dolayısıyla konuklarına teşekkür etti. Yeni dönemde farklı kurumlarla geliştirilecek iş birliklerinin artarak süreceğini ifade eden Prof. Dr. Balcı, ortak çalışmaların bilimsel üretime ve toplumsal kalkınmaya önemli katkılar sağlayacağını vurguladı. Ziyaretçiler de Prof. Dr. Mustafa Balcı’ya yeni görevinde başarı dileklerini ileterek İKÇÜ’nün bölgesel ve ulusal kalkınmaya sunduğu katkıların yeni dönemde daha da güçleneceğine inandıklarını ifade etti. Ziyaretler, karşılıklı iyi dileklerin paylaşılması ve hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi. -
27.08.2026Bölge Üniversiteleri Rektörlerinden Rektör Prof. Dr. Balcı’ya Nezaket Ziyareti
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Rektörlüğü görevine atanmasının ardından Prof. Dr. Mustafa Balcı’ya yönelik tebrik ziyaretleri devam ediyor. Rektörlük makamında gerçekleşen kabullerde bölge üniversitelerinin rektörleri, Prof. Dr. Balcı’ya yeni görevinde başarı dileklerini iletti. Ziyaretler kapsamında; Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, İzmir Bakırçay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rasim Akpınar, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar, Rektörlük makamında Prof. Dr. Mustafa Balcı ile bir araya geldi. Bölgesel ve Akademik İş Birliği Vurgusu Samimi bir atmosferde geçen görüşmelerde; yükseköğretim alanındaki güncel gelişmeler, üniversiteler arası ortak projeler, araştırma-geliştirme faaliyetleri ve bölgesel kalkınmaya katkı sunacak ortak akademik çalışmalar ele alındı. Mevkidaşlar, yeni dönemin hem İKÇÜ camiası hem de yükseköğretim ekosistemi için hayırlı olması temennisinde bulundu. Rektör Balcı’dan Teşekkür Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Rektör Prof. Dr. Mustafa Balcı, üniversiteler arası dayanışmanın ve ortak akılla hareket etmenin bilimsel üretime katacağı değere dikkati çekti. Prof. Dr. Balcı, nazik ziyaretleri, kıymetli temennileri ve güçlü dayanışma mesajları dolayısıyla konuk rektörlere ayrı ayrı teşekkür etti. -
25.08.2026
İKÇÜ’de Kayıt Heyecanına Rektör Prof. Dr. Balcı Ortak Oldu
2026-YKS yerleştirme sonuçlarının açıklanmasının ardından İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ), yeni öğrencilerine kapılarını açtı. 48 lisans ve 5 ön lisans programına toplam 2 bin 691 öğrencinin yerleştiği İKÇÜ, tüm kontenjanlarını yüzde yüze yakın doluluk oranıyla doldurarak öğrenci tercihindeki güçlü konumunu sürdürdü. İKÇÜ’de kayıt heyecanının yaşandığı ikinci günde kayıt merkezini ziyaret eden Rektör Prof. Dr. Mustafa Balcı, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Tıbbi Laboratuvar Teknikleri Programına yerleşerek İKÇÜ ailesine katılan bir öğrencinin sistemsel kaydını bizzat gerçekleştirdi. Öğrenci ve ailesiyle bir süre sohbet eden Prof. Dr. Balcı, yeni öğrenciyi tebrik ederek eğitim hayatında başarılar diledi. Geleceğinizi Güçlü ve Dinamik Bir Vizyonla İnşa Edeceksiniz İKÇÜ’yü tercih eden gençlere “hoş geldiniz” mesajı veren Rektör Prof. Dr. Mustafa Balcı, yeni öğrencilerin üniversite ailesine katılmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Prof. Dr. Balcı, “Geleceğinizi inşa etme yolunda köklü akademik birikimi, dinamik kadrosu ve araştırma odaklı vizyonuyla öne çıkan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesini tercih eden tüm öğrencilerimize ‘hoş geldiniz’ diyorum. Yeni eğitim-öğretim döneminde bilimsel, teknolojik ve akademik başarı çıtamızı hep birlikte daha da yukarı taşımak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.” dedi. İKÇÜ’nün tüm kontenjanlarını doldurmasının üniversiteye duyulan güvenin önemli bir göstergesi olduğunu belirten Prof. Dr. Balcı, yeni öğrencilerin üniversitenin gelişim ve başarı yolculuğuna önemli katkılar sunacağına inandığını ifade etti. Bütüncül Bir Üniversite Deneyimi Üniversite yaşamının yalnızca derslikler ve sınavlarla sınırlı olmadığını vurgulayan Rektör Prof. Dr. Mustafa Balcı, öğrencilerin akademik gelişimlerinin yanı sıra entelektüel, sosyal ve kişisel gelişimlerini destekleyen bütüncül bir üniversite ortamı oluşturmayı önemsediklerini söyledi. Gençlere sunulan her imkânın ülkenin geleceğine yapılan bir yatırım olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Balcı, “Bizler biliyoruz ki gençlerimize sağladığımız her imkân, onlara sunduğumuz her akademik ve sosyal donanım, aslında Türkiye’nin geleceğine atılmış en sağlam imzadır. Yeni öğrencilerimize ve ara sınıflarda öğrenimini sürdüren tüm gençlerimize başarılı ve verimli bir yıl diliyorum. İKÇÜ’ye gösterilen bu teveccüh ve güvenin katlanarak artması için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Gençlerimizden beklentimiz; kendilerini her alanda geliştirmeleri, okuyan, düşünen, dünyayla ve hayatla güçlü bağlar kurabilen bireyler olmalarıdır. En büyük arzumuz, evlatlarımızı her açıdan donanımlı bireyler olarak geleceğe uğurlamaktır” diye konuştu. Öğrencilerden kendilerini her alanda geliştirmelerini isteyen Prof. Dr. Balcı, gençlerin okuyan, düşünen, araştıran ve dünyayla güçlü bağlar kurabilen bireyler olarak yetişmelerinin önemine dikkat çekti. “Okuyan, Düşünen ve Ünsiyet Kurabilen Nesiller Yetiştiriyoruz” Üniversite eğitiminin yalnızca mesleki bilgi ve beceri kazandırmakla sınırlı olmadığını ifade eden Rektör Prof. Dr. Balcı, gençleri düşünsel, sosyal ve insani yönleriyle geleceğe hazırlamanın üniversitenin temel sorumluluklarından biri olduğunu vurguladı. Öğrencilere eğitim hayatlarına ilişkin tavsiyelerde bulunan Rektör Prof. Dr. Balcı, “Gençlerimiz kendilerini her yönden geliştirmek için var güçleriyle çalışsınlar. Okuyan, sorgulayan, düşünen, dünyayla ve hayatla bağlarını koparmayan bireyler olsunlar. Hayat tek başına yaşanmıyor; ünsiyet kurmayı, bir arada üretmeyi ve empati geliştirmeyi bilmek son derece kıymetli. Üniversite olarak öncelikli hedefimiz, evlatlarımızı zihnen, ahlaken ve mesleki olarak her açıdan donanımlı bireyler şeklinde geleceğe hazırlamak, onları ülkemizin yarınlarına en büyük değer olarak kazandırmaktır” dedi. Kayıtlar Akademik Birimlerin Takvimine Göre Sürüyor Öğrenci İşleri Daire Başkanlığının koordinasyonunda yürütülen kayıt sürecinin öğrenciler ve aileleri açısından hızlı, düzenli ve sorunsuz şekilde tamamlanması amacıyla gerekli hazırlıklar gerçekleştirildi. İKÇÜ’de yüz yüze kayıt işlemleri, akademik birimler için belirlenen takvim doğrultusunda gerçekleştiriliyor. Buna göre; 26 Ağustos 2026 Çarşamba günü Tıp Fakültesi, Eczacılık Fakültesi ve Sağlık Bilimleri Fakültesine yerleşen öğrencilerin yüz yüze kayıt işlemleri gerçekleştirilecek. 27 Ağustos 2026 Perşembe günü İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Hukuk Fakültesi ve İlahiyat Fakültesine yerleşen öğrencilerin kayıtları yapılacak. 28 Ağustos 2026 Cuma günü ise Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi, Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi ile Orman Fakültesine yerleşen öğrencilerin yüz yüze kayıt işlemleri gerçekleştirilecek. İKÇÜ’de yüz yüze kayıt süreci 28 Ağustos 2026 Cuma günü tamamlanacak. Elektronik kayıt işlemleri ise 26 Ağustos 2026 Çarşamba günü saat 23.59’a kadar e-Devlet üzerinden gerçekleştirilebilecek. -
24.08.2026Prof. Dr. Balcı, Rektörlük Mazbatasını YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’dan Aldı
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Rektörlüğüne atanan Prof. Dr. Mustafa Balcı, rektörlük mazbatasını Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın elinden aldı. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığında, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından rektörlük görevlerine atanan akademisyenler için mazbata takdim töreni düzenlendi. YÖK Binasındaki törende, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörlüğüne atanan Prof. Dr. Mustafa Balcı’ya rektörlük mazbatası, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar tarafından takdim edildi. Törende konuşan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, yeni görevlerine başlayan rektörleri tebrik ederek, üstlendikleri sorumluluğun yükseköğretim sistemi ve ülkenin geleceği açısından önemine dikkat çekti. Özvar, yeni rektörlere görevlerinde başarılar dileyerek, görevlerinin üniversiteleri ve yükseköğretim camiası için hayırlı olması temennisinde bulundu. İKÇÜ’yü Daha İleri Taşımak İçin Ortak Akılla Çalışacağız Mazbatasını YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’dan alan İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Balcı, yeni görevinin kendisi için büyük bir onur ve sorumluluk olduğunu ifade etti. Kendisini bu önemli göreve layık gören Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarını sunan Rektör Prof. Dr. Balcı, üniversitenin sahip olduğu akademik birikimi daha ileri taşımak, bilimsel ve teknolojik kapasitesini güçlendirmek ve topluma katkısını artırmak için kararlılıkla çalışacaklarını belirtti. Rektör Prof. Dr. Balcı, “Bu önemli görevi şahsıma layık gören Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı arz ediyorum. Bu güvene layık olmak ve üzerimize yüklenen sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirmek için var gücümüzle çalışacağız. Önümüzdeki dönemde bir yandan devam eden ve yarım kalan çalışmalarımızı tamamlayacak, diğer yandan üniversitemizin gelişimine değer katacak yeni projeleri hayata geçireceğiz. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinin bilimsel, teknolojik ve toplumsal alandaki başarı çıtasını daha da yukarı taşımayı hedefliyoruz. Üniversitemizin tüm akademik ve idari mensuplarıyla birlik ve beraberlik içerisinde, istişareye ve ortak akla dayalı bir yönetim anlayışıyla çalışmayı sürdüreceğiz” dedi. Yeni Dönemin Öncelikleri: Bilim, Yenilikçilik ve Güçlü Üniversite İKÇÜ’nün eğitim-öğretim, araştırma-geliştirme, yenilikçilik ve toplumsal katkı alanlarında sahip olduğu potansiyeli daha ileri bir noktaya taşımayı hedefleyen Prof. Dr. Balcı, üniversitenin ulusal ve uluslararası düzeydeki görünürlüğünü ve akademik rekabet gücünü artırmaya yönelik çalışmaların sürdürüleceğini vurguladı. Rektör Prof. Dr. Mustafa Balcı, İKÇÜ’nün güçlü akademik kadrosu, öğrencileri, araştırmacıları ve idari personeliyle birlikte ortak hedefler doğrultusunda gelişimini sürdüreceğini belirterek yeni dönemin iş birliği, istişare ve ortak akıl temelinde şekilleneceğini aktardı. Mazbata takdim töreni, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve yeni atanan rektörlerin katılımıyla gerçekleştirilen toplu hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi. -
24.08.2026Rektör Prof. Dr. Mustafa Balcı’ya "Hayırlı Olsun" Ziyaretleri Sürüyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Rektörlüğüne atanan Prof. Dr. Mustafa Balcı, mülki ve yerel idare amirleri ile akademik ve sağlık protokolünü makamında ağırladı. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Rektörlüğü görevine atanan Prof. Dr. Mustafa Balcı’ya yönelik tebrik ve "hayırlı olsun" ziyaretleri devam ediyor. Çiğli Ana Yerleşkesi Rektörlük makamında gerçekleşen kabulde; mülki idare amirleri, yerel yöneticiler, üniversite rektörleri ve sağlık kurumlarının yöneticileri Prof. Dr. Balcı’yı ziyaret ederek yeni görevinde başarı dileklerini iletti. Mülki ve Yerel İdareden Tebrik Ziyaretler kapsamında ilk olarak Çiğli Kaymakamı Fatih Görmüş ve Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, Rektör Prof. Dr. Mustafa Balcı’yı makamında ziyaret etti. Görüşmelerde, İKÇÜ’nün Çiğli ilçesi ve İzmir kenti ile olan entegrasyonu, kamu-üniversite iş birliği imkânları ve ortaklaşa yürütülebilecek bölgesel projeler ele alındı. Kaymakam Fatih Görmüş ve Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, üniversitenin bölgeye sağladığı katma değere vurgu yaparak Rektör Balcı’ya yeni dönemde başarılar diledi. Akademik Protokolden Dayanışma Mesajı Rektör Prof. Dr. Mustafa Balcı, akademik protokol kapsamında Bayburt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mutlu Türkmen, İzmir Demokrasi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Selim Karahasanoğlu ve Manisa Celal Bayar Üniversitesi (MCBÜ) Rektörü Prof. Dr. Rana Kibar’ı ağırladı. Üniversiteler arası bilimsel iş birlikleri, Ar-Ge çalışmaları ve yükseköğretim alanındaki ortak projelerin görüşüldüğü ziyaretlerde, konuk rektörler Prof. Dr. Balcı’ya tebriklerini iletti. Sağlık Dünyasından Tebrik Ziyaretleri Rektörlük makamındaki kabullerde sağlık camiasının önde gelen temsilcileri de yer aldı. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Bülent Çalık ile Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Adnan Yamanoğlu, Rektör Prof. Dr. Mustafa Balcı’yı ziyaret ederek hayırlı olsun dileklerinde bulundu. Ziyaretlerde, üniversitenin tıp ve sağlık bilimleri alanındaki eğitim-araştırma kapasitesi ile bölge hastaneleriyle sürdürülen sağlık hizmeti iş birlikleri değerlendirildi. Rektör Prof. Dr. Balcı: “Ortak Akıl ve İş Birliğiyle Çalışacağız” Ziyaretlerden duyduğu memnuniyeti dile getiren Rektör Prof. Dr. Mustafa Balcı, tüm konuklarına teşekkür etti. İKÇÜ’nün araştırma üniversitesi vizyonu doğrultusunda hem akademik başarıyı artırmayı hem de kent ve bölge dinamikleriyle güçlü bir sinerji oluşturmayı hedeflediklerini belirten Prof. Dr. Balcı: “Üniversitemizin gelişimine katkı sunmak, bilimsel üretimi toplum ve sanayi ile buluşturmak amacıyla tüm paydaşlarımızla yakın iş birliği ve ortak akıl çerçevesinde çalışmaya devam edeceğiz. Nazik ziyaretleri ve iyi dilekleri için değerli protokol üyelerimize, rektörlerimize ve başhekimlerimize şükranlarımı sunuyorum" ifadelerini kullandı. Ziyaretler, günün anısına çektirilen hatıra fotoğrafları ve karşılıklı hediye takdimleri ile sona erdi. -
20.08.2026
İKÇÜ Memur Kardeşler Camii’nin Temeli Atıldı
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) ana yerleşkesinde, yapımını Memur Kardeşler Vakfı adına hayırsever iş insanı Sabri Memur’un üstlendiği 'Memur Kardeşler Üniversite Camii' için temel atma töreni düzenlendi. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) akademik ve idari personeli, öğrencileri ile bölge sakinlerinin hizmetine sunulacak olan, 1800 kişilik kapasitesi ve külliyesi ile 10 bin metrekarelik alanda inşa edilecek şekilde planlanan İKÇÜ 'Memur Kardeşler Üniversite Camii'nin temel atma törenine İzmir Valisi Süleyman Elban, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Rektörü Prof. Dr. Mustafa Balcı, Çiğli Kaymakamı Fatih Görmüş, önceki dönem İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, İzmir İl Müftü Yardımcısı Ramazan Arba, Memur Kardeşler Vakfı Başkanı Sabri Memur, Genel Sekreter Nuretdin Memur, İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Bülent Çalık, B.Ü Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Adnan Yamanoğlu, Genel Sekreter Yardımcısı M. Enes Uzun, Vakıf Yönetim Kurulu Üyesi Niyazi Memur, dekanlar, akademik ve idari personel ile vakıf temsilcileri katıldı. İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan tören, İlahiyat Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üyesi İhsan Sütşurup’un Kur’an-ı Kerim tilaveti ile devam etti. İKÇÜ Kampüsüne Külliye Hüviyetinde İbadethane Törende konuşan İzmir Valisi Süleyman Elban, “Bugün, çok özel ve anlamlı bir program için buradayız. Ülkemiz, milletimiz, inancımız ve insanlık için çok kıymetli insanların yetiştiği üniversitelerde, öğrencilerin her türlü ihtiyaçlarını gidermek için özel gayret gösteriyoruz. Öğrencilerimizin dinlenebilmeleri, hoşça vakit geçirebilmeleri, ders çalışabilmeleri ve barınabilmeleri için kendilerine her türlü imkan ve kolaylığı sunuyoruz. Bununla birlikte, insanın en temel ihtiyaçlarından olan ibadet etme ihtiyacını, öğrencilerin özel bir mekanda giderebilmeleri için kampüslerimizde ibadethanelere de ihtiyaç bulunuyor. Bugün, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nde bu ihtiyacı hakkıyla giderecek; sadece üniversite çalışanlarına ya da öğrencilerimize değil, aynı zamanda bölgeye de hitap edecek; yanındaki sosyal alanlarla bir külliye hüviyetinde hizmet verecek bir mekana kavuşmak için çok önemli bir adım atıyoruz. Bundan önce başka ibadethanelerimizin, bugün ise bu güzel mekanın yapımını üstlenen Memur kardeşlerden Sabri, Niyazi ve Ömer beylere huzurlarınızda çok teşekkür ediyorum. Bu önemli hizmetin yapılmasına ön ayak olan, sürekli araştıran, hayırseverlerle temas kuran ve uzun yıllar üniversitemize hizmet eden Prof. Dr. Saffet Köse hocamıza da özellikle teşekkür etmek istiyorum. Bu caminin temelinin atılmasıyla birlikte görevinin sona ermesi, Prof. Dr. Saffet Köse hocamıza yakışır, güzel bir final oldu. Kendisine, ilimize ve üniversitemize vermiş olduğu kıymetli emekler için teşekkür ediyorum” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından İKÇÜ Rektörü olarak atanan ve güzel bir törenle göreve başlayan Prof. Dr. Mustafa Balcı’ya hayırlı olsun dileklerinde bulunan Vali Elban, “Yeni göreve gelen Prof. Dr. Mustafa Balcı hocamız inşallah en kısa zamanda bu caminin yapılıp tamamlanmasına şahitlik eder; 'Memur Kardeşler Üniversite Camii'nin manevi gücü ve iklimiyle birlikte üniversitemizde çok güzel hizmetlerde bulunur. Bergamalı bir hemşerimiz olan Prof. Dr. Balcı’nın şehri bilen, tanıyan bir insan olarak çok güzel hizmetler sunacağına inanıyorum. Camimizin ve külliyemizin en kısa zamanda tamamlanıp ibadete ve insanların istifadesine açılmasını Yüce Rabbimden temenni ediyorum” ifadelerini kullandı. 'Memur Kardeşler Üniversite Camii'nin mimari tarzı ve kapasitesiyle İKÇÜ’ye, Çiğli’ye ve İzmir’e yakışan bir eser olacağını ifade eden Vali Elban, caminin en kısa zamanda tamamlanması temennisinde bulundu. Böyle Bir Başlangıç Herkese Nasip Olmaz 'Memur Kardeşler Üniversite Camii’ projesinin hem üniversite hem de bölge için taşıdığı anlama dikkat çeken İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Mustafa Balcı, “Rektörlük görevine, üniversiteye yapılması planlanan caminin temelinin atılması gibi hayırlı bir işle başlamak; böyle bir başlangıç gerçekten herkese nasip olmaz. Bu caminin tamamlanması ve ilelebet namaz kılan insanlarla dolması; bu insanların ülkemizin ihtiyaç duyduğu yetişmiş, okumuş ve camide namaz kılan bireyler olarak topluma kazandırılması son derece kıymetlidir. Böyle bir mekanın hem halka hem de üniversiteye açık olarak düşünülmesi gerçekten altı çizilesi vasıflardandır. Çiğli gibi sürekli büyüyen ve gelişen bir bölgeye, üniversitemiz farklı bir canlılık getirmişti. Şimdi ise üniversitemize bu cami ile çok daha yüksek bir vasıf ilave edilmiş olacak. İnşallah en kısa sürede tamamlanmasını ve ibadete açılmasını temenni ediyorum. Projenin başlangıcından bu aşamaya gelene kadar katkıda bulunan ve devamını sağlayan başta Sayın Valimiz Süleyman Elban olmak üzere, Prof. Dr. Saffet Köse hocamıza, Memur Kardeşler Vakfı temsilcileri Sabri Bey, Niyazi Bey ve Ömer Bey’e, Belediye Başkanımıza ve emeği geçen herkese çok çok teşekkür ediyor, şükranlarımı sunuyorum. Hayırlı ve bereketli olmasını diliyorum” diye konuştu. Çiğli’nin Odak Noktası, Merkezi ve Buluşma Yeri Olacak Görevini böylesine anlamlı bir projeyle devretmenin mutluluğunu yaşadığını belirten, önceki dönem Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse ise, “Ben, rektörlüğümü bu caminin temelini atarak bırakmış oluyorum. Yeni rektörümüz çok şanslı, o da camiyi yapmak üzere görevine başlamış oluyor. Hal böyle olunca da, büyük bir İslam alimi olan Kâtip Çelebi’nin ismini taşıyan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nin ruhuna uygun bir bitiş ve başlangıç oldu diye düşünüyorum. Kültürümüze uygun olsun diye bir külliye şeklinde planlanan camimiz Çiğli’mizin odak noktası, merkezi ve buluşma yeri olacak. Öğrencisi, akademik ve idari personeliyle üniversitemizde sayısı 25 bine ulaşan büyük bir kitle var. Çevre bölgede de yaklaşık 40 bin insan yaşıyor. Baktığınızda 50-60 bin kişinin ihtiyaç duyduğu bir mabedin inşa ediliyor olması gerçekten çok kıymetli. Ben, öncelikle protokolü beraberce imzaladığımız Sayın Valime çok teşekkür ediyorum. Bürokratik konularda işimizi kolaylaştıran ve hızlandıran Çiğli Belediye Başkanımıza, caminin yerinin belirlenmesinde ve yapımında büyük çabalar gösteren kurucu rektörümüz Prof. Dr. Galip Akhan hocamıza teşekkür ediyorum. Özellikle teşekkürü hak eden ve caminin yapımını üstlenen Memur kardeşler Sabri, Niyazi ve Ömer beylerden de Allah razı olsun diyor, kendilerinin Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam'ın 'Her kim Allah için bir mescit inşa ederse, Allah o kimseye Cennet'te bu mescidin benzeri (bir köşk) inşa eder’ müjdesine nail olmalarını niyaz ediyorum. Emeği geçen herkese şükranlarımı arz ediyorum” şeklinde konuştu. Konuşmalardan sonra, İzmir İl Müftü Yardımcısı Ramazan Arba tarafından yapılan duanın ardından temel atma merasimi gerçekleştirilerek, 'Memur Kardeşler Üniversite Camii'nin protokol tarafından ilk harcı atıldı. -
18.08.2026İKÇÜ’nün Yeni Rektörü Prof. Dr. Mustafa Balcı Oldu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’ne (İKÇÜ) Rektör olarak atanan Prof. Dr. Mustafa Balcı, düzenlenen törenle görevi Prof. Dr. Saffet Köse’den devraldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararı ile İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nin yeni rektörü belli oldu. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13’üncü maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin ilgili maddeleri gereğince İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Mustafa Balcı atandı. Gerçekleşen atamanın ardından, senato üyelerinin de katılımıyla İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörlüğünde devir teslim töreni gerçekleştirildi. Törende konuşan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Rektörü Prof. Dr. Mustafa Balcı, “Sayın rektörüm, kıymetli senato üyeleri ve değerli hocalarım; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından üzerime böyle bir vazife tevdi edildi. Son olarak YÖK Üniversitelerarası Kurul Genel Sekreterliği görevini yürütüyordum; öncesinde ise İstanbul Üniversitesi’nde enstitü müdürüydüm. Ankara’daki görevim vesilesiyle üniversiteleri yakından gözlemleme imkânım oldu. İzmirli olmam sebebiyle kentteki üniversitelerle de her zaman ilgiliydim. Sayın Prof. Dr. Saffet Köse Hocama yaklaşık 8,5 yıllık hizmetlerinden ve emeklerinden dolayı çok teşekkür ederim. Üniversitemizi onun bıraktığı yerden daha ileriye taşımak için gayret göstereceğiz. Senatomuz bünyesindeki dekanlarımız, enstitü müdürlerimiz ve temsilcilerimizle birlikte verimli ve başarılı bir dönem geçireceğimize inanıyorum. İKÇÜ, genç bir üniversite olmasına rağmen hem önceki rektörümüz Prof. Dr. Saffet Köse Hocamın ve sizlerin gayretleri hem de İzmir’in sunduğu imkânlar sayesinde kentin önemli yükseköğretim kurumlarından biri haline geldi. İzmir, akademisyenler ve öğrenciler açısından büyük bir cazibe merkezi. Bu potansiyel, uluslararası öğrencileri de buraya çekme gücüne sahip. Dolayısıyla İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi güçlü bir ivme yakalayarak hızlı bir gelişme gösterdi. Bundan sonraki süreçte senato toplantılarında sık sık bir araya gelecek, hepinizle daha yakından tanışma olanağı bulacağız. Yeni dönemin üniversitemiz ve şahsım adına hayırlı olmasını diliyor, Prof. Dr. Saffet Köse Hocama katkıları için bir kez daha teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Rektörlük görevini Prof. Dr. Mustafa Balcı’ya devreden Prof. Dr. Saffet Köse ise, “Sayın Rektörüm, senato üyeleri, değerli arkadaşlar; iki dönemdir devam etmekte olduğum rektörlük görevim şu an itibariyle sona ermiş bulunuyor. Öncelikle yeni atanan Rektörümüz Prof. Dr. Mustafa Balcı Hocama hayırlı olsun dileklerimi iletmek istiyorum. Özellikle bana bu görevi layık gören, görev sürem boyunca desteklerini esirgemeyen başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a, YÖK Yürütme Kurulu ve YÖK üyelerine en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Bu süreç içerisinde özellikle beraber çalıştığımız rektör yardımcılarımıza, genel sekreterimize, genel sekreter yardımcımıza; dekanlarımıza, senato üyelerimize, yönetim kurulumuza, akademik ve idari personelimize hassaten çok teşekkür ediyorum. Güçlü bir ekip olarak iyi işler yaptığımızı vurgulamak ve Sayın Rektörümüze iyi bir üniversite bıraktığımıza olan inancımı özellikle ifade etmek istiyorum. Geldiğimiz noktada, genç bir üniversite olmasına rağmen İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nin çok iyi bir mesafe kat ettiğini söylemekten memnuniyet duyuyorum. Burada, üniversitemizi iyi yapılandıran Kurucu Rektörümüz Prof. Dr. Galip Akhan Hocamıza da ayrıca teşekkür ediyorum. Onun başlattığı kurumsal yapılanma bizim zamanımızda da devam etti. Üniversitemizin gelişmesi, güçlenmesi ve geleceğe daha sağlam adımlarla ilerlemesi için ortaya koyduğumuz her çabanın, birlikte verilen emeğin ve dayanışmanın çok kıymetli olduğuna inanıyorum. Bundan sonraki süreçte de üniversitemizin başarılarını ve daha güzel yarınlara yürüyüşünü aynı heyecanla takip edeceğimi ifade etmek isterim. Bu vesileyle İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörlüğü görevine atanan Sayın Prof. Dr. Mustafa Balcı’yı tebrik ediyor, başarılar diliyorum” diye konuştu. Konuşmaların ardından Prof. Dr. Saffet Köse, rektörlük görevine atanan Prof. Dr. Mustafa Balcı’ya çiçek takdiminde bulundu. -
07.08.2026
İzmir'in Kuzeyinde Teknoloji Üssü Yükseliyor: Technocity İzmir'de İnşaat Süreci Başladı
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ), araştırma ve girişimcilik odaklı büyüme vizyonunun en önemli yatırımlarından biri olan Technocity İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi projesinde yeni bir aşamaya geçti. Cumhurbaşkanı Kararı ile kurulan ve İzmir'in kuzey aksındaki ilk teknoloji geliştirme bölgesi olma özelliğini taşıyan Technocity İzmir'de inşaat öncesi zemin etüdü çalışmaları başladı. Çalışmaları yerinde inceleyen Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, projenin üniversite, sanayi ve bölge açısından stratejik önemine dikkat çekti. Saha ziyaretinde Prof. Dr. Köse'ye; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Genel Sekreter Nuretdin Memur, Technocity İzmir Genel Müdürü Prof. Dr. Serhat Burmaoğlu, TTO A.Ş. Müdürü Öğr. Gör. Anıl Baybura, Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı Yasin Yıldız ile Bilgi İşlem Daire Başkanı Fatih Tunçez eşlik etti. Heyet, Technocity İzmir Genel Müdürü Prof. Dr. Serhat Burmaoğlu'ndan devam eden teknik çalışmalar ve proje takvimi hakkında bilgi aldı. Üniversite-Sanayi İş Birliğinde Stratejik Dönüşüm Technocity İzmir’in üniversite, sanayi ve öğrenciler açısından oluşturacağı katma değere ve bölge açısından üstleneceği stratejik öneme dikkat çeken Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, "Yaklaşık 12 bin 500 metrekarelik alanda yükselecek Technocity İzmir; üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirme, Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerini destekleme hususunda en kritik aktörümüz olacak. İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’ne (İAOSB) komşu konumlanan bu yapı sayesinde akademik bilginin yüksek katma değerli ürün ve hizmetlere dönüşmesini hızlandıracağız. Özellikle teknoloji ihracatı, dijital dönüşüm, yapay zekâ ve yeşil dönüşüm gibi stratejik alanlarda bölgesel ve ulusal kalkınmaya öncülük etmeyi hedefliyoruz. Bu proje, üniversitemizin bilim, teknoloji ve yenilikçilik alanındaki vizyonunun en somut göstergelerinden biridir" ifadelerini kullandı. Girişimci Üniversite Kimliğimizi Güçlendiriyoruz Teknoparkın araştırma, girişimcilik ve istihdam boyutunu değerlendiren Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, "Teknoparkımız öğrencilerimiz için uygulamalı eğitim, staj ve istihdam olanaklarını genişletecek; akademisyenlerimize ise sanayi ile ortak araştırma yürütme, yeni teknolojiler geliştirme ve yenilikçi fikirlerini ticarileştirme fırsatları sunacaktır. Böylece İKÇÜ, ürettiği bilgiyi teknolojiye ve ekonomik değere dönüştüren girişimci üniversite kimliğini daha da pekiştirecektir. Technocity İzmir’in faaliyete geçmesiyle birlikte bilimsel çalışmaların sahaya aktarılması hız kazanacak, öğrencilerimiz için yeni fırsatlar doğacaktır. Ayrıca akademisyenlerimizin ve girişimcilerimizin fikri mülkiyet haklarını ticarileştirmesi ile ulusal ve uluslararası fonlardan yararlanması kolaylaşarak Ar-Ge süreçleri güçlü bir şekilde desteklenecektir” dedi. Milli Teknoloji Hamlesi'ne Güç Katacak Technocity İzmir'in üniversitenin bilgi üretim kapasitesini toplumsal değere dönüştürecek stratejik bir ekosistem oluşturacağına işaret eden Prof. Dr. Köse, projenin Türkiye Yüzyılı vizyonu ile Milli Teknoloji Hamlesi hedeflerine hizmet edeceğini aktardı. Prof. Dr. Köse, " Bugün proje sahasında yürütülen çalışmaları yerinde değerlendirdik. Süreç planlandığı şekilde ilerliyor. Bu teknoparkla ulaşmak istediğimiz nihai hedef, Milli Teknoloji Hamlesi'ne güç katmaktır. İzmir'in kuzey aksında bugüne kadar benzeri bulunmayan bu teknoloji geliştirme bölgesini inovasyonun, Ar-Ge'nin ve girişimciliğin yeni merkezi haline getirmeyi amaçlıyoruz. Technocity İzmir, yalnızca üniversitemize değil, bölgemizin sanayisine, girişimcilerine ve genç araştırmacılarına da önemli katkılar sunacaktır. Süreçleri büyük bir titizlikle yürütüyoruz. Hedefimiz, bu stratejik yatırımı en kısa sürede tamamlayarak İzmir'in kuzeyinde teknoloji tabanlı kalkınmanın öncüsü olmaktır. Technocity İzmir; inovasyonun, Ar-Ge'nin ve girişimciliğin yeni adresi olacak” şeklinde konuştu. -
05.08.2026Togu Balık Kazılarından Türk Tarım Tarihini Değiştirecek Keşif
Moğolistan’da yürütülen arkeolojik çalışmalarda gün yüzüne çıkarılan 14 kilometrelik antik sulama kanalı, Türklerin planlı tarım geçmişini 100 yıl erkene taşıdı. Tuul Vadisi’nde Dokuz Oğuzlar’a (Uygurları kuran boylar) ait "kayıp kent" Togu Balık’ta heyecan verici bulgulara ulaşıldı. Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığının (TİKA) desteğiyle; Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) ve Moğolistan Bilimler Akademisi ortaklığında sürdürülen kazılarda tespit edilen devasa sulama kanalı ve saray kompleksi, bölgedeki yerleşik yaşam ve üretim tarihine ilişkin bilinenleri değiştirdi. Maden Kentinden Gelişmiş Tarım Merkezine Proje Sorumlusu, Türk Arkeoloji ve Kültürel Miras Enstitüsü Başkanı ve İKÇÜ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Doğan’ın koordinasyonunda 30 kişilik multidisipliner bir bilim ekibiyle sürdürülen kazıların üçüncü sezonunda elde edilen antik buğday tohumları, saray kalıntıları ve boy damgaları; kentin yalnızca bir madencilik ve metalürji merkezi değil, aynı zamanda gelişmiş bir tarımsal üretim şehri olduğunu kanıtladı. Jeoarkeolojik araştırmalar kapsamında gerçekleştirilen 45 sondaj çalışmasının yanı sıra botanik uzmanlarınca yapılan incelemelerde alanda 124 damarlı bitki türü kaydedildi ve geçmişte bölgede ekimi yapılan 4 farklı antik buğday türünün tohumlarına ulaşıldı. Drone destekli saha taramalarında ise Tuul (Tola) Nehir yatağından tarım alanlarına yönlendirilen 14 kilometrelik devasa bir su kanalı şebekesi haritalandırıldı. Akademik Dünyada Tam Uzlaşı: "Surlar ve Buluntular Türk Dönemini İşaret Ediyor" Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Doğan, kentin tespit sürecinin 8 yıllık köklü bir araştırmaya dayandığını belirtti. Yazıtlarda ve Çin kaynaklarında adı geçen ancak konumu bilinmeyen kentin tespitiyle ilgili bilgi veren Dekan Prof. Dr. Doğan, "Hermen Denj alanında daha önce Kitan şehri olarak çalışılan noktada anlamlandırılması güç Uygur seramikleri bulunmuştu. Surların Türk dönemini işaret etmesinden şüphelenerek başladığımız kazılarda, saray kalıntısındaki duvar altı buluntularının tamamen Türk dönemine ait olduğunu saptadık. Kitan yerleşimi üzerine çalışan akademisyenlerle bulguları paylaştığımızda, alanın Togu Balık olduğu konusunda bilim dünyasında tam bir uzlaşı sağlandı" ifadelerini kullandı. Saray Yapısı, Estetik Anlayış ve Sosyal Yaşama Dair Önemli Verilere Ulaşıldı Kentin güneydoğusunda yer alan surla çevrili saray kompleksindeki yapısal verilere ve mimari niteliklere ilişkin detayları paylaşan Prof. Dr. Doğan, "Saray yapısındaki sütun altlıklarının tamamını ve giriş kapısını ortaya çıkardık. Surların giriş kapısı doğrudan Tola (Tuul) Nehri'ne bakıyor. Surların içerisinde sarayın müştemilatı olan küçük yapılar mevcut. Botanik uzmanlarımız bölgeye dışarıdan getirildiği belirlenen süs bitkisi kalıntıları buldu. Bu durum saray hayatındaki estetik anlayışı gösteriyor. Şehrin imalat kapasitesini anlamak adına yürüttüğümüz çalışmalarda ise seramik, tuğla ve kiremit imalatında kullanılan bir fırın kalıntısı çıkardık. Fırındaki küllü katmanda çok sayıda hatalı imalat ve seramik parçası tespit ettik. Şehri çevreleyen dağlarda yürütülen yüzey araştırmalarında bir kaya yazıtı, çok sayıda petroglif ve boy damgası bulundu. Damgaların Dokuz Oğuz boylarına ait olması kentin kimliğini doğrulamada temel kanıt oluşturuyor. Kent sakinlerinin beslenme alışkanlıklarında küçükbaş evcil hayvan tüketimi öne çıkarken, geyik ve domuz gibi av hayvanlarının da tüketildiği görüldü. Kutlu alanlarda rastlanan yanık kemik parçaları üzerindeki laboratuvar analizlerimiz ise defin gelenekleri ve yakma ritüellerinin tespiti için devam ediyor" dedi. Modern Tarım Geçmişi Dokuz Oğuzlar’a Uzanıyor Elde edilen verilerin bozkır ekonomisine dair ezberleri bozduğunu vurgulayan Dekan Prof. Dr. Şaban Doğan, tarımsal üretime dair bulgulara değindi. Prof. Dr. Doğan, "Bu seneki çalışmalarımız ekonominin, şehrin ekonomisinin sadece madenciliğe dayanmadığını ve şehirde ciddi manada tarım yapıldığını da ortaya koydu. Açıkçası ben ilk bulgularda şaşırmıştım. Arkadaşlarımız tahıl tohumlarına ulaştılar. O coğrafyada tarım yapıldığını kanıtlayabilecek nitelikte yine antik dönem buğday tohumları. Ardından arkeolog arkadaşlarımız genelde dronlarla yaptıkları çalışmalarda Tola Nehri'nin yaklaşık 14 kilometre boyunca o tarım yapıldığını düşündüğümüz alanı sulamak maksadıyla suyun yönlendirildiği özellikle su kanalları kalıntılarına ulaştı. Bu çok anlamlı, çok müthiş bir şey. Yani 14 kilometrelik bir su kanalından bahsediyoruz. Tarım alanlarının sulama amaçlı kullanıldığı değerlendiriliyor. Dolayısıyla da biz sadece madencilik değil aynı zamanda tarım da yapıldığını ortaya koymuş olduk. Uygurlarla başlattığımız o çağın modern tarımı aslında Uygurlardan bir 100 yıl daha erkene, onların öncülü olan Dokuz Oğuzlar'a uzanmış oldu" diye konuştu. -
04.08.2026İKÇÜ’den COP31 Bilim Diplomasısı Hamlesine Tam Destek
Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek olan COP31 İklim Zirvesi hazırlıkları kapsamında, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı iş birliğiyle düzenlenen “COP31 Yolunda Bilim Diplomasisi Akademik Lansmanı” Ankara’da gerçekleştirildi. Türkiye’nin iklim diplomasisindeki öncü rolünün ve üniversitelerin küresel çevre politikalarına sunacağı bilimsel katkıların detaylandırıldığı programa; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, YÖK üyeleri, üniversite rektörleri ve sürdürülebilirlikten sorumlu rektör yardımcıları katıldı. Lansman toplantısında İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesini Rektör Prof. Dr. Saffet Köse ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu temsil etti. Üniversitelerimiz COP31 Sürecinin Doğal Paydaşıdır Programın açılışında konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, iklim değişikliğiyle mücadelenin bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirterek, sürecin başarısında akademik bilgi birikiminin kritik rol oynadığını vurguladı. Bakan Kurum konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “İklim değişikliği ile mücadelede bilim ayağı olmadan başarı mümkün değil. Üniversitelerimizi COP31 sürecinin doğal paydaşı olarak görüyoruz. Asrın inşa seferberliğiyle deprem bölgesinde sıfır atık uyumlu, kendi enerjisini üreten dirençli şehirler inşa ettik. Bölgede yapılan yeni binalarda enerji tüketimini geçmişe kıyasla %39 oranında azalttık." Bakan Kurum ayrıca, Londra İklim Eylem Haftası kapsamında uluslararası finans kuruluşları, yatırımcılar ve bilim insanlarıyla bir araya gelerek Türkiye'nin COP31 önceliklerini paylaştıklarını hatırlattı. 208 Üniversitemizle Kurumsal Bir İklim Hamlesi Başlatıyoruz YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin küresel iklim diplomasisinde merkez ülkelerden biri konumuna geldiğini belirtti. İklim çalışmalarını münferit girişimlerden çıkarıp kurumsal bir yapıya dönüştürdüklerini açıklayan Özvar, Türkiye’deki 208 üniversitenin tamamında bir rektör yardımcısının COP31 Koordinatörü olarak görevlendirildiğini duyurdu. Türk üniversitelerinin yeşil dönüşümdeki başarısına dikkat çeken Prof. Dr. Özvar:Türkiye'nin, 2025 GreenMetric Dünya Üniversiteleri Sıralaması’nda ilk 500’de en fazla üniversitesi bulunan ülke olarak dünyada 1. sırada yer aldığını, 198 ülkeden yaklaşık 380 bin uluslararası öğrenci ile Türkiye'nin dünyada ilk altı ülke arasında bulunduğunu ve bu ağın iklim diplomasisi için büyük bir potansiyel oluşturduğunu vurguladı. YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar konuşmasında üniversitelere; bilimsel çalışmaları COP31 hedefleriyle bütünleştirme, yeni uluslararası akademik ortaklıklar kurma ve genç araştırmacıları sürece dâhil etme çağrısında bulundu. Üniversiteler İklim Diplomasisinin En Güçlü Bilgi Üretim Merkezleridir Lansman sonrasında değerlendirmelerde bulunan İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, COP31’in yalnızca küresel bir zirve değil, aynı zamanda küresel bilimsel iş birliklerini pekiştirecek stratejik bir platform olduğunu vurguladı. İKÇÜ'nün yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik vizyonunu aktaran Rektör Prof. Dr. Köse, "İklim krizi, yalnızca bir çevre sorunu değil; insanlığın geleceğini şekillendiren varoluşsal bir sınavdır. Bu sınavın üstesinden gelmenin tek yolu, iklim politikalarını katıksız bir bilimsel temele oturtmaktır. İşte bu noktada üniversitelerimiz, iklim diplomasisinin en köklü bilgi ve çözüm üretim merkezleri olarak öne çıkmaktadır. YÖK koordinasyonunda hayata geçirilen bu vizyoner hamle, üniversitelerimizin küresel ölçekteki çözüm ortaklığını tescillemektedir. Bilimsel bilgi paylaşıldıkça çoğalan ve uluslararasında barışçıl güven ortamını tesis eden en nesnel güçtür. İKÇÜ ailesi olarak, yeşil teknolojilerden sürdürülebilir yaşam modellerine kadar yürüttüğümüz yenilikçi çalışmalarla Türkiye’nin COP31’deki küresel liderliğini bilimsel açıdan en güçlü şekilde desteklemeye hazırız" diye konuştu. Lansmana katılan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu da COP31 akademik koordinasyon takvimi kapsamında ulusal ve uluslararası paydaşlarla yürütülecek ortak çalışmalara ilişkin temaslarda bulundu. -
24.07.2026Çad Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Guet’ten Rektör Prof. Dr. Köse’ye Ziyaret
Çad Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Adoum Dangaï Nokour Guet, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse’yi makamında ziyaret etti. Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Muhsin Akbaş ile Prof. Dr. Süleyman Akbulut’un da hazır bulunduğu görüşmede, ortak proje olanakları ile uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik fikir alışverişinde bulunuldu. İKÇÜ’nün uluslararasılaşma vizyonu doğrultusunda dünyanın farklı coğrafyalarındaki üniversiteler ve kamu kurumlarıyla iş birliğini geliştirmeye büyük önem verdiğini belirten Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, eğitim alanındaki ortak çalışmaların bilimsel üretime ve kültürel etkileşime sunacağı katkılara değindi. Çad Cumhuriyeti ile yükseköğretim alanında kurulacak temasların her iki ülke açısından değerli kazanımlar sağlayacağını vurgulayan Prof. Dr. Köse, nazik ziyaretlerinden dolayı Büyükelçi Guet'e teşekkür etti. Çad Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Adoum Dangaï Nokour Guet ise İKÇÜ'nün akademik gelişimini ve uluslararası alandaki çalışmalarını yakından takip ettiklerini belirterek, eğitim ve bilim alanında kurulacak ortaklıkların Türkiye ile Çad arasındaki bağları daha da pekiştireceğini ifade etti. Görüşme; karşılıklı iyi niyet temennilerinin iletilmesi, hediye takdimi ve günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi. -
22.07.2026İKÇÜ Tıp, TUS Başarısıyla Türkiye'nin En İyi Tıp Fakülteleri Arasında
Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (TUS) 2025/1 dönemi performans verilerine göre Türkiye'nin en başarılı 25 tıp fakültesi açıklandı. Adayların uzmanlık eğitimi tercihlerinde önemli bir gösterge olarak kabul edilen sonuçlarda, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Tıp Fakültesi, Türkiye genelinde birçok köklü üniversiteyi geride bırakarak 13'üncü sırada yer aldı. Bölgesel başarısıyla da öne çıkan İKÇÜ Tıp Fakültesi, İzmir'de aktif olarak tıp eğitimi veren 9 fakülte arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinin ardından 2'nci sıraya yerleşerek önemli bir başarıya imza attı. Tıp eğitiminde teorik bilgi, klinik uygulama becerisi ve akademik yeterliliği ölçen en önemli ulusal değerlendirme araçlarından biri olan TUS, fakültelerin eğitim kalitesini ve mezun başarısını ortaya koyan objektif göstergeler arasında yer alıyor. Türkiye genelindeki tüm mezunların aynı standart sınavla değerlendirildiği sistemde elde edilen bu başarı; İKÇÜ Tıp Fakültesinin güçlü akademik kadrosunu, çağdaş eğitim yaklaşımını, entegre müfredatını ve klinik uygulama altyapısını bir kez daha tescilledi. Adayların uzmanlık eğitimi tercihlerinde belirleyici rol oynayan ve fakültelerin akademik başarı grafiğini göz önüne seren TUS sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan İKÇÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tuğrul Bulut, elde edilen sonucun tesadüf olmadığını, planlı ve nitelikli bir eğitim anlayışının eseri olduğunu vurguladı. Fakülte olarak ulaştıkları noktadan büyük gurur duyduklarını belirten Prof. Dr. Tuğrul Bulut, "Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı, tıp fakültelerinde verilen teorik ve klinik eğitimin kalitesini, müfredatımızın güncelliğini ve akademik iklimimizi doğrudan yansıtan en somut dış değerlendirme ölçütüdür. Fakültemiz, henüz genç bir kurum olmasına rağmen Türkiye’nin en köklü tıp fakültelerini geride bırakarak üst sıralarda yer alma başarısı göstermiştir. Elde ettiğimiz bu derece; dinamik ve yetkin akademik kadromuzun, öğrenci odaklı entegre müfredatımızın ve klinikte sunduğumuz güçlü pratik eğitim altyapısının bir sonucudur. Öğrencilerimizin azmi ve hocalarımızın özverili çalışmalarıyla ulaştığımız bu başarı, fakültemizin nitelikli hekim yetiştirme vizyonunu bir kez daha tescillemiştir. Geleceğin sağlık ordusunu en iyi şekilde yetiştirmek adına eğitim kalitemizi ve başarı çıtamızı her geçen dönem daha da yukarı taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz. Bu başarıda emeği bulunan tüm akademik ve idari personelimize, özveriyle çalışan öğretim üyelerimize ve bizleri gururlandıran mezunlarımıza gönülden teşekkür ediyorum” diye konuştu. -
21.07.2026İKÇÜ, Avrupa STEM Girişimcilik Ağında Yerini Aldı
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ), Avrupa Yenilik ve Teknoloji Enstitüsü (EIT) bünyesinde yürütülen EIT HEI Initiative kapsamında desteklenmeye hak kazanan "BOOST4STEM – Fostering STEM Innovation and Entrepreneurship Ecosystems in Higher Education" projesine ortak oldu. Toplam 1,9 milyon avro bütçeye sahip proje, yükseköğretim kurumlarında bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik (STEM) alanlarında üretilen akademik bilgi ile araştırma çıktılarının ekonomik ve toplumsal değere dönüştürülmesini hedefliyor. İKÇÜ adına proje başvuru süreci, Veri Bilimi ve Analitiği Bölüm Başkanı ve Technocity İzmir Genel Müdürü Prof. Dr. Serhat Burmaoğlu ile İKÇÜ Teknoloji Transfer Ofisi (TTO) A.Ş. Genel Müdürü Öğr. Gör. Anıl Baybura tarafından yürütülerek üniversitenin bu uluslararası girişimcilik ağına katılımı sağlandı. Projenin İKÇÜ ayağında Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ile Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi aktif rol üstlenecek. Araştırma çıktılarının iş modellerine dönüştürülmesi sürecine ise İKÇÜ TTO A.Ş. ile Technocity İzmir Teknoloji Geliştirme A.Ş. rehberlik edecek. Polonya'daki Rzeszów University of Technology koordinatörlüğünde yürütülen BOOST4STEM projesi, Avrupa'nın farklı ülkelerinden üniversiteleri, teknoloji transfer kuruluşlarını ve inovasyon odaklı kurumları aynı çatı altında buluşturuyor. Sekiz ortaklı uluslararası konsorsiyumda; Polonya'dan Rzeszów University of Technology ve Urban Forum, Türkiye'den İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ve Ege Üniversitesi, Çekya'dan Charles University ile Institut pro regionální rozvoj, Hırvatistan'dan RIT Croatia ve Bulgaristan'dan WeCreate OOD yer alıyor. Araştırmadan Pazara Uzanan Yol Güçlenecek BOOST4STEM, üniversitelerde yürütülen akademik araştırmaların patentlere, yenilikçi ürünlere, teknoloji tabanlı girişimlere ve sanayi iş birliklerine dönüşmesini hızlandıracak sürdürülebilir mekanizmalar geliştirmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda STEM öğrencilerinde teknoloji girişimciliği farkındalığının artırılması, akademisyenlerin araştırma çıktılarının ticarileştirilmesi ile patent ve fikri mülkiyet süreçlerinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Proje ayrıca akademik girişimcilik kültürünün yaygınlaştırılmasını, üniversite-sanayi iş birliklerinin geliştirilmesini ve araştırma sonuçlarından yeni teknoloji tabanlı girişimlerin doğmasını destekleyecek. İKÇÜ bünyesinde yürütülen ROTA Akademik Girişimcilik Programı ile BİGG-Pusula Programı da BOOST4STEM kapsamında geliştirilecek faaliyetlerle entegre edilecek. Böylece fikir aşamasından şirketleşmeye kadar geçen süreçte akademisyen ve öğrencilere mentörlük, patent analizi, girişimcilik eğitimleri ve kuluçka desteği sunulacak. Bilimsel Potansiyelimizi Küresel Değere Dönüştürüyoruz Projeye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Serhat Burmaoğlu, İKÇÜ'nün girişimci ve yenilikçi üniversite vizyonunu uluslararası iş birlikleriyle güçlendirdiğini aktardı. Prof. Dr. Burmaoğlu, “İKÇÜ'nün girişimci ve yenilikçi üniversite vizyonunun temelinde, akademik araştırmaların yalnızca bilimsel yayınlarla sınırlı kalmayıp ekonomik ve toplumsal fayda üreten çıktılara dönüşmesi yer almaktadır. Avrupa Yenilik ve Teknoloji Enstitüsü (EIT) çatısı altında desteklenen BOOST4STEM projesine ortak olmamız, üniversitemizin uluslararası araştırma ve inovasyon ekosistemindeki konumunu daha da güçlendiren önemli bir adımdır.Bugün üniversitelerin başarısı yalnızca ürettikleri bilgiyle değil, bu bilgiyi teknolojiye, patente, girişime ve yüksek katma değerli ürünlere dönüştürebilme kabiliyetiyle de ölçülmektedir. BOOST4STEM, bu dönüşümü hızlandıracak güçlü bir uluslararası iş birliği platformu sunmaktadır. BOOST4STEM aynı zamanda Avrupa'nın farklı ülkelerindeki üniversiteler, teknoloji transfer kuruluşları ve inovasyon merkezleriyle kalıcı iş birlikleri geliştirmemize imkân tanıyacak. Bu ağ sayesinde bilgi ve deneyim paylaşımını artırırken, ortak Ar-Ge faaliyetleri, uluslararası proje üretimi ve teknoloji tabanlı girişimlerin geliştirilmesi konusunda da önemli kazanımlar elde edeceğiz. Üniversitemiz bünyesinde başarıyla yürüttüğümüz ROTA Akademik Girişimcilik Programı ve BİGG-Pusula Programı'nı BOOST4STEM'in sunduğu uluslararası deneyim ve iyi uygulamalarla daha da güçlendireceğiz. Böylece öğrencilerimizin ve akademisyenlerimizin girişimcilik yetkinliklerini artırırken, yeni nesil teknoloji şirketlerinin doğmasına katkı sunacağız. İnanıyorum ki bu proje yalnızca İKÇÜ'nün değil, İzmir'in ve ülkemizin inovasyon kapasitesinin gelişmesine de önemli katkılar sağlayacaktır. Avrupa'nın girişimcilik ve teknoloji ekosistemiyle kurduğumuz bu güçlü bağ sayesinde üniversitemiz, bilimsel üretimini küresel ölçekte ekonomik değere dönüştüren öncü yükseköğretim kurumları arasında yerini daha da sağlamlaştıracaktır" diye konuştu. -
21.07.2026İKÇÜ’lü Genç Mühendisler Dünya Birincisi
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği öğrencilerinden oluşan İKÇÜ Sismik Takımı, deprem mühendisliği alanında dünyanın en prestijli organizasyonlarından biri kabul edilen EERI Depreme Dayanıklı Bina Tasarım Yarışmasında (Seismic Design Competition) dünyanın dört bir yanından katılan 49 seçkin üniversite arasından Dünya Birincisi oldu. Earthquake Engineering Research Institute (EERI) tarafından ABD’nin Oregon eyaletine bağlı Portland şehrinde organize edilen yarışmada İKÇÜ, sergilediği teknik üstünlük ve yenilikçi mühendislik çözümleriyle Türkiye’yİ zirveye taşıdı. İstikrarlı Başarı Zirveyle Taçlandı Geçmiş yıllarda da istikrarlı bir grafik çizen ve 2024’te dünya 7.’liği, 2025’te ise dünya 9.’luğu elde eden İKÇÜ Sismik Takımı, 13-17 Temmuz 2026 tarihlerinde düzenlenen dev finallerde bu başarısını zirveye taşıdı. Zorlu ön eleme sürecinde hazırladıkları teknik proje teklifi, analiz raporları ve etkili tasarımlarıyla ilk 10 takım arasına girerek finale yükselen İKÇÜ'lü genç mühendis adayları, final etabındaki sarsma masası testlerinde ve sunumlarda gösterdikleri performansla 49 köklü üniversiteyi geride bıraktı. Yarışma kapsamında takımlardan; sismik yükler altında yüksek performans gösterecek balsa ağacından maket binalar tasarlamaları, ileri düzey analizler yapmaları ve bu tasarımları fiziksel teste hazırlamaları istendi. İKÇÜ Sismik Takımı’nı birinciliğe taşıyan en kritik hamlelerden biri ise yarışmanın özel kuralı doğrultusunda kendi geliştirdikleri inovatif sönümleyici (amortisör) sistemi oldu. Maket yapıya entegre edilen bu sistem, sarsma masası testleri sırasında deprem dalgalarını sönümleyerek yapısal hasar riskini en aza indirdi ve jüriden tam puan aldı. İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim üyeleri Dr. Öğr. Üyesi Hasan Emre Demirci ve Dr. Öğr. Üyesi Oğuzhan Toğay danışmanlığında yaklaşık bir yıl boyunca yoğun bir hazırlık dönemi geçiren şampiyon kadroda Takım Kaptanı ve Yapısal Tasarım Sorumlusu: Muhammed Haktan Korkmaz, takım Üyeleri: Fevzi Zeybek, Metin Ömer Yıldız, Ayça Dervişoğlu, Bengisu Ateş, Cennet Taşçı, Elif Meriç Ergün, Selin Çınar ve Sudenaz Mete ekip ruhunu başarıyla taçlandırdı. Teknolojik Vizyonumuzu Küresel Ölçekte Kanıtladılar Tarihi zaferi tebrik eden Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, “ İnşaat Mühendisliği Bölümü öğrencilerimizin ve danışman hocalarımızın büyük bir azim, özveri ve takım ruhuyla yürüttüğü çalışmaların, dünya zirvesinde bir şampiyonlukla taçlanması üniversitemiz ve ülkemiz adına tarihi bir gurur vesilesidir. Geçmiş yıllardaki istikrarlı başarılarını bu yıl en üst noktaya taşıyan genç mühendis adaylarımız; geliştirdikleri yenilikçi tasarımlarla bilimsel ve teknolojik vizyonumuzu küresel ölçekte bir kez daha kanıtlamışlardır. Ülkemizi, İzmir’imizi ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’ni uluslararası arenada en güzel şekilde temsil ederek bu büyük başarıyı Türkiye’ye kazandıran;Takım danışmanlarımız Dr. Öğr. Üyesi Hasan Emre Demirci ve Dr. Öğr. Üyesi Oğuzhan Toğay başta olmak üzere, takım kaptanımız Muhammed Haktan Korkmaz'ı ve kıymetli öğrencilerimiz Fevzi Zeybek, Metin Ömer Yıldız, Ayça Dervişoğlu, Bengisu Ateş, Cennet Taşçı, Elif Meriç Ergün, Selin Çınar ile Sudenaz Mete’yi gönülden kutluyor, başarılarının devamını diliyorum. Geleceğin güvenli yapılarını inşa edecek genç mühendislerimize ve bu süreçte emeği geçen tüm akademisyenlerimize şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu. -
13.07.2026Türk Medyası Başarılı Bir Sınav Verdi
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinde (İKÇÜ) 15 Temmuz demokrasinin ve milli iradenin zaferinin yıl dönümü kapsamında anlamlı bir panel gerçekleştirildi. Rektör Prof. Dr. Saffet Köse’nin moderatörlüğünde düzenlenen "15 Temmuz Gecesinde Medyanın Rolü" başlıklı panelde; Türk medyasının direnişteki stratejik önemi, tarihi canlı yayınların perde arkası ve hafızalara kazınan gazete manşetleri kronolojik ve sosyolojik bir perspektifle ele alındı. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu’nun akademik, Anadolu Ajansı (AA) İzmir Bölge Müdürü Ahmet Caner Baysal’ın ise sektörel sunumlarıyla katkı sağladığı panelde, Türkiye’nin kendi geleceğini tayin etme kararlılığının en somut nişanesi olan 15 Temmuz direnişinin en önemli aktörlerinden Türk medyasının devlet-millet kenetlenmesinde üstlendiği role dikkat çekildi. Panelin açılış ve moderatörlük konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, Batı dünyasının İslam ülkelerine yönelik stratejilerini "içeriden yönetme" modeline kaydırdığına dikkat çekti. FETÖ’nün bu amaca hizmet etmek için insanların temiz dini duygularını sömürdüğünü belirten Prof. Dr. Köse, Sosyolog Erol Güngör’ün "Kitleleri harekete geçirmede en etkili araç dindir" sözünü hatırlattı. Prof. Dr. Köse, örgütün bu gücü kullanarak milleti hipnotize etmeye çalıştığını ancak Türkiye'deki güçlü kurumsal din eğitimi engeline takıldığını belirtti. Cumhurbaşkanımızın Dirayeti Tarihin Akışını Değiştirdi Rektör Prof. Dr. Köse, “Batı, Doğu toplumlarını yönetmek, çerçevelemek ve sömürmek için sosyoloji, psikoloji, antropoloji gibi bilim dallarını araçsallaştırdı. Batı merkezli hegemonik zihniyet, kendisi gibi inanmayan bütün insanları sapkın görüyor. Gerekirse yok etmeyi görev olarak kabul ediyorlar. Farklılıklar üzerinden problemler çıkarmak üzere kendilerini konumlandırmışlar. Farklılıkları çatıştırıyorlar. Bunu da din, mezhepler, ırklar üzerinden yapıyorlar ve maalesef başarıyorlar. Bugün Nijerya'da Boko Haram'ı, bu coğrafyada DAEŞ'i, Haşdi Şabi'yi ve FETÖ'yü kuran, fonlayan ve büyüten akıl aynı küresel akıldır. Bunu zaten kendi devlet başkanları da itiraf etmektedir. Eğer dini sağlıklı bir zeminde insanlara öğretmezseniz, bu durum çok tehlikeli sonuçlar doğurur. Dünyada tarikat şeyhlerinin emriyle topluca intihar eden topluluklar gördük. Fethullah da bu yöntemi kullandı ama ülkemizde başarılı olamadı. Çünkü İlahiyat Fakültelerimiz, Diyanet Teşkilatımız ve din eğitimi veren okullarımız sayesinde bu milletin zihnindeki dini bilgi sağlıklıydı. O zifiri karanlık gecede, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın hiçbir tehdide boyun eğmeyen liderlik vasfı, yüksek dirayeti ve milleti meydanlara çağıran cesur duruşu, tarihin akışını değiştirmiştir. Bu tarihi çağrıya anında yanıt veren aziz milletimizin sarsılmaz vatanseverliği, canından aziz bildiği istiklali uğruna tankların önüne gövdesini siper eden imanı, küresel senaryoları bir gecede yerle yeksan etmiştir. Örgüt gerçek kimliğini ortaya koyduğunda; devletinin yanında saf tutan milletin sağduyusu, feraseti ve gerçek inancı harekete geçerek bu hain girişimi bitirdi. Bu yüzden hem milli ve manevi değerlerimizi koruyan kurumlarımıza hem de bu asil vatanseverlik ruhuna sonuna kadar sahip çıkmalıyız" dedi. Algı Operasyonları ve Medya Üzerinden Yürütülen Psikolojik Harp 15 Temmuz gecesi yaşananların sadece yerel bir ihanet şebekesinden ibaret olmadığını, küresel bir senaryonun sahneye konulduğunu vurgulayan Prof. Dr. Köse, Edward Said’in Oryantalizm eserine atıfta bulunarak; Batı dünyasının ve oryantalizmin Doğu toplumlarına faydacı ve ayrıştırıcı bir amaçla yaklaştığını kaydetti. Rektör Prof. Dr. Köse, 'Darbe girişimi sırasında CIA’in uzantısı olarak faaliyet gösteren küresel bir özel istihbarat şirketinin, Cumhurbaşkanımızın uçağının rotasını anlık olarak dünyaya servis etmesi ve eş zamanlı olarak ABD merkezli NBC News’in "Cumhurbaşkanı Erdoğan Almanya’dan sığınma talep etti" şeklinde asılsız iddialar yayması tesadüf değildir. Bu hamleler, milli iradeyi kırmak ve darbecilere psikolojik üstünlük sağlamak için planlanmış organize birer algı operasyonudur. Yaşanan bu somut örnekler, karşımızdaki kirli yapının köklerini, sınırları aşan bağlantılarını ve arkasındaki küresel üst aklı tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir.” diye konuştu. Hainlerin Zamanlama Planını Milletin Doğal Refleksi ve Sağduyusu Bozdu Panelde medyanın ve toplumsal reflekslerin sosyolojik boyutunu açıklayan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, 15 Temmuz gecesi Türk milletinin gösterdiği direnişin dünya tarihinde bir eşi daha olmadığını söyledi. Darbe girişiminin zamanlamasına ve kriz yönetimine dair çarpıcı teknik detaylar paylaşan Prof. Dr. Bulduklu, örgütün planlarının nasıl altüst olduğunu resmi raporlar ve itirafçı beyanları üzerinden aktardı. Prof. Dr. Bulduklu, "Krizin genel karakteri belirsizliktir ve belirsizlik insanı ürkütür. Biz toplum olarak kriz anlarında planlı hareket etmekten ziyade kültürel kodlarımızla, doğal bir refleksle bir araya toplanıyor ve hızlı kenetleniyoruz. 15 Temmuz'da da böyle oldu. FETÖ’cü hainlerin kendi ifadelerine göre kalkışma saati aslında gece 03,00 olarak planlanmıştı. Eğer o saatte başlasalardı, millet sabah darbe ortamına uyanacaktı ve zayiat çok daha ağır olabilirdi. Ancak MİT'e yapılan ihbar ve örgüt içindeki sızıntılar nedeniyle panikleyip planı saat 20.30 sularına çektiler. Millet henüz ayaktayken bu işe kalkışmaları, planlarının erkenden deşifre olmasını sağladı. Tabii ki saat 03.00'te de olsaydı bu milletin sağduyusu onlara geçit vermezdi ama zamanlamanın öne kayması oyunlarını tamamen bozdu” dedi. Eski Darbelerin Ezberi İletişim Teknolojileri ve Medyanın Dik Duruşuyla Bozuldu Eski darbeler ile 15 Temmuz arasındaki en büyük farkın iletişim teknolojileri ve medyanın duruşu olduğunu belirten, o gece yürütülen başarılı iletişim stratejisine değinen Prof. Dr. Yasin Bulduklu, sergilenen devlet-millet kenetlenmesiyle hainlerin başarısız olduğunu ifade etti. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, “Geçmiş darbelerden alışkın oldukları için askerler ilk olarak TRT’ye yürüdü ve kurumu tamamen tahliye edip yayını kestiler. Eskiden sadece televizyonu susturduğunuzda herkes susuyordu. Ancak bu kez farklı bir tablo vardı; başta TRT’nin hızla toparlanması, yerel ve ulusal kanalların kesintisiz yayına devam etmesi kırılma noktası oldu. Dönemin Başbakanı Sayın Binali Yıldırım’ın süreci ilk andan itibaren bir 'darbe' değil, başarısızlığa mahkûm bir 'kalkışma' olarak nitelendirmesi, psikolojik üstünlüğü millete verdi. Ardından Sayın Cumhurbaşkanımızın ekranlardan yaptığı o tarihi çağrı, halkın topyekûn sokaklara dökülmesini ve darbenin ilerlemesini engelledi. Türk medyası o gece vatan savunmasında muazzam bir sınav verdi; koordinasyon ve mobilizasyon tamamen medya üzerinden başarıyla yürütüldü. Hiçbir millet yok ki böyle bir girdaptan tek yürek olarak çıkabilsin. Kendisine doğrulan tankların üzerine yürüyen, sopa ile direnen, mermilere göğsünü siper eden başka bir halk yoktur. O geceye ait videoları her izlediğimde derinden etkileniyorum; evinde bebeği olan anneler babalar meydanlara koştu, gencecik evlatlarımız da hainlerin üzerine yürüdü. Biz bu şanlı direnişi ve tuttuğumuz yasları konuşurken, aslında kazandığımız o muazzam başarıyı farkında olmadan küçümsüyoruz. Bu algının kırılmasında ve o gecenin hakkıyla idrak edilmesinde medyanın rolü hayati bir önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı. Uluslararası Medyanın Kirli Propagandası Uluslararası ana akım medyanın ve FETÖ destekli küresel yayın organlarının o gece yürüttüğü çok katmanlı kara propagandayı somut örneklerle deşifre eden Prof. Dr. Yasin Bulduklu, küresel medyanın iki yüzlü tavrını eleştirdi. Prof. Dr. Bulduklu, "Uluslararası medya, kalkışmanın ilk saatlerinde habercilik ilkelerini bir kenara bıraktı. Fox News gibi küresel kanallar ekranlarında adeta darbe seviciliği yaparak savunurken, Daily Times gibi mecralar iradesine sahip çıkmak için tankların önüne atlayan kahraman halkı 'koyun' olarak niteleyecek kadar küstahlaştı. Ne zaman ki Sayın Cumhurbaşkanımızın tarihi çağrısı ve hükümet yetkililerimizin net duruşuyla ibre tersine döndü, darbenin gidişatını gözleyen bezgin bir üslup takınıldı ve kalkışmanın başarısız olacağını anladıkları anda ise psikolojik harbin yönünü değiştirdiler. Organize bir dezenformasyon mekanizması devreye sokuldu. Uluslararası mecralarda satılık kalemlere sipariş makaleler yazdırarak, meşru hükümeti 'baskıcı ve intikamcı' göstermeye çalıştılar. FETÖ medyasının ve siber alandaki manipülasyon hesaplarının ürettiği argümanları küresel kamuoyuna taşıdılar. Yürüttükleri sistematik algı operasyonunun temel hedefi; Türkiye’nin bu direnişle modern dünyadan kopacağı, hızla dindarlaşacağı ve kaos içindeki bir Ortadoğu ülkesine dönüşeceği korkusunu yayarak darbecileri masumlaştırmaktı” dedi. Mevzu Vatansa Gerisi Teferruattır Diyen Türk Medyası Küresel ölçekteki devasa algı operasyonunun ve dezenformasyon kuşatmasının Türk medyasının sergilediği tarihi dayanışma sayesinde çöktüğünü belirten Prof. Dr. Bulduklu, yerel medyanın milletin sesi olma işlevini hakkıyla yerine getirdiğini belirtti. Prof. Dr. Yasin Bulduklu, “Batı medyası bu kirli senaryoyu yazarken, Türk medyasının ideolojik farklılıkları bir kenara bırakıp 'Mevzu vatansa gerisi teferruattır' diyerek tek yürek olacağını hesaba katmamıştı. O gece Türk medyası, uluslararası şebekelerin iddia ettiği gibi sadece pasif bir haber iletici değil, bizzat milli iradenin koordinasyon ve mobilizasyon merkezi haline geldi. Ulusal ve yerel yayın organlarımızın hiçbiri haddini aşan, darbecileri meşrulaştıran tek bir yayına müsaade etmedi. Sosyal medya ve televizyonlar üzerinden halkın sokaklarda kalmasını sağlayan kesintisiz bir bilgi akışı yönetildi. Dahası, doğru zamanda doğru isimlerin ekranlara çıkarılması; sahayı, sokağı ve ordu içindeki vatansever subayların sesini millete ulaştırması müthiş bir iletişim zekasıydı. Uluslararası medyanın 'Türkiye'de iç savaş var' veya 'Hükümet düştü' yalanlarına, Türk medyası çıplak gerçeği anında dünyaya haykırarak yanıt verdi. Demokratik meşruiyeti koruma altına alan bu kararlı yayıncılık, sokağın motivasyonunu diri tuttu ve küresel şer odaklarının Türkiye’yi kendi silahıyla vurma planını tamamen boşa çıkardı" ifadelerini kullandı. Konuşmasının sonunda hafızanın ve sürekliliğin önemine vurgu yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, "Aradan 10 yıl geçti. O dönem henüz 8-10 yaşlarında çocuk olan evlatlarımız bugün üniversite sıralarında oturuyor. Bu hain girişimin öncesini, sonrasını ve o büyük uluslararası kuşatmayı gençlerimize bıkmadan anlatmalı ve asla unutmamalıyız. Bu sadece bir darbe değil, ülkemizi bir iç savaşa sürükleme girişimiydi" diyerek milli bilincin taze tutulması gerektiğinin altını çizdi. Türk Medyası O Gece Vatan Savunmasında Kusursuz Bir Sınav Verdi Panelde sektörel deneyimlerini ve medyanın operasyonel gücünü paylaşan Anadolu Ajansı (AA) İzmir Bölge Müdürü Ahmet Caner Baysal, 15 Temmuz gecesi Gaziantep Bölge Müdürü olarak görev yaptığını belirterek, ilk anlarda yaşanan şaşkınlığı ve ardından hızla alınan millî aksiyonu anlattı. Gazetecilerin o gece canları pahasına tarihi bir sorumluluk üstlendiğini ifade eden Baysal, "Olayın ilk dakikalarında kendi iç iletişim gruplarımızda öğrendik. Başlangıçta bir şaşkınlık oldu ama mesleki refleksimiz ile durumu hızlıca anlamaya çalıştık. 'Böyle bir askeri darbe girişimi bu çağda nasıl olabilir?' diye konduramıyorsunuz başlangıçta ama hafızamızı ve profesyonelliğimizi çok çabuk toparladık. Türk medyası olarak o gece hakikaten kusursuz ve çok başarılı bir sınav verdik" dedi. Her Bir Vatandaşımız Bizim İçin Sahadaki Bir Muhabirdi Darbe girişiminin kırılma noktalarında Anadolu Ajansı ve yerel medyanın üstlendiği "hakikati gösterme" misyonuna değinen AA İzmir Bölge Müdürü Baysal, halkın direnişini dünyaya duyurmak için mobil teknolojileri etkin kullandıklarına işaret etti. Baysal, "Bugün hafızalara kazınan, az önce ekranlarda izlediğimiz o tarihi ve çarpıcı görüntülerin tamamı bizim kanallarımız aracılığıyla dünyaya servis edildi. O gece adeta her bir vatandaşımız sahada bizim için birer muhabir gibi çalıştı. Sahadan gelen anlık görüntüleri abonelerimize servis ettik. Bizim o anki tek ve en büyük amacımız; Türk milletinin bu hain darbeye karşı gösterdiği o asil duruşu ve sarsılmaz iradeyi dünyaya anında ilan edebilmekti. Sosyal medyanın bu kadar yaygın olduğu bir dönemde doğru ile yanlış; dezenformasyon ile hakikat birbirine çok çabuk karışıyor. Cuntacılar TRT’de zorla bildiri okutup CNN Türk’ü basarken, Anadolu Ajansı binasına da yöneldiler. Ancak emniyet güçlerimizin aldığı kararlı önlemler ve çalışanlarımızın dik duruşu sayesinde içeri sızamadılar. Çünkü biz o sırada çok stratejik bir görev yürütüyorduk: Hakikati tüm çıplaklığıyla ortaya koymak mecburiyetineydik ve bunun için ölmeye de hazırdık" şeklinde konuştu. Mobil Teknolojiler Etkin Şekilde Kullanıldı İletişim teknolojilerinin ve sonrasında medya yoluyla yapılan açıklamaların darbenin seyrini değiştirdiğini belirten AA İzmir Bölge Müdürü Baysal, 15 Temmuz’un geçmiş askeri darbelerle mukayese edildiğinde medyanın milleti birleştiren yönünün ön plana çıktığını söyledi. Baysal, “1960 ve 1980 darbelerinde iletişim imkânları bu kadar güçlü değildi. Cuntacılar radyoya veya TRT’ye gidip tek bir bildiri okutuyor, orayı durdurunca iletişim ağlarını kapatıyor ve halkı kaderine razı olmaya zorluyordu. Toplumun organize olması engelleniyordu. Fakat 15 Temmuz'da çok büyük bir avantajımız vardı: İletişim altyapısı artık çok güçlü ve yayınları kesemediler. Eğer o gece iletişim hatları koparılsaydı, süreç çok daha karanlık ve farklı noktalara evrilebilirdi. İletişim kesilmeyince bizler cep telefonlarımızla canlı yayınlar yaptık, haberlerimizi mobil olarak geçtik ve müthiş bir mobilizasyon sağladık. Sayın Cumhurbaşkanımızın Facetime üzerinden televizyonlara bağlanarak halkı meydanlara davet etmesi, dönemin Başbakanı Sayın Binali Yıldırım’ın 'Bu bir kalkışmadır' diyerek irade göstermesi bu sayede dalga dalga yayıldı. Hemen ardından İstanbul’da 1. Ordu Komutanı’nın ve peş peşe vatansever subayların net açıklamaları Anadolu Ajansı üzerinden servis edildi. Bu açıklamalar, darbe cuntasının psikolojik harbinde çok büyük bir kırılma yarattı ve milletimiz 81 ilde meydanları doldurdu" dedi. Yakın Tarihin Gerçekleri Genç Kuşaklara Doğru Kanallarla Anlatılmalı Gaziantep’te görev yaptığı dönemde bölgesel krizleri ve terör operasyonlarını çok yakından tecrübe ettiğini hatırlatan AA İzmir Bölge Müdürü Baysal, yakın tarihin objektif bir şekilde genç kuşaklara aktarılmasının hayati olduğunu söyleyerek konuşmasını tamamladı: "Gaziantep’te görev yaparken Suriye’deki iç savaşı 2011 yılından itibaren tam 6 yıl boyunca çok yakından, sınır hattında takip ettim. Suriye'nin iç savaştan önceki halini de biliyorum, şimdiki yıkılmış durumunu da. Keza Güneydoğu'da PKK terör örgütünün hendek barikat operasyonlarıyla yaratmak istediği o kalkışma iklimini ve halkımıza yaşattığı büyük acıları da bizzat sahada soludum. Bütün bu yaşadıklarımız aslında uzak değil, çok yakın tarihler. Bu ülkenin geleceği olan gençlerimize, üniversite öğrencilerimize hiçbir siyasi kaygı ve yaklaşım gütmeden, tamamen objektif ve yalın gerçeklerle bu süreçleri anlatmak zorundayız. Türkiye'nin nasıl bir uçurumun kenarından döndüğünü bilmeliler ki bir daha böyle acı olaylarla, hain pusularla karşılaşmayalım. Bu noktada medyanın gücünü, hafızayı taze tutmak ve gerçekleri gelecek kuşaklara doğru kanallarla aktarmak için çok daha etkin kullanmalıyız." Konuşmaların ardından Rektör Prof. Dr. Köse; panelistler AA İzmir Bölge Müdürü Baysal ile Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bulduklu’ya teşekkür belgesi takdim etti. -
03.07.2026
Geleceği Tasarlayacak Mühendislere Görkemli Uğurlama
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi (İKÇÜ MMF) 2025-2026 eğitim-öğretim yılı mezuniyet töreninde 314 genç mühendis diplomalarını alarak kep attı. Yüzde 100 İngilizce eğitim veren ve MÜDEK akreditasyonlarıyla öne çıkan fakültenin mezuniyet törenine aileler, akademisyenler, sektör temsilcileri ve mühendislik meslek odalarının yöneticileri yoğun katılım gösterdi. Fakülte bünyesindeki dokuz bölümü başarıyla bitiren öğrenciler, spor salonunda iki oturum halinde gerçekleştirilen mezuniyet töreniyle mühendislik mesleğine uğurlandı. İlk oturumda Biyomedikal, İnşaat, Elektrik-Elektronik ve Bilgisayar Mühendisliği bölümleri; ikinci oturumda ise Harita, Makine, Metalurji ve Malzeme, Mekatronik ile Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği bölümlerinin öğrencileri mezuniyet sevinci yaşadı. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Süleyman Akbulut, MMF Dekanı Prof. Dr. Gökçen Bombar, bölüm başkanları ve akademisyenlerin ev sahipliği yaptığı törenlerde; Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Nejat Toscalı ve yönetim kurulu üyeleri, İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Özlem Ozant, Makine Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Sekreteri Necmi Varlık, Metalurji ve Malzeme Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Emre Baran ve Petrol Mühendisleri Odası Başkanı İnanç Alptuğ Hidiroğlu da genç mühendislerin mezuniyet heyecanına ortak oldu. Araştırma Üniversitesi Yolunda Kararlı İlerleyiş Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Süleyman Akbulut, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinin "Araştırma Üniversitesi" olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini vurguladı. Kuzey İzmir TEKMER ve Teknoloji Geliştirme Bölgesi (Teknopark) gibi yapılarla sanayi iş birliklerini güçlendirdiklerini belirten Prof. Dr. Akbulut, “Üniversitemiz, araştırma üniversitesi olma doğrultusunda stratejik bir yönetim benimsemiş ve bu amaçla farklı alanlarda önemli adımlar atmayı sürdürmektedir. Kuzey İzmir TEKMER A.Ş., TTO A.Ş. ve son olarak şirketi kurulan ve faaliyetlerine başlayan Kuzey İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi gibi yapılar aracılığıyla bilimsel bilginin teknolojiye dönüştürülmesine yönelik çalışmalar artarak devam etmektedir. Üniversitemizin iki büyük sanayi bölgesinin merkezinde yer alması ve İzmir’in kuzey aksındaki sanayi bölgelerine yakınlığı da farklı sektörlerden firmalarla yakın iş birliği içerisinde olmamıza ilave katkı sağlamaktadır. Rektörlüğümüz, Dekanlığımız, Proje Genel Koordinatörlüğümüz, Kariyer Merkezimiz, Uygulama ve Araştırma Merkezlerimiz, öğrenci topluluklarımız ve diğer ilgili birimlerimizle ortak çalışarak sanayimizin önde gelen firmalarını üniversitemizde akademisyenlerimiz ve öğrencilerimizle buluşturmak için yoğun bir gayret içerisindeyiz. Bu sinerjinin ve teknoparkımızın Mühendislik ve Mimarlık Fakültemizdeki akademisyenler ve öğrenciler için ne kadar önemli olduğunun farkındayız. Üniversitemiz, genç bir yükseköğretim kurumu olmasına rağmen kısa sürede önemli akademik başarılara imza atarak gelişimini kararlılıkla sürdürmekte ve farklı olduğunu göstermektedir. Fakültemizde bulunan yedi bölümün MÜDEK tarafından akredite olması hem üniversitemizin hem de fakültemizin kalite yolculuğunda çok kıymetli bir gelişme olmuştur. Bu çalışmalarda görev alan tüm akademik ve idari personele çok teşekkür ediyorum” dedi. Değişimin İzleyicisi Değil, Tasarlayıcısı Olacaksınız Prof. Dr. Akbulut, mezunlara hitaben yaptığı konuşmada çözümler arayan ve üreten mühendislerin ülkemizin gelişmesinde çok önemli roller üstleneceğini kaydetti. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Akbulut, “Gelişimin ve değişimin çok hızlı olduğu bir teknoloji çağında yaşıyoruz. Yapay zekâ, veri bilimi, sürdürülebilir enerji gibi alanlar geleceği şekillendirecek. Birer Türk mühendisi olarak sizler, küresel ölçekteki bu teknolojik değişimi sadece dışarıdan izleyen değil; ülkemizin yerli ve milli teknoloji hamlesini sırtlayan, dışa bağımlılığı azaltacak yerli çözümleri tasarlayan ve uygulayan asıl güç olacaksınız. Ülkemizin, kendi kaynaklarıyla katma değeri yüksek fikirler ve yerli teknolojiler geliştirecek mühendislere her zamankinden daha çok ihtiyacı var. Attığınız her imzada dürüstlüğü, çevreye duyarlılığı ve insan odaklı olmayı ilke edinin. Hepinize ömür boyu sağlık, mutluluk ve başarılar diliyorum. Yolunuz ve bahtınız açık olsun” diye konuştu MÜDEK Akreditasyonları Eğitim Kalitesini Tescilledi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökçen Bombar, dokuz bölümden 314 genç mühendisi daha ülkeye kazandırmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirtti. İlk mezunlarını 2016 yılında vermeye başlayan MMF’nin bugüne kadar 2 bin 416 mezununu sektöre kazandırdığını aktaran Prof.Dr. Bombar, fakültenin öğrenci odaklı dönüşüm stratejilerinin güçlü sonuçlarını aldıklarını ve uluslararası standartlardaki eğitim kalitesine dikkat çekti. MMF Dekanı Prof. Dr. Bombar, “Fakültemizde yedi programımızın MÜDEK tarafından tam akreditasyon sahibi olması, sunduğumuz mühendislik eğitiminin küresel geçerliliğini ve yüksek kalitesini tescilleyen, Türkiye genelinde nadir görülen bir başarıdır. Fakültemizde Elektrik-Elektronik Mühendisliği ve Makine Mühendisliği Programlarının akreditasyonu 3 yıl daha uzatılmıştır. Biyomedikal Mühendisliği ilk başvurusunda akredite olmuştur. Harita Mühendisliği, İnşaat Mühendisliği, Mekatronik Mühendisliği ve Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Programları ise tam akreditasyon sahibi olmuştur. Bilgisayar Mühendisliği Bölümü mezunlarını verdikten sonra Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği Bölümü ile birlikte akreditasyon sürecindeki çalışmalarımıza devam edeceğiz. Akreditasyon süreçleri, eğitim kalitemizin sürdürülebilirliği açısından en büyük güvencemizdir. Sizler için çalışan emek veren ve burada mezuniyetinizde sizi yalnız bırakmayan değerli bölüm başkanlarımıza ve akreditasyon komisyonu üyelerimize yürekten teşekkürlerimi sunarım. Onlar imkânsız denileni başardılar” dedi. Vatanını En Çok Seven, İşini En İyi Yapandır Son olarak meslektaşlarına seslenen Prof.Dr. Bombar,” Sizler eğitim–öğretim faaliyetlerimizi geliştirirken görüşüne başvuracağımız başlıca paydaşlarımızdan birisi olacaksınız. Ayrıca iş hayatındaki tecrübelerinizi, yeni öğrencilerimizle paylaşmanız ve onları yönlendirmeniz de büyük katkı sağlayacaktır. Bu nedenle üniversitemizin mezun iletişim sistemine üye olmanızı, üniversitemizin sizler için hazırladığı mezun kartını kullanarak üniversitemizde gerçekleştirilecek etkinliklere katılmanızı bekliyoruz. İKÇÜ ailesinin bir üyesi olarak, kapımız sizlere her zaman açık olacaktır. Sizleri hayata, bilimi, ahlakı, meslek sevgisini, memleket sevdasını, ülkemizin büyük ideallerini, kuşanmış olarak uğurluyoruz. Hangi görevi yaparsanız yapın en iyisini yapmaya çalışın, mütevazi olun kibre yenilmeyin, etik kurallara uyun, toplumun her ferdine karşı nazik ve memleketimize faydalı mühendisler olun. Sadece kendi kariyerini düşünen değil; sahip olduğu bilgi birikimini, mühendislik dehasını ve ürettiği teknolojileri memleketimizin kalkınması, sanayimizin güçlenmesi ve insanımızın refahı için seferber eden, ülkesine katma değer sağlayan faydalı mühendisler olun. Şuna eminim ki kariyer hayatınız boyunca başladığınız işi bitireceksiniz, yılmayacaksınız, vazgeçmeyeceksiniz. Asla unutmayın, vatanını en çok seven, işini en iyi yapandır” ifadelerini kullandı. Asıl Mesele Başarılı Olmak Değil, Faydalı Olmaktır Fakülte ve Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Birincisi Sılagül Erol ise tüm mezunlar adına yaptığı konuşmada mezuniyetin bir bitiş değil, yeni bir sorumluluğun başlangıcı olduğunu vurguladı. Bilimin ancak özgür düşünce ve sorgulama ortamlarında gelişebileceğini ifade eden Erol, “Bizler hangi şartlarda olursak olalım; akıldan, bilimden, fikir özgürlüğünden, adaletten ve vicdandan ayrılmadan yürümeye devam edeceğiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşma idealini hatırlamak gerektiğine inanıyorum. Ülkesine karşı sorumluluk duyan her genç için asıl mesele yalnızca başarılı olmak değil; aynı zamanda faydalı olmaktır. Bugün burada fakülte derecesiyle mezun olmanın gururunu taşıyor olsam da bu başarının yalnızca bir kişiye ait olmadığını çok iyi biliyorum. Bu başarıda ailemin sonsuz desteği, dostlarımın varlığı, hocalarımın emeği ve fakültemizin bana kattığı her şeyin payı var. Bu nedenle başta ailem ve her daim yanımda olan dostlarım olmak üzere, üzerimde emeği bulunan bütün hocalarıma ve fakültemizin tüm mensuplarına içten teşekkürlerimi sunuyorum. Özellikle anneme; bana küçük yaşlardan itibaren hak ve adalet duygusunu öğrettiği, en umutsuz anlarımda bile bana güç ve cesaret verdiği için sonsuz teşekkür ediyorum. Mezuniyet sevincini yaşayan tüm arkadaşlarımı gönülden kutluyorum. Yolumuz açık, vicdanımız güçlü, hedeflerimiz büyük olsun. Üreten, geliştiren, sorumluluk alan, ülkesine ve insanlığa fayda sağlayan bireyler olarak hayat yolculuğumuza devam etmemizi diliyorum” dedi Konuşmasının ardından fakülte birincisi Erol, mezuniyet kütüğüne dönem plaketini çakarak başarısını ölümsüzleştirdi. Fakülte İlk Üçü Bilgisayar Mühendisliğinden Mezuniyet töreninde fakülte ve bölümlerinde dereceye giren öğrencilere başarı belgeleri ile çeşitli hediyeler, protokol üyeleri, akademisyenler ve sektör temsilcileri tarafından takdim edildi. Fakülte genelinde ilk üç dereceyi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğrencileri elde ederken, Sılagül Erol fakülte birincisi, Özlen Yudum Besleme fakülte ikincisi ve Sarp Sünbül fakülte üçüncüsü olarak ödüllerini aldı. Bölüm derecelerinde ise Biyomedikal Mühendisliği Bölümünde Mariama Bah birinci, Esin Bilge Kıymetli ikinci, Beyza Şen ise üçüncü oldu. İnşaat Mühendisliği Bölümü birincisi Hilmi Kuşpaz'ın başarı belgesi; İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gökçen Bombar, Taykon Çelik Firması Temsilcisi Anıl Karabulut ve İnşaat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Temsilcisi Melike Yıldırımtarafından takdim edildi. Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü birincisi Emirhan Marifet, Makine Mühendisliği Bölümü birincisi Ozan Aygün ile bölüm ikincisi Asude Keskin ve Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Bölümü birincisi Melike Yeğin de başarı belgelerini alarak mezuniyet sevincini yaşadı. Mekatronik Mühendisliği Bölümünde ise Büşra Neva Çelebi birinci, Mehmet Emin Koç ikinci ve Ceren Kahraman üçüncü olarak ödüllendirildi. Harita Mühendisliği ile Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği bölümlerinden mezun olan öğrenciler de diplomalarını alarak mezuniyet coşkusuna ortak oldu. Mühendislik meslek andını hep birlikte okuyan mezunlar, geleneksel kep atma seremonisiyle mezuniyet sevinçlerini paylaşarak meslek yaşamlarına ilk adımlarını attı. -
02.07.2026İİBF, Geleceğin Liderlerini Uğurladı
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde (İİBF) lisans eğitimlerini başarıyla tamamlayan, ülkemizin geleceğine yön verecek onuncu dönem mezunları düzenlenen görkemli bir törenle meslek hayatına uğurlandı. İktisat, İşletme, Uluslararası İlişkiler, Maliye, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi ile Uluslararası Ticaret ve İşletmecilik bölümlerinden mezun olan 129 öğrencinin sevincine, spor salonunu dolduran yüzlerce davetli ortak oldu. Uluslararası Ticaret ve İşletmecilik Bölümü öğrencisi Azranur Ergün, fakülte birinciliğinin yanı sıra elde ettiği üstün başarıyla üniversite birincisi olarak da İİBF'ye büyük gurur yaşattı. İİBF Dekanı Prof. Dr. Sevtap Ünal'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen 2025-2026 eğitim-öğretim yılı mezuniyet törenine Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Akbaş, dekanlar, bölüm başkanları, akademik ve idari personel ile mezun öğrencilerin aileleri katıldı. Geleceğin Dönüşümüne Yön Verecek Mezunlar Mezunları ve ailelerini üniversite yönetimi adına tebrik eden Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Akbaş, İİBF'nin 2011 yılında kurulan genç ve dinamik bir fakülte olmasına rağmen kısa sürede akademik başarılarıyla öne çıktığını söyledi. Fakültenin sürdürülebilirlikten veri analitiğine kadar geniş bir yelpazede, donanımlı sosyal bilimciler yetiştirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Akbaş, "Bilim, onu öğrenmeye, geliştirmeye ve paylaşmaya adanmış insanların özverili çabaları ile gelişir. Fakültemizin kuruluşundan itibaren geçen kısa sürede, başarılı bilimsel çalışmalar yürüterek Üniversitemizin adını ulusal ve uluslararası düzeyde duyuran; bunların yanı sıra ailelerinin bizlere emanet ettiği öğrencilerimizi alanlarında başarılı birer iktisatçı, işletmeci, maliyeci, sağlık yöneticisi, siyaset bilimci, kamu yöneticisi, uluslararası ilişkiler uzmanı, uluslararası ticaret işletmecisi ve veri analisti olarak yetiştiren; bilgi, beceri ve tecrübeleriyle olgunlaştıran siz kıymetli hocalarımıza Üniversitem adına teşekkür ediyorum. Her bir mezunumuz; eleştirel bakış açısına sahip, analitik düşünebilen, veriye dayalı karar alabilen, değişimi zamanında ve yerinde doğru analiz edebilen nitelikli değerler olarak iş sahalarında başarılı olmaya namzettir” dedi. Mezuniyet Yeni Bir Başlangıç Mezunların, geleneksel alan bilgisi yanında günümüzde öne çıkan başlıklarda güçlü bakış açıları kazandığını aktaran Prof. Dr. Akbaş, gençlere gelecek yolculuklarında başarılar dileyerek konuşmasını şöyle sürdürdü: "Gençlerimiz üniversitemizden ayrılırken sürdürülebilirlik, girişimcilik, yönetişim, dijital dönüşüm, finansal istikrar, sosyal adalet, kamu politikalarının etkinliği ve veri analitiği gibi konularda güçlü bir sosyal bilim perspektifi ile donanımlı olarak mezun olmaktadırlar. Öncelikle Üniversite sınavını kazanarak geldiğiniz Fakültenizden, harcadığınız emeklerin karşılığında yükseköğretiminizi başarıyla tamamlayıp mezun olmanızdan dolayı her birinizi tebrik ediyorum. Siz de artık İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi mezunusunuz. Lisans öğreniminiz boyunca edindiğiniz bilgi, beceriler ve toplumsal sorumluluk bilinciyle; yetişmiş, nitelikli birer insan olarak milletimizin her zaman yanında olacağınıza güvenimiz tam. Bilimle, öğrenmeyle bağınızı hiçbir zaman koparmayın. Hayat boyu kendinizi geliştirmeye devam edin. Günümüzde bilgi tarihte hiç olmadığı kadar hızlı gelişiyor ve yayılıyor. Alanınızda başarılı ve verimli olmak için üniversitenizdeki eğitiminizde edindiğiniz çalışma disiplinini koruyarak çok ve sıkı çalışmaya devam etmeniz yararınıza olacaktır. Mezuniyetinizin sizlere, ailelerinize, Üniversitemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Yolunuzun açık, başarılarınız daim olsun” şeklinde konuştu. Eğitimden İstihdama Güçlü Köprü İİBF Dekanı Prof. Dr. Sevtap Ünal, fakültenin ilk mezunlarını verdiği 2016-2017 eğitim-öğretim yılından bu yana 2 bini aşkın mezun verdiğini belirtti. Öğrenci odaklı eğitim anlayışıyla hareket ettiklerini ve öğrencileri yalnızca mesleki bilgiyle değil, iş hayatına ve toplumsal yaşama hazırlayan bir eğitim modeli benimsediklerini ifade eden Prof. Dr. Ünal, fakültede hayata geçirilen yenilikleri ve öğrenci başarılarını şu sözlerle paylaştı: “Son 5 yıl içinde 400’e yakın öğrenci uzun süreli işbaşı eğitim imkanından yararlandı ve bu öğrencilerin yüzde 40’ı henüz mezun olmadan iş teklifi aldı. 2026 eğitim döneminde 20'ye yakın TÜBİTAK 2209 öğrenci projesi ile ÜNİDES bünyesinde 2 proje destek aldı. II. SUBAİ Öğrenci Kongresi, Business Summit ve bu yıl 8'i bulan toplam 16 sosyal sorumluluk projesi öğrencilerimizin gayretleriyle hayat buldu. Fakültenin uluslararası arenadaki yerini sağlamlaştırmak adına akreditasyon süreci başlatılırken, ilk mezun buluşması gerçekleştirildi ve Mezun İletişim Sistemi aktif hale getirildi. Ulusal ve uluslararası düzeyde geleceğe yön verecek bireyler yetiştirme hedefiyle akademik ve idari kadromuz büyük bir özveriyle çalışıyor. Desteklerini esirgemeyen başta Rektörlüğümüz olmak üzere tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum” Üniversiteniz Her Zaman Yanınızda Mezunlara gururla seslenen Dekan Prof. Dr. Ünal, İKÇÜ'nün bundan sonraki yaşamlarında da her zaman yanlarında olacağını hatırlatarak, “Bugün ilk mezunumuzu verdiğimiz heyecanla, aydınlık yarınlarımızın mimarı siz gençlerimizi yeni başlangıçlara uğurlamanın mutluluğu içerisindeyiz. Sizlere sunulan imkanları istek ve gayretle değerlendirip, gelişme süreçlerinizi tamamlayarak bugün burada hayata hazır olmanızdan dolayı sizleri canı gönülden tebrik ediyoruz. İhtiyaç duyduğunuz bütün donanıma sahipsiniz. Ancak bu bir veda değil, yeni başlangıçlar için atmanız gereken bir adımdır. Üniversiteniz bundan sonraki hayatınızda da en büyük destekçiniz olacaktır. Sizinle ilgili hayallerimizin ve umutlarımızın sınırı yok. Başta ülkemiz olmak üzere tüm dünyanın size ihtiyacı var. Vatanınıza ve insanlığa faydalı bireyler olun. Aileniz başta olmak üzere hepimizin gurur kaynağı olun. Yolunuz ve bahtınız açık olsun” diye konuştu. Üç Yıldır Değişmeyen Başarı Törende 2026 yılı mezunları adına konuşma yapan Uluslararası Ticaret ve İşletmecilik Bölümü öğrencisi Azranur Ergün, sadece fakülte birincisi olmakla kalmayıp elde ettiği yüksek dereceyle üniversite birinciliğini de göğüsleyerek büyük bir başarıya imza attı. Konuşmasında yoğun bir çabanın ardından bu gururu yaşamanın mutluluğunu paylaşan Ergün, "Uluslararası Ticaret okurken sadece ders çalışmadım, ülkemizin dünyayla ticaretini nasıl geliştirebileceğimizi, burada öğrendiklerimle nasıl bir fark yaratabileceğimi de düşündüm. Üniversitemiz ve fakültemiz bize sadece diploma değil, ülkeye faydalı olma bilinci de aşıladı. Ayrıca bugün burada bireysel bir başarının ötesinde, çok anlamlı bir geleneğin de devamıyım. Fakültemizden üç yıl üst üste kadın öğrencilerin birinci olarak mezun olması, kadın azminin, zekasının ve liderliğinin en net göstergesidir. Bu gurur dolu zincirin bir halkası olmaktan ayrıca büyük bir onur duyuyorum. Bu yolculukta bana vizyon katan kıymetli hocalarıma, her koşulda yanımda olan değerli aileme ve beni destekleyen arkadaşlarıma teşekkürü bir borç bilirim. Kendi sınırlarını zorlayan, hedefleyen ve başaran bir mezun olarak hepimize başarı dolu bir gelecek diliyorum" ifadelerini kullandı. Ergün, konuşmasının ardından başarı plaketini alarak üniversite kütüğüne ismini çaktı ve başarısını ölümsüzleştirdi. Başarı Belgeleri ve Plaketler Sahiplerini Buldu Protokol konuşmalarının ardından mezuniyet töreni, ödül takdim bölümüyle devam etti. Törende ilk olarak fakülte genelinde dereceye giren öğrencilere plaketleri takdim edildi. Uluslararası Ticaret ve İşletmecilik Bölümü öğrencisi Azranur Ergün fakülte ve üniversite birincisi olurken; Maliye Bölümü öğrencisi Süleyman Emre Ulaka fakülte ikinciliğini, Uluslararası İlişkiler Bölümü öğrencisi Rana Namlı ise fakülte üçüncülüğünü elde etti. Fakülte derecelerinin ardından bölüm başarı sıralamasında dereceye giren öğrenciler, başarı belgelerini bölüm başkanları ve öğretim üyelerinin elinden aldı. İktisat Bölümünde Ethem Bartu Fidan bölüm birincisi olurken, Mesutalp Ernas ve Sezen Irmak Ulusoy bölüm ikinciliğini paylaştı. Bölüm üçüncüsü Amirah Nura Bello oldu. İşletme Bölümünde Irmak Turgut bölüm birincisi, Gonca Aslan ise bölüm ikincisi olarak başarı belgesini aldı. Maliye Bölümünde Süleyman Emre Ulaka bölüm birincisi olurken, Sena Şahsi bölüm ikincisi, Bora Mehmet Sancakdar ise bölüm üçüncüsü oldu. Sağlık Yönetimi Bölümünde Sena Nur Demirayak bölüm birinciliğini kazanırken, Aycan Karadağ bölüm ikincisi oldu. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümünde Cemre Özyıldız bölüm birincisi, Taha Arslan bölüm ikincisi, Sude Nur Aydıner ise bölüm üçüncüsü olarak başarı belgelerini aldı. Uluslararası İlişkiler Bölümünde Rana Namlı bölüm birincisi olurken, Beyza Güz bölüm ikincisi, Leman Hümeysa Baydemir ise bölüm üçüncüsü olarak ödüllendirildi. Uluslararası Ticaret ve İşletmecilik Bölümünde Azranur Ergün bölüm birincisi olurken, Damla Yener ile Efe Tuna bölüm ikinciliğini paylaştı. Ertuğrul Başkürkçü ise bölüm üçüncüsü olarak başarı belgesini aldı. Bölümlerini başarıyla tamamlayan tüm mezunlar, mezuniyet belgelerini hocalarının elinden aldı. Tören, tüm mezunların katılımıyla büyük bir coşku ve gurur içinde gerçekleştirilen geleneksel kep fırlatma seremonisiyle sona erdi. -
01.07.2026
Diş Hekimliği Fakültesi Mezunlarını Uğurladı
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Diş Hekimliği Fakültesi, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı mezuniyet törenini coşkuyla gerçekleştirdi. Zorlu beş yıllık eğitim sürecini başarıyla tamamlayan 140 genç diş hekimi, törende meslek andını okuyarak sağlık ordusuna katıldı. İKÇÜ’lü diş hekimlerinin bu mutlu günlerinde; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ender Akan ve İzmir Diş Hekimleri Odası Genel Sekreteri Cenker Aktaş’ın yanı sıra dekanlar, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci yakını yalnız bırakmadı. Nitelikli Hekimler Yetiştirmenin Gururunu Yaşıyoruz Törenin açılış konuşmasını yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, kuruluşundan bu yana istikrarlı büyümesini sürdüren, çağdaş eğitim altyapısı ve güçlü akademik kadrosuyla marka haline gelen Diş Hekimliği Fakültesi mezunlarını sağlık ordusuna kazandırmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirtti. Üniversite yönetimi olarak en büyük önceliklerinden birinin, öğrencilere teorik bilginin ötesinde onları meslek hayatına eksiksiz hazırlayacak pratik ve teknolojik imkanları sunmak olduğunu dile getiren Prof. Dr. Bulduklu, "Kuruluşundan bu yana hızla gelişen, çağdaş eğitim anlayışı ve güçlü akademik kadrosuyla öne çıkan Diş Hekimliği Fakültemiz, sağlık sistemimize nitelikli hekimler kazandırmanın haklı onurunu yaşamaktadır. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, son yıllarda eğitim-öğretim faaliyetlerinin ötesine geçerek bölgesel sağlık hizmetlerine doğrudan katkı sunan, toplumla güçlü bağ kuran ve sağlık hizmetinin niteliğini yükselten bir merkez haline gelmiştir. Balatçık Kampüsünde hayata geçirilen modern Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesi bu dönüşümün en somut göstergesidir. İleri teknolojiyle donatılan bu yapı sayesinde hem vatandaşlarımız daha nitelikli sağlık hizmetine erişmekte hem de öğrencilerimiz mesleki tecrübeyi sahada güçlü biçimde kazanmaktadır. Bu gelişme, üniversitemizin eğitimde kaliteyi ve hizmette mükemmelliği birlikte yürütme iradesinin açık bir sonucudur. Bu büyük dönüşümde emeği geçen dekanımıza, hocalarımıza ve tüm ekibe üniversitemiz adına teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. Genç hekimlerin omuzlarında artık İKÇÜ’nün kurumsal kimliğini, etik değerlerini ve bilimsel mirasını taşıdığını hatırlatan Rektör Yardımcısı Bulduklu, mezunlara önemli tavsiyelerde bulundu. Prof. Dr. Bulduklu, “Bugün bir son değil, güçlü bir başlangıçtır. Diş hekimliği, insanın yaşam kalitesini doğrudan etkileyen, ağrıyı gideren, özgüveni yeniden inşa eden ve toplumsal sağlığa yön veren bir meslektir. Ağız ve diş sağlığı, genel sağlığın ayrılmaz bir parçasıdır; bu nedenle üstlendiğiniz sorumluluk son derece kritiktir. Sizler, Türk sağlık sisteminin güçlenen yapısında önemli bir rol üstleneceksiniz. Artan sağlık ihtiyacı, koruyucu hekimlik yaklaşımının yaygınlaşması ve toplumun sağlık bilincinin yükselmesi, sizin katkınızla daha ileri bir noktaya taşınacaktır. Göreviniz, yalnızca hastalıkları tedavi etmek değil, aynı zamanda sağlığı koruyan bir bilinç inşa etmektir. Bugünden itibaren İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nin bilimsel birikimini, etik değerlerini ve kurumsal kimliğini taşıyorsunuz. Mesleğinizin her anında hasta haklarına, insan onuruna ve meslek ahlakına bağlı kalmanız en temel ilkeniz olmalıdır. Sözlerimi tamamlarken, Türkçe ve İngilizce programlarımızda dereceye giren öğrencilerimiz başta olmak üzere tüm mezunlarımızı tebrik ediyorum. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, yetiştirdiği hekimlerle sağlık istemimize katkı sunmaya devam edecektir. Sizler de bu güçlü yapının geleceğe uzanan en değerli temsilcileri olacaksınız. Yolunuz açık, mezuniyetiniz kutlu olsun” ifadelerini kullandı. Fakültemiz Güçlü Altyapısıyla Eğitimine Devam Ediyor Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ender Akan, fakültenin gelişim süreci, modern altyapısı ve güncel yapısı hakkında bilgi verdi. Prof. Dr. Akan, "2010 yılında kurulup 2012 yılında geçici yerinde lisans eğitimine başlayan fakültemiz, bugün yeni yerinde çağdaş bir ortamda 30 öğretim üyesi, 126 asistan hekim ve 715 lisans öğrencisi ile Diş Hekimliği Eğitim Programları Akreditasyon Derneği tarafından; akredite edilmiş programıyla eğitim öğretim hayatına devam etmektedir. Bizlere bu imkânları sağlayan Sayın Rektörümüze, Rektör yardımcılarımıza ve çalışma ekibine destekleri için şükranlarımı sunarım. Öğrencilerimizi geleceğe hazırlamasında büyük etkisi olan, eğitimleri boyunca öğrencilerimizin yanında olan, özveri ile çalışan hocalarımıza ayrıca asistanlarımıza ve idari personelimize teşekkür eder, sizinle birlikte çalışmaktan gurur duyduğumuzu belirtmek isterim” dedi. Konuşmasında mezunların omuzlarındaki mesleki ve etik sorumluluklara özel bir vurgu yapan Dekan Prof. Dr. Akan, "Artık yeni bir döneme adım atıyor ve mesleğinizin büyük sorumluluklarını üstleniyorsunuz. Diş hekimliği, sadece teorik bilgi ve klinik beceriden ibaret değildir; topluma karşı şefkat, dürüstlük ve yüksek bir sosyal sorumluluk bilinci taşımayı gerektirir. Bundan sonra karşınıza çıkacak zorlukları cesaretle ve özgüvenle karşılayın. Her zaman etik değerlere sadık kalın, hasta haklarına ve mahremiyetine en üst düzeyde saygı gösterin. Bilimin hızla değiştiği günümüzde, sürekli öğrenmeye ve kendinizi geliştirmeye açık olmak da en önemli mesleki ödevlerinizden biridir. Bugün sizleri bir diş hekimi olarak uğurlarken mezun olduğunuz fakültemizin eviniz olarak bilmenizi isterim. Tam donanımlı Diş hastanemizde Tüm uzmanlık alanlarında eğitim verme yeterliliğimizi tekrar sağladık ve uzmanlık kontenjanlarımızı artırdık. Sizinle aynı sıralarda eğitim almış ve uzmanlık sınavında Türkiye birincisi olmuş mezunumuz gibi sizin de uzmanlık sınavında yüksek başarılara ulaşacağınıza inanıyoruz. Tüm mezunlarımızı bir kez daha yürekten kutluyorum, yolunuz açık olsun” şeklinde konuştu. Mesleki Dayanışma Mesajı İzmir Diş Hekimleri Odası Genel Sekreteri Cenker Aktaş da genç meslektaşlarını kutlayarak mesleki dayanışmanın önemine dikkat çekti. Aktaş, "Bugün yalnızca bir diplomayı değil; bilgiye, emeğe ve sorumluluğa dayanan önemli bir mesleğin temsilcisi olma unvanını alıyorsunuz. Mesleğimizin gelişimine katkı sağlayacak, etik değerlere bağlı diş hekimleri olarak yetiştiğinizi görmek bizler için büyük bir mutluluktur" diyerek mezunları tebrik etti. Hekimliğin Vicdan, Sabır ve Empati Gerektirdiğini Anladık Mezunlar adına söz alan Fakülte Birincisi Kübra Çifci, beş yıllık eğitim serüvenini ve klinik deneyimlerini aktardığı duygusal konuşmasında, "Birinci sınıfta mis kokulu sabunlardan dişler yaparken, üçüncü sınıfta uykusuz gecelerle teorik sınavlara hazırlandık. Dördüncü sınıfta ise gerçek hastalarla buluşmanın tatlı heyecanını yaşadık" dedi. Hekimliğin yalnızca bilgi ve beceriden ibaret olmadığını yaşayarak öğrendiklerini ifade eden Çifci, "Bir hastanın ağrı ile gelip tedavi sonrası bizlere teşekkür ederek ayrılışında tüm yorgunluğumuzun yok olduğunu anladık. Çocuk hastalarımızın kahraman doktor ablaları, abileri; yaşlı hastalarımızın ise evlatlarının yerine koyduğu doktor kızları, oğulları olduk. İşte o zaman hekimliğin vicdan, sabır ve empati gerektiren çok değerli bir meslek olduğunu gördük" şeklinde konuştu. Konuşmasında hocalarına, asistanlara, idari personele ve ailelerine teşekkür eden Çifci, özellikle birlikte TÜBİTAK projesi yürütme fırsatı bulduğu, akademik vizyonuyla kendisine ilham veren Dr. Öğr. Üyesi Selçuk Savaş’a ve her koşulda yanında olan anne ve babasına şükranlarını sundu. Çifci konuşmasını, "Bilimin ışığında ilerleyen, etik değerlerinden ödün vermeyen, Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı çağdaş yolda ilerleyen hekimler olarak mezun oluyoruz. Ey büyük Atatürk! Açtığın yolda gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğim and içerim, varlığım Türk varlığına armağan olsun. Ne mutlu Türküm diyene" sözleriyle tamamladı. Ödül takdiminin ardından Kübra Çifci, isim plaketini gururla fakülte kütüğüne çaktı. Başarılı Mezunlar Ödüllendirildi Fakültenin Türkçe ve yüzde 100 İngilizce lisans programlarında ilk üç dereceyi elde eden mezunlara başarı belgeleri takdim edildi. Türkçe lisans programında fakülte ve program birincisi Kübra Çifci olurken, Yiğit Bölük ikinci, Naz Özdemir üçüncü oldu. Yüzde 100 İngilizce lisans programında ise Eylem Şeker birinci, Nisanur Tülü ikinci, Aysima Özbaş üçüncü olarak ödüllerini aldı. Mezuniyet belgelerini alan genç diş hekimleri, Prof. Dr. Onur Şahin eşliğinde Meslek Andı’nı hep bir ağızdan okudu. Tören, keplerin coşkuyla havaya fırlatılmasıyla son buldu. -
01.07.2026
Mavi Vatan İçin Sahaya Çıkıyorlar
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Su Ürünleri Fakültesi, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı mezunlarını coşkulu bir törenle uğurladı. Prof. Dr. Fuat Sezgin Konferans Salonunda düzenlenen mezuniyet törenine İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Süleyman Akbulut, Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tevfik Tansel Tanrıkul, bölüm başkanları, akademik ve idari personel ile mezunların aileleri katılarak genç mühendislerin heyecanına ortak oldu. Su Dünyasını İyi Anlayan Yetişmiş İnsan Gücüne İhtiyacımız Var Mezunları ve ailelerini tebrik eden Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Süleyman Akbulut, küresel iklim değişikliği, kuraklık ve gıda güvenliği gibi krizlerin yaşandığı günümüzde su kaynaklarının ve su ekosistemlerinin korunmasının hayati bir zorunluluk haline geldiğini vurguladı. Üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye'de su ürünleri sektörünün önemine dikkat çeken Prof. Dr. Akbulut, genç mezunlara seslenerek şu ifadeleri kullandı: " Bu 'Mavi Vatan' coğrafyası, sadece birer su kütlesi değil; ülkemizin gıda güvenliğinin, ekonomisinin ve sürdürülebilir kalkınmasının en stratejik kalelerinden biridir. Denizlerimizin yanı sıra, ülke içindeki iç sularımız; yani devasa baraj göllerimiz, doğal göllerimiz ve akarsularımız da bu ekosistemin karasal uzantıları olarak çok büyük bir potansiyeli barındırmaktadır. Bugün Türkiye, onlarca ülkeye su ürünleri ihraç eden ve milyarlarca dolarlık katma değer üreten bir konuma ulaşmıştır. İşte tam da bu yüzden; su dünyasını iyi anlayan, ekolojik dengeyi koruyan, sucul canlıları tanıyan ve en önemlisi bu kaynaklardan doğru, bilimsel ve sürdürülebilir yöntemlerle faydalanmasını bilen yetişmiş Su Ürünleri Mühendislerine olan ihtiyaç her geçen gün daha da netleşmektedir. Sizler, sadece birer mezun değil; bu devasa potansiyeli geleceğe taşıyacak olan vizyoner liderlersiniz. Üniversitemizde aldığınız teorik ve uygulamalı eğitimlerle sektöre yön verecek donanıma sahip olarak mezun oluyorsunuz. Mavi Vatanımızın bereketini bilimsel temellerle, çevreye duyarlı yöntemlerle işlemek, korumak ve geleceğe aktarmak artık sizin omuzlarınızdadır. Mesleki etik değerlerinizden asla ödün vermeyin." Genç ve dinamik bir üniversite olarak İKÇÜ'nün başarı çıtasını her geçen gün yükselttiğini de sözlerine ekleyen Prof. Dr. Akbulut, öğrencilerin yetişmesinde büyük emekleri olan ailelere ve öğretim elemanlarına teşekkür etti. Sektöre Değer Katan Saygın Bir Fakülteyiz Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tevfik Tansel Tanrıkul ise 2010 yılında kurulan fakültenin, güçlü akademik kadrosu ve uygulama odaklı eğitim anlayışıyla Türkiye'nin saygın fakülteleri arasında yer aldığını belirtti. Mezuniyetin bir son değil, yeni bir başlangıç olduğunu dile getiren Prof. Dr. Tanrıkul, şu değerlendirmelerde bulundu: " Bizler her alanda, öğrencilerimize sadece bir diploma değil; sektörü yönlendirecek, küresel gelişmeleri okuyabilecek vizyoner bir mühendislik nosyonu kazandırmayı hedefledik. Sizler artık İKÇÜ ailesinin birer mezunu, sahadaki en güçlü elçilerisiniz. Unutmayınız ki mezuniyet bağları kopan değil, aksine daha da güçlenen bağlardır. Sizlerin sahada göstereceğiniz her başarı, bizleri gururlandıracaktır. İKÇÜ kimliğini, onun değerlerini ve bilimin ışığını her zaman en yüksekte taşıyacağınıza olan inancım tamdır. Bugün sizlere diplomanızı teslim ederken, ülkemizin su ürünleri sektörüne, bilime ve sürdürülebilir geleceğe önemli katkılar sunacağınıza yürekten inanıyoruz” dedi. "Gazi Oldum, Vazgeçmedim; Şimdi Mavi Vatan İçin Çalışacağım" Törende mezunlar adına dönem birincisi olarak konuşma yapan Behçet Pusmak, hayat hikayesi ve azmiyle salondakilere duygusal anlar yaşattı. Jandarma Genel Komutanlığı bünyesinde 17 yıl vatanına hizmet ettiğini ve bu süreçte gazi olduğunu belirten Pusmak, şöyle konuştu: "Hayatımın o döneminde birçok kişi için bazı kapılar kapanmış gibi görünebilirdi. Ancak ben her kapanan kapının ardından yeni bir kapı açılabileceğine inandım ve eğitim yolculuğuma devam ettim. Bugün aynı zamanda Çiğli İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nde Balıkçılık ve Su Ürünleri alanında görev yapıyorum. Sahada çalışırken su kaynaklarımızın ne kadar kıymetli olduğunu daha iyi anladım. Bizler su ürünleri mühendisi olarak sürdürülebilir balıkçılığın, su kaynaklarının korunmasının ve gelecek nesillere sağlıklı bir çevre bırakılmasının sorumluluğunu taşıyoruz. Yolumuz açık, vicdanımız rehber, bilim ise ışığımız olsun." Konuşmasının ardından fakülte birincisi Behçet Pusmak, mezuniyet kütüğüne plaket çakarak adını fakülte tarihine yazdırdı. Dereceye Giren Öğrenciler Ödüllendirildi Törende, fakülteyi ikincilikle tamamlayan Ozan Ateş’e, fakülte üçüncüsü Ali Mamadli’ye diploması ve plaketi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tevfik Tansel Tanrıkul tarafından takdim edildi. Meslek Yemini eden genç su ürünleri mühendisleri, törenin sonunda keplerini coşkuyla havaya fırlatarak mühendislik hayatına ilk adımı atmanın mutluluğunu aileleri ve hocalarıyla paylaştı.
Toplam 371







