Haberler :::
-
15.09.2022
İKÇÜ’de “Kalite Güvence Sistemi Çalıştayı”
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ), kurumsal kalite çalışmalarını ele almak üzere “Kalite Güvence Sistemi Çalıştayı” düzenledi. Rektör Prof. Dr. Saffet Köse başkanlığında yapılan çalıştayda, yeni akademik yıl öncesi Kalite Koordinatörlüğü ile Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı’nın eşgüdümlü yürüttüğü kurumsal kalite güvencesi çalışmaları gözden geçirildi ve planlanan çalışma takvimleri kalite komisyonu üyelerince ele alındı. Kalite Koordinatörü Doç. Dr. Funda İfakat Tengiz’in ev sahipliğinde yapılan çalıştaya, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Muhsin Akbaş, Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Prof. Dr. Süleyman Akbulut, Genel Sekreter Nurettin Memur, Strateji Geliştirme Daire Başkanı Erkan Küçükkılınç, Kalite Koordinatör Yardımcıları Dr. Öğr. Üyesi Halil Koyu, Dr. Öğr. Üyesi Onur Karadal, fakültelerden sorumlu kalite komisyonu üyesi akademisyenler ile idari birimlerden sorumlu daire başkanları katıldı. Kalite Çalışmalarımız İKÇÜ’yü Yükseltti Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından koordine edilen kalite güvencesi sistemi faaliyetlerinin hem üniversitelere rehberlik etme hem de yükseköğretimde kalite kültürünün gelişmesi adına çok değerli olduğunu kaydeden Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, İKÇÜ olarak kalite kültürünün yaygınlaşması için büyük titizlikle çalışmaya devam ettiklerini belirtti. Rektör Prof. Dr. Köse,” Gelinen aşamaların değerlendirildiği bu toplantıları düzenli aralıklarla yapıyoruz. Verilerin dijitalleştiği bu dijital çağda, bilgiye ulaşmak artık çok kolay. Kurumlararası rekabette de hedef kitlemiz olan öğrencilerin tercihlerinde de bu veriler etkin hale geldi. Üniversite tercihlerinde yüzde 99,4’lük doluluk oranına ulaştık. İzmir’deki üniversiteler arasında da en çok ilgi gören üniversite İKÇÜ oldu. Konumumuz, öğretim üyelerimizin sayısı, yetkinlikleri gibi hem nitelik hem nicelik göstergeler İKÇÜ’nün ulaştığı başarılı konumu özetliyor. Bu ilginin arka planında kaliteye ilişkin atılan adımların olduğunu düşünüyorum. Kalite çalışmalarımızın da etkin olarak kullanılması İKÇÜ’yü çok iyi bir konuma getirdi. Bu anlamda siz değerli çalışma arkadaşlarıma İKÇÜ'nün kalite ve marka olması için yaptığınız katkılardan dolayı teşekkür ediyorum” dedi. Kalite, Kusursuzluk Anlayışına Sistemli Bir Yaklaşımdır Dünya ile etkileşen uluslararası standartlarda bir yükseköğretim kurumu olmak için kalite kültürünün yaygınlaşması gerektiğinin altını çizen İKÇÜ Kalite Koordinatörü Doç. Dr. Funda İfakat Tengiz, bunun Kalite Yönetim Sistemi(KYS) standartlarının yerine getirilmesi ile mümkün olacağını belirtti. Kalite düzeylerinin ulusal ve uluslararası kalite standartlarında olmasında KYS’nin oldukça önemli olduğunu aktaran Doç. Dr. Tengiz, “KYS, eğitim- öğretim, Ar-Ge, toplumsal katkı ve yönetim sistemi, dış ve iç değerlendirme, eğitim ve program akreditasyon süreçlerinin hepsini kapsamaktadır. Ayrıca uluslararası diploma görünürlüğünün, nitelikli eğitimin artmasında, donanımlı mezunlar vermemizde bizlere kılavuzluk eden bir KYS var. Kalite, kusursuzluk anlayışına sistemli bir yaklaşımdır. Bu sürece katkı sunan çalışma arkadaşlarımıza teşekkürlerimizi iletiyoruz” dedi. 2023’te Kurumsal Akreditasyona Başvurma Hedefi İKÇÜ olarak hedeflerinin 2023 yılında kurumsal akreditasyona başvuran üniversiteler arasında yer almak olduğunu söyleyen Doç. Dr. Tengiz, “İlk iki aşamayı geçen bir üniversite olarak 2023 yılı içinde kurumsal akreditasyona başvurma hedefindeyiz. Şu anda 23 üniversite kurumsal olarak akredite konumunda. YÖKAK’ın hedefi 2027 yılına kadar tüm üniversitelerin bu sisteme dahil edilmesini sağlamak” diye konuştu. Kalite Güvence Sisteminin değerlendirilmesi ve sisteme ilişkin önerilerin görüşülmesi amacı ile düzenledikleri çalıştayın sonuç raporunun paydaşlarla paylaşılacağını sözlerine ekledi. -
15.09.2022
İKÇÜ’den Yeni Döneme Yeni Projeler
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, yeni eğitim-öğretim yılına sorunsuz başlanması için yapılan çalışmaları yerinde inceledi. Akademik yıla başlamadan önceki son hafta hızlanan çalışmaları yakından takip eden Rektör Prof. Dr. Köse, kampüs alanında incelemelerde bulundu.İncelemelere dersliklerle başlayan Rektör Prof. Dr. Köse’ye Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Süleyman Akbulut, Genel Sekreter Nurettin Memur, Öğrenci İşleri Daire Başkanı Mustafa Kaya da eşlik etti. Tıp Öğrencilerine Yeni Derslik Müjdesi Tıp Fakültesi öğrencileri için ilk etapta 280 kişilik olarak planlanan, ek düzenlemelerle sayının artacağı E2 amfisinde yeni yapılan dersliği gezen Rektör Köse, çalışmaları yakından gördü. Öğrencilerin en iyi fiziki alt yapı eşliğinde eğitim almaları için yönetim olarak ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini aktaran Prof. Dr. Köse, tüm fakültelerin modern teknik ve tasarımla revize edildiğini kaydetti. İnşaatı biten Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi’ne taşınma işlemlerinin hızla devam ettiğini söyleyen Prof. Dr. Köse, “Güz Dönemine inşaatı tamamlanan Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi için ayrılan yeni ofis ve sınıflarımızda başlayacağız” diye konuştu. Medya Merkezine Yeni Atölyeler Rektör Prof. Dr. Köse derslik ziyaretlerine, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Medya ve İletişim Bölümü öğrencilerinin eğitimlerini teorik ve uygulamalı olarak gördüğü, Medya ve İletişim Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi ile devam etti. Merkez Müdürü Prof. Dr. Nazım Ankaralıgil, Müdür Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Halit Kartal ve merkez çalışanları tarafından bilgilendirilen Rektör Prof. Dr. Köse, yeni akademik dönem öncesi bakım ve onarım çalışmaları yapılan televizyon stüdyosu, haber atölyesi, seslendirme stüdyoları, halkla ilişkiler ve reklam atölyesi ile animasyon ve görsel efekt sınıflarını inceledi. Rektör Prof.Dr. Saffet Köse, İKÇÜ’lü öğrencilerin son teknolojik alt yapı ile kurgulanan bir merkezde eğitim almalarından son derece memnun olduğunu söyledi. Medya ve İletişim Bölümü öğrencilerinin ulusal yarışmalarda sağladıkları başarının altında, yetkin akademik yapısı ve dijital teknik donanımının eşlik ettiği Medya Merkezi’nin büyük payı olduğuna işaret eden Rektör Prof.Dr. Saffet Köse, “Gelişen teknolojiler televizyon ve sinema sektörünü yönlendirmekte ve genç medyacılarımızın aldığı bu pratik eğitimler oldukça önem kazanmaktadır. Medya ve İletişim öğrencilerimiz alanında uzman kişilerden aldıkları eğitimler sayesinde sektöre daha hazır hale gelecek ve çalıştıkları alanlarda bir İKÇÜ markası oluşturacaklardır” dedi. Gençlerin Gözdesi Sarı Kafe Tekrar Açılıyor Tekrar Sosyal Tesisler İktisadi İşletme Müdürlüğünce devralınan, yeni ders yılında öğrencilere tekrar kapılarını açacak Sarı Kafe’yi de ziyaret eden Rektör Prof.Dr. Saffet Köse, İşletme Müdürü Ömer Coşgun’dan tadilat çalışmalarında son aşamaya gelindiği bilgisini aldı. 170 kişilik oturma kapasiteli alana sahip Sarı Kafe’nin 07.30 ile 22.30 arasında açık olacağını aktaran Coşgun, ekonomik anlamda öğrencilere uygun özel bir fiyat listesi oluşturulduğunu söyledi. Kafe’de yapılan düzenlemeleri yakından gören Rektör Prof. Dr. Köse, İKÇÜFEST'22’nin de yapıldığı bu alanda Sarı Kafe’nin yeni dönemde renkli aktivitelere ev sahipliği yapacağını belirtti. Prof. Dr. Köse, İKÇÜ’lü gençlerin sosyal aktivitelerini geniş alanlara taşıyacak projeleri hayata geçirmeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. -
09.09.2022
İKÇÜ’de Şehitler Adına Lokma Döküldü
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) İzmir'in Kurtuluşunun 100’ncü yıl dönümünde hayatını kaybeden tüm şehit ve kahraman gaziler için lokma döktürdü. Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığınca düzenlenen lokma hayrına, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Süleyman Akbulut, Genel Sekreter Yardımcısı Enes Uzun, Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Fatih Can ile çok sayıda akademik ve idari personel katıldı. Özgürlüğün Simgesi İzmir İzmir’in kurtuluşunun milletimizin istiklaline giden yolunda bir mihenk taşı olduğunu kaydeden Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Akbulut, “Düşmanın, alçakça işgaline “dur” diyen kahraman İzmir Halkı, şanlı ordumuzdan aldığı güçle esarete başkaldırarak; Lozan Barış Antlaşması'na kadar uzanan süreçte Türk milletinin kurtuluşu ve bağımsızlığını elde edişinin simgesi olmuştur. Zaferin müjdecisi, özgürlüğün simgesi İzmir’in kurtuluşunun yıl dönümünde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, “Ölürsem Şehit Kalırsam Gazi Olurum” diyerek vatanı, milleti ve al bayrağı için toprağa düşmüş, milletimizin egemenlik ve bağımsızlığı uğruna canını feda eden tüm kahraman ecdadımızı bir kez daha rahmet ve minnetle yad ediyoruz” diye konuştu. -
22.08.2022
Yüz Yüze İKÇÜ’lü Oldular
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinde (İKÇÜ) yeni akademik yılın ilk öğrenci kayıt işlemleri, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi ve Orman Fakültesi ile başladı. E-devlet üzerinden de yapılan ‘elektronik kayıt’ yerine şahsen kayıt yaptırmak isteyen yeni İKÇÜ’lüler, Prof. Dr. Fuat Sezgin Konferans Salonu’nda kurulan kayıt masalarından işlemlerini tamamlayarak resmen İKÇÜ’lü oldular. Gençlerin kayıt heyecanını paylaşmak için kayıt alanını ziyaret eden Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Akbaş, Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı’nın koordinasyonuyla oluşturulan masalarda kayıtları alınan öğrencilerle ve ebeveynleriyle sohbet etti. Yorucu sınav maratonunun neticesinde üniversiteli olmayı hak eden öğrencileri tebrik eden Prof. Dr. Akbaş, başarılı bir eğitim hayatı temennisini paylaştı. Güzel Anılarla, Başarılarla Dolu Bir Eğitim Hayatı İKÇÜ’nün yüzde doksan dokuz doluluk oranı ile öğrencilerin en çok tercih ettiği üniversiteler arasında yerini aldığını kaydeden Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Akbaş, “Yeni kayıt döneminin hepimize ve öğrencilere hayırlı olmasını dilerim. İKÇÜ ailesi yeni fertlerini karşılamanın heyecanı içinde. Çalışma prensibinin odağına öğrencisini odaklayan bir üniversite olarak gençlerimizin her zaman yanındayız ve olmaya devam edeceğiz. Ailelerinin onlar için duyduğu haklı gururu paylaşarak; değerli öğrencilerimizi başarılarından dolayı bir kez daha kutluyor, güzel anılarla dolu, sağlıklı, mutlu ve başarılı bir eğitim hayatı geçirmelerini temenni ediyorum” ifadelerini kullandı. “El Ele Güvenli Geleceğe” Öte yandan İzmir Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü, öğrencilerin daha iyi ortamda ve daha huzurlu bir eğitim dönemi geçirmeleri amacıyla İKÇÜ Fuaye alanında stant açtı. “El Ele Güvenli Geleceğe” projesi kapsamında açılan stantta, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde görevli emniyet personeli, gençlerin eğitim ve öğretim hizmetlerini huzurlu ve güvenli bir ortamda tamamlaması, illegal oluşumların propaganda faaliyetleri ve eylemlerine karşı bilinçlendirilmesi, terör ve yasadışı faaliyetlere karşı farkındalık oluşturulması adına alınması gereken tedbirler hakkında ailelere bilgi verdi. Şahsen Kayıt İçin Son Tarih 26 Ağustos Diş Hekimliği Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Eczacılık Fakültesi, İslami İlimler Fakültesi, Turizm Fakültesi, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Tıp Fakültesi ile devam edecek kayıtlanma işlemleri; 26 Ağustos günü Su Ürünleri Fakültesi, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi, Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi ile son bulacak. 22 Ağustos itibariyle E-Devlet üzerinden başlayan kayıt işlemleri için ise son gün 24 Ağustos 2022. -
19.08.2022
İKÇÜ’de Aşure İkramı
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Muharrem ayı vesilesiyle geleneksel hale getirdiği aşure ikramını bu yıl da tekrarladı. Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı’nca düzenlenen Aşure İkramı Etkinliğinde Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Prof. Dr. Süleyman Akbulut, Genel Sekreter Yardımcısı Enes Uzun İKÇÜ Ailesine aşure ikram etti. İKÇÜ olarak Muharrem ayındaki örf ve adetlerin yaşatılmasına katkı sağlamaktan mutlu olduklarını ifade eden Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Paylaşmanın en güzel örneklerinden biri olan aşure geleneğinin ecdadımızın bizlere miras bıraktığı en önemli değerlerden biri olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Bulduklu, “Kampüsümüzde örf ve adetlerimizi yansıtan, yaşatan etkinlikleri gençlerimizle ve tüm İKÇÜ ailemizle paylaşmaktan son derece mutluyuz. Muharrem ayının tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi. -
15.08.2022
İKÇÜ’de Program Doluluk Oranı %99,4
Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM) tarafından ilan edilen Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2022-YKS) yerleştirme sonuçlarına göre İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, %99,4 doluluk oranı ile öğrencilerin en çok tercih ettiği üniversiteler arasında yerini aldı. ‘Farkındayız Farklıyız’ sloganı ile öğrencilerin ilgi gösterdiği üniversiteler arasında adından söz ettiren İKÇÜ bu yıl da gençlerin gözdesi oldu. İKÇÜ, üniversiteli olmak isteyen gençlerin gözdesi olduğunu YKS sonuçları ile bir kez daha tescilledi. Buna göre İKÇÜ bünyesinde bulunan 41 lisans ve 4 ön lisans programına okul birincileri kontenjanları da dâhil olmak üzere toplam 3.224 öğrenci yerleşti. Her geçen yıl artan başarı ivmesiyle İzmir’de eğitim görmek isteyen gençler tarafından tüm programları yoğun ilgi gören İKÇÜ, yerleştirme verileri ile hedeflediği doluluk oranını yakaladı. Hoş Geldiniz! İKÇÜ adına memnuniyetini paylaşan Rektör Prof.Dr. Saffet Köse, kayıt heyecanı başlayan tüm öğrencilere seslenerek; YKS yerleştirme sonuçlarının öğrencilere, ailelerine ve ülkemize hayırlı olmasını diledi ve İKÇÜ ailesinin yeni üyelerine hoş geldiniz dedi. İKÇÜ’nün kuruluşundan bu yana geçen 12 yıla çok sayıda başarı sığdırdığını belirten Rektör Prof. Dr. Köse, “Çocuklarını büyük bir fedakârlıkla geleceğe hazırlayan ailelerimize, öğretmenlerinize ve üniversitemizi tercih ettikleri için yeni öğrencilerimize, teşekkür ediyor, yeni eğitim-öğretim döneminin kendilerine hayırlı olmasını temenni ediyorum. Aramıza yeni katılan öğrencilerimizden aldığımız güçle birlikte başarılarımıza başarı katarak yolumuza devam edeceğiz” dedi. Yolun Başında Olan Öğrencilerimize Desteğimiz Tam Ulusal ve uluslararası iş birlikleriyle toplum yararına projeler üreten, ülke geleceğinde söz sahibi olan bir üniversite prensibiyle ilerleyen bir İKÇÜ olarak; fiziki ve akademik altyapıyı daima güncel ve en üst düzeyde tutma gayretinde olduklarını ifade eden Prof. Dr. Köse, “Yayımlanan rakamlara baktığımızda her yıl artan tercih edilme oranları, yeni açılan programlarımıza gösterilen ilgi yaptığımız çalışmaların yerinde ve doğru olduğunu ortaya koymaktadır. Hiç kuşkusuz bu başarının arkasında İKÇÜ’nün nitelikli akademik ve idari kadrosu var. Gençlerden tek beklentimiz derslerini takip ederek, katılım sağlayarak lisans hayatlarını başarıyla tamamlamalarıdır. Yolun başında olan öğrencilerimize bu süreçte ihtiyaç duydukları her konuda destek olmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Sırada Kayıt Heyecanı Var Üniversiteye yerleşmeye hak kazanan öğrenciler E-kayıt veya şahsen tercihlerine göre kayıtlarını tamamlayabilecek. 22 - 24 Ağustos 2022 tarihleri arasında geçerli olan E-kayıt, https://www.turkiye.gov.tr/ web sitesi üzerinden yapılabilecek. E-Kayıt yaptıramayan veya e-kayıt işlemini tamamlayamayan öğrencilerimiz ise 22 - 26 Ağustos 2022 tarihleri arasında fakültelerinin ilan ettiği tarihte İKÇÜ’ye şahsen gelerek kayıtlarını tamamlayabilecek. Kayıt süreci hakkında detaylı bilgi için tıklayınız. -
15.08.2022
İKÇÜ’den Orta Asya Çıkarması
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse başkanlığında, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu’nun da eşlik ettiği heyet, Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesi, Özbekistan Devlet Kültür ve Sanat Enstitüsü, Buhara Devlet Üniversitesi ve Semerkand Devlet Üniversitesi ile bilimsel anlaşmalara imza attı. Heyet ayrıca Moğolistan'da devam eden İKÇÜ-MUIS Türkoloji Enstitüsü'nün çalışmlarını incelemek üzere bu ülkeyi de ziyaret etti. Ziyaret kapsamında Moğolistan Bilim ve Teknoloji Üniversitesi, Moğolistan Devlet Üniversitesi (MUIS), Moğolistan Bilimler Akademisini ziyaret etti. Moğolistan Meclis Başkanı Zandanshatar Gombojav ve Moğolistan Eğitim Bakanı tarafından kabul edilen heyet, Moğolistan Devlet Dostluk Madalyasına layık görülen İKÇÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü ve Türkiyat Araştırma Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Şaban Doğan için Moğolistan Meclis binasında düzenlenen törene katıldı. Hedeflediğimiz Coğrafyalardayız Ziyaretleri değerlendiren Rektör Prof. Dr. Köse, tarihi ve kültürel ortaklıklara sahip olduğumuz ülkeler ve bu ülkelerdeki yükseköğretim kurumları ile ilişkilerin güçlendirilmesi adına Moğolistan ve Özbekistan’a yaptıkları ziyaretlerin oldukça verimli geçtiğini kaydetti. Köken birliğimizin merkezini oluşturan Orta Asya Ülkeleri ile kurulan bilimsel temasların önemine değinen Rektör Prof. Dr. Köse, “Türk Cumhuriyetleri başta olmak üzere hedeflediğimiz coğrafyalarda farklı alanlarda ortak araştırma projelerinin yürütülmesi, ortak konferans, sempozyum, paneller düzenlenmesi; akademisyenlerimizin bu üniversitelerdeki meslektaşları ile irtibata geçerek akademik bilgi paylaşımı platformlarının oluşturulması için kardeş üniversitelerimizle birçok iş birliği anlaşmasının altına imzamızı attık” dedi. Kadim Kıtayla İlişkilerimizi Yeniden Canlandırmalıyız Türkiye'nin 'Asya Yüzyılı'nda kadim kıtayla ilişkilerini, 'Yeniden Asya' sloganıyla daha kapsamlı bir yaklaşımla ele aldığı bu dönemde, ortak değerlerin bilimsel alanlarda da paylaşılmasının önem taşıdığını aktaran Rektör Prof. Dr. Köse, “Sosyokültürel değerleri ve hatta sorunları benzer olan bu coğrafyadaki bilim insanlarının bir araya gelmesi, ortak değerleri yeniden canlandırması, yeni ortaklıklar kurmasının zamanı çoktan geldi” diye konuştu. Ortak Miraslarımıza Sahip Çıkıyoruz Dünya medeniyetine yön veren, insanlığın ufkunu genişleten bilim insanları yetiştiren bu coğrafyanın tekrar canlanması adına akademiye büyük görevler düştüğüne işaret eden Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, gönül bağı ile bağlı olduğumuz Orta Asya’daki kardeş ülkeler arasında iş birliği ve dayanışmayı güçlendirecek tüm girişimler için İKÇÜ olarak tüm desteği sunmaya hazır olduklarını vurguladı. Prof. Dr. Köse, “Medeniyetler bilgiyle inşa edilir. Geleceğe bırakılacak en önemli miras bilgidir. Bizler farklı ülkelerde yaşayan, ortak değerler ve kültürler paydasında buluşan toplumlarız. Bu kadim topraklar batı toplumlarına rehberlik yapan, tıpta, coğrafyada, felsefede, matematikte ve astronomide çok önemli bilim adamları, düşünürler yetiştirdi. Biruni, Uluğ Bey, İbn-i Sina, Harezmî, Ali Kuşçu gibi insanlığın ufkunu genişleten bilim adamları; İmam Buhari, İmam Mâtürîdî, İmam Serahsî, İmam Tırmizi, Ali Şîr Nevâî gibi dünyayı aydınlatan âlimler bu toprakların bizlere armağanıdır. Orhun Anıtları bu coğrafyadadır. Ecdadımızın bıraktıkları eserler, bizi birbirimize gönül bağı ile bağlayan ortak mirasımızdır” şeklinde konuştu. Rektör Prof. Dr. Köse, öğrenci ve akademisyen değişimini de içine alan, tıp, sağlık, tarih, coğrafya, felsefe, mühendislik gibi alanları kapsayan anlaşmalar sayesinde yükseköğretim kurumları arasında kültürlerarası etkileşimin sağlanacağını sözlerine ekledi. -
11.08.2022
DİREKO İKÇÜ Savaşan İHA Ekibi Finalde!
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Robotik ve Yapay Zeka Teknolojileri Topluluğu bünyesinde bulunan DİREKO İKÇÜ takımı, TEKNOFEST 2022 Kritik Tasarım Raporu'nu başarıyla geçerek finale katılmaya hak kazandı. İKÇÜ Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Merih Palandöken danışmanlığında, topluluk başkanı malzeme bilimi ve mühendisliği üçüncü sınıf öğrencisi Furkan Kansızoğlu kaptanlığında, 2 yılı aşkın süredir yarışmaya hazırlanan DİREKO İKÇÜ Ekibi, TEKNOFEST 2022 Savaşan İHA Yarışmasında finalde uçuş beceresini sergileyecek takımlar arasına girme başarısına ulaştı. İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, “Savaşan İHA Sabit Kanat” kategorisinde yarışan finalist gençleri makamında ağırlayarak başarılar diledi. TEKNOFEST 2022 Karadeniz kapsamında Samsun Üniversitesi Ballıca Kampüsünde yapılacak yarışma öncesi DİREKO İKÇÜ Savaşan İHA Ekibi üyeleriyle kahvaltıda buluşan Prof. Dr. Köse, gençleri Samsun yarışlarına başarı temennisi ile uğurladı. Bu Yıl Derece İçin Pistteyiz Yarışma hakkında bilgi veren takım kaptanı Furkan Kansızoğlu, ikinci kez finalde yarışma hak kazandıklarını paylaşarak; ilkinde yine final başarısı kazanan projelerinin final sunumunu geçirdiği Covid 19 rahatsızlığı nedeniyle yapamadığını aktardı. Bu yıl ki yarışlardan İKÇÜ’ye derece ile dönmeyi hedeflediklerini söyleyen Kansızoğlu, “Geçtiğimiz yıl ilk kez katıldığımız yarışmada, Kritik Tasarım Raporu aşamasında Türkiye’nin birçok köklü üniversitesinin projesini geride bırakarak finale çıkmıştık. DİREKO İKÇÜ takımı olarak amacımız, gözlem araçları olarak kullanılan İHA’lara çevresel farkındalık, karar verme yeteneği ve dinamik ortamlarda planlama yeteneği kazandırarak; savaş uçaklarının yaptıkları Dogfight, hava muharebe manevraları yapabilme ve kamikaze yetenekleri kazandırmaktır. Teknolojiyi yakından takip edip milli teknoloji hamlesi yolunda ilerleyerek; havacılık, teknoloji, yapay zeka, inovasyon ve savunma sanayi alanında okulumuzu en iyi noktalara getirmek ve bize sunulan imkanlar ile birlikte kendimizi geliştirmek için çalışıyoruz Şu ana kadar yaptığımız uçuş denemeleri başarılı şekilde devam eden takımımız bu yıl artık derece için piste çıkacak” dedi. Gençlerimiz Şimdiden ‘Ben de Varım’ Diyor TEKNOFEST 2022 Karadeniz kapsamında Samsun Üniversitesi Ballıca Kampüsünde yapılacak yarışlar için yola çıkmaya hazırlanan DİREKO İKÇÜ Savaşan İHA Ekibi ile sohbet eden İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, gençlerin kazandığı başarılarla İKÇÜ’nün büyük gurur yaşadığını söyledi. Savaşan İHA Yarışmalarının, geleceğin savaş teknolojilerini içermesi bakımından dünya genelinde bu alanda gerçekleştirilen en zorlu yarışmalardan biri olarak kabul edildiğine dikkat çeken Rektör Prof. Dr. Köse, “Milli Teknoloji Hamlesi’nin başarıyla gerçekleştirilebilmesi için elimizdeki en büyük güç gençlerimizdir. Yerlilik oranını artırarak hem ekonomik hem de teknolojik bağımsızlığımızın önünü açmış oluyoruz. Ülkemiz savunma sanayisi açısından büyük öneme sahip teknolojilerde gençlerimizin şimdiden ‘ben de varım’ demesi bizleri son derece mutlu etmektedir” dedi. En Büyük Enerji Kaynağımız Gençlerimiz Bu alanda Bayraktar TB2 Silahlı İnsansız Hava Aracı ve AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA) gibi teknolojilerini bu ülkenin genç beyinlerinin yaptığının altını çizen Rektör Köse, “Dünyanın en iyi insansız hava araçları listesinde yer alan bu teknolojileri ülkemizin gençleri üretmeyi başardı. İnsansız hava araçlarımızla (İHA) bu alanda dünyanın en iyi 3-4 ülkesinden biriyiz. Uzay, havacılık ve savunma sanayi alanlarındaki yerli ve milli hamlelerinde en büyük enerji kaynağımız gençlerimizdir. Bizlere düşen görev onlara her koşulda destek olmaktır. İKÇÜ olarak öğrencilerimizden gelen bu başarı haberleri ile gururlanmaya devam ediyoruz. Takımımızın finallere kalmasında, yarışmasında emeği geçen tüm öğrencilerimizi ve hocalarımızı tebrik eder başarılarının devamını dileriz” diye konuştu. Gençlerle sohbetinin ardından DİREKO İKÇÜ Savaşan İHA Ekibi ile TEKNOFEST pozu vererek fotoğraf çektiren Rektör Prof. Dr. Köse, gençleri Samsun yarışlarına başarı temennisi ile uğurladı. -
09.08.2022
İKÇÜ’ye Büyük Gurur
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Türkiyat Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Şaban Doğan, Moğolistan ile Türkiye arasındaki dostluk ve iş birliğinin gelişmesine katkılarından dolayı "Dostluk Madalyası” ile ödüllendirildi. Cumhurbaşkanlığı tarafından Moğolistan’la ikili ilişkilerin geliştirilmesine katkıda bulunan devlet adamlarına, siyasetçilere ve iş insanlarına verilen en prestijli ödül olma özelliği taşıyan madalya, ilk kez bir Türk akademisyene verildi. Ülkenin En Prestijli Ödülü Prof. Dr. Doğan’ın 01 Ağustos 2022 tarih ve 169 No’lu Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle “Dostluk Madalyası”na layık görülen Prof. Dr. Şaban Doğan için Moğolistan Meclis binasında özel bir tören düzenlendi. Moğolistan Meclis Başkanı Zandanshatar Gombojav’ın ev sahipliğinde yapılan törende İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, 25. ve 26. Dönem Osmaniye Milletvekili ve Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ruhi Ersoy, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz, İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, İKÇÜ-MUIS Ortak – Türkoloji Enstitüsü Müdürü Dr. Ankhbayar Danuu ve meclis yetkilileri de hazır bulundu. Orhun Vadisi İki Ülkenin Ortak Değeri Törende konuşan Moğolistan Meclis Başkanı Zandanshatar Gombojav, Prof. Dr. Şaban Doğan’ın Türkiye ile Moğolistan arasındaki ilişkilerin gelişmesi için gösterdiği gayret ve Moğolistan’daki Türk kültür varlıklarıyla ilgili yaptığı çalışmalar sebebiyle Moğolistan Cumhurbaşkanlığınca ödüle layık görüldüğünü ifade etti. Törende konuşan Başkan Gombojav Türk ve Moğol halklarının ortak kültürel miraslarına nemli katkılar sağlayacak araştırmalar yürüten İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’ne ve üniversite yöneticilerine çalışmaları için teşekkür etti. İki ülke tarihi açısından Orhun Vadisinin son derece önemli olduğunu vurgulayan Başkan Gombojav, “İKÇÜ’nün Orhun Vadisinde yaptığı kazı çalışmasını yakından takip ettik. Bölgede yapılan çalışmalar kültürel mirasımızın gün yüzüne çıkarılması ve tarihimize ışık tutması bakımından önem arz ediyor. Bu bölge her iki ülkenin tarihi için de oldukça önemli. Bu eserlerkadar Moğol ve Türk tarihine ilişkin olsa da esasen tüm dünyanın kültürel mirasıdır. İKÇÜ’nün Moğolistan’daki üniversiteler ile eğitim alanında gerçekleştirdiği iş birlikleri iki ülke ilişkilerine olumlu düzeyde katkı verecektir. Türkiye ile yakın ilişkileri son derece önemsiyoruz. İkili ilişkilerin başlamasında, sürdürülmesinde ve gelecekte iki ülkenin kardeşliğinin geliştirilmesinde akademiye büyük görevler düşüyor” dedi. TBMM Başkanı Şentop’a Teşekkür Ziyareti Bu yıl içerisinde Türk ve Moğol bilim insanlarından oluşan çalışma ekibinin Van Aladağ bölgesinde yürüttüğü yüzey araştırmalarını heyecanla takip etiklerini ifade eden Meclis Başkanı Zandanshatar Gombojav: "Hülagü Han'ın yazlık sarayı olduğu düşünülen eser bizim tarihimiz açısından son derece kıymetli. Bu saray, Moğol İlhanlılar tarafından inşa edildiği bilinen dördüncü saray olacak. İlk fırsatta bu bölgeyi de ziyaret etmek istiyorum. Mevkidaşım TBMM Başkanı Sayın Mustafa Şentop ile sürekli görüşüyoruz. Aslında beni birkaç kez Türkiye’ye de davet etti. Özellikle pandemi başta olmak üzere çeşitli nedenlerle bu ziyaret henüz gerçekleşemedi. Sanırım Türkiye ziyaretim için saray kalıntılarının bulunması gerekiyormuş. Hem sona eren hem de devam eden çalışmalarla iki ülke arasındaki ilişkiler daha da pekişecek, iki ülkenin dostluk ve kardeşliği daha da ileri gidecektir. Bahse konu çalışma için hem Türkiye Cumhuriyetine hem de İKÇÜ’ye çok teşekkür ediyoruz. Tüm bu çalışmalara katkı sunan Prof. Dr. Şaban Doğan, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile ‘Dostluk Madalyası’na layık görüldü. Kendisine yaptığı çalışmalar için teşekkür ediyor; başarılı çalışmalarının sürmesini temenni ediyorum” şeklinde konuştu. Türkiye’nin Üçüncü Komşu Olması Memnuniyet Verici İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, üniversite olarak kültürel miraslarla ilgili çalışmalara önem verdiklerini ve İKÇÜ’nün Moğolistan’daki çalışmaları için gayret gösteren akademisyenlerin çalışmalarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Rektör Prof. Dr. Köse “Biz Prof. Dr. Şaban Doğan’ın önderliğinde 2018 yılından bu yana bu bölgede üç üniversite ile birlikte önemli projeler yürütüyoruz. 2018 yılında Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım’ın katkılarıyla bu bölgeye yönelik çalışmaları yapmak için harekete geçtik. Bölgede yüzey araştırmaları ve kazı çalışmaları başta olmak üzere önemli araştırmalara imza attık. İKÇÜ olarak 2019 yılında Moğolistan Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ile ortak kazı çalışmalarına başladık. Kazı tamamlandı ve tarihsel açıdan önemli bir sonuçlara ulaşıldı. Ayrıca Türkiye ve Moğolistan’daki ortak çalışmaları ve projeleri koordine edebilmek için Moğolistan Devlet Üniversitesi ile ortak bir enstitü kurduk. Enstitümüz saha çalışmalarına ilaveten YTB’nin desteğiyle Moğol öğrencilerin Türkçe öğrenmelerine aracılık ediyor. Onları bir yıl üniversitemizde misafir ediyor, Türkiye Türkçesi öğretiyor ve ülkelerine uğurluyoruz. Moğolistan Sağlık Bilimleri Üniversitesi ile eğitimde iş birliği yapılıyor. İlkini Mayıs ayında İzmir’de üniversitemiz ev sahipliğinde yaptığımız ‘Moğolistan Kültürel Mirası İçinde Türk Yazıtları’ çalıştayının ikincisini Türk ve Moğol bilim insanlarının katılımıyla Ulanbator’da yaptık. Enstitümüzün bu yıl her iki ülkede ses getiren ve bizleri heyecanlandıran saha çalışmasını Haziran ayında kamuoyuyla paylaştık. Enstitümüzün koordine ettiği, üniversitemiz Türk İslam Arkeolojisi bölümüyle Moğolistan’dan gelen akademisyenlerden oluşan ekip, Van’ın Çaldıran ilçesi Aladağ mevkiinde yürüttüğü yüzey araştırmalarında, İlhanlı hükümdarı Hülagü Han tarafından inşa ettirilen yazlık sarayın kalıntılarına ulaştı. 1260'lı yıllarda inşa edildiği tahmin edilen yazlık sarayın İlhanlı tarihi çalışmalarına yeni bir boyut kazandıracağını düşünüyoruz. Biz iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmesinde elimizden gelen katkıyı en üst düzeyde yapmaya devam edeceğiz. Bu arada Türkiye’yi üçüncü komşu ilana etmenizden duyduğum memnuniyeti de ifade etmek istiyorum. Zatıalinizin ve Moğolistan Cumhurbaşkanının iş birliklerimize verdiğiniz destek için şükranlarımı sunuyor, madalyaya layık görülen Prof. Dr. Şaban Doğan’ı yürekten kutluyorum” dedi. Başarı Ekip İşi Törende konuşan “Dostluk Madalyası” sahibi Prof. Dr. Şaban Doğan, bu başarının ekip işi olduğunu; gelinen noktada en büyük payın Rektör Prof. Dr. Saffet Köse’ye ait olduğunu söyledi. Prof. Dr. Doğan: “Aladağ Projesi, bize teklif edildiğinde çok heyecanlandık ve zaman kaybetmeden hazırlıklara başladık. Karşımıza çıkan engelleri ve güçlükleri Sayın Rektörümüzün yakın desteği ile aştık. Rektörümüz attığımız her adımda bize yol gösterdi, her sıkıştığınızda imdadımıza yetişti. Türkiye ve Moğolistan’da yapılan her çalışma, tarihe ışık tutacak her türlü kültürel miras unsuru iki ülke açısından son derece önemli. Biz her iki ülkede de yeni projelerle çalışmaya devam edeceğiz. Bizim burada Moğolistan Devlet Üniversitesi ile ortak kurduğumuz enstitü, çalışmalarımızın koordinasyonu açısından kolaylık sağlayıcı işleve sahip. Ben bu madalyayı Enstitüde birlikte çalıştığımız Dr. Ankhbayar Danuu başta olmak üzere tüm ekibimiz adına aldığımı ifade etmek isterim. Çekilen sıkıntılar, zorluklar ve sonrasındaki yorgunluk, çalışmalarınızdan sonuç almaya başlayıp takdir edildiğinizi görünce yerini mutluluk ve huzura bırakıyor. Beni layık gördükleri bu önemli ödül için Moğolistan Cumhurbaşkanına ve Sayın Moğolistan Meclis Başkanına şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu. Tören sonunda Rektör Köse, Van Akdamar kilisesinde bulunan ve Hülagü Han’ı temsil ettiği düşünülen Moğol atlısı kabartmasının özel olarak yapılmış replikasını Meclis Başkanı Gombojav’a takdim etti. -
04.08.2022
Türk Yazıtları Moğolistan'da Tartışılıyor
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Moğolistan Devlet Üniversitesi, Moğolistan Kültürel Miras Merkezi ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu iş birliği; Türk Dil Kurumu, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) destekleriyle “Moğolistan Kültürel Mirası İçinde Türk Yazıtlarının Bugünü ve Geleceği Çalıştayı II” Moğolistan’ın Başkenti Ulanbator’da başladı. 27 Mayıs – 1 Haziran 2022 tarihleri arasında İKÇÜ ev sahipliğinde ilkinin yapıldığı, Moğolistan’daki Türk yazıtlarının korunması ve gelecek nesillere aktarılmasıyla ilgili bilimsel tartışmaların yapıldığı çalıştayın ikincisi Moğolistan Kültürel Miras Merkezi Konferans Salonunda yapılan açılış oturumuyla başladı. Uluslararası alanda önemli araştırmacıları buluşturan çalıştayın açılışına, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, Moğolistan Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Din Siyasetleri Baş Danışmanı Bum Oschir Dulaam, 25. Dönem ve 26. Dönem Osmaniye Milletvekili, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ruhi Ersoy, TİKA UIanbator Koordinatörü Emrah Ustaömer, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz ile çok sayıda bilim insanı katıldı. Türkiye’deki büyükelçiler toplantısına katıldığı için programda yer alamayan Türkiye’nin Ulanbator Büyükelçisi Zafer Ateş açılışa video konferans ile katılım sağladı. Yürüttüğümüz Kazılarda Tarihin Gizemi Çözülüyor Kısa zamanda böylesine önemli çalıştayın ikincisini yapıyor olmanın memnuniyet verici olduğunu söyleyen İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, daha önce iki kez ziyaret etme şansını bulduğu bu coğrafyada Türkiye ve bilim dünyası adına önemli çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Rektör Prof. Dr. Köse “Üniversite olarak ülkemiz, milletimiz ve üniversitemiz adına yarına bırakılacak çalışmalara katkı vermekten onur duyduğumu vurgulamak istiyorum. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) olarak bu bölgedeki üç büyük üniversite ile farklı alanlarda çok yakın işbirliği halindeyiz. Moğolistan Devlet Üniversitesi Türkoloji Araştırmaları Enstitüsü ile üniversitemizin ortak açtığı İKÇÜ MUİS Enstitüleri bunlardan bir tanesi. Dün geldiğimizde enstitümüzü tekrar görme fırsatı buldum ve yapılan çalışmaları yakından takip ediyorum. Bu çalışmalardan ilkini Mayıs ayı sonunda İzmir’de üniversitemiz ev sahipliğinde yapmıştık. Kısa bir süre sonra burada böyle bir çalıştay ile ikinci kez Moğol ve Türkiye’den araştırmacılarla tekrar bir aradayız. Bu çalışmaların iki ülke akademisine ve ülkeler arası dostluğa katkı yapacağından eminim. Gelinen noktada dil, kültür, tarih ve arkeoloji alanlarında önemli projeleri 4 yılı aşkındır burada yürütüyoruz. Projelerin her birinin somut sonuçları ortaya çıkmaya; ekilen fidanlar ürün vermeye başladı. Bu bölgede bizim yürüttüğümüz kazılarda tarihin gizemi çözülüyor. Hepinizin takip ettiği üzere Van'ın Çaldıran ilçesinde birlikte yürüttüğümüz kazıda Haziran ayında önemli bulgulara ulaşıldı. Aladağ bölgesinde 1260'lı yıllarda Moğol İlhanlı Devleti hükümdarı Hülagü Han tarafından inşa ettirildiği düşünülen yazlık saraya ilişkin buluntular açığa çıkarılmaya başlandı. Üniversitemiz Türkiyat Araştırma ve Uygulama Merkezinden Prof. Dr. Şaban Doğan Hocanın yine Türk İslam Arkeolojisi Bölüm Başkanımız Prof. Dr. Ersel Çağlıtütüncigil hocanın bu konudaki çabaları orada da önemli sonuçlar verecek. Ben iki ülke arasında bilimsel çabaların ötesinde sonuçlar doğuracağına inandığım bu çalıştayın hayırlı olmasını diliyor, organizasyona destek veren TİKA Başkanlığımıza, Moğolistan Devlet Üniversitemize şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca en başından beri bu projeyi somut hale dönüştüren Prof. Dr. Şaban Doğan’a ve Dr. Ankhbayar Danuu’ya ayrıca teşekkür ediyorum” dedi. Geçmişe ve Kültüre Değer Vermeden Bugün Anlaşılamaz Türk-İslam Bilim ve Kültür Mirası Projesi ile dünyanın çeşitli yerlerinde yazılmış eserleri bilim dünyasına kazandırmaya yönelik çabalar gösterdiklerini söyleyerek sözlerine başlayan TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, Türkiye’nin kültürel geçmişinde önemli yeri olan Moğolistan’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti paylaştı. Akademinin sadece var olanı değil dün ile bağlantılıyı da araştırması gerektiğini söyleyen Başkan Şeker: “Geçmişe ve kültüre değer vermeden ya da oradaki birikimi incelemeden bugünü anlamak ya da yarına ilişkin çıkarımlarda bulunmak olası değil. Biz, TÜBA olarak bu coğrafyaya özel önem atfediyoruz. Geçtiğimiz hafta Özbekistan Bilimler Akademisi ile ortak çalışmalar yapmak üzere protokol yaptık ve ‘Özbekistan'ın Kültürel Mirası’ başlıklı konferansa katıldık. Önemli alanlarda daha fazla ortak çalışmalar yapma kararı aldık. Sosyal ve bilimsel tarihimizin dünü ile yarını arasında bağ kuracak tüm adımları destekliyoruz. Son dönemde bölgedeki ülkeler arasındaki siyasal ve iktisadi yakınlaşmalar düşünüldüğünde her kurumun kendi alanıyla ilgili konularda ihtiyaç duyulan hususlarda buralarda olmasının önemli olduğunun belirtmek istiyorum. Biz bu bölgeye ve tarihi mirasa ilişkin bir çalışma dizisini 2020’de başlatmıştık. Bu kapsamda Türk-İslam Bilim ve Kültür Mirası Projesi ile dünyanın çeşitli yerlerinde yazılmış eserleri bilim dünyasına kazandırmaya çalışıyoruz. Proje sonunda eski yazı ile yazılan eserlerin Latin harflerine çevrilmesi yoluyla bu çalışmaları yarına aktarmış olacağız. Yine TÜBA Türkoloji Araştırmaları Destek Programı'yla dünyanın farklı ülkelerinde çalışan Türkologları ülkemizde ağırlıyor bilimsel birikimlerimizin karşılıklı paylaşımına destek veriyoruz. Elbette Moğolistan’a yönelik olarak yaptığımız çok değerli bir eserden ayrıca söz etmek istiyorum. TÜBA 2021 yılında ‘Cengiz Han ve Mirası’ adlı eseri bilim dünyasının yararına sunduk. Moğol İmparatorluğu'nun kurucusu Cengiz Han’ın Asya halklarına getirdiği askeri, ekonomik ve siyasi değişimleri konu edinen eserde onun mirasını ortaya koymaya çalıştık. Onun, kendi çağında bütüncül bir dünya tasavvuru ile yola çıkmasını ve güçlü bir merkezi sistemi teşkil etmenin mücadelesini bilimsel olarak ortaya koyduk. Multidisipliner bir yaklaşımla ortaya çıkan ve 17 bölümden oluşan bu eserin Türkçe yayınlanmış kapsamlı eserlerden biri olduğunun altını çizmek istiyorum. Yakın zamanda kitap Moğolcaya ve İngilizceye de çevrilmiş olacak. Elbette daha fazlasını yapmak zorunda olduğumuzu da hatırlatmak gerekiyor. Gerçekten hem Anadolu hem de bu coğrafya birer hazine hüviyetinde. Göktürklerin ve Uygurların tarihi kültürü kültürel mirasları burada. Tüm boyutlarıyla dünden bugüne kapsamlı araştırmalar yapmak gerekiyor bu yolla yarına bir projeksiyon oluşturması gerektiğine inanıyorum. Giderek artan ortaklıklarımızın artması temennisiyle çalıştaya emek veren herkese teşekkür ediyor, hayırlı olmasını temenni ediyorum” şeklinde konuştu. Biz Türkleri ‘Anda’ Olarak Görüyoruz Moğolistan Cumhurbaşkanı Kültür ve Din Politikaları Baş Danışmanı Dbum Oschir Dulaam, UNESCO TİKA, Kültürel Miras Kurumu ve İKÇÜ ye teşekkür ederek başladığı konuşmasında, olağan bir çalıştayın ötesinde bir anlamı taşıdığına dikkat çekti. Çalıştayın iki halk arasındaki ilişkilerin binlerce yıllık geçmişinden beslendiğini vurgulayan Prof. Dr. Dulaam “Bu çalıştay esasen iki ülkenin dostluk içindeki ilişkilerinin bir nişanesidir. Bu çalıştay sırasında tüm konuklarımızı Moğolistan daki Türk yazıtlarının geleceğe aktarılmasında fikir alışverişinde bulunacaklar. Bu çalıştay sırasında kültürel mirasların korunması veya kalkınma için çok yönlü kültürel işbirliğinin önemli bir adımı olarak görüyorum. İlk çalıştay İzmir’de yapıldı ve ilk adımda ev sahipliği için TİKA ve İKÇÜ’ye ayrı teşekkür ediyorum. Moğollar olarak iş birliği yapan dostlarımızı “anda” olarak görüyoruz. Anda bizde kan kardeş anlamına geliyor. Yani Moğollar Türkleri yakın dost olarak görürler ve bundan büyük gurur duyuyoruz. Türkiye bizim dost ülkemiz ve Türkler dostumuz. Moğolistan’da Türk eserlerin varlığından haberdarız ve iki tartasın kültürel miras için muhafaza ve aktarma noktasında ortak çalışmaların öncüsü olmasını diliyorum” diye konuştu. Dünya Üzerindeki Kültürel Miras Tüm İnsanlığındır İçinde yer aldıkları coğrafyanın coşku ve gurur yaşattığını söyleyen UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz 2019 yılında Moğolistan, Kazakistan, Azerbaycan, Özbekistan ve Türkiye birlikte çalıştıklarını ve 2020 yılıda Bilge Tonyukuk anıt alanını kültürel miras olarak kabul ettirdiklerini söyledi. Bölgede bir tarafta Bilge Tonyukuk diğer tarafta Cengiz Han’ın gücünü hissettiklerini ifade eden Prof. Dr. Oğuz: “Bugün kültürel mirasımızın yaşayan yönü olan Moğol dans ve müziği de soyut mirasını birlikte izledik. Bu coğrafya, Bilge Tonyukuk’tan bugüne yaşayan ya da tarihi somut veya somut olmayan büyük bir zenginlikle bize haz veriyor. Bu, mükemmel bir ortak değerdir. Biz, böylesi mirasa sahip olduğumuz ve birlikte bunu hissettiğimiz için çok şanslıyız. UINESCOya göre bir eser hangi ülkedeyse onun mirasıdır. Dolayisiyla Moğolistan’da bulunan mirası korumak da onunla gururlanmak da öncelikle Moğolistan’ın hakkıdır. Ancak UNESCO’nun ikinci ilkesi; böylesi eserlerin insanlığın ortak mirası kabul edilmesidir. Bu durum tüm insanlık için eserlerin korunması zorunluluğunu ortaya çıkarıyor. İKÇÜ ve MUIS bu çerçevede önemli bir iş yapıyorlar ve bunu insanlık adına yapıyorlar” dedi. TİKA Tonyukuk Anıtı Çevresine Müze Yapacak Çalıştayın ikincisinde yer almanın memnuniyetini paylaşan TİKA Ulanbator Koordinatörü Emrah Ustaömer ise TİKA-İKÇÜ arasındaki uyuma dikkat çekti. Bu uyumda Rektör Prof. Dr. Saffet Köse’nin ve Prof. Dr. Şaban Doğan’ın büyük emeği olduğu söyleyen Ustaömer: “Yedi bin kilometre yolu aşıp geldiniz. Bu coğrafyaya emek veren bilim insanları ve yöneticiler olarak önemli sonuçlara imza atacağımızı umuyorum. Biz TİKA olarak bu bölgede 795 projeyi hayata geçirdik. 2004 yılın TİKA kurulmuş olsa da bölgede bizim çabamızın 27 yıllık bir geçmişi var. 1994 ile 2018 arasında 619 proje ile bölgeye destek sağladık. 2019 yılında yaptığımız proje sayısı 57. 2020 yılında 48 projeyi hayata geçirdik. 2021 yılında 39 proje tamamlanmış ve 2022 yılında 32 proje başlatılmış durumda. Türkiye’nin çalışmaları 1994 yılında başlıyor. Bu süre zarfında 49.297.961,53 ABD Doları yatırımı doğrudan bölge insanının hizmetine aktarmışız. Yani 50 milyon net bütçe ayırmış ve devlet olarak Türkiye bu parayı harcamış durumda. Bu bütçe doğrudan projeye yatırılan bütçe. Yani diğer lojistik ya da proje görevlileri bedelleri gibi giderler bunun içinde yok. 2014 yılına Tonyukuk’u 2011 Bilgehan Karayolunu yaptık. Başkent olması nedeniyle 514 projeyi Ulanbator’da hayata geçirildik. Çok boyutlu yatırımlar yapıyoruz. Her alanda ihtiyaçları karşılamaya gayret gösteriyoruz. Okul öncesi eğitimden sağlık alanına önemli yatırımları her alanda vardı. Şimdi size bir müjdeyi de vereyim. Programdan erken ayrılmak durumundayım. Zira Tonyukuk anıtı çevresinde bir müzenin inşaatına başlıyoruz ve bugün onun proje ihalesini yapıyoruz. Onun da müjdedesini buradan vermiş olalım” şeklinde konuştu. Tarihe Işık Tutuyoruz İKÇÜ MUIS Türkoloji Enstitüsü Müdürü Dr. Akhnbayar Danuu da 2018 yılında kurulan enstitülerinin bugüne kadar 4 kitabı bilim dünyasına kazandırdığına dikkat çekti. Dr. Danuu, geçtiğimiz aylarda İKÇÜ Türk İslam Arkeolojisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ersel Çağlıtütüncigil başkanlığında, Türk ve Moğol bilim insanlarından oluşan arkeoloji çalışma ekibinin Van’ın Çaldıran ilçesinde 1260’lı yıllarda Moğol İlhanlı Devleti hükümdarı Hülagü Han’ın inşa ettirdiği düşünülen yazlık saray ve şehir kalıntılarına ulaştığını hatırlattı. Danuu, enstitü olarak bilimsel çalışmaların ötesinde arkeolojik olarak da önemli çalışmalara imza attıklarını aktardı. Açılış konuşmalarının ardından uluslararası alanda önemli araştırmacıları buluşturan çalıştayın bilimsel oturumlarına geçildi. -
04.08.2022
İKÇÜ ile Moğolistan Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Arasında Değişim Anlaşması
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) ile Moğolistan Bilim ve Teknoloji Üniversitesi arasında ortak müfredat geliştirme, öğrenci ve öğretim elemanı değişimi hususlarını içeren iş birliği protokolü Moğolistan’ın Başkenti Ulanbator’da imzalandı. İki üniversitenin birlikte yürüttüğü Ötüken’deki kazılar ve Mevlana değişim programına ilave olarak lisans ve lisansüstü öğrenci değişimi ile müfredat geliştirmeyi de içeren protokol İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse ve Moğolistan Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Tumurpurev Namnan tarafından imzalandı. Turizm Alanında Büyük Deneyime Sahibiz Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, İKÇÜ Türkiyat Uygulama ve Araştırma Merkezi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Şaban Doğan ile Moğolistan Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Dış İlişkiler ve İşbirlikleri Koordinatörü Dr. Tumurkhuu Uuganbayar’ın da katıldığı imza töreninde konuşan Rektör Prof. Dr. Saffet Köse: “Biz Moğolistan Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ile birlikte bu bölgedeki kazı çalışmalarını birlikte yönetmiştik. Oldukça uyumlu bir birliktelik ile bu projeyi sonuçlandırdık. Şimdi iş birliğimizi bir adım daha öteye götürmek istiyoruz. Bu amaçla hem öğrenci değişimi hem de bilimsel çok disiplinli iş birliği çerçevesi oluşturma gayreti içindeyiz. 14 ayrı fakülte, 1 yüksekokul, 3 enstitü ile eğitim veren güçlü bir üniversiteyiz. Her alanda büyük başarılara imza atıyoruz. Bunu komşu ve kardeş ülkelerle birlikte sinerji içinde ileriye taşımak; birlikte gelişmek istiyoruz. Son zamanlarda gelişen Türk-Moğol ilişkilerine katkıyı hedefliyoruz. Bölgeyi çok seviyoruz ve önemsiyoruz. Özellikle turizm alanında çok büyük bir deneyime sahibiz ve başlangıç için bu alanda deneyim paylaşımı uygun diye düşünüyorum” dedi. Türkiye Teknolojide Öncü Pozisyona Konumlandı Moğolistan devletinin uluslararası ilişkilere çok önem verdiğini söyleyerek sözlerine başlayan Rektör Prof. Dr. Tumurpurev Namnan, üniversite hakkında bilgiler verdi. Ülkenin büyük üniversitelerinden olduklarını vurgulayan Prof. Dr. Tumurpurev Namnan “ 1960 yılında kurulmuş bir üniversiteyiz ve iki kırılma bizim için çok önemliydi. Bunlardan ilki 1982 ve diğeri 2002 yılı. 2002 yılında teknoloji odaklı bir hale dönüştük. Mevcut durumda 12 fakültemiz ve enstitümüz var. 20 bin öğrenci ile 2 bin akademik personelimiz ile eğitim veriyoruz. En yetkin olduğumuz ya da lokomotifimiz olan alanlar madencilik, enerji ve inşaat. Ben İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesini yakından takip ettim. Çok alanda iş birliği yapabileceğimizi görüyorum. Özellikle teknoloji konusunda daha yakın olmamız gerekiyor. Türkiye son yıllarda sanayi ve teknoloji alanında oldukça başarılı işler yapıyor ve öncü pozisyona konumlandı. Diğer işlerdeki deneyim paylaşımımızı teknoloji alanında da sergilememiz gerekiyor. Kazı çok başarılı biçimde sonuçlandı.Bunun için ayrıca teşekkür ediyorum” dedi. Türkiye’nin Güçlü Akademisi Var Ziyarette konuşan TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, iki üniversite arasında somut çıktıları ulaşan başarılı çalışmalara tanıklık etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirerek sözlerine başladı. Türkiye’nin güçlü bir akademiye sahip olduğunu söyleyen Başkan Şeker “Türkiye gerçekten özellikle sanayi ve teknoloji alanında öncü bir devlet olma yolunda hızla ilerliyor. Savunma sanayinde gelinen nokta örnek olarak gösterilecek nitelikte. Bu başarıda akademisyenlerin de önemli katkıları var. Güçlü bilimsel birikimimizle bu topraklarda olmak zorundayız. Tarihi ve kültürel geçmişimiz ile yakın ilişkilerimiz bunu zorunlu kılıyor. Ülkelerin iktisadi ve kültürel iş birlikleri toplumların yakınlaşması için önemli ancak bilimsel birliktelikler ve bugünün konusu olan öğrenci ile akademisyen değişimleri bu yakınlığı artırıcı en önemli hususların başında geliyor” dedi. Ziyaret iki ülke arasında yapılması gerekenlerin istişare edilmesi ile son buldu. -
03.08.2022
İKÇÜ-MUIS İşbirliği Bir Adım Öteye Taşınıyor
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) ile Moğolistan Devlet Üniversitesi (MUIS) arasında ortak eğitim ve öğrenci değişimi protokolü imzalandı. İkili görüşmeler için Moğolistan’da bulunan Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker’in de katıldığı törende İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse ile MUIS Rektörü Prof. Dr. Ochirkhuyag Bayanjargal tarafından işbirliği protokolleri imzalandı. Törende İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, İKÇÜ Türkiyat Araştırma ve Uygulama Merkezi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Şaban Doğan, MUIS Türkoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Battulga Tsend, MUIS Dış İlişkiler Koordinatörü Badamdash Dashdavaa ve İKÇÜ-MUIS Türkoloji Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Dr. Ankhbayar Danuu da yer aldı. Biz Bu Topraklarda Kendimizi Misafir Görmüyoruz Moğolistan’da olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek sözlerine başlayan Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, MUIS ile yakın iletişim ve iş birliği içinde önemli adımlar attıklarını ifade etti. Bölgenin kültürel, sosyal ve ekonomik yapısına katkı sunma gayretinde olduklarını söyleyen Rektör Köse “Biz bu coğrafyayı çok önemsiyoruz ve kendimizi buradan kabul ediyoruz. 4 yıl önce attığımız adımların bugün başta ortak kazı ve yüzey araştırmaları olmak üzere çok sayıda somut çıktısını görüyoruz. Bir diğer deyişle heyecanla başladığımız ilk günden bu yana önemli başarılara birlikte imza atıyoruz. Bilindiği üzere iki Üniversite ortaklığında Türkoloji Araştırmaları Enstitüsü açtık. Enstitümüzün çabaları ve YTB’nin de destekleriyle Moğolistan Devlet Üniversitesi Türkoloji Anabilim dalını tercih eden öğrencilerimizi bir yıl boyunca üniversitemizde misafir ediyoruz. Öğrencilerimiz Türkiye Türkçesi öğrenerek ülkelerindeki eğitim hayatlarına dönüyor. Bu projeyle Moğolistan yükseköğretimine katkıda bulunuyoruz. 2010 yılında kurulan genç bir üniversite olsak da hızla yükselen bir başarı grafiğine ve çok yetkin bir kadroya sahibiz. 89 ülkeden uluslararası öğrenciye ev sahipliği yapıyoruz. TİKA ve YTB başta olmak üzere ülkemizin kurumları ile çok yakın çalışıyoruz. Türkçe öğretim merkezimiz ve Türkiyat Araştırmaları Merkezimiz bu işbirliklerinde lokomotif görevini üstlendiler. Biz burada kendimizi misafir olarak görmüyor; yabancı gibi hissetmiyoruz. Biz işbirliklerimizin sadece iki üniversite arasında ve Türkoloji alanında sıkışmasını istemiyoruz. Amacımız Moğolistan’daki işbirliklerimizi daha da ileriye götürmek. İki üniversite arasındaki yakınlığın tesisinde önemli rol oynayan İKÇÜ Türkiyat Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Şaban Doğan ve İKÇÜ-MUIS Ortak Türkoloji Enstitüsü Müdürü Dr. Ankhbayar Danuu’ya özellikle teşekkür ediyorum” dedi. Türkiye’de Devam Eden Projelerde Katkı Bekliyoruz MUIS’in İKÇÜ ile var olan güçlü bağlarını geliştirmeye kararlı olduklarını ifade eden MUIS Rektörü Prof. Dr. Ochirkhuyag Bayanjargal, İKÇÜ’nün Moğolistan Devlet Üniversitesindeki Türkoloji çalışmalarına katkılarının önemli olduğunu; bu desteği iki Üniversiteyi yakınlaştıran bir araç olarak gördüklerini ifade etti. Rektör Bayanjargal “MUIS Moğolistan’ın ilk ve en köklü ayrıca da en başarılı yükseköğretim kurumu. Uluslararası çalışmaları, iş birliklerini ve yabancı kültürlerle ilgili çalışmaları çok önemsiyoruz. Üniversitemiz 20 bin öğrenci, 1.300 akademik personelle Moğolistan yükseköğretimine katkı sunuyor. Akademik personelimizin %54’ü doktoralı. Bu önemli bir oran. Üniversite olarak Moğolistan’daki Türkolojinin tek merkeziyiz. Türkoloji anabilim dalının hak ettiği yere gelmesi için sarf ettikleri çaba için İKÇÜ’ye minnettarız. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinin Üniversitemizin Türkoloji öğrencilerine katkısı çok büyük. Bu değerli katkılar için İKÇÜ’nün kıymetli rektörüne şükranlarımı sunuyorum. Ortak Enstitümüz 2022 yılı itibariyle Türkiye’de de bilimsel çalışmalar yapmaya başladı. Üniversitenizin Moğolistan’daki kazı ve yüzey araştırmalarına verdiği desteğin Türkiye’deki saha çalışmalarına da verileceğinden şüphemiz yoktur. Bu konuda da katkı ve desteğinizi bekliyor ve bu konuyu önemsiyoruz. İki Üniversitenin daha fazla alanda iş birliği yapması, mevcut ilişkileri daha da geliştirmesi önceliğimizdir” dedi. Lider Olmanın Rol Model Olmak Gibi Bir Gerekliliği Var Moğolistan’ın en köklü üniversitesi olarak MUIS’in önemli görevleri olduğunu ifade ederek sözlerine başlayan TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker konuşmasında “Ülkenin en köklü üniversitesi olarak MUIS’in mezunlarının ülkeye yön verdiğini görüyoruz. MUIS, Moğolistan için çok değerli bir üniversite ve lider olmanın rol model olmak gibi bir gerekliliği var. Ülkenin en köklü başarılı üniversitesi olan MUIS’in akademik camiada bir ağabey pozisyonunda olduğunu düşünüyorum. Bu anlamda sorumluluğunuzun farkında olduğunuzu görüyoruz. Son dönemde ülkeler arası ilişkilerin gelişmesinden duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum. Bir akademisyen ve yönetici olarak Moğol öğrencilerin disiplinli ve işini en iyi biçimde yapmak gayretinde olduklarını memnuniyetle gözlemlediğimi ifade etmek isterim. Bu durum, ülkelerinde aldıkları eğitimin ne denli sağlam temelleri olduğunu ve eğitim sistemiyle gelecekte önemli başarılara imza atılacağını gösteriyor. Biz akademi olarak öncelikle lisansüstü eğitim ile ilgileniyoruz. Ancak lisans düzeyinde de katkı vereceğimiz hususlarda elimizi taşın altına koyuyoruz. İki ülkenin kurumlarının bilim diplomasisi adına atacakları her adımı destekliyoruz. Bölgenin çalışmalarını ve akademisyenlerini yakından takip ediyoruz. TÜBA Akademi ödülleri çerçevesinde 2018 yılında Moğolistan Bilimler Akademisi Üyesi Bold Luvsandorj, alanına yaptığı katkılar nedeniyle ödülünü Sayın Cumhurbaşkanımızdan ödül almıştır. Biz akademi olarak bundan sonra yapılacakları Moğolistan Bilimler Akademisi ile detaylıca ele alacağız” dedi. Başkan Şeker’den MUIS’e Yaz Okulu Müjdesi Ülkeler arasında akademisyen değişimini başlatarak iki ülkenin akademisinin etkileşimini hedeflediklerini söyleyen Başkan Şeker, mevcut durumda bir Moğol Türkolog araştırmacının TÜBA himayesinde İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinde çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Prof. Dr. Muzaffer Şeker 26-29 Eylül tarihleri İstanbul’da yapılacak lisans düzeyi yaz okulu ile bu işbirliklerini daha geniş alana yaymak istediklerini de ifade etti. TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, bir MUIS öğrencisinin de bu kapsamda programa katılımlarını sağlayabileceklerinin müjdesini verdi. Program İKÇÜ-MUIS Ortak Türkoloji Enstitüsünün Ulanbator ofisinin ziyareti ile sona erdi. -
30.07.2022
EFE, İzmir'i Temsil Etti
TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali kapsamında TÜBİTAK tarafından Körfez Yarış Pisti'nde düzenlenen Uluslararası Efficiency Challenge Elektrikli Araç Yarışları sona erdi. Geçtiğimiz yıl ilk kez katıldıkları yarışta finallere kalan, İzmir genelindeki takımlar arasından da ilk sırada yer alarak önemli bir başarıya imza atan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’ni (İKÇÜ) öğrencilerinden oluşan Team Efe üyeleri bu yıl ki yarışlarda Türkiye dokuzuncusu oldu. Kocaeli’nin Körfez ilçesindeki yarış pistine ilk kez çıkan İKÇÜ’nün gururu “EFE” 36 takımın seçildiği Uluslararası Efficiency Challenge Elektrikli Araç Yarışlarını dokuzuncu olarak tamamladı. İKÇÜ Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Yeşilyurt danışmanlığında yarışmaya hazırlanan İKÇÜ Team Efe üyeleri, tasarımından teknik donanımına kadar yerli parçalardan oluşturdukları Efe’yi önemli bir aşamaya taşımış oldu. Teknik Kontrollerde İkinci Sırada Gelen başarı ile ilgili bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Yeşilyurt, yarışa Türkiye genelinde 120 takımın başvuru yaptığını, Efe’nin teknik kontroller ve raporlama aşaması olan ön elemeyi rahatlıkla geçtiğini söyledi. Yeşilyurt, “66 araç ön elemeyi geçerek pist alanında yeterlilik durumu ve yerli tasarım kıstasına göre tekrar incelemeden geçti. Bu aşamadaki teknik kontrolleri 2’nci sırada tamamlayan Efe, pistte yarışa çıkacak 36 araç arasındaki yerini aldı. Daha sonra piste çıkan Efe dokuzuncu sırada bitiş noktasına ulaştı” dedi. Gece-Gündüz Çalışmanın Ürünü İKÇÜ’nün başarılı mühendislik öğrencileri ile gece-gündüz demeden tüm teknik ayrıntılar üzerinde çalıştıklarını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Yeşilyurt, başarılarının altında ciddi bir emeğin olduğunu aktardı. İzmir’den pistte araç performansını sergileyen tek aracın İKÇÜ’nün Efe’si olmasından ayrıca gurur duyduklarını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Yeşilyurt, öğrencilerini tebrik etti. Yeşilyurt, “Yerli parça üreterek yarışa katılma zorunluluğunun bu yıl birden 2'ye çıkarıldığı yarışlarda, her aracın en fazla 65 dakika içinde yaklaşık 2 kilometre uzunluğundaki pistte 30 turu tamamlaması bekleniyordu. Üniversitemizin bizlere sundukları olanakları değerlendirerek Efe’yi ikinci yılında piste çıkarmayı başardık. Yarışlara yıllarca katılan Türkiye’nin birçok köklü üniversitesini geride bırakarak ilk onda yer aldık. Bundan sonraki hedefimiz Efe’yi daha da hafif bir araç haline getirmek ve sıralamalardaki başarımızı yükseltmek olacak. Bizlere her aşamada destek olan üniversitemize ve derslerinin yanında Efe’nin başarısı için emek veren değerli öğrencilerimize teşekkür ediyoruz” diye konuştu. Öğrencilerimizle Gurur Duyuyoruz Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır ve TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal’ın da izlediği büyük organizasyonda İKÇÜ’yü yine başarıyla temsil eden Team Efe üyelerini ayrı ayrı tebrik etti. Efe’nin hem İKÇÜ’yü hem de İzmir’i başarıyla temsil etmesinden gurur duyduğunu belirten Rektör Prof. Dr. Köse, “Kendilerini her geçen gün geliştirmeyi başaran öğrencilerimizle gurur duyuyoruz. Yüzde yüz yerli olarak üretilen elektrikli otomobilin yapımında öğrencilerimize verdikleri katkılardan dolayı tüm mühendislik hocalarımıza teşekkür ediyorum. Ayrıca her zaman yanımızda olarak bizlere destek veren Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mustafa Varank ile YÖK Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar’a ve Türkiye’nin milli teknoloji hamlesine ve dönüşümüne yönelik çalışmalarıyla TÜBİTAK Başkanımız Prof. Dr. Hasan Mandal’a, gençlerimize milli teknolojilerin geliştirilmesinde her daim destek olan Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar’a şükranlarımı sunuyorum” dedi. İKÇÜ Team Efe Hakkında: İKÇÜ Team Efe, farklı mühendislik disiplinlerinden bir araya gelen kaptanlığını Mekatronik Mühendisliği öğrencisi Hüseyin Bağhan’ın üstlendiği, kendi içinde 8 farklı birime ayrılan toplam 17 mühendislik öğrencisinden oluşuyor. Yarışmacı takımlardan motor, motor sürücü, batarya yönetim sistemi ve yerleşik şarj birimi gibi yerlilik şartı olan komponentleri kendilerinin tasarlayıp üretmeleri bekleniyor. Takım tamamı yerli üretim parçalarından oluşan Efe’nin en verimli elektrikli araç seçilmesi için TÜBİTAK tarafından düzenlenen Efficiency Challenge Yarışları'nın TEKNOFEST'in en kıdemli yarışmasında ter döküyor. -
27.07.2022
Özbekistan Devlet Kültür ve Sanat Enstitüsü ile İKÇÜ Arasında Protokol
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ile Özbekistan Devlet Kültür ve Sanat Enstitüsü arasında işbirliği protokolü imzalandı. İki üniversite arasındaki protokolü İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse ve Özbekistan Devlet Kültür ve Sanat Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. İbrakhim Juraevich Yuldashev imzaladı. Kökü Mazide Olan Ati İle Stratejik Hedeflere Ulaşabiliriz İslam Medeniyeti için son derece önemli bir yer olan Taşkent’te bulunmaktan ve iki üniversite ile iş birliği yapmaktan duyduğu memnuniyeti paylaşarak başlayan Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, ülkeler arasında artan ortaklıklara eğitim boyutunda da katkı sunmak arzusunda olduklarını söyledi. Rektör Köse “Ülkelerimiz pek çok alanda birlikte büyük işler planlıyor ve hayata geçiriyor. Biz de üniversiteler olarak geleceğe miras bırakmak zorundayız. Bu coğrafya bizim gönül coğrafyamız ve bu topraklarda Buhari’nin, Müslim’in, Tirmizî’nin, Ebru Davud Es-Sicistani’nin ve elbette en başta bizim inanç mimarımız Maturidî’nin maneviyatı var. Yine Alaâddin Es-Semerkandi’nin medresesinin burada kurulduğunu da biliyoruz. Keza Özgen’de (Özkent) yerleşik Serahsi İslam Hukuku açısından çok kıymetli bir âlim. Bunları bilmeden geleceğe hedef koyamayız. Ülkelerimizin birlikte başarısı ve stratejik hedeflere ulaşması bu güçlü geleneğe sahip çıkmakla mümkün. Diğer taraftan Taşkent’in işgal döneminde İslamî ilimlerin eğitim merkezi olmaya devam ettiğini biliyoruz. Burada güçlü bir birikim var. Örneğin elinizdeki el yazmalarının ilim hayatına kazandırılması lazım. Bu eserler yaşlandıkça hastalanır ve onları tedavi etmek lazım. Önce tedavi edip sonra da kataloglamak gerekiyor. Ülke olarak biz bu katkıyı verebilecek yeterlilikteyiz. Üniversite olarak üzerimize düşeni yapmaya hazırız” dedi. Tarihi Hatırasız Gelecek Yok İki üniversite arasında öğrenci, öğretim elemanı değişimi, ortak müfredat geliştirilmesi ve diğer alanlarda ortaklıkları düzenleyen protokolün imza töreninde konuşan Devlet Kültür ve Sanat Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. İbrakhim Juraevich Yuldashev ise ülkelerin geçmişten gelen tarihi ve kültürel yakınlığının pek çok alanda iş birliğini zorunlu hale getirdiğini söyledi. Prof. Dr. Yuldashev “İki ülkenin geçmişten gelen kadim birlikteliğinin belgeler üzerinden de gün yüzüne çıkarılması lazım. Bu manada tarihi belgeler incelenmeli, bilimsel birikim tarafların istifadesine sunulmalı. Elbette değişim programları çok önemli ama bizim elimizde hali hazırda 150.000 el yazması var. Sizin insan gücünüz ile bunları günüm yüzüne çıkarmamız zorunlu bir görev. Sizin uzman bilim insanlarınızla Türk çocuğu gelecekte geçmişini hatırlamaya devam edecek. Tarihi hatıralardan yararlanmadan geleceği kurmak mümkün değil. Atatürk’ün dediği gibi ‘Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır” dedi. İmzalanan protokolün ardından Rektör Köse ve Rektör Yuldashev’in günün anısına birbirlerine hediyeler takdim ettiler. -
27.07.2022
İKÇÜ Aday Öğrencilere Kapılarını Açtı
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) tercih heyecanı yaşayan öğrenciler için düzenlediği “İKÇÜ Fakülte ve Bölüm Tanıtım Günleri” Çiğli Merkez Kampüsünde başladı. İKÇÜ ve fakülteleri hakkında bilgi almak isteyen öğrenciler ve ebeveynleri, tanıtım masalarında bulunan öğretim elemanlarına, İKÇÜ hakkında merak ettiği tüm soruları yöneltme şansına 3 Ağustos’a kadar sahip olabilecek. Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü, Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığınca hazırlanan Fuaye Alanına gelen gençler ayrıca yurt olanakları, Erasmus +, Mevlana ve Farabi gibi yurt içi-yurt dışı değişim programları, hazırlık eğitimi, spor, kültür gibi hizmetler hakkında ilgili idari ve akademik personel ile bir araya geliyor. Kampüse gelemeyen aday öğrenciler için hazırlanan web sitesi https://adayogrenci.ikcu.edu.tr/AdayOgrenci sayfası ve sosyal medya hesaplarında da İKÇÜ ile ilgili tüm sorular yetkililerce cevaplanıyor. Yeni İKÇÜ’lüleri Heyecanla Bekliyoruz Tercih Günleri için kurulan stantları ziyaret eden ve “Tercihiniz İKÇÜ Olsun” sloganıyla 3 Ağustos günü mesai bitimine kadar öğrencilere kampüs kapılarını açtıklarını ifade eden Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, 16 binin üzerinde öğrencisiyle İKÇÜ’nün büyük bir aile olduğunu ifade etti. URAP Araştırma Laboratuvarı’nın üniversitelerin akademik performansları doğrultusunda her yıl yayımladığı listeye göre 2000 yılından sonra kurulan üniversiteler içinde İKÇÜ’nün hep en iyi ilk üç üniversite arasında yer aldığını vurgulayan Prof. Dr. Köse, bu anlamda ailelerine katılacak yeni İKÇÜ’lüleri heyecanla beklediklerini söyledi. Rektör Köse: “Yükseköğretimde doğru tercih hiç şüphesiz eğitim ve meslek hayatına yön veren önemli bir aşamadır. Gençlerimizin bu heyecanlı aşamasında, eğitimleri süresince ve eğitimlerinin bitiminde de öğrencisinin her zaman yanında olan bir İKÇÜ olarak iyi bir kariyer planlaması yapmaktayız. Öğrencisini odağa konumlandıran eğitim ilkemizle lisans eğitiminden tam donanım ile mutlu anılar biriktirerek mezun olan öğrencilerimizi geleceğin başarılı bireyleri arasında görmek için çalışıyoruz” dedi. İKÇÜ’de Eğitim Almak Büyük Bir Şans YÖK 2018, 2019, 2020 yıllarını kapsayan “Üniversite Yıllık İzleme ve Değerlendirme” raporlarına göre uluslararası dergilerde yayınlanmış öğretim elemanı başına düşen yayın kategorisinde İzmir’deki yükseköğretim kurumları arasında birinci olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Köse, alanında yetkin akademisyenleri bünyesinde bulunduran İKÇÜ’de eğitim almanın büyük bir şans olduğunu söyledi. Rektör Köse: “Öğrencilerini doğrudan uygulama süreçlerine dâhil ederek ilgili sektör ve sanayi kuruluşları ile buluşturma adına önemli projelere imza atıyoruz. Uluslararası hareketliliğe, üniversite-sanayi iş birliğine önem veren bir araştırma üniversitesi olarak öğrencilerimizi en yetkin şekilde meslek hayatlarına uğurlamak için çalışıyoruz. İKÇÜ, başta İzmir olmak üzere, bölgenin ve ülkenin gereksinimlerini anlayabilen ve bunlara çözümler getiren bir yükseköğretim kurumu haline getirmeyi amaçlıyoruz. Sağlık, mühendislik ve sosyal bilimler alanlarında ülkesi ve milleti için üreten, yenilikçi, girişimci ve risk almaktan korkmayan nesiller yetiştirebilen bir üniversite hedefine emin adımlarla ilerliyoruz” dedi. Öğrencilerinin mutlu olduğu “Farkında ve Farklı” Genç İKÇÜ’lüler Tercih günleri için Çiğli Kampüsüne gelen öğrenciler ve aileleri ile bir süre sohbet eden Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, bin iki yüze yaklaşan akademisyeni ve on bine yakın mezunu ile büyük bir aile olduklarını öğrencilerinin gönlündeki ve hayalindeki İKÇÜ’yü oluşturmanın öncelikleri olduğunu aktardı. İKÇÜ Tanıtım Günleri ile üniversitelerini tercih etme isteğinde olan gençlere seslenen Rektör Köse: “İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Egenin incisi İzmir’de öğrenciyi merkeze alan, onların yaşamın içinde olmasını amaçlayan ve uygulayarak öğrenme imkânı sunan bir anlayışa sahiptir. Problemlerden şikâyet eden değil; sorunları çözmeyi amaçlayan tüm öğrencileri İKÇÜ’ye bekliyoruz. Tercihleriniz sizin ve sevdikleriniz için güzel sonuçlar doğuracak yönde olsun” şeklinde konuştu. -
26.07.2022
Buhara Devlet Üniversitesi İle İşbirliği Protokolü İmzalandı
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) ile Buhara Devlet Üniversitesi arasında Özbekistan’ın Buhara şehrinde iş birliği protokolü imzalandı. İki üniversite arasında öğrenci değişimi, akademisyen hareketliliği, müfredat geliştirme, teorik ve pratik uygulamaları birlikte yapma konularını düzenleyen protokolü İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse ve Buhara Devlet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Obidjon Khafizovich Khamidov birlikte imzaladı. Törende İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu ve Buhara Devlet Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Abror Juraev de hazır bulundu. Sizin Bu Coğrafyaya Borcunuz Var Kütüb-i Sitte adlı eserin müelliflerinden Muhammed b. İsmail el-Buhârî’nin memleketinde olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek sözlerine başlayan Rektör Köse, Özbekistan’da İslam tarihi açısından önemli hazineler bulunduğunu söyledi. Rektör Prof. Dr. Saffet Köse: “Buhara, bizim ilim dünyamızda özellikle 9 ile 11. Yüzyıllar arasında çok özel bir yere sahip. Tabi biz el-Buhari ile söze başladık ama bu topraklarda çok sayıda âlim, İslam ilminin gelişmesinde etkili olmuştur. Buradaki el yazması eserlerin gün yüzüne çıkarılmasında onların bıraktığı derin mirasın izlerinin sürülmesine ihtiyaç var. Böyle bir medeniyetin üniversitesi olarak Buhara Devlet Üniversitesi’nin de bu coğrafyaya borcunun olduğunu düşünüyorum. Geçmişten günümüze değerlerinden ve inançlarından hiçbir koşulda taviz vermeyen Buhara irfanı, geleceğe de aktarılmak zorunda. Bu bağlamda Buhara Devlet Üniversitesi, bu coğrafyaya borcunu ödemek noktasında önemli çalışmalar yapacaktır. Üniversite olarak biz de bu çabaların paydaşı olmaya talibiz. Başta İslami İlimler Fakültemiz olmak üzere atılacak her adıma katkı vermeye hazırız. Genç ve dinamik bir üniversite olarak tüm alanlarda güçlü bir kadromuz var ve protokol ile daha yakın çalışmaya imkân sunmuş olacağız” dedi. Sorumluluğumuzun Bilincindeyiz Buhara bölgesinde giderek yükselen bir üniversite olarak Özbekistan’ın yükseköğreniminde önemli bir konuma sahip olduklarını vurgulayan Rektör Prof. Dr. Khamidov, Türkiye’den çok sayıda iş birliği talebinin gelmesinden duyduğu memnuniyeti paylaştı. İmzalanan protokol ile genel bir çerçeve çizildiğini ancak daha mikro boyutta uzmanlar arası çalışmaların yapılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Khamidov “Üniversite olarak tarihi birikimimizin farkındayız. Sorumluluğumuzun bilincindeyiz ve önemli çalışmaları yapıyoruz. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ile birlikte bu çalışmaların daha derinlikli hale geleceğine inanıyorum. Bilimsel iş birlikleri hem üniversitelerin hem de ülkelerin gelişmeleri açılışından son derece önemli. Geleceğe bırakılacak en önemli mirasın bilgi olduğunu özellikle vurgulamak istiyorum. Sizinle çok alanda birlikte çalışma yürütebiliriz. Bu protokolün çalışmalarımıza yön vermesini umuyor hayırlı olmasını diliyorum” dedi. -
26.07.2022
İKÇÜ ile Semerkand Devlet Üniversitesi Arasında Protokol İmzalandı
İki üniversite arasında öğrenci ve akademisyen değişimi, müfredat geliştirme, mevcut programları iyileştirme, bilgi ve deneyim paylaşma konularını içeren protokol Semerkand’da imzalandı. İki yükseköğretim kurumunun birlikte çalışmasını düzenleyen protokolü İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse ile Semerkand Devlet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rustam Ibragimovich Khalmuradov imzaladı. Semerkand Üniversitesi Rektörlük binasında düzenlenen imza törenine İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu ile Semerkand Devlet Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Akhatov Akmal Rustamovich de katıldı. Bu Bölgenin Âlimleri Özel Olarak Çalışılmalı Orta Asya bizim gönül coğrafyamız ve buraları çok özledik diyen Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, Buhara ve Semerkand’da İslam Tarihinin en eski kaynakları bulunduğunu ve üniversite olarak bu bölgeyi özel çalışmak istediklerini söyledi. Rektör Prof. Dr. Köse: “Bu bölge bizi her zaman heyecanlandırıyor ve burada yaşamış âlimlerin özel olarak çalışılması gerekiyor. Akademik anlamda bu coğrafyanın alimleri ile ilgili çalışmaların her zaman içinde oldum ve 'Cennetü’l-ahkâm ve Cünnetü’l-hisâm Fi’l-hiyel ve’l-mehâric' adlı eseri neşrettim. Buralarda geçmişte yazılmış çok sayıda el yazması eser var ve bunların edisyon kritiklerinin yapılmasına, kataloglamasına ivedilikle ihtiyaç var. Eserlerin araştırmacıların çalışmalarına açılması gerekiyor. Türkiye’de İslam Araştırmaları Merkezi’nin (İSAM) deneyiminden yararlanılmasını faydalı görüyorum. Üniversite olarak elimizden gelen her tür katkıyı vermeye hazırız. Enstitü oluşturulması da dâhil olmak üzere lisansüstü çalışmaları birlikte planlamak gerekiyor” dedi. Kaynaklarla İlgili Bir Yön Belirlemeliyiz Türkiye’yi çok sevdiklerini ve Türkiye yükseköğretiminin son dönem bölgeye olan ilgisini memnuniyet verici bulduklarını ifade ederek sözlerine başlayan Semerkand Devlet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rustam Ibragimovich Khalmuradov “Elimizdeki kaynaklar aslında doğal kaynaklar kadar kıymetli. Bu eserlerin acilen işleme alınması gerekiyor. Bizde 14.000 el yazması var. Bunlarla ilgili hiçbir şeyin yapılmadığını maalesef görüyoruz. Türkiye’deki üniversitelerle işbirliği yapmalıyız. Özellikle sizin bir akademisyen olarak konulara ilginizi biliyorum. Sizin üniversitenizin bu konuda öncü olmasını bu açıdan önemli buluyorum. Başlangıç için bir yön belirlemek zorundayız. İslam’a ve doğuya yönelik olumsuz propagandayı ortadan kaldırmak biraz da bu eserlerin gün yüzüne çıkarılması ile ilgili. Öğretim elemanlarımız, araştırmacılarımız birlikte çalışmalı. Öğrencilerimizin karşılıklı birbirlerini tanımaları uzun vadede önemli sonuçları ortaya çıkaracaktır” dedi. İmza töreninin ardından katılımcılar, TİKA tarafından üniversite içinde kurulan Türkoloji Enstitüsünü ziyaret ettiler. -
18.07.2022
KTMÜ de UBYS Ailesine Katıldı
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Bilgi İşlem Daire Başkanlığı tarafından yazılımı geliştirilen ÜBYS yazılımını kullanan üniversiteler arasına Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi (KTMÜ)’de katıldı. İKÇÜ ile KTMÜ arasında yapılan iş birliği protokolü sayesinde Bilgi Yönetim Sistemi’nin KTMÜ’ye uyarlanıp kullanılması sağlanacak. KTMÜ Rektörü Prof. Dr. Alpaslan Ceylan’ın ev sahipliğinde, İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse’nin yer aldığı imza törenine, KTMÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Asılbek Kulmırzayev, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, KTMÜ Rektör Danışmanı, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Serhat Burmaoğlu ve KTMÜ Genel Sekreter Vekili Doç. Dr. Oktay Özgül katıldı. UBYS Orta Asya’da 1,5 milyona yakın kullanıcıya ulaşan UBYS’nin Türkiye dışında da tanınırlığa ulaşmasından büyük memnuniyet duyduklarını ifade eden Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, sürekli güncellenen ve tüm ihtiyaçlara hızlı çözüm üretme özelliği ile UBYS’nin Kırgızistan’da kullanılacak olmasının büyük başarı olduğunu söyledi. Prof. Dr. Köse, “ KTMÜ ile birçok alanda iş birliği yapma imkânına sahibiz. Öncelikle iki noktada protokol imzalamış olduk. İlki Üniversite Bilgi Yönetim Sistemi’nin Manas Üniversitesi’nde de kullanımının sağlanacağı bir anlaşma. İkinci olarak da KTMÜ’nün yürüttüğü Türk Dünyası Dijital Vatandaşlığı Projesi’ne İKÇÜ’nün de katılmasını sağlayacak bir anlaşma. İki dost ve kardeş ülke Türkiye Cumhuriyeti ile Kırgız Cumhuriyeti arasında köprü olan KTMÜ ile bundan sonraki süreçlerde daha çok bir araya gelerek faydalı projelerde buluşacağız. Orta Asya'daki meslektaşlarımızla buluşup akademik bilgi paylaşımının ortak bilimsel çalışmalara dönüşmesinin yolunu açacağız” dedi. Karşılıklı temennilerin paylaşılmasının ardından Prof. Dr. Ceylan ve Prof. Dr. Kulmırzayev, konuk Rektör Prof. Dr. Köse’ye Kırgız yeleği ile tablo armağan etti. -
06.07.2022
FETÖ, Laboratuvarda Üretilmiş Bir Çıkar Örgütüdür
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ), “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü” etkinlikleri kapsamında Rektör Prof. Dr. Saffet Köse’nin moderatörlüğünde, “15 Temmuz'a Giden Süreçte FETÖ Yapılanması” başlıklı panele ev sahipliği yaptı. İl Emniyet Müdürü Mehmet Şahne, Gençlik ve Spor İl Müdürü Murat Eskici’nin konuşmacı olduğu paneli; Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Prof. Dr. Muhsin Akbaş, Prof. Dr. Süleyman Akbulut, siyasi partilerin il temsilcileri, dekanlar, akademik ve idari personel ile çok sayıda katılımcı izledi. Sözde Dini Tabanlı Örgütler Panelin açış konuşmasını yapan İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, milletimizin bütünlüğüne, devletimizin bekasına yapılan hain darbe girişiminin yıl dönümünde tüm şehitleri rahmetle anarak başladığı konuşmasında, egemen güçlerin ülkemizde oluşturduğu ihanet şebekesini çözümlemek için büyük fotoğrafı görmenin gerekliliğine vurgu yaptı. Rektör Prof. Dr. Köse, “Bu güçler hedef aldıkları ülkelerdeki yandaşlarını tespit ederek örgütler oluşturuyorlar. Dünyanın çeşitli coğrafyalarındaki ülkelere baktığımızda sözde dini olarak nitelendirilen örgütler vasıtasıyla ülkelerde iç karışıklık çıkartıyorlar. Klasik sosyolojik yapılarla bunları sınıflandıramıyorsunuz. Ezoterik okültist bir yapıya sahipler ve terör örgütünün üyelerinde adanmışlık ruhu var. Takiye dolayısıyla uyuyan hücreleri var, ibahiyeci taraflarıyla kendi çıkarları için her şeyi mubah görüyorlar. Dini araçsallaştırarak kullanıyorlar” dedi. Egemen Güçler Cihat Kavramını Müslümanın Müslüman ile Mücadelesine Dönüştürdüler FETÖ yapılanmasının diğer örgütler gibi küresel güçler tarafından oluşturulan laboratuvar örgütü olduğunu belirten Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, “Bunlar nasıl kendilerini yıllarca gizleyebildiler? Niye hala kitlesel kopmalar yok? Bu iki soruyu irdelemek gerekir” diyerek yapının toplumun her kesimine hitap eden şeytani bir tarafının olduğunu vurguladı. Rektör Prof. Dr. Köse, “İslam dünyasında faaliyet göstermesi için laboratuvarlarda oluşturulmuş örgütler kurdular. Egemen güçler, cihat kavramını Müslümanın Müslüman ile savaşmasına dönüştürdüler. Uluslararası olarak bulundukları ülkelerde dinler arası diyalog diye bir şey çıkardılar. Faaliyet gösterdikleri ülkelerde eğitim, iş ve medya alanları gibi ülkeleri yönetecek araçlara sahip olmaya başladılar. Herkes hangi dilden anlıyorsa zaafları varsa o yoldan gittiler. Şeytanca bir çalışma yaptılar” diye konuştu. Şike Davasına Hepimiz Şahit Olduk Gençlik ve Spor İl Müdürü Murat Eskici de konuşmasında bu yapılanmanın en az görüldüğü bakanlıklardan birisinin Gençlik ve Spor Bakanlığı olduğunu aktardı. Futbol dünyasındaki yapılanmasının seçtikleri rol modeller sayesinde yürütüldüğünü söyleyen İl Müdürü Murat Eskici, “Futbolda da olduğu gibi paranın olduğu her yerde olmaya çalışıyorlardı. Bu yapıya yakın futbolcuların transferleri, iş adamları vs ile farklı şekilde bir yapı oluşturdular. Fenerbahçe şike davasına hepimiz şahit olduk. Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, ‘ne şikesi, bu memleket meselesi’ demişti. Zamanla bunun gerçek olduğu ve örgütün bu süreçte parmağının olduğu ortaya çıktı” şeklinde konuştu. Biz Gençlerimize Güveniyoruz Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde 2000’e yakın kişinin ihraç edildiği bilgisini veren İl Müdürü Murat Eskici, konuşmasında gençliğe olan inancının tam olduğunu vurguladı. Gençlik ve Spor İl Müdürü Murat Eskici, “Biz gençliğimize güveniyoruz. Gençlerimiz Y kuşağı, Z kuşağı diye sınıflandırılıyor, olumsuz olarak eleştiriliyor. Ben bu görüşlerin hiçbirine katılmıyorum. Öyle inançlı kendine güvenen bir gençlik geliyor ki onlara güvenimiz sonsuz. O gece gençlerimizin ülkesine, milletine sahip çıkmak için sokaklara nasıl döküldüğüne hepimiz şahit olduk” diye konuştu. Önce Eğitim Ardından Emniyet ve Askeriye İzmir İl Emniyet Müdürü Mehmet Şahne ise örgüt yapılanmasının çocuklardan başladığını kaydettiği konuşmasında elebaşı Gülen’in simgesel bir figür olduğunu, üst akıl tarafından örgütün yıllarca tüm kurumlara sızdığını aktardı. “Bu örgüte küresel olarak bakmazsak, basit bir dini yapı olarak bakarsak bu yapıyı doğru okuyamayız” diyen İl Emniyet Müdürü Şahne, “Emperyalist güçler, İslam dünyasının yeniden ayağa kalkmasını sağlayacak son kale olan Türkiye’yi yıkmak için bu örgütü kurmuşlardır. İzmir’de örgütlenmesine başlayan bu yapının üzerinde bir üst akıl var. Elebaşı olan şahıs sadece simgesel bir görünüm. Örgüt üst aklı devlet mekanizmasını çözümleyerek ilk olarak eğitim ardından ilk adımını polis ve asker tarafına atmış. Çocukların aile yapılarını tespit ederek o kadar sinsice çocuklarımızın ruhlarına girdiler ki anne ve babalarının önüne bir set çektiler. Okul süreçlerinde başladıkları yapılanmayı mezun olduktan sonra da bırakmadılar. Her yere sızdılar. KPSS, üniversite sınavları sonuçlarına baktığımızda bunların okulları, dersaneleri en başarılı okullar gibi gösterilerek bir algı yönetimi yapıldı. Sonra anladık ki soruları çalılarmış” dedi. Özel Harekât Binamıza Atılan Bomba Türkiye’de İlk 15 Temmuz gecesi Özel Harekât Binası başta olmak üzere Meclis’e ve Külliye’ye yapılan saldırıların alçakça olduğunu vurgulayan İl Emniyet Müdürü Şahne, birçok meslektaşının şehit olmasının acısının yüreklerinde olduğunu ve o gece yaşananların hiçbir zamanda unutulmayacağını vurguladı. 7 Şubat MİT operasyonunun ve 17-25 Aralık süreçlerinin planlı olarak yürütülen algı operasyonları olduğuna dikkat çeken İl Emniyet Müdürü Şahne, Örgütün 15 Temmuz’a kadar ki emniyetteki yapılanması çok etkili olduğu için birçok arkadaşımızı sahte operasyonlarla ihraç ettiler. Örgüt devleti ele geçirme noktasına geldiklerini düşününce devletin mahremlerine karşı harekete geçti. MİT’ e operasyon yapmaya kalktılar. 17-25 Aralık süreçlerinde sahte operasyonlar yaptılar. Biz bunları anlatamazsak da bu milletin irfanı bunları hissetti. Halkımız demokratik tepkilerini seçimlerde iktidara olan desteği ile gösterdi. Bu tepkiyi fark eden örgüt, üst düzey yöneticilerini yurt dışına gönderdi. 15 Temmuz’da PKK’nın bütün unsurları Suriye ve Irak sınırında Türkiye’ye girip doğu ve güneydoğuyu işgal etmek için bekliyordu. Özel Harekât Binamıza atılan bomba Türkiye’de ilk ke kullanılan bir bomba. Rahmetli olan kardeşlerimizin cesetleri yoktu, boş tabutları defnettik. Meclisimizi, Ankara Emniyet Müdürlüğümüzü, Külliye’yi bombaladılar. Bu kadar acımasız ve zalimler. O geceyi hayatım boyunca unutamam, hayatımın en uzun gecesiydi. Özel harekât binamızın bombalandığını duyunca büyük keder yaşadık. O duygular can yakıcıydı. Allah bir daha göstermesin” diye konuştu. Türkiye Tarihini En Büyük İhaneti Örgütün PKK ile yandaş olarak faaliyet gösterdiğini aktaran İl Emniyet Müdürü Şahne, 15 Temmuz’da Türkiye tarihinin en büyük ihanetinin yaşandığını belirtti. MİT operasyonları ile PKK’ya yapılacak çok büyük bir operasyonun engellediğini kaydeden İl Emniyet Müdürü Mehmet Şahne, “MİT operasyonlarında yaptıkları algı yönetimiyle devletin içinde ihanet edenler varmış da onlardan temizleniyormuş gibi bir algı oluşturdular. Bu sırada PKK’ya yapılacak büyük bir operasyonun önüne geçtiler. Çözüm sürecinde PKK’nın şehirlere sızmasına imkân sağladılar. O zamanlar şehit olan çocuklarımızla dağdaki teröristleri aynı safa koyan FETÖ’cü bir emniyet müdürü vardı. Allah o günleri bir daha yaşatmasın. Bu yaşadıklarımızı belki de çok çabuk unutuyoruz. Ama bu ihanet Türkiye tarihini en büyük ihanetidir. İki neslimizi yok ettiler. Çocuklarımızı çaldılar, dini duygularımızı çaldılar” dedi. İzmir’de FETÖ’ye Darbe Üstüne Darbe İzmir’de bugüne kadar yürütülen FETÖ operasyonları ile ilgili rakamlar da aktaran İzmir İl Emniyet Müdürü Mehmet Şahne, yapının yeni yapılar peşinde faaliyetlerine devam ettirmeye çalıştığına dikkat çekti. İl Emniyet Müdürü Şahne, “İzmir’de 21683 kişiye, emniyet yapılanması içinde 1263 personele operasyon yapıldı. Hala bu operasyonlarımız devam ediyor. 11340 kişiye Bylock ile ilgili işlem yapılırken; 2050 örgüt mensubu pişmanlıktan faydalanmak istemiş. Ama yapılan tüm operasyonlara rağmen bu örgüt faaliyetlerinden vazgeçmiş değil. Bu sıcak operasyonlardan sonra yeni yapılanmaya dair 38 operasyon yapıldı. 92 sahte kimlik, 632 bin dolar, 74 bin Euro, 1 milyon 570 bin TL para ele geçirilmiş. 650 şahıs ise yakalanmıştır” dedi. 15 Temmuz’un dünya demokrasi tarihini şerefli bir direnişi olduğunu söyleyen İl Emniyet Müdürü Mehmet Şahne, “Bu cennet vatanın kahraman evlatları bütün terör örgütlerine karşı mücadelesini her daim sürdürecektir” şeklinde konuşmasını tamamladı. Konuşmaların ardından Rektör Prof. Dr. Köse, panele katılan protokol üyelerine hediye takdiminde bulundu. -
02.07.2022
İKÇÜ’de TÜBİTAK SOBAG Projeleri Eğitimi
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Proje Genel Koordinatörlüğü, Proje Destek Ofisi tarafından organize edilen "Sosyal ve Beşeri Bilimler Alanında TÜBİTAK Projesi Yazma Eğitimi" katılım sertifikalarının takdimi ile tamamlandı. TÜBİTAK projelerinde deneyimli eğitmenler Proje Destek Ofisinden Öğr. Gör. Dr. Sümeyye Sınır, Teknoloji Transfer Ofisinden Öğr. Gör. Dr. Tuğbanur Özen Balaban ile İstatistik, Danışmanlık, Ölçme ve Değerlendirme Uygulama ve Araştırma Merkezinden (İSMER) Öğr. Gör. Dr. Berhan Çoban tarafından verilen eğitimde, proje ön hazırlık proje formu hazırlama süreçleri, proje yönetimi, proje değerlendirme ve etik gibi proje yönetiminden bütçelemeye, değerlendirme ölçütlerinden ekip oluşturmaya kadar tüm aşamalar anlatıldı. Eğitimlerin açılış ve kapanış oturumlarına katılarak araştırmacılarla görüş alışverişinde bulunan Proje Genel Koordinatörü, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Süleyman Akbulut, sosyal ve beşeri bilimlerin diğer alanlarla entegrasyonuna önem verilmesi gerektiğini vurguladı. Prof. Dr. Akbulut, bilim ve teknoloji alanındaki yeniliklerin eş zamanlı olarak toplumu ve kültürü etkilediğini ve bu sebeple yeni teknolojilerin geliştirilmesinde sosyal ve beşeri bilimlerin temel araştırma bileşeni olarak sürece dahil edilmesinin şart olduğunu kaydetti. Özgün değer, yapılabirlik, yöntem, yaygın etki gibi başlıkların projelerin olmazsa olmazı olduğunu aktaran Prof. Dr. Akbulut, proje geliştirmenin sabır gerektiren bir süreç olduğuna dikkat çekerek; “Birincide yaparsın olmaz, ikincisinde yaparsın olmaz. Sabırlı olup pes etmezseniz, amacınıza ulaşırsınız.” diyerek sözlerini noktaladı. Eğitimler, sağlık alanındaki araştırmacıların katılımı ile "Sağlık Bilimler Alanında TÜBİTAK Projesi Yazma Eğitimi" ile sona erdi.Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Süleyman Akbulut tarafından kursiyerlere katılım sertifikaları takdim edildi.
Toplam 383