Haberler :::
-
29.05.2024
Geleneksel Uluslararası Öğrenci Buluşması İKÇÜ'de Yapıldı
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da 'onlarca renk yüzlerce kültür' temasıyla yapılan Uluslararası Öğrenci Buluşmasına ev sahipliği yaptı. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) ile İzmir Uluslararası Öğrenci Derneği iş birliği ile düzenlenen Uluslararası Öğrenci Buluşması Prof. Dr. Fuat Sezgin Konferans Salonu fuaye alanında yapıldı. İzmir’deki çeşitli üniversitelerde öğrenim gören uluslararası öğrencileri bir araya getiren etkinlik renkli görüntülere sahne oldu. Öğrencilerin, açılan stantlarda ulusal kıyafetleri ve sembolleriyle yer aldığı etkinliğe Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Prof. Dr. Muhsin Akbaş, Prof. Dr. Süleyman Akbulut, İzmir Uluslararası Öğrenci Derneği Başkanı İKÇÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Çevik, SKS Başkanı Öğr. Gör. Dr. Yeliz Doğru ile akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, farklı ülkelerden gelen, İzmir’deki çeşitli üniversitelerde okuyan uluslararası öğrencileri İKÇÜ’de ağırlamaktan duydukları memnuniyeti ifade etti. Geleneksel hale gelen Uluslararası Öğrenci Buluşmalarının farklı kültürlerin kaynaşması ve Türk kültürü ile bütünleşmesi adına ve herkesin kardeşçe yaşadığı bir dünyayı ortaya çıkarma amacıyla organize edildiğini belirten Prof. Dr. Bulduklu, “Bugün gelinen noktada bu birlikteliğe ve sinerjiye dünyanın ihtiyacı olduğu kanaatindeyim. Dünyanın farklı yerlerinde savaşlara şahitlik ediyoruz. Gazze’de devam eden insanlık zulmüne hepimiz, hep birlikte ses veriyoruz. Bu soykırıma artık dur demenin zamanının geldiğini bireysel olarak hepimiz ifade etsek de, beraber ses çıkardığımızda aslında bunu durdurabileceğimize inanıyorum. Burada, farklı ülkelerden gelen, farklı dilleri konuşan sizlerin bu farkındalıkla bir araya geldiğinizi görüyorum” dedi. İzmir Uluslararası Öğrenci Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Çevik ise, yıllardır devam ettirdikleri Uluslararası Öğrenci Buluşmalarını, dünyanın her tarafında devam eden savaşlara rağmen barışın, birlikteliğin ve beraberliğin mümkün olduğunu göstermek amacıyla düzenlediklerini dile getirdi. Etkinliğin dünyanın birçok ülkesinden gelen öğrencilerin kültürlerini paylaşması adına güzel bir vesile olduğunu ifade eden Prof. Dr. Çevik, desteklerinden dolayı İKÇÜ üst yönetimine ve organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti. Uluslararası Öğrenci Buluşması açılış konuşmalarının ardından Kur-an’ı Kerim tilaveti ile devam etti. Ardından uluslararası öğrencilerin müzik dinletisi ve dans gösterisi gerçekleşti. Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Muhsin Akbaş ile Prof. Dr. Süleyman Akbulut ve İzmir Uluslararası Öğrenci Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Çevik uluslararası öğrencilerin stantlarını tek tek dolaştı. -
29.05.2024
İKÇÜFEST’24 Başladı
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığınca düzenlenen 7’nci Bahar Şenliği İKÇÜ FEST 2024 büyük bir coşkuyla başladı. Öğrenci Konseyi Başkanlığı ile Öğrenci toplulukları, festival komisyonunca koordine edilen festivalin açılışı Büyükşehir Belediyesi Bandosunun çaldığı müzik eşliğinde yapılan kortej yürüyüşü ile başladı. Rektörlük Binası önünde başlayan yürüyüşe, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gülten Kavak, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Derya Özer Kaya, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Doğan, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökçen Bombar, Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Derya Eşen, Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zeynep Şenyiğit, Genel Sekreter Yardımcısı Enes Uzun, SKS Daire Başkanı Dr. Yeliz Doğru, Öğrenci Konseyi Başkanı Berkay Sırakaya, akademik, idari personel ile öğrenci toplulukları katıldı..Şenlik alanında son bulan kortej yürüyüşü, açılış töreni ile devam etti. İKÇÜ FEST 2024’ün Tadını Çıkarma Zamanıı Şenliği başlatan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, dopdolu bir programla birbirinden renkli etkinlik ve konserler eşliğinde 3 gün sürecek İKÇÜ FEST 2024’ün güzel geçmesi temennisinde bulundu. Kurum kültürü ve aidiyetin bu gibi programların gelenekselleşmesiyle daha da güçlendiğini ifade eden Prof. Dr. Bulduklu, “Bu gibi özel etkinliklere, değerli öğrencilerimiz ile akademik ve idari personelimizin katılımı bizim için çok önemli ve değerli. En son 2022 yılında festivalde bir araya gelmiştik. Geçtiğimiz yıl ülkemizin yaşadığı asrın felaketi ile derinden yaralandık. Bu yıl güzel temennilerimizle sağlıkla bir aradayız. Üniversite, dersler, sınavlar derken epeyce yoruldunuz. Şimdi tüm İKÇÜ olarak bir araya gelme, İKÇÜ FEST 2024’ün tadını çıkarma zamanı. Tiyatro oyunları, sergiler, gösteriler, yarışmalar ile kültür ve sanatı bütünleştirdiğimiz sosyal etkinliklerimizin eşliğinde tüm öğrencilerimize iyi eğlenceler diliyorum” dedi. Öğrenci Konseyi Başkanı Berkay Sırakaya da İKÇÜ yönetimi, SKS Daire Başkanlığından aldıkları desteklerle konsey ve öğrenci topluluklarının sinerjisiyle hazırlanan İKÇÜFEST’24 içeriğini sunmaktan oldukça mutlu olduklarını ifade ederek eğlenceli bir şenlik geçirilmesi temennisini paylaştı.. Konuşmaların ardından festival kapsamında SKS Daire Başkanlığınca personel ve öğrenciler arasında düzenlenen Rektörlük Turnuvasında dereceye giren takımlara ve sporculara ödülleri Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu tarafından takdim edildi. İKÇÜFEST’24’ün İlk Gününe “Varsa Yoksa” Damgası Dopdolu bir programla birbirinden renkli etkinlik ve konserler eşliğinde 3 gün sürecek olan İKÇÜ FEST 2024’ün ilk günü Tiyatro Topluluğu tarafından sahnelenen “Küheylan” Oyunu Dans Topluluğu’nun gösterileri, Müzik Topluluğu “The Choir od Agony” Grubunun sahne performansı ve DJ Ferdi performansının ardından “Varsa Yoksa” Grubu Konseri ile devam etti. Etkinliklerde doyasıya eğlenen İKÇÜ’lü gençler, “Varsa Yoksa” Grubu konserine yoğun ilgi gösterdi. Final sınavları öncesi moral depolayan öğrenciler adeta müziğe doydu.Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, konserin sona ermesiyle birlikte “Varsa Yoksa” Grubuna plaket takdim etti. Rektörlük Kupasını Kimler Kazandı? Personel Voleybol Branşında 1. Rektörlük Takımı, 2. Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Takımı, 3. Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Takımı Personel Basketbol Branşında 1.Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Takımı, 2. Sağlık Bilimleri Fakültesi Takımı, 3.Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Takımı Personel Futsal Branşında 1. Sosyal Bilimler Enstitüsü Takımı, 2.Rektörlük Takımı, 3. Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Takımı Öğrenciler arası Voleybol Branşında 1.Diş Hekimliği Fakültesi Takımı, 2. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Takımı, 3. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Öğrenciler arası Basketbol Branşında 1.Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi, 2. Eczacılık Fakültesi Takımı, 3. Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi Takımı Öğrenciler arası Futsal Branşında 1. Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi, 2. Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Takımı, 3. Eczacılık Fakültesi Takımı Personel Erkek Masa Tenisi Branşında 1. Rıza Şen, 2. Maksut Çetin, 3. Umut Ziya Koçak Personel Kadın Masa Tenisi Branşında 1. Eylem Aykurt, 2.Anıl Çobanoğlu, Dede, 3.Yeliz Doğru Öğrenciler arası Masa Tenisi Branşında 1. Erdal Develioğlu, 2. Fetullah Atalay, 3. Emre Berdi -
28.05.2024
İKÇÜ, Kampüste İntifada
Filistin'e destek vermek amacıyla kurdukları “Kampüste İntifada!” çadırlarıyla yaşanan trajediye dikkat çeken İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Genç Düşünce Fikir Sanat ve Medeniyet Topluluğu üyesi gençler, nöbetlerinin 17’nci gününde kampüs yürüyüşü düzenledi. Safımız Belli Rektörlük Binası önünde toplanan gençlere, akademik ve idari personel de destek verdi. Ellerinde pankartlarla yürüyüşe gelen gençlere desteklerini ifade eden İlahiyat Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Dursun, İsrail'in son olarak Refah'ta yerinden edilmiş Filistinlilerin kampını bombaladığını kaydederek asrın en büyük soykırımı karşısında asla sessiz kalmayacaklarını söyledi. Dursun, “Asrın en büyük soykırımının yaşandığı Filistin’de katiller sürüsü Refah’ı bombaladı. Çok şehitlerimiz var. İKÇÜ öğretim üyeleri ve öğrenciler olarak dünya insanlığının vicdanında derin bir şekilde kanatan bu olayı protesto etmek için bu kutlu yürüyüşü planlayarak safımızı belli ettik” dedi. Sessiz Kalan Zulme Ortak Olur Öğrenciler adına açıklama yapan Büşra Başak Kaplan, gençler olarak insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından birine karşı sessiz kalmadıklarını belirtti. Gazze ve Filistin çadırında nöbetlerine devam ettiklerimi, İsrail ürünlerini boykotu içeren dilekçeler topladıklarını söyleyen Kaplan, “Bizler sessiz kalmamaya devam edeceğiz. Zulüm kimden gelirse kime yapılırsa yapılsın karşısında olmak insanlık gereğidir. Gazze’de masum çocuklar, kadınlar, gençler katlediliyor. Dünya buna sessiz kalıyor. Adalet ve barış talebimiz sadece bugünün meselesi değil, yarınlarımız için de hayati öneme sahiptir. Geleceğimizi, barış, adalet ve insan haklarına saygı temelinde inşa etmek istiyoruz. Yaşanan katliamı durdurması için uluslararası topluma haykırıyoruz. İnsanlık için, adalet için, barış için sesimizi yükseltmeye devam edelim. Bizler İKÇÜ öğrencileri olarak her zaman mazlumun yanında olacağız. Unutmayalım sessiz kalan zulme ortak olur. Bizler zulme ortak olmuyoruz” şeklinde konuştu. Ellerinde pankartlarla Rektörlük önünden Gazze'ye destek sloganları atarak yerleşke içinde yürüyüşe geçen grup, Filistin destek çadırlarında eylemlerini sonlandırdı. -
27.05.2024
İKÇÜ Genç Turizmcilerini Uğurladı
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) 2023– 2024 eğitim öğretim yılının ilk mezuniyet heyecanı Turizm Fakültesinde yaşandı. Turizm Rehberliği, Turizm İşletmeciliği ile Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümünde mezun olan 100’e yakın genç turizmci ailelerinin de ortak olduğu mutlu günlerinde kep atarak mezuniyetlerini kutladı. Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Emre Güler’in ev sahipliğinde düzenlenen törende, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Muhsin Akbaş, Prof. Dr. Süleyman Akbulut, İzmir Büyükşehir Belediyesi Dış İlişkiler ve Turizm Daire Başkanı Gökçe Başkaya, Anadolu Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Semra Günay, dekanlar, bölüm başkanları, öğretim üyeleri ile aileleri gençlerin heyecanına ortak oldu. Türk Turizmi Güçlü Dinamiklere Sahip Törende misafirlere seslenen Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Akbaş, krizlerden, hastalıklardan ve doğal afetlerden en çok etkilenen sektörlerin başında gelen turizm sektörünün belli dönemlerde yaşadığı esnek yapısına dikkat çekti. Peş peşe gelen olumsuzluklara rağmen ülkemiz turizm sektörünün sahip olduğu güçlü dinamikleri sayesinde beklenildiğinden daha hızlı bir toparlanmaya girdiğini aktaran Prof. Dr. Akbaş, ”2022 yılı Türkiye turizminin hızlı toparlandığı yıl olmuştur. Ülkemiz dünya genelinde en fazla turist çeken ülkeler sıralamasında ilk 10’da yer alması bunun önemli bir göstergesidir. Türkiye’nin hem konjonktürel hem de ekonomik olarak fiyat avantajı yönünden yurtdışı turistlere cazip geldiği de aşikârdır. Turizmin bu yönleriyle birlikte milli gelir içindeki payı da giderek artmıştır. Turizm gelirlerinin 2022 yılında GSYH’ye oranı %5.1, ihracatımıza oranı %20.6, kazandırdığı dövizler ile dış ticareti kapama oranı ise %42.4’tür” diye konuştu. Alanınızda En İyiler Olacaksınız Stratejik bir sektöre İKÇÜ’den genç turizmcilerin kazandırılması adına oldukça gururlu olduklarını belirten Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Akbaş, “ Turizm, ülkemizin tarihi, kültürü, arkeolojisi, sanatı, gastronomisi gibi değerlerinin hazinelerinin tanıtılma fırsatının söz konusu olduğu bir alan. Turizm sektöründe vereceğiniz katkınızın ne kadar önemli olduğunu hatırlatmak isterim. Turizmde başarılı olabilmek için tüm özellikleri ile ülkemizi gerçekten sevmenin, bu değerlerimizi korumak ve en iyi şekilde tanıtmak, bunun için çalışmanın gerekliliğini en iyi kavrayan bu alanda yetkin hala getirilmiş olan sizlersiniz. Siz öğrencilerimiz buradaki öğrenim sürecinizde teorik ve pratik bakımlardan bunun en başarılı şekilde nasıl yapılması gerektiğine ilişkin bilgi ve becerileri edindiniz ve mezun olmaya hak kazandınız. Şimdi sizleri bu bilgi, düşünce, beceri ve duygularla turizm sektöründe hizmet etmek üzere, bunu da en iyi şekilde yapacağınıza inanarak bu törenle güvenle uğurluyoruz. Sevgili öğrencilerimize özel hayatınızda sağlık ve mutluluklar, meslek hayatınızda da başarılar diliyorum. Yolunuz açık olsun” dedi. Gösterdiğiniz Azim, Başarılarınızın Habercisi Mezun öğrencilerine seslenen Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Emre Güler de tüm fakülte olarak akademik bilginin yanında aynı zamanda meslek ahlakı ve insanlık değerleri gibi onları başarılı kılacak tam donanımlı bireyler olmaları için rehberlik ettiklerini kaydetti. İKÇÜ’lü gençlerin kazandıkları yetkinlikler adına oldukça gururlu olduklarını ifade eden Dekan Prof. Dr. Güler, “Öğrencilerimiz, burada geçirdikleri zaman içerisinde kıymetli ailelerinden aldıkları eğitim, değer ve ilkelerle İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinin değer ve ilkelerini harmanlayarak hem üniversite içinde hem de üniversite dışındaki çalışma hayatlarında takdire şayan bireyler olduklarını her defasında gösterdiler. Bugüne kadar gösterdiğiniz azim ve kararlılık, gelecekteki başarılarınızın habercisidir. Sizler, burada kazandığınız bilgi ve tecrübelerle turizm endüstrisine önemli katkılar sağlayacak ve ülkemizin turizm potansiyelini daha da ileri taşıyacaksınız” şeklinde konuştu. Sizlerle Gurur Duyuyoruz Fakültenin kuruluşundan bu yana sektörde yakaladığı ivme ve gelinen noktada her daim yanlarında olan Rektör Prof. Dr. Saffet Köse başta olmak üzere tüm yönetim ekibine, geçmiş dönemlerde görev alan dekanlarına, tüm akademik ve idari personeline şükranlarını ileten Dekan Prof. Dr. Güler, gençlere başarılı bir hayat geçirmeleri temennisi ile veda etti. Prof. Dr. Güler, “Bugün mezun olarak buradan ayrılıyorsunuz, ancak İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ailesinin birer parçası olarak kalmaya devam edeceksiniz. Sizlerle şahsım ve kurumum adına gurur duyuyorum, iyi ki İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Turizm Fakültesine geldiniz ve iyi ki sizlerle bir arada olduk ve inşallah da bu bağımız nefesimiz yettiğince devam edecek. Mezuniyetiniz hayırlı ve uğurlu olsun. Yolunuz bahtınız açık olsun” dedi. Güler’in konuşmasının ardından sahnede toplanan genç turizmciler, kep atarak mezuniyetlerini kutladı. Fakültenin İlk Mezunlar Günü Etkinliği Mezuniyet törenin ardından geçmiş dönemlerde İKÇÜ Turizm Fakültesinden mezun olarak sektöre adım atan başarılı turizmciler fuaye alanında düzenlenen kokteylde buluşarak yeni mezun gençlerin heyecanını paylaştı. -
24.05.2024
Ulusal Tıp Öğrenci Kongresinde “Tütünsüz Kampüs” Vurgusu
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Tıp Fakültesi tarafından dördüncüsü düzenlenen Ulusal Tıp Öğrenci Kongresi yoğun bir katılımla tamamlandı. Bu yıl ki temasının “Tütünsüz Kampüs” olduğu kongre için düzenlenen açılış programına, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Akbaş, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Esad Topal, Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Mustafa Agâh Tekindal, Doç. Dr. Serkan Bilgin, Bayraklı Şehir Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Orhan Gökalp, Çiğli Devlet Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Adnan Yamanoğlu, Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Tözün, Kongre Başkanı İntörn Doktor Ebru Eyibilen, akademisyenler ve farklı üniversitelerden çok sayıda tıp öğrencisi katıldı. Öğrencilerimizin Hazırladıkları Bilimsel Çalışmalar Gurur Verici Kongrenin açılış konuşmasını yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Akbaş, İKÇÜ’nün ilk akredite edilen programı olan ve reakreditasyon süreci için yoğun bir çalışma içinde bulunan Tıp Fakültesinde yapılan müfredat güncellemelerinin memnuniyet verici olduğunu dile getirdi. Prof. Dr. Akbaş, “Mezuniyet öncesi eğitimin daha etkin sürdürülebilmesi için müfredata İnsan ve Toplum Sağlığı (İTS) ve Temel Mesleksel Beceriler (TMB) derslerinin eklenmesi memnuniyet verici. Bu dersler kapsamında öğrencilerimizin birinci sınıftan itibaren tıbbın teorik eğitiminin yanı sıra, pratiğe yönelik derslerle beceriler kazanması ve paneller, bilimsel geziler gibi etkinliklerle aktif bir eğitim yaşamının içerisinde olmaları sağlanmaktadır. İnsan ve Toplum Sağlığı dersi kapsamında yapılan ödevler aracılığıyla öğrencilerimiz birinci sınıftan itibaren akademik hayat ile erken dönemde tanışmakta; bilimsel çalışmalarda araştırmacı, bilimsel makalelerde yazar olarak yer alabilmektedir. Bugün dördüncüsü düzenlenen ve artık gelenekselleşme özelliği kazanan kongremizde, öğrencilerimizin hazırladıkları bilimsel çalışmaların sunulacak olması bizi gururlandırıyor” diye konuştu. Kongre, Kurumsallaşmamızın Göstergesi Gelenekselleşen Ulusal Tıp Öğrenci Kongresinin, Tıp Fakültesinin kurumsallaşmasının bir göstergesi olduğunu dile getiren Dekan Prof. Dr. Fatih Esad Topal da tıp eğitimini daha açılımcı hale getirmek için çalıştıklarını aktardı. Prof. Dr. Topal, “Dünyadaki son yenilikleri takip ederek, öğrencilerimize vermiş olduğumuz tıp eğitimini daha açılımcı hale getirmek ve onları en iyi seviyede hazırlamak için fakülte olarak çalışmalarımızı yoğun bir biçimde, durmadan, kesintisiz olarak devam ettiriyoruz. Bu çalışmalardan biri de Ulusal Tıp Öğrenci Kongresi. Kongre çerçevesinde düzenlediğimiz panellerle ve kurslarla öğrencilerimizin merak duydukları alanlarda, eğitimlerine katkıda bulunmayı hedefliyoruz” dedi. Kampüste Karbonmonoksit Düzeyi Ölçümü “Tütünsüz Kampüs” temasının vurgulandığı kongrede, ülkemizde yürütülen tütün ve tütün mamulleri ile mücadele konusuna dikkat çekmek istediklerini kaydeden Prof. Dr. Topal, İKÇÜ’nün Sosyal Sorumluluk Projesi olan “Tütünsüz Bir Yaşama İlk Adım” projesine de destek olmayı amaçladıklarını belirtti. Prof. Dr. Topal, Halk Sağlığı Anabilim Dalından Arş. Gör. Ilgın Tımarcı Becerik tarafından yürütülen “Tütünsüz Bir Yaşama İlk Adım” başlıklı sosyal sorumluluk projesine dikkat çekerek; kampüste kurulan stantta basit bir üfleme testi ile sigara dumanından etkilenme düzeyinin öğrenilebileceği bilgisini verdi. Tıp Fakültesinden Müzik Dinletisi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Tözün, yıl boyunca yapılan çalışmaların meyvelerini topladıkları kongrenin mezuniyet gibi coşkulu geçirilmesi temennisiyle emeği geçenlere tek tek teşekkür etti. Kongre Başkanı İntörn Doktor Ebru Eyibilen da ‘İnsan ve Toplum Sağlığı’ dersi kapsamında yapılan çalışmaların sunulmasının değerinden, akademik hayata katkılarından bahsetti. Açılış konuşmalarının ardından Tıp Fakültesi akademisyenleri ve öğrencilerinin oluşturduğu grubun müzik dinletisi beğeniyle takip edildi. Kongre, moderatörlüklerini Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Agâh Tekindal’ın ve Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Tözün’ün yaptığı panellerle devam etti. -
23.05.2024
UBYS’de Yeni Dönem: “Entegrasyon Değil Bütünleşme”
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) tarafından yazılımı yapılan Üniversite Bilgi Yönetim Sistemi (ÜBYS) Çalıştayının beşincisi Kuşadası’nda başladı. İKÇÜ Bilgi İşlem Daire Başkanlığı mühendislerince üniversitelerin idari ve akademik tüm süreçlerini online olarak yürütmesi için tasarlanan ÜBYS’yi paydaşlarıyla buluşturan çalıştayın açılışına, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Sektörler ve Kamu Yatırımları Genel Müdür Yardımcısı Tolga Balcı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Eğitim ve Kültür Dairesi Başkanı Mehmet Cem Fendoğlu, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Dijital Dönüşüm Koordinasyon Daire Başkanı Furkan Civelek, Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal, Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Biber, İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Bilgi İşlem Daire Başkanı Fatih Tunçez, kamu kurumları ve üniversitelerden gelen üst düzey yöneticiler, özel sektör temsilcileri, bilişim uzmanları olmak üzere 70 kurumdan 330 davetli katıldı. İKÇÜ Mühendislerince Üretilen Yerli ve Milli Yazılım Tüm katılımcılara UBYS’ye verdikleri önem ve destek için teşekkür eden Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de en büyük alt sektörlerden biri olan işletim sistemleri ve altyapı yazılımlarının yabancı şirket çözümlerinin hâkimiyetinde olduğuna vurgu yaptı. UBYS’nin bu noktada ülkemizin kalkınma planlarında vurgu yaptığı yerli teknolojiler üreten, tasarım ve marka yaratan yazılım sektörlerinin geliştirilmesi hedefi ile bir başarı yolculuğu olduğunu kaydeden Rektör Prof. Dr. Köse, “Bilgi teknolojisi harcamalarının büyüklüğü dikkate alındığında kamu kuruluşları bütçesine getirdiği yük ortadadır. Kurumsal bilgi teknolojileri altyapısı ne kadar ortak ve standart olursa idamesi de o denli kolay ve düşük maliyetli olmaktadır. Bu noktada İKÇÜ olarak her ortamda gurur ile bahsettiğimiz ÜBYS Projesi’nin son derece kolay, maliyetleri düşüren, yerli ve milli olması bakımından da kamu kaynaklarının etkin kullanımına olanak sağlayan yapısını vurgulamak isterim. Siz paydaşlarımızla her geçen yıl büyüyen gelişen yüzüyle çözümler sunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Cumhurbaşkanımızın işaret ettiği ‘Dijital Seferberlik Dönemi’ ve Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisinin yürüttüğü milli teknoloji hamlesi kapsamında ÜBYS, tamamen kurumumuz mühendisleri ile üretilen yerli ve milli olma özelliği ile her geçen büyümektedir ve bu büyüme sizlerin oluşturduğu sinerji ile gerçekleşmektedir” dedi. Bu Başarıda Her Bir Üniversitemizin Eşsiz Katkısı Var Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığınca 2022 yılında yayımlanan “Kamu Bilgi ve İletișim Teknolojileri Yatırımları Rehberinin” Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığının sahadan edindikleri UBYS tecrübesi ile şekillendirildiğini de aktaran Rektör Prof. Dr. Köse, “ÜBYS, bir sinerji projesidir ve bu anlamda bir örneği bulunmamaktadır. Sinerji projesi olmasını sağlayan ve onu diğerlerinden ayıran özelliği de yazılımın paydaş ortaklığında gelişmesi ve her bir paydaşımızın katkısı ile büyümesidir. Bu haliyle proje bir başarı hikâyesidir ve bu başarıda her bir üniversitemizin eşsiz katkısı vardır. Bu çalıştaylar, bizim daha iyi olma hedefimize katkı verecek önemli buluşmalardır” diye konuştu. Milli Bir Yazılımın Başarı Hikâyesi Günümüzde tüm dünyada yükseköğretim kurumlarının dijital çağın dönüşümüne uygun altyapılarla yapılandırıldığına dikkat çeken Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Sektörler ve Kamu Yatırımları Genel Müdür Yardımcısı Tolga Balcı, yönetim faaliyetlerinin eğitim-istihdam bağlantısını güçlendiren ‘açık erişim’ modellemesi ile şekillendirildiğini söyledi. Tüm kaynaklardan elde edilen çıktıların dijital raporlanmasına duyulan ihtiyaca dikkat çeken Balcı, “ Kalkınma Bakanlığı Koordinasyonunda başlayan, Başkanlığımız ve İKÇÜ ortaklığında 2011 yılında hayata geçirilen UBYS projesi kapsamında bugüne kadar yaklaşık 42.894.280 TL harcama yapılmış olup, bu ödenekler yazılım uygulamaları, sistem geliştirme altyapısı ve donanım ihtiyacının karşılanması için kullanılmaktadır. Projenin yazılım ekibine yönelik kadro desteği de devam etmektedir. İlk hedeflenen nokta öncelikli olarak kamu tasarrufuydu. Bunu da başarıyla göğüsleyen yönüyle de UBYS kamu kurumlarının istendiğinde ve doğru yönetildiğinde ne denli başarılı olacağını ortaya çıkarmıştır. Hızla gelişen ÜBYS, tüm paydaş üniversitelerimizin sahiplenişiyle şekillenen ‘milli bir yazılım’ olarak da başarı hikâyesine dönüşmüştür” dedi. ‘Entegrasyon Değil Bütünleşme’ Sistemin, Yükseköğretim kurumlarının tüm ihtiyaçlarını karşılayan dinamik bir modüler yapısı olmasıyla öne çıktığını kaydeden Tolga Balcı, yeni dönemde UBYS projesinin tüm devlet üniversitelerini kapsayacak şekilde genişleyecek bir yapıya taşınacağını müjdeledi. Balcı, “UBYS projemizi tüm devlet üniversitelerimizi kapsayacak şekilde genişletebilme adına bu alanda başarı sağlamış bir paydaşımızla ilk adımı attık ve ‘entegrasyon değil bütünleşme’ felsefesiyle 1,5 yıl içinde yazılım bütünleşmesini sağlayacağız. Projenin başarısı Başkanlığımızın desteği kadar, üniversitelerin ve ilgili paydaşların yakın iş birliğine de bağlıdır. Basta Rektör Prof. Dr. Saffet Köse Hocamız olmak üzere; sürece büyük bir ivme kazandıran Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu Hocamıza, Başkan Fatih Tunçez ve değerli ekibine, bu projenin oluşumunda ve gelişiminde emeği geçen herkese, teşekkür ediyorum” diye konuştu. Üniversite İşleyişine Büyük Kolaylık 2011 yılında ilk adımı atılan bir yıl sonra yatırım programına dahil edilen UBYS’nin kamu masraflarını azaltan yönüne dikkat çeken Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Eğitim ve Kültür Dairesi Başkanı Mehmet Cem Fendoğlu, üniversitedeki tüm süreçleri kapsayan entegre modülleri sayesinde büyük kolaylık sağlandığını söyledi. Fendoğlu, “Başkanlığımız tarafından finanse edilen Üniversite Bilgi Yönetim Sistemi Projesi, üniversitelerin tüm idari ve akademik süreçlerini kapsayan, birbiriyle entegre 34 modülden oluşan bir sistemdir. Sistem, her üniversitenin yeni sunucu kurulumları, yazılım alımları ve bakım bedelleri gibi masraflarını azaltarak önemli tasarruf sağlamıştır. Sistemin modülleri birbiriyle bütünleşik olup YÖK, MERNIS, NVI gibi web servisleriyle entegre çalışmakta, bu da kullanımı zorunlu kılmaktadır. Kullanım kolaylığının yanında teknik personel eksikliği yaşayan üniversiteler için yönetim kolaylığı da sağlamaktadır. Başkanlık olarak projeyi desteklediğimiz için mutluluğuz ve birlikte daha iyisi için çalışmaya devam ediyoruz” dedi. E-Devlet 66 Milyona Yakın Kullanıcıya Ulaştı Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Dijital Dönüşüm Koordinasyon Daire Başkanı Furkan Civelek, ofisin kurulduğu günden bu yana Türkiye’de dijital devletin olgunluğu açısından gelinen noktanın memnuniyet verici olduğunu kaydetti. Başkan Civelek, “2008 yılında 22 hizmet ile açılan e-Devlet Kapısı bugün 8 binin aşan hizmete ve 66 milyona yakın kullanıcıya ulaştı. Hizmet ve kullanıcı sayılarındaki gelişmenin bir benzerini dijital devlete ilişkin uluslararası endekslerdeki konumumuzda da görüyoruz. Avrupa Birliği’nin 2023 yılı e-Devlet Kıyaslama Raporunda Türkiye 35 ülke arasında 10 uncu oldu. Birleşmiş Milletlerin 2022 e-Devlet Gelişmişlik Endeksinde, 190’ın üzerinde ülke arasında Türkiye e-katılım başlığında 18 inci ve çevrimiçi hizmet sunumunda ise 24 üncü sıraya yükseldi. Dünya Bankasının Kamu Teknolojileri Olgunluk Endeksinde de Türkiye Govtech Liderleri olarak nitelendirilen A grubunda yer alıyor ve 2020 yılında 37 inci sıradayken 2022 yılında 18 inci sıraya yükseldi” ifadelerini kullandı. UBYS Türkiye’de Örnek Bir Uygulama Oldu Dijital Dönüşüm Ofisi olarak ortak dijital devlet hizmet ve altyapılarının geliştirilmesini desteklediklerinin altını çizen Başkan Furkan Civelek, İKÇÜ’nün UBYS projesinin örnek bir uygulama haline geldiğini aktardı. Civelek, “İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi tarafından geliştirilen “Üniversite Bilgi Yönetim Sistemi” Türkiye’de bu anlamda gerçekten örnek bir uygulama oldu, Bir anlamda işin kitabında yazan temel ilkelerden birinin kanlı canlı vücut bulmuş örneği oldu diyebilirim. DPT’de, Kalkınma Bakanlığında ve son olarak da Strateji ve Bütçe Başkanlığında çalıştığım dönemde, doğrudan ÜBYS ile ilgilenmiyor olsam da, teknik birimde çalışıyor olmam nedeniyle projeyle ilgili bilgiler bir şekilde bana da geliyordu. O dönemde küçük modüllerle başlayan projenin bugün 30’un üzerindeki modülüyle bir üniversitenin operasyonel süreçlerinin neredeyse tümünü kapsayan bir uygulamaya dönüşmüş olduğunu ve çeşitli üniversitelerde kullanıldığını görmek beni ziyadesiyle mutlu ediyor. Ben kendim de mühendis olduğum için, böylesi bir projenin ne kadar emek ve özveri gerektirdiğini iyi kötü tahmin edebiliyorum. Bu vesileyle, ÜBYS’yi geliştiren teknik ekibe ve onlara destek olan yönetime teşekkür ve tebriklerimi de dile getirmek istiyorum” diye konuştu. Çalıştaylar Bizim Harman Zamanımız Sistemin tüm paydaş üniversitelerinin katılımıyla düzenledikleri çalıştayın kapasitesi ile her geçen yıl büyüyen yapısına dikkat çeken Bilgi İşlem Daire Başkanı Fatih Tunçez, UBYS’ye gösterdikleri teveccüh için tüm katılımcılara teşekkür etti. Üç gün devam edecek çalıştayın sistemin geldiği noktayı görmek açısından oldukça önemli bir profil oluşturduğunu belirten Başkan Tunçez, “İki yılda bir yaptığımız artık gelenekselleşen bu buluşmalarımızda, modüllerimizi workshoplarda yüz yüze görüşmelerle tanıtma imkânımız oluyor. Ev sahipliğini yaptığımız bu buluşmalar bizim harman zamanımız. Yaptığımız en güncel çalışmalarımızı kurumlarımıza aktardığımız, yeni kurum temsilcilerimizle, yeni kullanıcılarımızla birebir görüşmeler yaptığımız, ayrıca sistem ile ilgili geri dönüşleri topladığımız bu süreç kendini sistematik olarak sürekli geliştiren, yenileyen bir yapıya bürünüyor” şeklinde konuştu. Açılış konuşmalarının ardından üniversitelerden gelen üst düzey temsilcilerin katıldığı workshoplara geçildi. -
22.05.2024
Avrupa Yükseköğretimine İKÇÜ Katkısı
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ), Erasmus+ KA2 projesi MULTICASS projesi çerçevesinde düzenlenen “Çok Kültürlü Sınıflar: Yükseköğretimde Kapsayıcı Öğrenme ve Öğretim” başlıklı konferansa ev sahipliği yaptı. Aralık 2022'de İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinin konsorsiyum liderliğinde başlayan, Türkiye Ulusal Ajansı ve Avrupa Birliği tarafından finanse edilen MULTICASS projesinin konsorsiyumunda yer alan üniversitelerin yanı sıra 14 ülkeden 115 katılımcı İKÇÜ’de buluştu. İstanbul'dan Yıldız Teknik Üniversitesi, İzmir'den Yaşar Üniversitesi, Belçika'dan HOGENT Uygulamalı Bilimler ve Sanat Üniversitesi, Romanya'dan Transilvanya Brasov Üniversitesi, Bulgaristan'dan Sofya Üniversitesi St. Kliment Ohridski, Çekya’dan Prag Üniversitesi ve İspanya'dan San Jorge Üniversitesinin ortaklığında, İKÇÜ ev sahipliğinde başlayan programın açılışına, Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, İzmir Milli Eğitim Müdürü Dr. Ömer Yahşi, University of Transilvania Brasov Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Simona Lache, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Muhsin Akbaş, Prof. Dr. Yasin Bulduklu, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sevtap Ünal, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Doğan, Uluslararası İlişkiler Genel Koordinatörü Prof. Dr. Ender Akan, ÖSYM Başkan Danışmanı Prof. Dr. Ahmet Çiçekler, San Jorge University’den Prof. Dr. Maria Luisa Sıerra, Czech University of Life Sciences Prague’den Prof. Dr. Petra Chaloupková, Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesinden Prof. Dr. Aydın Balyer, İKÇÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden Doç. Dr. İrem Özgören Kınlı, yurt içi ve yurt dışından çok sayıda konuk akademisyen katıldı. Eğitimde Dönüşüm Küresel Bir Zorunluluktur Proje kapsamında çeşitli ülkelerden gelen bilim insanlarını İKÇÜ’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti paylaşan Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, konuşmasında bilgi ve iletişim teknolojilerinin hızlı gelişimine dikkat çekti. Bu süreçte ülkelerin heterojen toplumlar haline geldiklerini dile getiren Prof. Dr. Köse, “Çokkültürlülük en başta kültürel farklılıklara saygıyı önceler ve asimile etmek yerine bütünleştirmeye ihtiyaç duyar. Değişen küresel koşullar bugün çok kültürlü sınıfları, kültürel, etnik, dilsel ve dini farklılıkları olan öğrencilere insan haklarına açık biçimde bağlı bir anlayış ile eğitimi küresel bir politika olarak benimseme zorunluluğunu yaratmıştır. Kendi içinde çok sayıda güçlüğü oluşturan bu çeşitlilik, aynı zamanda toplumsal yapı ve eğitim sistemi için bir zenginliği de oluşturur. Dezavantajın ortadan kaldırılmasında toplumsal dinamiklerin sinerjik birlikteliğe dönüşmesinde en önemli unsur eğitimdir. Yeni dezavantajlı grupların oluşmamasında insanlık adına önemli rolleri eğitim kurumları üstlenmek mecburiyetindedir. Var olan yöntemlerle değişimi yönetmek zor görünmektedir ve kültürel dışlanmama veya ayrımcılığın ortadan kalkması için temel bir insan hakkı olarak eğitimde dönüşüm küresel bir zorunluluktur. Azınlık durumunda olanlara ya da farklı alt kültürel gruplara yönelik dışlama, ayrımcılık ve baskıyı ortadan kaldırmakta eğitim kurumlarına ve akademilere önemli görevler düşmektedir” diye konuştu. Yükseköğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Gerekir Farklı kültürleri, farklı öğrenme ve öğretme yöntemlerinin eğitimciler tarafından bilinmesinin günümüzde zorunluluk olduğunu vurgulayan Rektör Prof. Dr. Köse, farklı kültürleri eğitim paydasında buluşturan konsorsiyum liderliğinde İKÇÜ’nün yer aldığı MULTICASS’ın üstlendiği önemli misyona dikkat çekti. Prof. Dr. Köse, “Eğitim ve öğretimin, her bir öğrencinin değerli ve önemli olduğunu akıldan çıkarmayan bir anlayışla yürütülmesi, kapsayıcı eğitimin temel felsefesidir. Öğrencilerin öğrenim süreçlerine katılımının sağlanması ise modern eğitim anlayışı için olmazsa olmazdır. Güçlü bir gelecek, adil bir dünya ve daha kapsayıcı bir yükseköğretim sisteminin güçlendirilmesi için yapılan ve üniversitemizin yürütücüsü olduğu bu proje kapsamında önemli çıktılara siz değerli bilim insanlarının katkılarıyla ulaşılacağına inanıyorum. Farklı bakış açılarından yapılacak bilimsel değerlendirmeler sonucunda önemli çıktılara erişilmesi ümidiyle her birinize teşekkür ediyorum. Üniversitemize hoş geldiniz” ifadelerini kullandı. .Yükseköğretimin Çok Kültürlü Boyutuna Materyal Üretilecek MULTICASS’ın Proje Koordinatörü aynı zamanda İKÇÜ Uluslararası Projeler ve Erasmus Koordinatörü Doç. Dr. Mehmet Emin Bakay da yükseköğretimin çok kültürlü boyutunu geliştirmeye yönelik yapılan her bir iş birliğinin oldukça değerli olduğunu kaydetti. Doç. Dr. Bakay, “Bugün, yükseköğretimin çok kültürlü boyutunu geliştirme konusundaki deneyimlerimizi paylaşmak ve çok kültürlü sınıflarda daha etkili öğretmenler olmak için birbirimizden öğrenmek amacıyla bir araya geldik. Projenin genel hedefi, Avrupa'da Yükseköğretimin kalitesini ve çok kültürlü boyutunu artırmaktır. Özel hedeflerimiz arasında ise; Yükseköğretim öğretim kadrosunun çok kültürlü sınıfları yönetmesi için yenilikçi kısa dönem personel hizmet içi eğitim müfredatı, didaktik rehber ve bir dizi öğretim materyali geliştirmek, çok kültürlü sınıflar için öğretim kadrosunun sınıf yönetimi becerilerini geliştirmek amacıyla kısa dönem personel eğitim kursları (çevrimiçi ve yüz yüze) geliştirmek, uygulamak ve test etmektir” dedi. İş Birlikleri İçin Benzersiz Bir Zenginlik Yükseköğretimde çok kültürlü eğitim konusunda farkındalığı artırmak için yola çıktıkları projenin hayata geçirilmesiyle diğer üniversitelerin öğretim üyeleri tarafından proje sonuçlarının ve çıktılarının yaygın kullanımını hedeflediklerini vurgulayan Koordinatör Doç. Dr. Bakay, “Yükseköğretimde çok kültürlülük ve kapsayıcı eğitimin boyutlarını güçlendirme konusunda açık kaynaklar (ders, ders içerikleri ve metodoloji) üretmek ve üniversite yönetimlerinin çok kültürlülük ve kapsayıcı eğitimin boyutları konusunda farkındalığını artırmak gibi başlıklar da projeden beklediğimiz sonuçlar arasında yer alıyor. AB ülkelerinin yanı sıra Belçika, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Endonezya, İrlanda, Ürdün, Kuzey Makedonya, Polonya, Romanya, İspanya, Birleşik Arap Emirlikleri, ABD ve Özbekistan gibi diğer saygıdeğer ülkelerden gelen bu kadar çeşitli bir katılımcı grubunu görmekten büyük mutluluk duyuyorum. Bu çok kültürlü topluluk, yükseköğretim kurumları arasında gelecekteki iş birlikleri için benzersiz bir zenginlik ve mükemmel bir fırsat sunmaktadır” şeklinde konuştu. Açılış konuşmalarının ardından konsorsiyumda yer alan üniversitelerden gelen akademisyenlerin oturumlarına geçildi. -
20.05.2024
Süper Lig’e Galibiyetle Merhaba
Çeyrek Finaldeki Mersin Üniversitesi takımını yenerek süper lige çıkmayı garantileyen İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Erkek Basketbol Takımı, son maçından da galibiyetle ayrılarak üçüncü sırada Süper Lig’e merhaba dedi. Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu (TÜSF) tarafından Dicle Üniversitesinde düzenlenen müsabakalardaki son maçını TED Üniversitesi ile oynayan İKÇÜ’nün başarılı basketçileri, TED Üniversitesi takımını 68-49 yenerek rakibini geride bıraktı. 16 üniversite takımının mücadele ettiği müsabakalarda üst üste başarılı skorlarla adını süper lige yazdıran genç İKÇÜ’lüler turnuvadaki performansıyla dikkat çekti. Yılı başarılarla kapatan takım, İzmir’de düzenlenen Üniversitelerarası Basketbol Bölgesel Turnuvasını da 2’nci olarak tamamlayarak yükselme grubunda mücadele etmeye hak kazanmıştı. Gazi Üniversitesi ve Doğuş Üniversitesinin ardından üçüncü olarak grup maçlarını tamamlayarak tarihinde bir ilki gerçekleştiren İKÇÜ oyuncuları, gelecek sezon Süper Lig’de mücadele edecek. Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Öğr. Gör. Dr. Yeliz Doğru ile Taşkın Toprak’ın antrenörlüğünde, Volkan Aktaş’ın yardımcı antrenörlüğünde çalışan yaptığı basketbol takımı: Ege Gezer, Efe Yüzat, Doğukan İşnel, Deniz Ufuk Yamansavcı, Ege Cem Sun, Ege Oktay, Egehan Yiğit Altuntaş, Berkan Silindir, Berkin Şengül, Mehmet Güner, İsmail Kerim Şengöz, Veli Bahadır Can, Yiğit Güner Çelikten ve Berke Tutar’dan oluşuyor. -
20.05.2024
Dünyada Gazze için Gençlik Uyanışı
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) SKS Genç Düşünce Sanat ve Medeniyet Topluluğunun konuğu olan Gazeteci-Yazar Turan Kışlakçı “Gazze ve Yeni Dünya Gençlik Devrimi” konulu bir söyleşi gerçekleştirdi. İsrail’in, Filistin halkına yaptığı soykırımı ve soykırıma karşı birleşen dünya genelindeki üniversite gençlerini konu alan söyleşiyi, Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Akbaş, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Dirik, Topluluk Danışmanı İlahiyat Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Dursun, İnsan ve Medeniyet Hareketi Ege Bölgesi Başkanı ve İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Gençlik Hizmetleri İl Müdür Yardımcısı Ahmet Gülcan, İnsan ve Medeniyet Hareketi İzmir İl Başkanı Uğur Bayrak, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci izledi. Zulüm ile Âbad Olunmaz Söyleşinin başında konuklara selamlama konuşması yapan Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, Batının Gazze’de de sergilediği ikiyüzlü tavra dikkat çekerek İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde atıf yapılan insan onuru, insan dayanışması ve insanlığın eşitliği gibi vurguların söz konusu Müslümanlar olduğunda geçersiz sayıldığını dile getirdi. Prof. Dr. Köse, “Cahiliye döneminin, şimdi küresel bir boyuta evrildiğini görüyoruz. Gazze bunun en aleni örneğ. Zulmün bu şekilde devam etmeyeceğini de söylemek isterim. Çünkü ilahi bir yasadır; tefsir kitaplarında da halk arasındaki sözlerde de vardır 'küfür ile âbad olunur ama zulüm ile âbad olunmaz'. Bu zulmün sonu elbette gelecek ama önemli olan bizim nerede durduğumuz. O yüzden bizler, elimizden geldiğince, imkânlar ölçüsünde her zaman Gazze’nin yanındayız. Bugün de bunun için buradayız” ifadelerini kullandı. Çağımızın Kâtip Çelebilere İhtiyacı Var 18 yaşındayken Pakistan’a gittiğinde, orada bir hocanın kendisine Hacı Halife’yi sormasıyla başlayan bir anekdot anlatan Gazeteci-Yazar Turan Kışlakçı, o zamanlar hiç duymadığı bu ismin Kâtip Çelebi’nin diğer adı olduğunu öğrendiğini belirterek, yıllar sonra İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinin konuğu olmaktan duyduğu memnuniyeti paylaştı. Kâtip Çelebi’nin bütün eserlerini okuduğunu söyleyen Kışlakçı, “Batı, 2. Dünya Savaşından itibaren büyük bir çöküş yaşıyor. Yeni bir düşünce üretemediler. Dünyaya söyleyecek bir sözümüz olması için bizim Kâtip Çelebilere ihtiyacımız var. Kâtip Çelebi Üniversitesi’nden çıkıp dünyaya Keşfü’z-Zunûn, Mîzânü’l-Hakk gibi eserleri yazabilecek gençlere ihtiyacımız var. Sizler bunu yapabilirsiniz” dedi. Çağımızda bilginin değerinin kalmadığını belirten Kışlakçı, “Malumatfuruşluğun zirve yaptığı bir devirdeyiz, hele ki sosyal medyada. Çünkü bilgi yok. Bilginin olmadığı yerde bilgelik olmaz. Bilgeliğin olmadığı yerde de anlamsızlık olur” ifadelerini kullandı. Dünyada Gençlik Uyanışı Söz Konusu ABD’deki, Avrupa’daki ve Latin Amerika’daki bütün üniversitelerde gençlerin Gazze için sokaklara çıktığını belirten Kışlakçı, “ABD’de yapılan anketlerde gençlerin yüzde 90’ı Gazze’den yana fakat yaşlıların yüzde 45’i ya sessiz ya da İsrail’i destekliyor. Dünyada büyük bir gençlik uyanışı söz konusu. Statükoya meydan okuyan, var olanı değiştirmek isteyen gençler zulme, katliamlara sessiz kalmak istemiyor. Gazze’de yaşanan savaş değil, soykırım. Gazze 8 aydır havadan, karadan ve denizden bombalanıyor. 17 yıldır etrafı kuşatılmış durumda, kimsenin dışarı çıkmasına izin verilmiyor. Gazze, 30-40 yıldır katliamlarla boğuşuyor. Tarihte, hiçbir yerde bu kadar uzun bir kuşatma olmamıştır. İşte dünya gençlerinin isyan ettiği nokta bu. Dünya gençleri, ‘Gazze’de 40 bine yakın kadın ve çocuk öldürüldü, bunlara sessiz kalamayız’, diyorlar” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Genç Düşünce Sanat ve Medeniyet Topluluğu üyesi Filistinli Rana Süleyman’ın “Kudüs ve Gazze” şiirini okumasıyla duygu dolu anlar yaşandı. -
14.05.2024
İKÇÜ Heyetinden Moğolistan’a Önemli Ziyaret
Moğolistan Parlamentosunun daveti üzerine Başkent Ulanbatur’a giden İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) heyeti Moğolistan Meclis Başkanı Zandanshatar Gombojav tarafından kabul edildi. Moğolistan Parlamentosu tarafından düzenlenen ve on farklı ülkeden akademisyen ve yöneticinin yer aldığı “Trans-Altai Sustainability Dialogue” forumuna İKÇÜ’yü temsilen Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Doğan ve Erasmus Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Emin Bakay katıldı. Gombojav: “İKÇÜ, ortak tarihimize ilişkin başarılı işler yapıyor” Forum’un açılış konuşmasını yapan ve onursal başkanlığını üstlenen Moğolistan Meclis Başkanı Zandanshatar Gombojav, Türkiye’den gelen heyeti özel olarak kabul etti ve Moğolistan Meclisi tarafından yapılan Altay topluluklarıyla ilgili çalışmalarına destekleri için teşekkür etti. İKÇÜ ile yakın çalışma içinde olduklarını belirten Moğolistan Meclis Başkanı Gombojav; “İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ile ortak projeler yapıyoruz. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi “Trans-Altai Sustainability Dialogue” etkinliklerine destek olmakla kalmıyor, Moğolistan ve Türkiye’deki Türk ve Moğol kültürel mirasının araştırılması ve korunması ile ilgili de ciddi çalışmalar yürütüyor. 7 yıldan bu yana Moğolistan’ın pek çok Üniversitesi ve kültürel mirasın korunup gelecek nesillere aktarılması görevini üstlenen kurumlarımızla yakın iş birliği içinde çok önemli çalışmalara imza atan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesine teşekkür ediyoruz” dedi. Türk heyetini özel olarak kabul eden ve yakın ilgi gösteren Moğolistan Meclis Başkanı Sayın Zandanshatar Gombojav’a ve emeği geçenlere teşekkür ederim. İKÇÜ Heyetinden TİKA’ya Teşekkür Ziyareti Moğolistan’da İKÇÜ tarafından yapılan çalışmaların en önemli paydaşı olan Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Ulanbatur Ofisi Koordinatörü Emrah Ustaömer’i de ziyaret eden İKÇÜ heyeti TİKA’ya teşekkür etti. Ziyarette konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu TİKA’nın dünyanın değişik bölgelerinde olduğu gibi Moğolistan’da da önemli çalışmalar yaptığını belirtti. TİKA’nın faaliyetlerinin kamu diplomasisi kapsamında önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Bulduklu “Bölgede üniversite olarak 7 yılı aşkın bir süredir faaliyetlerde bulunuyoruz. Bu çalışmaların tamamında her zaman yanımızda olan TİKA’nın önemli katkıları var. Devam eden ve yeni başlayacak olan çalışmalarımızda onların katkıları ile ata yurdumuzda tarihi gün yüzüne çıkarıyoruz. Ülkemizi burada en iyi şekilde temsil ettiğinizin yakın şahidiyiz. Geçtiğimiz dönemde buraya geldiğimizde Bilge Kağan Müzesini gördük ve oradaki titiz çalışmanıza hayran kaldık. O zaman sözünü ettiğiniz Bilge Tonyukuk Müzesinde çalışmaların başladığını da bu ziyaretimizde görme fırsatı bulduk. Bu çalışmalar tarihimiz ve kültürümüz açısından son derece önemli. Emeği geçenleri Koordinatörümüzün şahsında tebrik ediyorum” dedi. Yapılacak Çalışmalarda İKÇÜ’nün Yanında Olmaya Devam Edeceğiz TİKA Ulanbatur Koordinatörü Emrah Ustaömer ziyarette İKÇÜ’nün bölgeye katkılarının takdir edilmesi gerektiğini vurguladı. Tarihi açıdan önemli bir misyon üstlendiklerinin farkında olduklarını ifade eden Ustaömer “Burada devletimizin imkanları doğrultusunda hem tarihimizin bize yüklediği sorumluluğu yerine getiriyoruz hem de Moğol kardeşlerimizin ihtiyaçları doğrultusunda yatırımlar yapıyoruz. İki ülke halkının geçmiş ortak kültürünü gün yüzüne çıkarmaya yönelik adımlar atmaya da gayret ediyoruz. Bu adımların atılmasında İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinin önemli katkıları var. Biz de bu çalışmalara destek olmaktan memnunuz ve her bir çabanın çıktıya dönüşmesi bizi mutlu ediyor. Önümüzdeki süreçte de çalışmalarda İKÇÜ’nün yanında olmaya devam edeceğiz. Bu çalışmaları Moğolistan’ın ekonomik, sosyal ve insani kalkınma süreçlerini destekleyici birer unsur olarak görüyoruz. Ortak tarihi ve kültürel mirasımızı geleceğe taşımaya yönelik çalışmalarımızı bu çerçevede sürdürüyoruz” dedi. Ulanbatur Din Hizmetleri Müşaviri Fazıl Ahmet Ertürk’ü de ziyaret eden İKÇÜ Heyeti, çalışmalar hakkında bilgi aldı ve karşılıklı görüş alışverişinde bulundu. -
14.05.2024
İKÇÜ, Moğolistan Bilimler Akademisi ile Ortak Kazı Yapacak
İKÇÜ Sosyal ve Beşerî Bilimler Fakültesi ile Moğolistan Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü Moğolistan’da ortak kazı yapmayı içeren bir protokol imzaladı. Moğolistan Meclis Başkanı Zandanshatar Gombojav’ın daveti üzerine Başkent Ulanbatur’a giden İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) heyetinde Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Doğan ve Erasmus Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Emin Bakay yer aldı. Moğolistan Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü ile Moğolistan’ın Tuul Vadisindeki Köktürk ve Uygur Yerleşimlerini gün yüzüne çıkarmaya yönelik kazı çalışması yapmak için bir protokol imzalandı. İKÇÜ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Doğan ile Moğolistan Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Eregzen Gelegdorj’un imzaladığı protokol kapsamında taraflar Moğolisan’ın Tuul vadisindeki Köktürk ve Uygur yerleşimlerinde arkeolojik kazı çalışması ve yüzey araştırmalarını birlikte yürütecekler. Proje ile Her İki Ülkenin Bilimsel Birikimine Katkıda Bulunacağız Yapılması planlanan kazı çalışmalarının 2024-2026 yılları arasında üç yıl süreceğini ifade eden Dekan Prof. Dr. Şaban Doğan, Tuul Vadisindeki Köktürk ve Uygur yerleşimleriyle ilgili çalışmaların Türk tarihi ve eski Türk yerleşimleriyle ilgili araştırmalar için önemli olduğunu söyledi. Prof. Dr. Doğan “Yapacağımız kazı çalışmaları bir taraftan iki ülkenin akademisyenlerinin ortak çalışmalarına yeni bir boyut kazandırırken bir taraftan da tarihi Türk yerleşimleriyle ilgili yeni bilgilerin gün yüzüne çıkmasına zemin hazırlayacak nitelikte. Bölgede üniversite olarak yürüttüğümüz çalışmalarda önemli sonuçlara ulaştık ve bunu bilim dünyasının istifadesine sunduk. Hâlihazırda devam eden çalışmalarımıza ilave olarak bu bölgenin tarihi ve kültürel mirasını keşfetmeye yönelik yeni bir projenin ilk adımını da bugün burada atıyoruz. Bu çalışmada amacımız öncelikle yüzey araştırmalarıyla bölgedeki Köktürk ve Uygurlara ait kültür varlıklarının ortaya çıkarılıp belgelenmesi ve kazı çalışmasıyla da tarihi kaynaklarda adı geçen en eski Türk yerleşimlerinden birinin tüm ayrıntılarıyla bilim dünyasının dikkatine sunulması olacak. Kazı çalışmalarında keşfedilecek eserlerin incelemesini yaparak laboratuvar tahlilleri ile sonuçları ortaya koyacağız. Gerekli hallerde buluntuların restorasyonunu da yaparak bunların korunması ile ilgili ortak çalışmaları da yürüteceğiz. Çalışmalarımıza destek veren Moğolistan Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsüne, TİKA’ya ve Rektörümüz Prof. Dr. Saffet Köse’ye şahsım, Fakültem ve fakültemizin Türk-İslam Arkeolojisi Bölümü adına şükranlarımı sunuyorum” dedi. Ortak Tarihimizi Birlikte Gün Yüzüne Çıkaracağız İKÇÜ’nün Aladağ’da yürüttüğü çalışmaları yakından takip ettiklerini söyleyerek sözlerine başlayan Moğolistan Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Gelegdorj uluslararası iş birliklerinin her iki ülkenin bilimsel çalışmalarına vizyon kazandırdığını belirtti. Doç. Dr. Eregzen Gelegdorj “Bilimsel etkileşim her iki ülke akademisine de yeni bakış açıları kazandırıyor. Biz enstitü olarak İKÇÜ’nün bölgedeki çalışmalarını yakından takip ediyoruz. Buradaki üniversitelerle yakın iş birliği içindeler ve Moğolistan’da kurdukları enstitü ile projelerin sürdürülebilirliğini de sağladılar. Biz bugün ortak tarihimizi birlikte gün yüzüne çıkaracak bir anlaşmayı imzalamış oluyoruz. İnanıyorum ki yakın çalışmamız ile zengin tarihimizi ve ortak geçmişimizi gelecek nesillere de aktarmış olacağız” dedi. -
14.05.2024
İKÇÜ Erkek Basketbol Takımından Tarihi Başarı
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Erkek Basketbol Takımı Süper Lig’e yükseldi. İKÇÜ Erkek Basketbol Takımı, bugün oynanan Çeyrek Final müsabakasında Mersin Üniversitesi takımını 46-51 yenerek Süper Lig’e yükselme başarısını gösterdi. Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu (TÜSF) tarafından düzenlenen ve Diyarbakır’da oynanan Basketbol Ünilig Süper Lige Yükselme Grubu müsabakalarında grubunu lider olarak tamamlayan Erkek Basketbol Takımı bugün oynanan Çeyrek Final müsabakasında Mersin Üniversitesi takımını da yenerek tarihi bir başarı elde etti. Yükselme Grubunda mücadele eden 16 üniversite takımı arasından Süper Lig’e yükselen 4 takımdan biri olan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Erkek Basketbol Takımı, İKÇÜ tarihinde bir ilki gerçekleştirdi. Aldığı başarılı sonuçlarla Süper Lig’e çıkmayı garantileyen İKÇÜ Erkek Basketbol Takımı, Süper Lig başarısını kupa ile taçlandırmak için yarın Süper Lig Yükselme Grubu Yarı Final maçına çıkacak. Antrenörlüğünü İKÇÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Öğr. Gör. Dr. Yeliz Doğru ile Taşkın Toprak’ın, yardımcı antrenörlüğünü ise Volkan Aktaş’ın yaptığı İKÇÜ Erkek Basketbol Takımı: Ege Gezer, Efe Yüzat, Doğukan İşnel, Deniz Ufuk Yamansavcı, Ege Cem Sun, Ege Oktay, Egehan Yiğit Altuntaş, Berkan Silindir, Berkin Şengül, Mehmet Güner, İsmail Kerim Şengöz, Veli Bahadır Can, Yiğit Güner Çelikten, Teoman Kaan Çakaloz ve Berke Tutar’dan oluşuyor. Kaynak: İKÇÜ Haber Ajansı -
14.05.2024
İKÇÜ’de 14 Mayıs Eczacılık Günü Programı
14 Mayıs Eczacılık Günü, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinde düzenlenen bir programla kutlandı. Eczacılık Fakültesi Dekanı Vekili Prof. Dr. Zeynep Şenyiğit’in ev sahipliğinde Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi ve İzmir Eczacı Odası birlikteliğinde hazırlanan programı, Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Muhsin Akbaş, Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Prof. Dr. Süleyman Akbulut, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Emre Güler, Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ebru Yeşim Özkan, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökçen Bombar, Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hatice Yıldırım Sarı, Ege Üniversitesi (EÜ) Eczacılık Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Evren Atlıhan Gündoğdu, EÜ Eczacılık Teknolojisi Bölümünden Prof. Dr. Evren Homan Gökçe, İzmir Eczacı Odası Başkanı Ecz. Tuncay Sayılkan, Genel Sekreter Nurettin Memur, İzmir Eczacı Odası yönetim kurulu üyeleri, meslek temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler takip etti. İnsanlığa Fayda Sağlayın Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, insanlığa ilk dokunuşundan bugüne uzanan yolculuğunda önemini koruyan, kadim bir meslek olan eczacılığın insana ve canlıya fayda unsuruyla sürekli değişim ve gelişim gösterdiğini kaydetti. Gelişmelere ayak uydurmanın yolunun öğrencilikten itibaren çok çalışmaktan geçtiğini kaydeden Prof. Dr. Köse, “Fakültemiz, analiz yetenekleri gelişmiş, ahlaki ve etik değerleri gözeten, teorik ve uygulamalı dersler yardımıyla çok yönlü, multidisipliner çalışan eczacılar yetiştirmeyi hedefleyecek şekilde planlanmıştır. Öğrencilerimizden tek beklentimiz öğrenmenin asla bir sonu olmadığını bilerek sürekli eğitim prensibini hayatlarına geçirip onlara kazandırılan yetkinlikleri geliştirmeleri, sektörlerinin yanı sıra insanlığa fayda sağlayacak işlere imza atmalarıdır. Onların başarısı ve mutluluğu bizlerin ödülü olacaktır” diye konuştu. Eczacılık Gününde Gelen Başarı İKÇÜ Eczacılığın kuruluşundan bu yana kaydettiği başarılı yolculuğa da değinen Rektör Prof. Dr. Köse, başarının meyvelerini öğrencilerin bilimsel yarışmalarda gösterdiği üstün performans ile gösterdiklerini aktardı. Prof. Dr. Köse, “Son teknoloji laboratuvarlarımız ile mesleğinde başarılı, vatanını ve milletini seven dürüst ve çalışkan eczacılar yetiştiren seçkin hocalarımıza sahip Eczacılık Fakültemizden eğitim alan öğrencilerimizin oldukça şanslı olduğunu söyleyebiliriz. Bunun yanında fakültemize desteklerini her zaman gösteren İzmir Eczacı Odası ile sektör kurum ve kuruluşlarının teveccühlerini de oldukça önemli buluyoruz. Katıldıkları her ulusal yarışmada kazandığı birinciliklerle İKÇÜ’yü gururlandıran öğrencilerimizin ve hocalarının proje yarışmalarından birinciliklerle döndüklerinin mutluluğunu da paylaşıyoruz. Eczacılık Günü öncesinde 4. Algı ve Farkındalık Ulusal Eczacılık Kongresi'nde düzenlenen Eczacılıkta İnovatif Çözümler Proje Yarışmasında “PharmaClass” isimli projeleriyle birincilik ödülü kazanan öğrencilerimizi ve değerli hocalarımızı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi. Bilim, Şefkat ve Özverinin Mükemmel Bileşimi Birinci basamak sağlık danışmanı olan eczacılar, hastalıklarla mücadelede tedavi sürecinin vazgeçilmez paydaşlarından biri olduğunu ifade eden Dekan Prof. Dr. Zeynep Şenyiğit, meslektaşlarının her gün milyonlarca hayata dokunduğunu ifade etti. Dekan Prof. Dr. Şenyiğit, “Gerek ilacın üretiminden hastaya ulaştırılmasında gerekse farmasötik bakım hizmetlerinde görev alarak hastaların tedavi süreçlerine destek olan eczacılık mesleği, bilimin, şefkatin ve özverinin mükemmel bir bileşimidir. İKÇÜ Eczacılık Fakültesi olarak 5 yıl boyunca kaliteli bir eğitimle çağın gereksinimlerine uygun, mesleğine ulusal ve uluslararası alanlarda değer katan, hayat boyu öğrenmeye açık, etik değerlerine bağlı, girişimci, donanımlı ve başarılı eczacılar yetiştirmeyi hedefliyoruz. Fakültemiz adına, tüm meslektaşlarımızın 14 Mayıs Eczacılık Günü'nü kutluyor ve bu anlamlı günü, Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi ve İzmir Eczacı Odası ile birlikte kutlamanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi. Yüz Akı, İnsan Üstü Çabalar .Ege Üniversitesi (EÜ) Eczacılık Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Evren Atlıhan Gündoğdu,14 Mayıs’ın eczacılığın ülkemizde ve dünyadaki konumunu, önemini ve geleceğini değerlendirmek üzere bir fırsat sunduğunu vurguladı. Eczacılığın, bilinen es eski meslek gruplarından biri olduğunu dile getiren Prof. Dr. Evren Atlıhan Gündoğdu, eczacıların insan sağlığını iyileştirmek gibi son derece kutsal bir görev üstlendiklerini hatırlattı. Ülkemizin son dönemlerde yaşadığı kritik süreçlerde eczacıların üstlendikleri sorumluluklara değinen Prof. Dr. Evren Atlıhan Gündoğdu, “Pandemi ve ardından gelen 6 Şubat Depremleri gibi sınavlardan eczacılarımız, gösterdikleri üstün çabalarla alınlarının akıyla çıktılar. Ben bu vesileyle Eczacılık Gününüzü kutluyor, programa değerli katkılarınız için hepinize şükranlarımı sunuyorum” şeklinde konuştu. Klasik Eczacılık Modelinin Dışında Topluma Katkı Konuşmasında, şifa dağıtan bir mesleğin mensubu olarak eczacıların toplum sağlığı açısından, sağlık hizmetleri içerisindeki önemini vurgulayan İzmir Eczacı Odası Başkanı Ecz. Tuncay Sayılkan da “Pandemi sürecinde sadece eczacıların değil, tüm sağlık çalışanlarının nasıl vazgeçilmez olduğunu; bu ülkede alınan sağlık hizmetlerinde ne kadar önemli bir paya sahip olduklarını ve kendi canlarını hiçe sayarak insanlara nasıl sağlık hizmeti sunduklarını hep beraber gördük. Pandemi sürecinin isimsiz kahramanları olan biz eczacılar yaşadığımız deprem felaketi sonrası bölgeye en hızlı ulaşan ve en organize meslek grubu olduk. Tüm bu örneklere baktığımızda eczacılarımızın, ülkemizdeki klasik eczacılık modelinin dışında birçok konuda topluma katkı sunmaya çalıştıklarını söyleyebiliriz. Hepimizin Eczacılık Günü kutlu olsun” ifadelerini kullandı. Programa katılan protokol tarafından İstanbul Medipol Üniversitesi'nin ev sahipliğini yaptığı 4. Algı ve Farkındalık Ulusal Eczacılık Kongresi'nde düzenlenen Eczacılıkta İnovatif Çözümler Proje Yarışmasında “PharmaClass” isimli projeleriyle birincilik ödülü kazanan İKÇÜ Eczacılık Fakültesi Öğrencileri Zeynep Çeken, Rumeysa İpek Erdenk, Nazife Görücü, İlayda Ünlü, Elmira Ölmez, Büşra Ayanoğlu ve Sinem Algın’a, Poster Sunumu Yarışmasında birincilik ödülü kazanan Hatice Soyarslan’a, STAR Bursiyeri olarak TÜBİTAK 1002 Projesinde yer alan İlke Yöntemer’e başarı belgeleri takdim edildi. EÜ Eczacılık Teknolojisi Bölümünden Prof. Dr. Evren Homan Gökçe’nin “Fikirden Ürüne Bir İnovasyon Hikâyesi” başlıklı konferansı ile devam eden programda, Arş. Gör. İlayda Varol’un hazırladığı“14 Mayıs Eczanesi” isimli tiyatro gösterisi ilgiyle takip edildi. -
14.05.2024
Dolu Dolu Hemşirelik Haftası
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümünce düzenlenen programlarla Hemşirelik Haftası kutlandı. Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Derya Özer Kaya’nın ev sahipliğinde düzenlenen programa, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Hemşirelik Bölümü Başkanı, Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hatice Yıldırım Sarı, İzmir Ekonomi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Tülay Yavan, İzmir Şehir Hastanesi Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Uzm. Hemşire Fatma İncekara Aydın, Müdür Yardımcısı İpek Soner çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Her Şeyin En İyisini Hak Ediyorlar Açılışta konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, sağlık iş gücünün hemen hemen yarısını oluşturan hemşirelik alanının küresel bazda üstlendiği kilit role dikkat çekti. Ulusal ve küresel sağlık hedeflerine ulaşmak ve herkesin her yerde ihtiyaç duyduğu sağlık hizmetini alabilmesi için hemşirelerin güçlendirilmesinin hayati önem taşıdığını aktaran Prof. Dr. Bulduklu, “Covid-19 mücadele sürecinde de ülkemiz dâhil tüm dünyada hemşirelik mesleğinin ne kadar önemli olduğu, nitelikli ve deneyimli hemşireler olmadan, ülkelerin salgınlara, afetlere karşı dirençli olamayacağı, dünyanın sağlığına kavuşmasında hemşirelerin kilit sağlık çalışanı olduğu anlaşılmıştır. Bu topraklarda da baktığınızda isimli isimsiz pek çok hemşirenin zor zamanlarda milletinin, devletinin yanında olduğunu görüyorsunuz. Elbette yoğun çalışma temposunun ve artan iş yükünün oluşturduğu güçlükler ortaya çıkabiliyor. Ama tüm olumsuzluklara rağmen hemşirelerin zor koşullarda en iyi hizmeti sunma gayreti içinde olduklarını da görüyoruz. Hem üniversite hem de devlet kaynakları çerçevesinde sağlık sistemine yapılan yatırımlar artsa da nihayetinde sağlık ordusunun tüm temsilcileri her şeyin en iyisini hak ediyor” dedi. Kalitenin tescili Akreditasyon Her geçen gün gelişen bir bilim alanı olan hemşireliğin, eğitim müfredatının da uluslararası standartlara uygun olmasının gerekli bir unsur olduğunu aktaran Prof. Dr. Bulduklu, İKÇÜ’de verilen hemşirelik eğitiminin kalitesinden duydukları memnuniyeti paylaştı. Prof. Dr. Bulduklu, “Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından yetkilendirilen, Hemşirelik Eğitim Programlan Akreditasyon ve Değerlendirme Demeğince 30 Eylül 2025’e kadar geçerli akreditasyon belgesine sahibiz. Bu da İKÇÜ’nün ilk kurulan fakültelerden olan Sağlık Bilimleri Fakültesinin kuruluşundan bu yana gösterdiği ivmenin çok güzel bir göstergesidir. Ben hem bölümün akreditasyonunda görev alan hocalarıma, katkı veren sağlık bilimleri fakültesine üniversitemiz adına şükranlarımı sunuyorum. Hemşirelik mesleğinin tüm mensuplarının, hocalarımızın haftasını kutluyorum” şeklinde konuştu. Hemşirelik Mesleği Ekonomik Büyümeyi Teşvik Etmekte Konuşmasında, Uluslararası Hemşireler Birliğinin 2024 yılı temasının “Hemşirelerimiz Geleceğimiz: Bakımın Ekonomik Gücü” olduğunu hatırlatan Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Derya Özer Kaya, hemşireliğin sağlık sistemlerinin sürdürülebilirliği açısından kritik bir öneme sahip olduğunu kaydetti. Hemşirelik bakımının ekonomik gücünün ekonomik büyümeye olan etkisine işaret eden Dekan Prof. Dr. Kaya, “Hemşirelik bakımının ekonomik gücü sadece sağlık hizmetlerinin maliyet etkinliği ile sınırlı değildir. Aynı zamanda, hemşirelik mesleğinin istihdam yaratma potansiyeli, ekonomik büyümeyi teşvik etmekte ve toplumsal refahı artırmada rol oynamaktadır. Hemşirelik bakımının ekonomik gücünü tam olarak anlamak, sadece sağlık sektörü için değil, aynı zamanda toplumun genel refahı için de önemlidir” dedi. İKÇÜ SBF Hemşirelik bölümünün altyapısı ve donanımlı kadrosuyla kuruluşundan bu yana yakaladığı ivmeye vurgu yapan Dekan Prof. Dr. Kaya, kaliteli eğitimiyle, nitelikli ve mesleğinde donanımlı hemşireler yetiştirme konusunda üzerlerine düşen görevin sorumluluğuyla özverili çalışmalara imza attıklarını kaydetti. Dekan Prof. Dr. Kaya, “2011-2012 Eğitim Öğretim yılında eğitime başlayan Hemşirelik Bölümümüz 2023-2024 Eğitim Öğretim yılı itibari ile 41 öğretim elemanı, 781 öğrenci ve yüzde 100 doluluk oranı ile Türkiye'de ve Ege Bölgesi'nde tercih edilen Hemşirelik Bölümü olarak eğitime devam etmektedir. İlk mezunlarını 2015 yılında veren Hemşirelik Bölümü, eğitime başladığı yıldan itibaren lisans düzeyinde toplam 1411 hemşireyi ülkemizin güçlü sağlık ordusuna kazandırmıştır. Sevgili öğrenciler, sizler bu değerli mesleğin geleceğisiniz. Gelecekte, sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi ve ekonomik gücünün artırılmasında sizin rolünüz çok büyük olacaktır. Tüm hemşirelerimizin ve hemşirelik öğrencilerimizin haftasını kutluyorum” diye konuştu. Hemşireliğe Yatırıma Katkı Sağlıyoruz Hemşirelik Bölüm Başkanı ve Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hatice Yıldırım Sarı ise İKÇÜ’de verilen hemşirelik eğitiminin, Avrupa Birliği standartlarına göre ana hatları çizilen, YÖK tarafından yayınlanmış Ulusal Çekirdek Eğitim Müfredatına göre yürütüldüğünü aktardı. 2022 yılında akredite olan hemşirelik bölümünden mezun öğrencilerin başarılarıyla gurur duyduklarını ifade eden Prof. Dr. Sarı, hemşire eğitimciler olarak öğrencilerini çok yönlü eğiten bir yapıyla çalıştıklarını vurguladı. Prof. Dr. Sarı, Teknolojinin geliştiği, eğitim ortamının, kuşakların değişim gösterdiği günümüzde mesleklerde değişiyor. Pandemi döneminde toplumsal önemi daha fazla görünür olan hemşirelikte öğrencilerimizi çok yönlü eğiterek bu değişime hazırlamamız gerektiğinin bilincindeyiz. Günümüzde hemşirelik bilim dünyasına çok sayıda nitelikli araştırma ile katkı sunuyor. Öğrencilerimiz hem ülkemizde hem uluslararası alanda başarıyla mesleklerini yürütüyor ve mezun oldukları üniversitelerini en iyi şekilde temsil ediyorlar. Mezunlarımızla, öğrencilerimizle gurur duyuyoruz. Biz Hemşire eğitimciler nitelikli bir eğitim sunarak temel düzeyde hemşireliğe yatırıma katkı sağlıyoruz” dedi. Dr. Öğr. Üyesi Simge Evrenol Öçal danışmanlığında Tiyatro Topluluğu tarafından hazırlanan “Hemşireliğe Tarihi Bir Yolculuk” adlı tiyatro oyunuyla devam eden açılış programında, bilimsel ve sosyal projelerde başarı kazanan öğrencilere ve danışman akademisyenlere belgeleri takdim edildi. İKÇÜ, Ege Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Demokrasi Üniversitesi, İzmir Bakırçay Üniversitesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi, İzmir Tınaztepe Üniversitesi Hemşirelik öğrencilerinin takımlar halinde yarıştığı bilgi yarışması ilgiyle takip edilirken; Sanat ve Tasanm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fikri Salman ve atölye öğrencileri tarafından sağlık temasında hazırlanan resim sergisinin açılışı programa katılan protokolce yapıldı. Ayrıca Arş. Gör. Dr. İsmail Ayvaz koordinatörlüğünde ilki yapılan Hemşirelik Futbol Turnuvasında dereceye giren öğrencilere kupaları takdim edildi. Program, SBF Dekanı Prof.Dr. Derya Özer Kaya ile Prof.Dr. Elif Ünsal Avdal’ın oturum başkanlığındaki "Klinik Hemşirelik Bakımının Ekonomik Gücü" başlığıyla İzmir Şehir Hastanesi Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Uzm. Hemşire Fatma İncekara Aydın’ın panelist olduğu ilk oturumun ardından farklı başlıkların ele alındığı panellerle devam etti. -
11.05.2024
“Fizyoterapi ve Rehabilitasyonda Eğitim, Araştırma ve İnovasyon” Kongresi
Fizyoterapi alanını "Eğitim, Araştırma ve İnovasyon" temaları ile ele alan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi (SBF) Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü ile Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Uygulama Araştırma Merkezince ilki düzenlenen, “Fizyoterapi ve Rehabilitasyonda Eğitim, Araştırma ve İnovasyon” Kongresi yoğun katılımla başladı. Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Derya Özer Kaya ev sahipliğinde düzenlenen kongrenin açılışı için düzenlenen töreni, Çiğli Kaymakamı Fatih Görmüş, Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Muhsin Akbaş, Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ebru Yeşim Özkan, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Dirik, Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Prof. Dr. Fikri Salman, Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hatice Yıldırım Sarı, SBÜ Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Aydan Mertoğlu Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Dr. Öğretim Üyesi Enes Toklu, ulusal ve uluslararası üniversitelerden gelen akademisyenler, eğitimciler, sağlık profesyonellerinin yanı sıra öğrenciler takip etti. Akademide Kurulan Güçlü Network Ağı Çok Önemli Açılışta konuşan Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, İKÇÜ olarak geleceğin fizyoterapistlerinin temel becerilerini desteklemesinin yanında; hızla gelişen rehabilitasyon teknolojileri ve yeniliklerinin ele alınacağı, girişimcilik, inovatif ürün geliştirme gibi geniş konu yelpazesine ve zengin içeriğe sahip bir kongreye ev sahipliği yapmaktan duydukları memnuniyeti paylaştı. İKÇÜ’nün ilk açılan fakültelerinden olan SBF’de 4 bölümde eğitime devam edildiğini, 2 bine yakın mezununun ise sağlık ordusuna kazandırıldığını aktaran Rektör Prof. Dr. Köse, “Teknolojideki gelişmeler ve değişimlerle birlikte geleneksel öğretme, öğrenme ve değerlendirme yöntemlerinin de yeniden ele alındığı günümüzde öğrencilere; günün gerektirdiği güncel bilgi, beceri ve yetkinliklerin kazandırılmasının yanı sıra; teknoloji okuryazarlığı ve yöneticiliği, analiz yapabilme ve diğer disiplinlerle eş güdümlü çalışmalar üretme becerisi kazandırma zorunluluk haline gelmiştir. Akademide kurulan güçlü network ağı çok önemlidir. Akademisyenlerin yaptığı çalışmaların sahadaki fizyoterapistlere yansımasını, klinik deneyimlerin harmanlanmasını çok değerli buluyorum. Bu manada literatürde yer alan güncel konuların ele alındığı kongremizin, workshoplarlarla, bildirilerle zenginleşmesini, alanındaki önemli bilim insanlarını misafir etmesini önemsiyor ve bilimsel bir şölene dönüşmesini diliyorum. Toplum sağlığına katkı sağlayacak bu şöleni hayata geçiren Sayın Dekanımıza, düzenleme kurulumuza, değerli öğrencilerimize, fakültemize, destek veren tüm kurumlarımıza, sektör temsilcilerimize yabancı misafirlerimize teşekkürlerimi iletiyorum” dedi. “Eğitim, Araştırma Ve İnovasyon” Alanını Daha da İleri Taşıyacak Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Derya Özer Kaya da ilki yapılan kongre vesilesiyle alanın önemli bilim temsilcilerini İKÇÜ’de ağırlamaktan oldukça mutlu olduklarını söyledi. Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Uygulama ve Araştırma Merkezinden aldıkları güçle ve Rektör Köse’nin destekleriyle toplum sağlığına katkı sunacak faaliyetlere imza attıklarını aktaran Dekan Kaya, kongre hakkında bilgiler vererek; “Kongre öncesi başlayan workshoplar ile 9 ayrı eğitim paketi sunulmuş, 4 eğitimde 105 kişiye uygulamalı eğitim verilmiştir. Bugün ki 8 panelde 22 konuşmacı, 16 panel moderatörü ile “Eğitim, Araştırma ve İnovasyon” alanını daha da ileri taşıyacak fikirlerin, çalışmaların ve deneyimlerin paylaşılacağına inanıyorum. Fizyoterapi eğitimi konusunda Dünya Fizyoterapi Konfederasyonu tarafından en iyi eğitimci ödülü almış, çok uzun yıllar alanımızda önemli bir dergi olan JOSPT editörlüğünü sürdürmüş, Marquette Üniversitesi öğretim üyesi değerli konuğumuz Prof. Dr. Guy Simoneau bizlerle birlikte olacak ve pazar günü de çene, boyun ve bel tedavileri konusunda uygulamalı kurs verecektir. Açılışımıza katılan protokol üyelerimize, kongre eş başkanlarım ve tüm bölüm ve merkez çalışanlarımıza, kongremize destek veren tüm firmalarımıza, daha iyisini öğrenmeyi talep ederek bu organizasyonu yapmamızı sağlayan öğrencilerimize, akademik ve idari personelimize ve kongremizin siz kıymetli katılımcılarına teşekkürü bir borç bilirim. Kongremizin başarılı ve verimli geçmesini diler, keyifli bir kongre geçirmenizi temenni ederim” diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından ‘Fizyoterapide Teknoloji’ başlığıyla Dekan Prof. Dr. Derya Özer Kaya ile Sanko Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nevin Ergun moderatörlüğündeki ilk panele geçildi. Panelde, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinden Prof. Dr. Mehmet Gürhan Karakaya ‘Teknoloji Tehdit Mi Fırsat Mı?’ İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsünden Prof. Dr. Bilge Karaçalı ‘Sağlık Bilimlerinde Yapay Zeka’ başlıklarını ele aldı. 9 Mayıs’ta Workshop Programları ile başlayan 12 Mayıs’ta Marquette University’den Prof. Dr. Guy Simoneau’nin uygulamalı Workshop Programı ile sona erecek kongrede, 39 bildiri, 2209-A TÜBİTAK Projesi kapsamındaki 15 proje poster olarak sunulacak. -
08.05.2024
Sektör İKÇÜ’de
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi, Kariyer Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi, Proje Genel Koordinatörlüğü ve Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığına bağlı İKC-ENSO Mühendislik Topluluğunun iş birliği ile düzenlenen “Sektör İKÇÜ’de” başladı. Kariyer günü etkinlikleri şeklinde 3 güne yayılan zengin içeriğiyle sektör temsilcilerinin yanı sıra mühendislik öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdiği “Sektör İKÇÜ’de” için düzenlenen açılış törenine, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Süleyman Akbulut, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökçen Bombar, Kariyer Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi (KAGEM) Müdürü Doç. Dr. Mustafa Yalçın, Proje Genel Koordinatörü Doç. Dr. Levent Aydın, İKC ENSO topluluk başkanı Yağmur Atak, çok sayıda mühendislik öğrencisi ile farklı sektörlerden gelen üst düzey yöneticiler katıldı. Programda katılımcılara seslenen Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Süleyman Akbulut, İKÇÜ’nün “araştırma üniversitesi” olma yolunda emin adımlarla ilerleyen genç bir üniversite olduğunu belirterek akademik başarılarıyla İzmir’deki üniversiteler arasında her zaman ilk üçte yer aldığını ve Türkiye’deki devlet üniversiteleri arasında da ilk otuzun içinde yer bulduğunu söyledi. Yeter ki Proje Üretin Başarısını her yıl arttıran bir üniversite olarak İKÇÜ, tüm akademik birimlerdeki akademisyenlerin ve öğrencilerin ulusal ve uluslararası ölçekte projeler üretmelerini güçlü şekilde desteklediklerini ifade eden Prof. Dr. Akbulut, “Sanayi ile ortak yapılacak her türlü proje ve iş birliğinin nitel ve nicel olarak artmasını ve katma değeri yüksek ürünlere dönüşmesini çok önemsiyoruz. Özellikle son dönemde Rektör hocamızın öncülüğünde çevremizdeki büyük sanayi kuruluşları ile ikili iş birliği protokolleri yaparak üniversitemizin büyük bir akademik potansiyele sahip olduğunu ve ortak çalışmalara hazır olduğumuzu bizzat yöneticilere ve yönetim kurullarına iletiyoruz. Bu doğrultuda, Kuzey İzmir TEKMER A.Ş,.İKÇÜ TTO A.Ş. ve son olarak ilan edilen Kuzey İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi (TEKNOPARK) gibi yapılar aracılığıyla bilimsel bilginin teknolojiye dönüştürülmesi ve sanayi ile iş birliklerini güçlendirmek için çalışmalar artarak devam etmektedir. Üniversitemizin iki sanayinin ortasında yer alması ve İzmir’in kuzey aksındaki sanayi bölgelerine yakınlığı da farklı sektörlerden firmalarla yakın iş birliği içerisinde olmamıza ilave katkı sağlamaktadır. Kapımız proje üretmek, sanayi ile iş birliği yapmak, ulaşamadığı firma ile iletişime geçmek isteyen tüm hocalarımıza sonuna kadar açık” dedi. Odağımızda Hep Öğrencilerimiz Var Dekan Prof. Dr. Gökçen Bombar ise fakülte faaliyetlerinde öğrenci odaklılığı benimsediklerini, öğrencilerin gerek okul hayatında gerekse de mezuniyet sonrası yaşamlarında başarılı olmaları için yoğun şekilde çalıştıklarını vurguladı. Dekan Prof. Dr. Bombar, “Tüm faaliyetlerimizde öğrencileri sektördeki önde gelen firmalarla buluşturarak sektörel bilgi edinmelerine, iş hayatına hazırlanmalarına ve kariyer ile staj süreçlerinde destek olmak için kapsamlı yol haritaları çiziyoruz. Geleceğin başarılı İKÇÜ’lü mühendislerinin vizyonlarında önemli sektör temsilcilerimizden gelen katkılar bizler için çok değerli. Bu anlamda bizleri yalnız bırakmayan tüm katılımcılarımıza verdikleri destekler için çok teşekkür ediyoruz” dedi. Mülakat Simülasyonları İlk Defa Uygulanacak Katılımcı firmalar arasında İKÇÜ MMF mezunu Doruk Can Mutlu’nun HAVELSAN İş Geliştirme ve Satış Uzmanı olarak çalışma hayatında yer almasından duyduğu mutluluğu da paylaşan Prof. Dr. Bombar, “Sektör temsilcilerinin arasında mezunlarımızın bulunması, bir zamanlar bu salona öğrencimiz olarak oturan ancak bugün sahnede yer alacak olması beni özellikle duygulandırdı, gururlandırdı. Etkinliğimizde Volkan İtfaiye Araçları, HAVELSAN, Lukoil, CMS, Schneider Electric, Eldor Group, Dräger, Reeder ve Sağlam Metal gibi güçlü grupların temsilcileri öğrencilerimizle birebir görüşerek iş veya staj imkanları ile ilgili ayrıntılı bilgiler aktaracak. Ayrıca İKÇÜ KAGEM’in organize ettiği, Vestel, Eldor Group, NISO Yazılım Teknolojileri firmalarının katılımlarıyla ilk defa uygulanacak olan Mülakat Simülasyonları yapılacak. Böylece öğrencilerimiz işe alım uzmanları ile birebir görüşme imkânı bulacak ve kariyerlerinde önemli bir deneyim elde etmiş olacaklardır. Davetimizi geri çevirmeyerek üniversitemize gelen öğrencilerimiz ve akademisyenlerimizle bir araya gelmek için değerli zamanlarını ayıran şirket temsilcilerine, etkinliğin gerçekleştirilmesinde emeği geçen öğrenci topluluğumuzun başkanı Yağmur Atak’a ve adını şu an söyleyemediğim organizasyonda görev alan tüm öğrencilerimize, İKÇÜ KAGEM Müdürü Doç. Dr. Mustafa Yalçın ve Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Murat Can Başaran'a ve SKS Daire Başkanlığımıza teşekkür ederim”şeklinde konuştu. Üç Gün Dolu Dolu İKC - ENSO MÜSEB’2024 Mühendislik & Sektör Buluşmalarının ilk gün yapılan firma oturumlarında, Lukoil Türkiye Satışlar Genel Müdür Yardımcısı Murat Caba, İnsan Kaynakları Müdürü Anıl Gür, CMS Jant ve Makina Sanayi A Ş ' de Grup Arge ve Kalıp Tasarım Müdürü Eren Bozkurt, HAVELSAN İş Geliştirme ve Satış Uzmanı Doruk Can Mutlu ile Schneider Electric Veri Bilimi Uzmanı Mervenur Gülel gençlerle sektörleri hakkında bilgiler paylaştı. Ayrıntılı programın web sitesinde yayımlandığı “Sektör İKÇÜ’de” 10 Mayıs’ta Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi binasında farklı mühendislik alanlarında görev yapan sektör temsilcilerini öğrencilerle buluşturacak görüşmelerle sona erecek. -
07.05.2024
Başarılı Akademisyenlerin Gurur Günü
Yaptıkları bilimsel faaliyetlerle İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinin (İKÇÜ) isminin üst basamaklara taşınmasında büyük emekleri olan akademisyenler düzenlenen törenle ödüllendirildi. Kurumsal İletişim Koordinatörlüğünce yapılan törende, 2022- 2023 yıllarında TÜBA-GEBİP Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanları Ödülü kazanan İKÇÜ’lü akademisyenlere, 2021, 2022, ve 2023 yıllarında fakülte bazında en yüksek akademik teşvik puanı alan akademisyenlere, TÜBİTAK 2209 A ve B kategorilerinde kabul gören projelerin akademik danışmanlarına teşekkür ve başarı belgeleri takdim edildi. Tören, Sanat ve Tasarım Fakültesi Müzik Bölümü akademisyenleri Prof. Dr. Ömer Özden, Doç. Dr. Serkan Çelik, Doç. Dr. Cem Çırak, yüksek lisans öğrencisi Safiye Çayhan’ın enstrümanlarda yer aldığı Emine Başateş’in solistliğinde sunulan müzik dinletisi ile başladı. Başarılarınızla Övünüyoruz Programın açış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, imza attıkları bilimsel çalışmalarla İKÇÜ’nün ismini üst sıralara yazdıran akademisyenleri tebrik etti. Akademik teşvik törenlerinde, yaptıkları çalışmalarla İKÇÜ’yü gururlandıran bilim insanlarıyla ile bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti paylaşan Rektör Prof. Dr. Köse, “İKÇÜ’nün her geçen yıl başarı ivmesiyle büyüyen İzmir’in önemli bir bilim yuvası olmasında emeği geçen çalışma arkadaşlarımızın başarılarıyla övünüyoruz ve başarılarının artarak devam etmesi dileğini hep birlikte paylaşıyoruz. Günümüzde üretilen bilgi, direkt veya dolaylı bir şekilde topluma, sosyal yaşama dokunmuyorsa, ekonomiye yansımıyorsa fazla bir değeri kalmıyor. Burada, bilgiyi topluma kazandıran, gençlerimizin yarınlarına değer katan akademisyenlerimizin başarı ile taçlandırıldığı somut bir paydayı paylaşıyoruz" dedi. Marifetin İltifata Tabi Olduğunun Farkındayız Son dönemde açıklanan sıralamalarda kısmi bir gerileme olduğunu hatırlatan Rektör Köse, tekrar yükseliş ivmesi için çalışma başlattıklarını, bu kapsamda geliştirilmesi gereken alanları saptadıklarını söyledi. TÜBA ve TÜBİTAK tarafından verilen ödülleri kazanan İKÇÜ'lü sayısının da artması gerektiğini hatırlatan Rektör Köse "Biz üniversite olarak genç bir üniversiteyiz, ama iyi bir üniversiteyiz. Birlikte ve huzur içinde çalıştığımızda daha büyük başarılara ulaşacağımızı biliyoruz. Böyle bir iklimin sürdürülebilirliği noktasında yönetim olarak gerekli adımları atıyor, gelişmeleri ve kaynakları sürekli gözden geçiriyoruz. Bu noktada gerek TÜBİTAK projelerinde gerekse de öğrenci projelerinde daha iyi çalışmalar yapabilecek potansiyelimizin olduğunu biliyorum. İyiden daha fazlasına, en iyiye ulaşmak için daha fazla çalışmamız gerektiğini özellikle vurgulamak istiyorum. İKÇÜ ailesinin fertleri olarak bilim dünyasına değer katacak çalışmalara imza atmaya devam etmeliyiz ve edeceğimize inanıyorum. İleriki yıllarda akademik teşvik sayılarının daha da arttığı, bilimsel faaliyetlerimizin ivme kazandığı tabloları paylaşma inancımı hassaten ifade etmek istiyorum. Marifetin iltifata tabi olduğunun farkındayız ve pandemi ve deprem nedeniyle ertelediğimiz bu süreçte marifetli akademisyenlerimizi ödüllendirmeye kaldığımız yerden devam ediyoruz. Başta TÜBA'dan ödül alan üstün performans gösteren mesai arkadaşlarım olmak üzere, TÜBİTAK 2209 A ve B kategorilerinde kabul gören projelerin akademik danışmanlarını ve akademik teşvikte yüksek puan elde eden tüm öğretim elemanlarımızı kutluyor, her birinize şükranlarımı sunuyorum” diye konuştu. Tören, başarılarıyla İKÇÜ’yü gururlandıran akademisyenlere protokol tarafından belgelerinin takdim edilmesiyle son buldu. -
04.05.2024
İKÇÜ’de Profesörlük Berat Takdimi ve Biniş Giyme Töreni Yapıldı
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Kurumsal İletişim Koordinatörlüğünce ikincisi düzenlenen törenle profesörlere berat takdim edildi. Doçent kadrosuna atanmaya hak kazanan öğretim üyeleri ve akademik kariyerinde yükselme yaşayan akademik personele binişleri giydirildi. Tören, Sanat ve Tasarım Fakültesi öğretim üyeleri Prof.Dr. Ömer Özden, Doç. Dr. Serkan Çelik, Doç.Dr. Mücahit Yalçın Öztüfekçi, Doç.Dr. Cem Çırak ile yüksek lisans öğrencisi Eda Özay Narlıoğlu’nun solistliğinde sunulan müzik dinletisi ile başladı. Gurur Kaynağımızsınız Programın açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, İKÇÜ için gurur günü yaşandığını belirterek 2010 yılında kurulan bir üniversite olarak gelinen noktada bilimsel alanda başarılı çalışmalara imza atan akademik kadronun payının büyük olduğunu söyledi. Rektör Prof. Dr. Köse, “Bugün bu salonu dolduran sizin gibi akademik alanda başarılarını ispat etmiş olan hocalarımızla birlikte olmanın verdiği gururu ve mutluluğu yaşıyoruz. Biz, genç bir üniversiteyiz. Bu genç üniversite, İzmir gibi bir üniversite şehrinde, böylesine güzel bir şehirde; hem ülkemizin bilimsel anlamda arayışlarına değerli katkılar sağladığı için hem de evrensel bilgi üreten kurum olarak bu alanda dünyaya küresel anlamda çok kıymetli katkılar sağladığı için ve tüm bunların sizlerin emekleri sayesinde yapıldığı için hakikatten son derece mutluyum” dedi. Hiç Kimseyi Ötekileştirmeden 'Biz' Ruhuyla Çalışıyoruz Üniversitelerin bilginin sadece üretildiği değil, aynı zamanda hayatlara dokunduğu, insanlığın refahına katkı sunduğu kurumlar olduğunu belirten Rektör Prof. Dr. Köse, güçlü bir Türkiye’nin temelinde bilgiyle, bilimle atılan adımların temel unsur olduğunu kaydetti. Bu noktada bilim insanlarının üstlendiği misyonunu önemine değinen Rektör Prof. Dr. Köse, “Bilimsel düşünme gücüne sahip ve sorumlu kuşaklar yetiştirme görevini üstlenen bizler, bilimle, teknolojiyle barışık, kendi tarihini ve kültürünü özümsemiş, yeniliklere açık nesillerin yetişmesinde söz sahibiyiz. Geçmişle gelecek arasında bağ kurup topluma köprü olan kurumlar olmanın sorumluluğuyla biz oldukça, ötekileştirmedikçe ülkemiz daha güçlü temellerde yükselmeye devam edecektir. Biz akademik anlamda yapılacak çalışmalarda huzurla çalışılmasının önemli olduğunu düşünüyoruz. Bunu hem kurum kimliği hem aidiyet oluşması açısından çok değerli bir duruş olarak gördüğümü ifade etmek istiyorum. Rektör olarak atandığımda ilk olarak ulaşılabilir olduğumu söyledim ve bu zamana kadar hep ulaşılabilir bir yönetici olmaya gayret gösterdim. Akademik ve idari huzur için bizim her zaman sizlere kapımız açık. Samimi olarak aile ortamı içerisinde bu ülkeye, bu millete katkı yapma gayretini hep birlikte göstermeye devam edeceğiz. Tüm öğretim üyelerimize akademik yaşamlarında başarılar diliyorum” şeklinde konuştu. Tören, akademik kadroda yükselen 89 profesör, 56 doçent ve 25 doktora öğretim üyesinin protokol tarafından binişlerinin giydirilmesi ile tamamlandı. -
04.05.2024
Karanlıktan Aydınlığa
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı (SKS) Psikoloji Topluluğu ve Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Psikoloji Bölümü tarafından her yıl düzenlenen Psikoloji Günleri’nin altıncısı, bu yıl “Psikolojik Travma ve İyileşme: Karanlıktan Aydınlığa” temasıyla gerçekleşti. “Yüzyılın felaketi” olarak adlandırılan 6 Şubat Kahramanmaraş depremi gibi doğal afetlerin ve dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan, insanlığın an be an şahit olduğu savaş, katliam ve vahşet olaylarının yarattığı travmatize durumları; maruz kalınan olumsuzluklar nedeniyle yaşanan bireysel travmaları; travmayla başa çıkma ve iyileşme yöntemlerini tartışmak üzere İKÇÜ Prof. Dr. Fuat Sezgin Konferans Salonunda düzenlenen ve iki gün süren 6. Psikoloji Günleri yoğun bir katılımla gerçekleşti. SKS Psikoloji Topluluğu tarafından organize edilen programın açılışına İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Doğan, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Dirik, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Zümrüt Gedik, Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü ve Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin ile akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Mesleğiniz Daha Fazla Önemli Hale Geliyor İKÇÜ Rektör yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, dünya üzerinde yaşanan güncel olaylara, çağın getirdiği olumsuzluklara ve bunların insan psikolojisi üzerindeki etkilerine değinirken, “Bugün dijitalleşmenin ve siber zorbalığın ortaya çıkardığı pek çok sorundan söz etmek yerine Gazze’de yaşanan katliamlar, 6 Şubat Depremi, Ukrayna Savaşı gibi çok daha can sıkıcı gündemleri konuşmak durumunda kalmak çok acı. Öyle bir çağdayız ki, etrafımızda kendi kendine oluşan birçok travmatize durum var ve iyileşmenin mümkün olmadığı süreçlere şahitlik ediyoruz. Gerçekten bu travmayı insanlar nasıl atlatır, o bölgelerde yaşayan bir çocuk bununla nasıl başa çıkar, neler yaşar bilemiyoruz. Dünya bunun hesabını nası verir o da ayrı bir konu. Çünkü gelinen noktada hiç görülmemiş bir vahşet sözkonusu ve geçmiş deneyimlerimizden çok daha farklı duygular yaşıyoruz” ifadelerini kullandı. Bütün bu sorunlardan dolayı psikologluk mesleğinin gittikçe daha fazla önemli hale geldiğini belirten Prof. Dr. Bulduklu, “Mezun olup meslek hayatınıza başladığınızda, insanların ruhsal durumlarını biraz olsun düzeltmeye çaba göstereceksiniz. Bence burada Dünya Sağlık Örgütü’nün 'sağlık' tanımına da değinmek gerekiyor. Sadece fiziksel olarak değil, ruhsal olarak da tam bir iyilik halinden söz ediliyor bu tanımda. Sizler, işte bu ruhsal anlamdaki tam iyilik halini, bugün burada altıncı kez tartışıyorsunuz. Bir öğrenci topluluğunun, bu şekilde gelenekselleşmiş bir etkinliği düzenlemesini oldukça önemsiyorum. Umarım altıyı on altı ve hatta altmış altı yaparsınız” diye konuştu. Deprem Sonrasında Birçok Yaşama Dokundunuz Fakülte olarak bu tarz etkinliklere katkı sağlamaya özen gösterdiklerini belirten Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Doğan, düzenledikleri etkinliklerle hem öğrenime katkı sunan hem de hayatla iç içe konularda farkındalık yaratan Psikoloji Bölümünün ve Psikoloji Topluluğunun fakülte açısından önemini vurguladı. Prof. Dr. Doğan, “6 Şubat Depremi’nde gördük ki öğrenciler öğrenirken hizmet de veriyor. Deprem sonrası yaraların sarılması çalışmalarında, sahada aktif biçimde rol alarak birçok yaşama dokunduklarına şahit olduk. Huzurlarınızda, bu etkinliği düzenleyen Psikoloji Topluluğuna ve etkinlikte görev alan tüm öğrencilere kalben teşekkürlerimi sunuyorum” şeklinde konuştu. “Travmalar, Zehirli Bir Sarmaşık Gibidir” Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Psikoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin, 6 Şubat Depremi, Gazze Soykırımı, Ukrayna Savaşı ve Doğu Türkistan’da yaşanan olaylar gibi travmatik durumlara dikkat çekmek için 6. Psikoloji Günleri’nin temasını “Psikolojik Travma ve İyileşme: Karanlıktan Aydınlığa” şeklinde belirlediklerinin altını çizdi. Özellikle Gazze’de yaşanan soykırımın insanlık tarihinde kara bir leke olduğunu ve insanlık onurunu yerle bir ettiğini, bu travmayı yaşayıp da hayatta kalanların bir daha asla eski günlerine dönemeyeceklerini belirten Prof. Dr. Şahin, “Travma yaşayan bireyler, eğer bir yardım sonucunda iyileşirlerse hayatlarında çok farklı bir evreye yöneleceklerdir. Olaylarla başa çıkma potansiyelleri güçlenecektir. Fakat yardım almayan veya alsa dahi psikolojik anlamda iyileşemeyen bireyler, ömür boyu bu travmatik sarmalın içinde kalacaktır. Çünkü travmalar, hiç beklenmedik bir anda tekrarlanan yaşantılardır. Tedavi edilmediği takdirde zehirli bir sarmaşık gibi hayatı felç eder” ifadelerini kullandı. İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nin, Psikoloji Bölümünün ve topluluk üyesi öğrencilerin 6 Şubat Depreminde sahada aktif bir şekilde yer aldığına da değinen Prof. Dr. Şahin, etkinliğin öğrencilere farkındalık kazandırması temennisiyle konuşmasını noktaladı. Psikolojik Travma ve İyileşme Teması Psikoloji Topluluğu Başkanı Emre Elmacı ise, sorumluluk bilinci yüksek, aktif ve daima yeni hedefler doğrultusunda hareket eden bir topluluk olduklarını söyleyerek, hedeflerini genişletmek istediklerini dile getirdi. Elmacı, “Savaş, çatışma ve doğal afetlerin birey ve toplum psikolojisi üzerindeki yıkıcı etkisini düşünürken psikolojik travma ve iyileşme temasına odaklandık. Bu konuyu travma sonrası stres bozukluğu, travmatik deneyimler ve iyileşme süreci gibi çok çeşitli alanlarda ele aldık. Bu alanda çok kıymetli akademisyenleri davet ettik” şeklinde konuştu. Açılış konuşmalarının ardından tüm konuşmacılara çiçek takdim edildi ve müzik dinletisi gerçekleşti. Programın devamında sunumlara geçildi. Doç. Dr. Füsun Gökkaya “Psikodramayla Travmayı İyileştirmek”, Klinik Psikolog Şenel Karaman, “İyileşmeye Giden Yolda EMDR”, Dr. Öğr. Üyesi İnci Güçer “Çocuklarla Psikoterapide Kayıp ve Yas Çalışmak”, Klinik Psikolog Betül Gündüz “Travma Sonrası Psikososyal Müdahaleler” ve Uzm. Psk. Danışman EMDR Eğitmen Adayı Hayal Demirci “Dayanıklılık Cesareti: Zorlu Yaşam Olaylarıyla Baş Etmek İçin Sağlamlık ve Esneklikle Güçlü Olabilmek” başlıklı sunumlarını yaptılar. 6. Psikoloji Günleri 2. Gün programı, uzman psikolog ve akademisyenlerin sunumlarıyla devam etti. Dr. Öğr. Üyesi Cemile Serin Gürdal, “Psikanalizin Travmaya Yaklaşımı”, Prof. Dr. Fatma Sapmaz “Küçük “t” Travmalar ve Ruh Sağlığı” ve Uzm. Psikolog Saliha Büşra Akgün “Çocukluk Çağı İhmal ve İstismar Yaşantısı” başlıklı sunumlarını yaptılar. Sunumların ardından program “6 Şubat Depremine Psikososyal Bakış” Paneli ile devam etti. Panelin moderatörlüğünü Psikoloji Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Hatice Ekici üstlendi. İKÇÜ Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Tözün “Afet Tıbbı”, İKÇÜ Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Cemal Başar “Deprem Nedeniyle İdarenin Mali Sorumluluğu” ve Psikolog Yonca Yerlikaya “6 Şubat Kahramanmaraş Depremi Sürecinde Psikolog Olmak” başlıklı sunumlarıyla panele katkıda bulundular. -
28.04.2024
İKÇÜ ile Namangan Engineering Construction Institute Arasında Güç Birliği
Namangan Mühendislik ve İnşaat Enstitüsü ile İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) başta inşaat mühendisliği olmak üzere farklı disiplinlerin birlikte çalışması konusunda iş birliği protokolü imzaladı. Namangan Mühendislik ve İnşaat Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. Ergashev Sharibboy To'lanovich ile Rektör Prof. Dr. Saffet Köse'nin birlikte imza attığı protokolün imza törenine İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Namangan Mühendislik ve İnşaat Enstitüsü Rektör Yardımcısı Mohammadjon Dadamirzayev, Rektör Danışmanı Azizbek Abduvaliyev, Industry Information Fakültesi Dekanı Kahharov Abdurakhim Abdubannayevych, Economics and Management Fakültesi Dekanı Sayfullaev Ilkhomjon Abdurrkhmanovich, Transport Fakültesi Dekanı Mahmudov Bahriddin Jorayevich, Construction Fakültesi Dekanı Razzakov Sobirjon Jorayevich de katıldı. Uluslararasılaşmaya Büyük Önem Veriyoruz İmza töreninde konuşan İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, güçlü bir kadroya sahip olduklarını ve Namangan Mühendislik ve İnşaat Enstitüsünü yakından takip ettiklerini söyledi. Rektör Köse "2010 yılında kurulmuş ve mevcut durumda 14 fakülte, 2 meslek yüksekokulu, 1 yüksekokul, 3 enstitü ile hizmet veren bir üniversiteyiz. 20.000 civarında öğrenciye eğitim veren bir kamu üniversitesi olarak uluslararasılaşmaya büyük önem veriyoruz. Avrupa'da çok sayıda yakın çalıştığımız üniversite var. Ancak bu bölgeyi özellikle önemsiyoruz. Tarihi ve kültürel açıdan çok sayıda ortak yanımız var. Maveraünnehir bölgesi bizim Türk- İslam medeniyetimizin beşiği. İlmi eserlerimizin pek çok müellifi bu bölgede yaşamış. Birlikte gelişme felsefesi çerçevesinde güçlü olduğumuz alanlarda sizin üniversitenize de katkıda bulunmaktan son derece mutlu oluruz. Benim yaklaşımım bu iş birliklerinin kâğıt üzerinde kalmaması ve somut adımların atılması yönünde. Bu ziyaretimizde önceki iş birliklerimizin durumlarına ilişkin bir değerlendirmede bulunma imkanı da elde ettik. Özellikle sosyal bilimler alanında çok sayıda adımı atmamız gerektiğini gördük. Sizin üniversitenizin de özellikle inşaat mühendisliğinde büyük bir birikime sahip olduğunu gözlemledik. Bizim de inşaat mühendisliğinde size katkıda bulunabileceğimiz alanların var olduğunu değerlendirdik. Ben bu protokol ile büyük çalışmalara imza atacağımızı düşünüyorum. Kabulleri için Sayın Rektörümüze ve değerli yöneticilere şükranlarımı sunuyorum" dedi. Karşılıklı Öğrenci Değişim Sayısının Artması Şart Namangan Mühendislik ve İnşaat Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. Ergashev Sharibboy To'lanovich ise ziyaretten büyük memnuniyet duyduklarını dile getirdi ve üniversitelerinin geçmişinin eskiye dayandığını Özbekistan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulunun 29 Mart 1991 tarih ve 75 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Taşkent Makine Mühendisliği Enstitüsünün Namangan şubesi temelinde kurulduğunu dile getirdi. Rektör Sharibboy To'lanovich " Üniversitemiz Özbekistan Cumhuriyeti'nin 24 Şubat 1998 tarih ve 77 sayılı "Akademik Liseler ve Meslek Yüksekokullarının Teşkilatı" "Faaliyetlerinin Yönetilmesine İlişkin" kararı esas alınarak Namangan Mühendislik-Pedagoji Enstitüsüne dönüştürülmüştür. Özbekistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın 20 Nisan 2017 tarih ve PQ-2909 sayılı "Yükseköğretim Sistemini Daha da Geliştirmeye Yönelik Tedbirler Hakkında" Kararı uyarınca Namangan Mühendislik-Pedagoji Enstitüsü, Namangan Mühendislik-İnşaat Enstitüsü olarak yeniden düzenlendi. Protokol ile özellikle bilgi teknolojileri ve mühendislik alanında önemli başarılara imza atacağımıza inanıyorum. Ben de Sayın Rektörümüzün somut adımlar atılması gerektiği fikrine katılıyorum ve kendi tarafımızdan bunun takibini yapacağımızı ifade etmek istiyorum. Mevcut durumda Türkiye'den öğrencilerimiz var ve bu sayıların karşılıklı atması gerektiği kanaatindeyim" dedi. İmza töreninden sonra Rektör Prof.Dr.Köse, Namangan Mühendislik ve İnşaat Enstitüsü tarafından düzenlenen "Innovative and Communicate Approaches to Language Teaching in Technical Institutions: Problems and Solutions" adlı bilimsel programda açılış konuşması yaptı. Konuşmasında iki ülke arasındaki kardeşliğe özel vurgu yapan Rektör Köse, üniversitenin lojistik ve inovasyon merkezlerini ziyaret ederek yetkililerden bilgi aldı.
Toplam 383
Okunma Sayısına Göre Haberler :::
-
275 kez okundu
Denizcilik Sektörü İçin Çalışmaya Devam
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, İMEAK Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran’ı ziyaret etti. Üniversite ile denizcilik sektörü arasında iş birliğini artırmayı hedefleyen görüşmeye, İKÇÜ Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakkı Dereli ve Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Mehmet Önal da katıldı. Denizcilik sektörünün ihtiyaçlarına yönelik akademik ve uygulamalı çözümlerin ele alındığı görüşmede Rektör Köse, fakülteye katkıları için Başkan Kıran'a özel teşekkür etti. Sürdürülebilir Adımlar Atmaya Çalışıyoruz Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, İKÇÜ’nün akademi ile sektörü birleştirmeyi misyon edindiğini söyledi. Bu misyonun önemli ayaklarından birinin denizcilik sektörü olduğunun altını çizen Rektör Köse: "Denizcilik sektörü, ülkemizin ekonomik büyümesinde çok önemli bir yere sahip. Artık gemi ithal eden bir devletten önce inşa eden şimdi de ihraç eden bir ülke haline geldik. Gemi inşası ve denizcilik sadece ekonomik anlamda değil stratejik açıdan da önemli bir sektör. Biz de bu sektörün hedeflerine ulaşmasında sorumluluk alma arzusu duyan bir yükseköğretim kurumuyuz. Özellikle araştırma kapasitemizi artırmak ve sektörel ihtiyaçlara yanıt verir hale gelmek için çalışıyoruz. Amacımız gündelik değil uzun vadeli adımlar atarak sürdürülebilir bir yapı oluşturmak. Bunun için önemli adımlar gayreti gösteriyoruz. Bu adımları atarken de önemli paydaşımız, bize güç veren bir çözüm ortağımız var. Bu anlamda hem üniversitemize hem de ülkemize yaptıkları çok kıymetli katkılar için İMEAK Deniz Ticaret Odası Başkanımıza çok teşekkür ediyorum. İş birliğimizi daha ileriye taşımak adına bize düşen her adımı atmaya devam edeceğiz” dedi. Ülkemizin Denizcilik Vizyonunun Genişlemesine Katkı Sunmaya Devam Edeceğiz Başkan Tamer Kıran ise, denizcilik sektörünün gelişiminde akademik iş birliklerinin önemine değindi. Türk denizcilik sektörünün küresel pazarda güçlü bir aktör olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini belirten Başkan Kıran," Gelinen nokta memnuniyet verici olsa da daha büyük hedefler ve başarının sürdürülebilirliği için çok çalışmamız lazım. Tek başımıza çaba gösterme yanında birlikte güçlerimiz birleştirmek yoluyla stratejik adımlar atılması gerekiyor. Bu noktada, üniversitelerle kurulan iş birlikleri hem nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesi hem de sektörel yeniliklerin hayata geçirilmesi açısından büyük bir öneme sahip. Üniversitelerin bilimsel bilgi birikimini ve araştırma gücünü sektörümüzle entegre ederek daha büyük başarılar elde edebiliriz.Sürdürülebilirlikte Ar-Ge ve teknolojik inovasyon çalışmaları büyük öneme sahip ve biz de bu alana daha fazla kaynak ayıracağız. İKÇÜ ve diğer üniversitelerimizle iş birliği içinde ülkemizin denizcilik vizyonunun genişlemesine katkı sunmaya devam edeceğiz. Teknolojik yenilikler yanında çevre dostu çözümlerle de sektörümüzün yanında olmayı sürdüreceğiz" diye konuştu. -
269 kez okundu
Süper Lig’e Galibiyetle Merhaba
Çeyrek Finaldeki Mersin Üniversitesi takımını yenerek süper lige çıkmayı garantileyen İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Erkek Basketbol Takımı, son maçından da galibiyetle ayrılarak üçüncü sırada Süper Lig’e merhaba dedi. Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu (TÜSF) tarafından Dicle Üniversitesinde düzenlenen müsabakalardaki son maçını TED Üniversitesi ile oynayan İKÇÜ’nün başarılı basketçileri, TED Üniversitesi takımını 68-49 yenerek rakibini geride bıraktı. 16 üniversite takımının mücadele ettiği müsabakalarda üst üste başarılı skorlarla adını süper lige yazdıran genç İKÇÜ’lüler turnuvadaki performansıyla dikkat çekti. Yılı başarılarla kapatan takım, İzmir’de düzenlenen Üniversitelerarası Basketbol Bölgesel Turnuvasını da 2’nci olarak tamamlayarak yükselme grubunda mücadele etmeye hak kazanmıştı. Gazi Üniversitesi ve Doğuş Üniversitesinin ardından üçüncü olarak grup maçlarını tamamlayarak tarihinde bir ilki gerçekleştiren İKÇÜ oyuncuları, gelecek sezon Süper Lig’de mücadele edecek. Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Öğr. Gör. Dr. Yeliz Doğru ile Taşkın Toprak’ın antrenörlüğünde, Volkan Aktaş’ın yardımcı antrenörlüğünde çalışan yaptığı basketbol takımı: Ege Gezer, Efe Yüzat, Doğukan İşnel, Deniz Ufuk Yamansavcı, Ege Cem Sun, Ege Oktay, Egehan Yiğit Altuntaş, Berkan Silindir, Berkin Şengül, Mehmet Güner, İsmail Kerim Şengöz, Veli Bahadır Can, Yiğit Güner Çelikten ve Berke Tutar’dan oluşuyor. -
269 kez okundu
İKÇÜ’nün Osmanlı-Türk Tarihine Işık Tutan Araştırmasına Ödül
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ), Ege Üniversitesi ve İstanbul Kültür Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan ekibin, Balıkesir’e bağlı Havran ilçesinde yürüttükleri Osmanlı-Türk tarihine ışık tutan arkeolojik araştırmasını içeren “Havran Mezarlığı Osmanlı Kitabeleri" ile 19’uncusu düzenlenen “Elginkan Vakfı 2024 Yılı Türk Kültürü Araştırma Ödülüne” layık görüldü. İKÇÜ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Tarih bölümünden Prof. Dr. Cahit Telci, Türk-İslam Arkeolojisi bölümünden Prof. Dr. Ersel Çağlıtütüncigil, Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Ekim Ortaç Uludüz, Arş. Gör. Hüseyin Çalış, Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Vehbi Günay, İstanbul Kültür Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden Prof. Dr. Ömür Ceylan tarafından kitap haline getirilerek; 2023 yılında Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Yayınları tarafından ilk baskısı yapılan 1103 sayfalık ödüllü araştırma, Cumhuriyetin 100. yaşına armağan edilmişti. Kültür Varlıklarımızın Geçmişini ve Geleceğini Özenle Koruma Bilincindeyiz Araştırma ekibini tebrik eden İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, titiz ve özenli araştırmaların neticesinde, engin Osmanlı-Türk tarihinin bir parçası olan, nadide kültür varlıklarından birinin daha geleceğe kazandırılmasından duyduğu memnuniyeti paylaştı. Rektör Prof. Dr. Köse, “Türkiye, kültür varlıklarının nitelik ve niceliği açısından dünyanın en zengin ülkesidir. Üniversitelerimizin kültürel mirasın korunması ve topluma katkısının artırılması bağlamındaki çabaları oldukça değerlidir. Kültürel mirasın yeni nesillere aktarılmasında bilimsel eserlerin stratejik önemi vardır. Bize düşen görev, gelecek nesillerin tarih ve kültür hakkında bilgi sahibi olmaları için bu varlıklara sahip çıkıp, özgün biçimini, geçmişini ve geleceğini özenle korumaktır. Kültürel değerlerin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasına ilişkin sorumluluk bilinci taşıyan vakıf ve kuruluşlarımızın sayısının artmasını diliyor, araştırma ekibimizi canı gönülden tebrik ediyorum” dedi. 65.000 Metrekarelik Coğrafyadaki Alan Çalışmaları Ödüllü eser hakkında bilgi veren İKÇÜ Sosyal ve Beşerî Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Doğan da Osmanlı harfleriyle yazılmış kitabe içeren tüm mezar baştaşlarını (şahide) kapsayan eserde, toplam 1525 adet mezar taşının envantere alınarak kataloglandığını aktardı. Araştırma ile Havran ilçesindeki mezar taşlarından oluşan tüm kültür varlıklarının tespit edilerek kayıt altına alındığını söyleyen Dekan Prof. Dr. Doğan, “Tarihi Şehir Mezarlığına, Cami-i Kebir/Koca Camii, Hacı İshak Bey Kadiri Haziresindeki mezar taşlarının da dahil edilmesiyle Havran ilçe merkezinde bulunan tüm tarihi doku envantere alındı. Havran Belediyesi yetkililerinin verdikleri bilgiye göre mezarlığın bütününü ele alan bir çalışma daha önce düşünülmüşse de alanın büyüklüğü ve taş sayısının fazlalığı ve bazı yasal gerekçeler sebebiyle hayata geçirilememiş. Sonrasında yapılan girişimler olumlu sonuçlandığında önce İKÇÜ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi araştırma görevlileri ile lisans ve lisansüstü öğrencilerinden oluşan bir çalışma grubu oluşturuldu. Prof. Dr. Cahit Telci, Prof. Dr. Ersel Çağlıtütüncigil, Prof. Dr. Vehbi Günay, Prof. Dr. Ömür Ceylan, Dr. Öğr. Üyesi Ekim Ortaç Uludüz hocalarımızın başkanlığında, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve Havran Belediyesi personelinin de destek verdiği alan çalışmaları, etaplar halinde, 65.000 metrekarelik coğrafyada gerçekleştirildi. Hummalı bir çalışma sonucu, 2023 yılı aralık ayında baskısı yapılan araştırma, kutlu bir tesadüfle Cumhuriyetin 100. yılına armağan edilmiştir. Bu türden projelerin desteklenmesi, bilimsel katkısının yanında, yeni projeler ortaya koymaya ve genç araştırmacıların yetiştirilmesini katkı sağlamaktadır. Kültürel miraslarımızın korunmasına gösterdikleri hassasiyet için Elginkan Vakfı’na ve gelecek nesillere paha biçilmez bir araştırma eseri bırakan değerli hocalarımıza şükranlarımı sunuyorum” şeklinde konuştu. Elginkan Vakfı Türk Kültürü Araştırma ve Teknoloji Ödülleri Hakkında Türkiye’deki bilim, kültür ve sanat alanlarında yapılan çalışmalara, araştırmalara ve hizmetlere katkıda bulunmak, bu alanların gelişimine destek olmak, bu çalışma, araştırma ve hizmetlerin yürütücülerinin bilim ve kültür dünyasına yapmış oldukları hizmetleri takdir etmek amacıyla 2006 yılından bu yana veriliyor. -
265 kez okundu
AYM’nin Temel Haklar Alanındaki Kararlarının Etkisi
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Hukuk Fakültesi, Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi ortak projesi kapsamında düzenlenen “Anayasa Mahkemesinin Temel Haklar Alanındaki Kararlarının Etkili Şekilde Uygulanmasının Desteklenmesi” başlıklı panele ev sahipliği yaptı. Anayasa Mahkemesi Bölümler Başraportörü Doç. Dr. Akif Yıldırım ile İKÇÜ Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Gülden Çınarlı Özbilenler’in konuşmacı olarak yer aldığı, moderatörlüğünü Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kerem Batır’ın üstlendiği paneli; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Akbaş, Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Özge Karaege ile Dr. Öğr. Üyesi Cemal Başar, Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İrfan Arık, akademisyenler ve öğrenciler takip etti. Programı sebebiyle Ankara'da bulunan Rektör Prof. Dr. Saffet Köse’nin selamlarını ve başarı dileklerini ileten Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Akbaş programın açış konuşmasında bireysel başvuru mekanizmasının hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesinde üstlendiği role dikkat dikkat çekti. Toplumsal Farkındalık Yaratan Bir Dinamik Hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesinde ve anayasal değerlerin hayata geçirilmesinde önemli bir yere sahip olan bir konunun İKÇÜ’de işlenmesinden duyduğu memnuniyeti paylaşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Akbaş, “2010 yılında yapılan anayasa değişikliği ile hukuk sistemimize dahil edilen bireysel başvuru mekanizması, Türkiye'de anayasal adaletin genişletilmesi açısından dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Bu mekanizma, sadece hak arama yollarını güçlendirmekle kalmamış; aynı zamanda yargı sistemimizin daha âdil, erişilebilir ve insan haklarına daha duyarlı bir yapıya dönüşmesine de katkı sağladı. Bireysel başvuru, yalnızca bireylerin haklarını savunmak için bir araç değil aynı zamanda yargının işleyişini iyileştiren, kamu politikalarının şekillendiren ve toplumsal farkındalık yaratan bir dinamiğe dönüşmüş görünüyor. Anayasa Mahkemesinin verdiği kararlar sadece başvuranların haklarını korumakla kalmayıp aynı zamanda hukuk sistemimizde ışık tutan ve toplumu ileri taşıyan bir etki de sahip. Bu konuda aydınlatıcı bilgilerin paylaşılacağından ve tartışma ortamının doğacağından şüphem yok. Başraportör Doç. Dr. Akif Yıldırım Beyefendiye, kıymetli desteklerini esirgemeyen anayasa mahkememize, bu değerli bilimsel etkinliği düzenleyen hukuk fakültemize ve katkı sunan tüm akademisyenlerimize teşekkürlerimi sunmak istiyorum. Verimli ve ufuk açıcı bir panel diliyorum” dedi. Yürütmeye, Yargıya ve Yasamaya Yol Gösterici Bir Rol Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kerem Batır da bireysel başvuru hakkının uygulamaya girdiği 2012 yılından bu yana Anayasa Mahkemesinin gerçekleştiği dönüşüm ve gelişime dikkat çekti. Uluslararası hukukçular olarak bireysel başvuru hakkının üstünde önemle durduklarını kaydeden Dekan Prof. Dr. Batır, “2012 yılından bu yana Anayasa Mahkemesinin gerçekleştirdiği dönüşüm ve bu kadar yoğun bir biçimde dosyaları ele alışı ve kararlar verişi süreci oldukça hızlandırdı. Tabii şunu lütfen yanlış değerlendirmemek lazım. Şimdi Anayasa Mahkemesinin verdiği yüzlerce, binlerce karar arasında tabii ki birkaç tane çok medyatik olan kamuoyunun gündem oluşturan kararlar oluyor. Bunların uygulanmasıyla ilişkin meseleler oluyor. Ancak önemli olan biz hukukçular açısından resmin bütününü görebilmek. Buradaki dönüşümün, Anayasa Mahkemesinin bir haklar mahkemesi haline gelişi ve bu süreçte nasıl yürütmeye, yargıya ve yasamaya yol gösterici bir rolü üstlendiğini ve bunu yaparken de geçmişteki somut norm denetiminde elde edilenlerin çok ötesinde yeni bir ufuk açıcı gelişim olduğunu gözden kaçırmamak lazım” şeklinde konuştu. Anayasa Mahkemesinin Paradigmasını Değiştirdi Anayasa Mahkemesinin 150'ye yakın raportörü olan, iki daire halinde 300'e yakın personeli olan her hafta en az üç gün gündem yapan dinamik yapısına dikkat çeken Başraportör Doç. Dr. Akif Yıldırım, 23 Eylül 2012’de bireysel başvurunun uygulamaya geçirilmesiyle yaşanan dönüşüme dikkat çekti. Doç. Dr. Yıldırım, “Anayasa Mahkemesi bizatihi kendisini dönüştürdü. Çünkü yapısı işleyişi tamamen değişti. Devasa bir iş yüküyle Avrupa Konseyine üye olan 46 ülkenin Avrupa insan hakları mahkemesine götürdüğü başvuruların iki katından daha fazla başvuruyu ele alan mahkemeye dönüşmüştür. Bireysel başvuru en başta Anayasa Mahkemesinin kendi paradigmasını, kendi hukuk anlayışını değiştirdi. Sadece yapısı işleyişi yönünden değil dönüştürücü bir rol de üstlendi. Dosya geldiğinde dosyayı hak temelli olarak incelemeniz gerekiyor. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri süren bir başvurucunun hakkının ihlal edilip edilmediğini anlayabilmeniz hak temelli, hak eksenli bir inceleme yöntemi içeren 36. maddenin kapsam ve içeriği ile bir kavramsallaştırma gelişti. Sonuç olarak bireysel başvuru en başta Anayasa Mahkemesinin kendi paradigmasını kendi hukuk anlayışını değiştirdi” dedi. İKÇÜ Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Gülden Çınarlı Özbilenler de bireysel başvurunun dönüştürücü etkisi üzerinde durdu. Sunumunda başvuru dava örnekleriyle açıklamalarda bulunan Dr. Öğr. Üyesi Özbilenler, “Bireysel başvurunun esas itibariyle dönüştürücü etkisini görebildiğimiz kısmı, objektif etkisi dediğimiz yani sadece başvurucuya yönelik bir hak ihlali giderimi değil de esas itibariyle sistemsel olarak bir değişimi harekete geçirme ve toplumun tüm kesimlerinde hak ve özgürlüklerin daha sağlam şekilde tesis edilmesine anayasal hakların hayata geçirilmesine hizmet etmesi bağlamında önem arz ediyor. Bu bağlamda da bizlere hak ve özgürlük bağlamında anlamında bir güvence, kazanım elde etme imkânı sağlıyor” ifadelerini kullandı. -
254 kez okundu
İKÇÜ’den Engelsiz Eğitim Çağrısı
“3 Aralık Dünya Engelliler Günü” etkinlikleri çerçevesinde İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Engelsiz Üniversite Koordinatörlüğü ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü ortaklığında bir konferans düzenlendi. Engelsiz Üniversite Koordinatörü Doç. Dr. Melike Tekindal’ın ev sahipliğinde, engellilik odağında üniversite öğrencilerine yönelik hizmet ve uygulamalar ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı uygulamalarının ele alındığı konferansı, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Akbaş, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökçen Bombar, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü Engelli Hizmetleri Şubesinden Uzm. Psikolog Hale Taşer, bakanlık temsilcileri, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci takip etti. Birbirimizden Farkımız Yok Konferansın başında Engelsiz Üniversite Koordinatörlüğüne yönelik her katkıyı yönetim olarak öncelediklerinin altını çizen Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Akbaş, öğrenci ve personelinin önünü açan çalışmalara odaklandıklarını ifade etti. Prof. Dr. Akbaş, “Koordinatörlüğümüz ve SKS Daire Başkanlığımızla öğrencilerimizin eğitim faaliyetlerinin yanında sosyal, kişisel ve mesleki gelişimlerini destekleyen kampüsteki tüm olanaklara erişimlerini sağlamak için koordineli olarak çalışmalar planlıyoruz. Bu konuda öğrencilerimizden aldığımız geri dönüşlerin de ışığında çözümler üretmeye özen gösteriyoruz. Unutmamak gerekiyor ki aslında hiçbirimiz bir saniye sonra ne olacağımızdan emin değiliz. Hepimiz bu noktada birer engelli adayıyız. İnsan olarak hepimiz biriz, sahip olduğumuz özellikler ile eşitiz. Birbirimizden farkımız yok. Engelli olan, engelli olmayan şeklinde bir ayrım söz konusu değil” dedi. Üzerimize Düşenin En İyisini Yapmaya Çalışıyoruz Ulusal ve uluslararası engelli politikaları bakımından sağlık, ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda iyileştirilmelerinin sağlanması açısından önemli mesafeler alındığını ifade eden Prof. Dr. Akbaş, toplumsal farkındalık seviyesinin arttırılması açısından alınacak daha çok yol olduğunu söyledi. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Akbaş, “Engellilerin toplumla bütünleşme talepleri toplumun diğer kesimleri tarafından görünür hale gelse de farkındalık seviyesinin artırılması, engelli bireylere doğru bir bakış açısı ve algı geliştirebilmesi için elimizden gelenin daha fazlasını yapmamız gerekiyor. Biz de kurum olarak üzerimize düşenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Bu sebeple çalışmalarımızı her zaman destekleyen, önümüzü açan çözümler sunan Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Köse’ye, Engelsiz Üniversite Koordinatörlüğüne, bölümlerimizdeki engelsiz üniversite temsilcilerimize, çalışmalarımıza katkı sunan tüm öğrenci ve personelimize şükranlarımı sunmak istiyorum” diye konuştu. Tüm Çabamız Engelsiz Bir Eğitim Öğretim Ortamı Sağlamak Programda, “Özel Gereksinimli Öğrencilere Yönelik Uygulama ve Hizmetler” başlığıyla katılımcıları bilgilendiren Engelsiz Üniversite Koordinatörü Doç. Dr. Melike Tekindal, özel gereksinimli bireylerin yaşamlarını kolaylaştırmanın ve fırsat eşitliği sunmanın sadece bireysel bir sorumluluk değil, aynı zamanda toplumsal bir görev olduğunu aktardı. Dünyanın her yerinde eğitime, bilgiye, kültür, sanat, spor etkinliklerine ve farklı alanda sunulan diğer hizmetlere her bireyin eşit, erişilebilir ve engelsiz ulaşabildiği yaşam alanları oluşturmanın toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Koordinatör Doç. Dr. Tekindal, “Bu anlamlı gün, sadece bir farkındalık günü değil; aynı zamanda engellilik konusunda toplumda daha kapsayıcı bir anlayış oluşturmak ve herkes için eşit İKÇÜ Engelsiz Üniversite Koordinatörlüğü olarak, her bireyin ihtiyaçlarını gözeten, erişilebilir ve kapsayıcı bir eğitim ortamı sunmayı görev edindik. Özel gereksinimli öğrencilerimize engelsiz bir eğitim öğretim ortamı sağlamak, sosyal ve kültürel faaliyetlere daha fazla katılımlarını sağlamak için teşvik edici çalışmalar ve projeler geliştiriyoruz. Bugünkü etkinliğimizde, üniversitemizde engellilik odağında yürütülen çalışmaları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının uygulamalarını ve üniversitemizin bu alandaki projelerini paylaşacağız. Amacımız, bu önemli konuya dair farkındalığı artırmak ve üniversite yaşamını daha erişilebilir hale getirecek çözümleri tartışmaktır” dedi. Engelsiz Üniversite Koordinatörü Doç. Dr. Melike Tekindal’ın sunumunun ardından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü Engelli Hizmetleri Şubesinden Uzm. Psikolog Hale Taşer tarafından “Üniversite Öğrencilerine Yönelik Hizmet ve Uygulamaları ile Özel Gereksinimli üniversite Öğrencilerine Yönelik Hizmet ve Uygulamaları”, SKS Daire Başkanlığı Şube Müdürü Burak Çankal tarafından “Üniversitede Tüm Öğrencilere ve Özel Gereksinimli Öğrencilere Yönelik SKS Uygulama ve Hizmetleri ”, Engelsiz Üniversite Öğrenci Komisyonu Başkanı Eda Korkmaz tarafından “Öğrenci Deneyimleri ” başlıklarında katılımcılar bilgilendirildi. Sunumlarda özel gereksinimli bireylerin sosyal hayata katılımlarında karşılaştıkları zorluklar ile konuya ilişkin yapılan düzenlemeler ele alındı. İKÇÜ özelinde yapılan çalışmalar anlatıldı. -
251 kez okundu
Eczacılık Fakültesi Öğrencileri Beyaz Önlüklerini Giydi
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Eczacılık Fakültesinde, 2024-2025 eğitim ve öğretim dönemi 'Beyaz Önlük Giyme Töreni' düzenlendi. Fakülte öğrencilerinin ‘Beyaz Önlük Giyme Töreni’yle mesleklerine ilk adım attığı etkinlik, Hekim Hacı Paşa konferans salonunda gerçekleşti. Dekan Prof. Dr. Zeynep Şenyiğit’in ev sahipliğinde yapılan törene, Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakkı Dereli, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Dirik, Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İrfan Arık, Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Esra Meltem Koç, Genel Sekreter Yardımcısı Muhammed Enes Uzun, İzmir Eczacı Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ecz.Tuncay Sayılkan, Aydın Eczacı Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ecz. Sefa Karaarslan, Manisa Eczacı Odası yönetim kurulu üyesi Ecz. Ayçe Benzergil, Bursa Eczacılar Kooperatifi yönetim kurulu üyesi Ecz. Yekta Kavçın Acar, İstanbul Eczacılar Kooperatifi İzmir Temsilcisi Ecz. Mehmet Ali İhsan Yıldız ve Ege Bölge Müdürü Rabia Çam, akademisyenler ile çok sayıda öğrenci yakını katıldı. Koruyucu Sağlık Hizmetinin En Önemli Unsurunu İcra Edeceksiniz Törende sektörün geleceği olan gençlere seslenen Dekan Prof. Dr. Zeynep Şenyiğit, 2024-2025 yılı itibariyle toplam 508 öğrenci ile eğitime devam ettiklerini kaydederek fakültelerinin kuruluşundan bu yana her daim destek olan Rektör Prof. Dr. Saffet Köse’ye teşekkürlerini iletti. Öğrencilerle, hayatları boyunca mesleklerine özveriyle sahip çıkmaları temennisini paylaşan Dekan Prof. Dr. Şenyiğit, “Sizler, yakın geleceğin eczacıları olarak, laboratuvar ve klinik uygulama aşamaları ile harmanlanmış yoğun bir eğitim-öğretim sürecinin nihayetinde, bir insanın en değerli varlığı olan sağlığını korumak için özveriyle hizmet verecek, koruyucu sağlık hizmetinin en önemli unsurunu icra edeceksiniz. Her biri birbirinden değerli öğretim üyelerimizden alacağınız bilgi ve beceriler ışığında eczacılığı bir meslek ve yaşam biçimi olarak seçen tüm meslektaşlarımız gibi toplumumuza sağlık hizmeti sunmak için gece gündüz demeden çalışan o muhteşem sağlık ordusuna katılacaksınız. Ömür boyu taşıyacağınız mesleki sorumluluklarınızı layıkıyla üstleneceğinize inancım ve güvenim sonsuz” şeklinde konuştu. İKÇÜ Eczacılık Fakültesine eğitim-öğretim faaliyetlerinde destek olan sektör temsilcilerine plaket takdimiyle devam eden tören, birinci sınıf öğrencilerinin heyecanla beklediği beyaz önlüklerinin giydirilmesi ile sona erdi. -
237 kez okundu
Göklerin Kartalları İKÇÜ’de
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ayrılmaz parçası Türk Hava Kuvvetleri'nin Türk milletine 100’üncü kuruluş yıl dönümü hediyesi olarak 2011 yılında kurulan hava gösteri timi SOLOTÜRK, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesine konuk oldu. Dünyanın dört bir yanında düzenledikleri uçuş gösterileriyle efsane haline gelen, Türk Hava Kuvvetlerinin resmi akrobasi timi SOLOTÜRK’ün pilotları Hv. Plt. Bnb. Murat Bakıcı ve Hv. Plt. Bnb. M. Erhan Aydemir ile Uçak Bakım Subayı Hv. Uçk. Bkm. Bnb. Tuna Karalı’nın katıldığı söyleşiyi, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İrfan Arık, SKS Başkanı Öğr. Gör. Dr. Yeliz Doğru, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci izledi. Gökyüzüne Hâkim Olabileceğimizi Onlarla Öğrendik Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı (SKS) tarafından düzenlenen organizasyonla İKÇÜ’nün konuğu olan ekip üyelerinin yer aldığı etkinlikte konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, böylesine önemli bir ekinliğe ev sahipliği yapmaktan duyduğu memnuniyeti paylaştı. Türkiye’nin son yıllarda havacılık alanında ciddi mesafeler kat ettiğini vurgulayan ve bu ivmenin de aslında SOLOTÜRK ile başladığını dile getiren Prof. Dr. Bulduklu, “Gökyüzü bize o kadar uzaktı ki, zaman içerisinde SOLOTÜRK’ün yaptığı etkinliklerle biz, gökyüzünün aslında bir manevra alanı olabileceğini ve bizim de bu alana hâkim olabileceğimizi öğrendik. Orada yetişen mühendisler, havacılık ve savunma sanayiinde bugün Türkiye’nin neredeyse başa oynadığı bir sistemi tasarladılar. Bugün Akıncı’dan Bayraktar’a ve Çelik Kubbe ’ye kadar pek çok şeyi konuşabiliyoruz ve bunu sadece formel eğitimlere değil, bu tarz girişimlere de borçlu olduğumuzu söylemek isterim. Üretmek kadar gösterebilmenin; çocuklarda ve gençlerde heyecan yaratmanın ve onların size öykünmesini sağlamanın da bir o kadar önemli olduğunu düşünüyorum. Bununla birlikte, SOLOTÜRK’ü bütün dünyanın hayranlıkla izlediğini görmek de bizlere gurur veriyor. Ben, özellikle öğrencilerimizin buradan ciddi mesajlar çıkarmalarını ve programın kendilerine bir vizyon kazandırmasını diliyorum” diye konuştu. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bulduklu, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere ve SOLOTÜRK ekibine teşekkür ederek konuşmasını noktaladı. SOLOTÜRK Türk Milletine Armağan Olarak Kuruldu Açılış konuşmasının ardından söz alan SOLOTÜRK ekibi, kendilerini diğer gösteri ekiplerinden ayıran en önemli özelliğin, ekip üyelerinin her birinin aktif savaş pilotu olması ve bakım ekibinin harekata ve savaşa sürekli hazır halde bulunmaları olduğunu vurguladı. SOLOTÜRK’ün, Türk Hava Kuvvetleri’nin 100. Yılı olan 2011 yılında Türk Milletine armağan olarak kurulduğunu anlatan ekip üyeleri, Ay yıldızlı bayrağı ve Türk Milletini dünyanın dört bir yanında başarıyla temsil etmelerinin haklı gururunu yaşadıklarını belirttiler. SOLOTÜRK gösterilerinde görülen özgüvenin ve savaşçı ruhun, ekip üyelerinin Türk milletinin cesaret ve kararlılığını yansıtmasından kaynaklandığına dikkat çekilen söyleşide, ekibin gittiği yerlerde bayrak manevrası yapıldığında bütün dünya milletlerinin ay yıldızlı bayrağa selam durdukları ifade edildi. Söyleşide, usta çırak ilişkisiyle yetişen SOLOTÜRK gösteri ekibinin 13 kişiden, gizli kahramanlar olarak nitelenen bakım astsubaylarının ise 8 kişiden oluştuğunun bilgisi verildi. SOLOTÜRK’ün asli görevinin Türk havacılığı ile Türk gençleri arasında bağ kurmak olduğunun altını çizen ekip üyeleri, aktif savaş pilotları olarak Türk savunma sanayinin koşar adım ilerlemesinden; İHA ve SİHA’larla, Milli Muharip Uçak Kaan’la ve diğer gelişmelerle gurur duyduklarını belirttiler. Dünya üzerinde uçak üzerine çizilmiş en büyük bayrağın SOLOTÜRK’te olduğunu ve bununla Guinness Rekorlar Kitabına girdiklerini hatırlatan ekip üyeleri, SOLOTÜRK’ün yapmış olduğu hareketler içerisinde patentli olanların da bulunduğunu, bu hareketleri dünya üzerinde yalnızca SOLOTÜRK’ün yapabildiğini anlattılar. İKÇÜ Ailesine gurur dolu anlar yaşatan SOLOTÜRK söyleşisi, katılımcılardan gelen soruların yanıtlanmasının ardından, ekip üyelerine teşekkür belgesi takdimi ve imza töreni ile son buldu. -
235 kez okundu
Büyükelçi Degutis İKÇÜ’de
Litvanya Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Ričardas Degutis ve beraberindeki heyet, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesini (İKÇÜ) ziyaret etti. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Litvanya Büyükelçiliği hibe desteği ile Kentsel Stratejiler ve Yerel Uygulamalar Derneği (Kent-Lab) tarafından hayata geçirilen “İklim Değişikliğiyle Mücadelede Öğrenme ve Ağ Oluşturma Aracı Olarak Türkiye-Litvanya İş birliği Projesi” kapsamında düzenlenen foruma katılmak üzere İzmir’e gelen Büyükelçi Ričardas Degutis’i makamında ağırladı. Bakan Danışmanı Ieva Garšvaıtė, Litvanya İzmir Fahri Konsolosu Mustafa Ahmet Özsoy, Kentsel Stratejiler ve Yerel Uygulamalar Derneği (Kent-Lab) Genel Sekreteri Serdar Karaduman’ın da yer aldığı heyet, iki ülke yerel yönetimleri, STK’ları iş ve bilim dünyasından temsilcilerin destek verdiği proje hakkında Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bulduklu’ya bilgi verdi. İklim değişikliğine dirençli kentlerin oluşturulması, iklim değişikliğinin çevresel, toplumsal ve insan sağlığı üzerinde hem doğrudan hem dolaylı etkilerinin ortaya konulması adına İKÇÜ olarak birçok projeye destek verildiğini kaydeden Prof. Dr. Bulduklu, hedeflerinin toplumdaki bilgi düzeyini ve farkındalığı artırmak olduğunu söyledi. Ziyarette karşılıklı iş birliği ve ortak projelerin üretilmesi ile ilgili görüş alışverişinde bulunuldu. -
226 kez okundu
İKÇÜ, Moğolistan Bilimler Akademisi ile Ortak Kazı Yapacak
İKÇÜ Sosyal ve Beşerî Bilimler Fakültesi ile Moğolistan Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü Moğolistan’da ortak kazı yapmayı içeren bir protokol imzaladı. Moğolistan Meclis Başkanı Zandanshatar Gombojav’ın daveti üzerine Başkent Ulanbatur’a giden İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) heyetinde Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Doğan ve Erasmus Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Emin Bakay yer aldı. Moğolistan Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü ile Moğolistan’ın Tuul Vadisindeki Köktürk ve Uygur Yerleşimlerini gün yüzüne çıkarmaya yönelik kazı çalışması yapmak için bir protokol imzalandı. İKÇÜ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şaban Doğan ile Moğolistan Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Eregzen Gelegdorj’un imzaladığı protokol kapsamında taraflar Moğolisan’ın Tuul vadisindeki Köktürk ve Uygur yerleşimlerinde arkeolojik kazı çalışması ve yüzey araştırmalarını birlikte yürütecekler. Proje ile Her İki Ülkenin Bilimsel Birikimine Katkıda Bulunacağız Yapılması planlanan kazı çalışmalarının 2024-2026 yılları arasında üç yıl süreceğini ifade eden Dekan Prof. Dr. Şaban Doğan, Tuul Vadisindeki Köktürk ve Uygur yerleşimleriyle ilgili çalışmaların Türk tarihi ve eski Türk yerleşimleriyle ilgili araştırmalar için önemli olduğunu söyledi. Prof. Dr. Doğan “Yapacağımız kazı çalışmaları bir taraftan iki ülkenin akademisyenlerinin ortak çalışmalarına yeni bir boyut kazandırırken bir taraftan da tarihi Türk yerleşimleriyle ilgili yeni bilgilerin gün yüzüne çıkmasına zemin hazırlayacak nitelikte. Bölgede üniversite olarak yürüttüğümüz çalışmalarda önemli sonuçlara ulaştık ve bunu bilim dünyasının istifadesine sunduk. Hâlihazırda devam eden çalışmalarımıza ilave olarak bu bölgenin tarihi ve kültürel mirasını keşfetmeye yönelik yeni bir projenin ilk adımını da bugün burada atıyoruz. Bu çalışmada amacımız öncelikle yüzey araştırmalarıyla bölgedeki Köktürk ve Uygurlara ait kültür varlıklarının ortaya çıkarılıp belgelenmesi ve kazı çalışmasıyla da tarihi kaynaklarda adı geçen en eski Türk yerleşimlerinden birinin tüm ayrıntılarıyla bilim dünyasının dikkatine sunulması olacak. Kazı çalışmalarında keşfedilecek eserlerin incelemesini yaparak laboratuvar tahlilleri ile sonuçları ortaya koyacağız. Gerekli hallerde buluntuların restorasyonunu da yaparak bunların korunması ile ilgili ortak çalışmaları da yürüteceğiz. Çalışmalarımıza destek veren Moğolistan Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsüne, TİKA’ya ve Rektörümüz Prof. Dr. Saffet Köse’ye şahsım, Fakültem ve fakültemizin Türk-İslam Arkeolojisi Bölümü adına şükranlarımı sunuyorum” dedi. Ortak Tarihimizi Birlikte Gün Yüzüne Çıkaracağız İKÇÜ’nün Aladağ’da yürüttüğü çalışmaları yakından takip ettiklerini söyleyerek sözlerine başlayan Moğolistan Bilimler Akademisi Arkeoloji Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Gelegdorj uluslararası iş birliklerinin her iki ülkenin bilimsel çalışmalarına vizyon kazandırdığını belirtti. Doç. Dr. Eregzen Gelegdorj “Bilimsel etkileşim her iki ülke akademisine de yeni bakış açıları kazandırıyor. Biz enstitü olarak İKÇÜ’nün bölgedeki çalışmalarını yakından takip ediyoruz. Buradaki üniversitelerle yakın iş birliği içindeler ve Moğolistan’da kurdukları enstitü ile projelerin sürdürülebilirliğini de sağladılar. Biz bugün ortak tarihimizi birlikte gün yüzüne çıkaracak bir anlaşmayı imzalamış oluyoruz. İnanıyorum ki yakın çalışmamız ile zengin tarihimizi ve ortak geçmişimizi gelecek nesillere de aktarmış olacağız” dedi. -
224 kez okundu
Geleceğin Şefleri Ceketlerini Giydi
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Turizm Fakültesi, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencileri için “Geleneksel Ceket Giydirme Töreni" düzenledi. Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Emre Güler’in ev sahipliğinde yapılan töreni, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Atilla Akbaba, Dekanlar, Genel Sekreter Nuretdin Memur, akademisyenler, öğrenciler ve aileleri takip etti. Yıldızı Parlayan Bir Meslek Grubunun Temsilcileri Mesleki yolculuklarında önemli bir dönüm noktası olan ceket giyme töreninde öğrencilerin ve ailelerinin sevincini paylaşmaktan duydukları memnuniyeti paylaşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, İKÇÜ’lü şeflerin mezun olduktan sonra Türk mutfağını dünyaya tanıtacak başarılı birer elçi olacaklarından emin olduklarını ifade etti. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bulduklu, “Günümüzde gastronomi, basit yeme-içme ihtiyaçlarının çok ötesinde sosyal bir anlam kazanarak bir sanat ve bilim dalı olarak yerini almıştır. Gastronomi eğitiminin büyük bir yoğunluğunun mutfak eğitiminden geçtiğini görmekteyiz. Mutfak kavramı aslında bir arada olmayı, yardımlaşmayı, çok yönlü bir etkileşimi de simgeler. Diğer taraftan o toplumun kültürel değerlerini içerisinde barındırır. Coğrafya, kültür, yetiştirilen ürünler ve uygulanan pişirme teknikleri bir bölgenin mutfak kültürünü şekillendirmektedir. Tüm bu önemli kavramları barındıran günümüzde yıldızı oldukça parlayan bir meslek grubunun temsilcileri, turizm sektörünün vazgeçilmez bileşenleri olarak seçtiğiniz branşlarda, binlerce yıllık köklü geçmişiyle dünyanın en lezzetli mutfaklarından biri olan Türk mutfağının dünyaya tanıtılmasına çok değerli katkılar sunacağınıza yürekten inanıyorum” diye konuştu. Sektörde İsmi Başarıyla Telaffuz Edilen Bir Noktada Turizm fakültesinin kuruluşundan bu yana sektörle iç içe olduğunu, öğrencilerinin mezun olmadan sektöre giriş yaptığını aktaran Prof. Dr. Bulduklu, turizm endüstrisi, üniversite iş birliğini güçlendiren, İKÇÜ’lü öğrencileri sektör temsilcileriyle buluşturarak istihdam olanaklarını zenginleştiren etkinlikleri hayata geçirdiklerini hatırlattı. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bulduklu, “Her yıl daha yoğun bir katılımla düzenlenerek sektör temsilcileri ile öğrencileri buluşturan ve geleneksel hale gelen Kariyer Günleri etkinliğinin 9’uncusunu geçtiğimiz günlerde düzenledik. Artık sektörde ismi başarıyla telaffuz edilen bir noktaya geldik. Bunda emekleri olan tüm akademisyenlerimize teşekkürlerimi iletiyorum. Ayrıca Turizm İşletmeciliği ile Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümlerinin uygulama odaklı eğitim yaklaşımlarıyla desteklenmesi yönünde YÖK ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında iş birliği protokolü imzalandı. Bu çerçevede belirlenen 7 üniversiteden biri İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi oldu. Bu öğrencilerimiz önümüzdeki süreçte büyük bir fark yaratacak” dedi. Mutfak, Sonsuz Bir Keşif Alanı Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Emre Güler de gastronomi ve mutfak sanatlarının kültür, sanat ve bir tutku olduğunu ifade ettiği konuşmasında, İKÇÜ’lü öğrencilerin geleceğin başarılı şefleri, gastronomi uzmanları ve mutfak sanatçıları olma yolunda emin adımlarla ilerlediklerini söyledi. Dekan Prof. Dr. Güler, “Bugün giyeceğiniz bu ceketler, sadece birer kıyafet değil, aynı zamanda birer sembol. Bu ceketler, sizlere mesleğinize olan saygınızı, disiplininizi, yaratıcılığınızı ve özverinizi hatırlatacak. Aynı zamanda, bu ceketler, sizlere İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ailesinin bir parçası olduğunuzu ve her zaman arkanızda olduğumuzu hatırlatacak. Unutmayın ki, başarıya giden yolculukta en önemli pusula, tutkunuzdur. Mutfak, sonsuz bir keşif alanı, sürekli öğrenme ve gelişme gerektiren bir sanat dalıdır. Bu yolculukta, karşınıza çıkacak zorluklar sizi yıldırmasın, aksine daha da güçlendirsin. Her zaman yeniliklere açık olun, yaratıcılığınızı serbest bırakın ve kendi özgün tarzınızı yaratın. Bu özel gününüzde, sizlere başarılar diliyorum. Umarım, bu ceketler size şans getirir ve hayallerinize ulaşmanızda size yol gösterir” dedi. Toplumumuza Ve İnsanlığa Hizmet Etmeğe Devam Edecekler Gastronomi alanına verilen önemin tüm dünyada her geçen gün arttığına dikkat çeken Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Prof. Dr. Atilla Akbaba, özellikle Türk Mutfağının sahip olduğu zenginlik ve bilinirliğin, önümüzdeki yıllarda dünya mutfakları içerisinde daha fazla ön plana çıkacağının ifade edildiğini kaydetti. Bu haliyle öğrencileri bekleyen çok zengin kariyer olanakları olduğunu aktaran Prof. Dr. Akbaba, “Turizm istatistikleri içerisinde gastronominin aldığı pay hızla artmaktadır. 2021 yılında 5.1 milyar dolar seviyesinde olduğu belirtilen gastronomi turizminin son 3 yılda 18 milyar dolara ulaştığı, 2025 yılında ise bu rakamın 25 milyar dolar olacağı ön görülmektedir. Özellikle son yıllarda şahit olduğumuz gelişmeler ve geleceğe yönelik projeksiyonlar, insan sağlığı, gıdaya erişim, küresel ısınma, iklim değişikliği, sürdürülebilirlik gibi yaşamsal öneme sahip gelişmeler mesleğinizin önemini daha da belirginleştirmektedir. Öğrencilerimiz bu ceketleri giyerek başladıkları yolda, mezun olduktan sonra da üstlendikleri sorumlukları yerine getirecek, değerlerimizi temsil edecek, toplumumuza ve insanlığa hizmet etmeğe devam edeceklerdir. Bu keyifli yolculuğun ilk adımında öğrencilerimizin yanında olduğumuz için çok mutlu ve heyecanlıyız. Ancak şunu da vurgulamak isterim ki, sadece bugün veya öğrenimleri sırasında değil, mezuniyetleri sonrasında da her zaman öğrencilerimizin yanında ve arkalarında olacağız, onlarla birlikte yürüyeceğiz” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından bölüm öğrencisi 85 öğrenciye, törene katılan protokol tarafından ceketleri giydirilirken; aileleri de bu mutlu ve heyecanlı anlara tanıklık etti. -
206 kez okundu
İKÇÜ ile Namangan Engineering Construction Institute Arasında Güç Birliği
Namangan Mühendislik ve İnşaat Enstitüsü ile İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) başta inşaat mühendisliği olmak üzere farklı disiplinlerin birlikte çalışması konusunda iş birliği protokolü imzaladı. Namangan Mühendislik ve İnşaat Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. Ergashev Sharibboy To'lanovich ile Rektör Prof. Dr. Saffet Köse'nin birlikte imza attığı protokolün imza törenine İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Namangan Mühendislik ve İnşaat Enstitüsü Rektör Yardımcısı Mohammadjon Dadamirzayev, Rektör Danışmanı Azizbek Abduvaliyev, Industry Information Fakültesi Dekanı Kahharov Abdurakhim Abdubannayevych, Economics and Management Fakültesi Dekanı Sayfullaev Ilkhomjon Abdurrkhmanovich, Transport Fakültesi Dekanı Mahmudov Bahriddin Jorayevich, Construction Fakültesi Dekanı Razzakov Sobirjon Jorayevich de katıldı. Uluslararasılaşmaya Büyük Önem Veriyoruz İmza töreninde konuşan İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse, güçlü bir kadroya sahip olduklarını ve Namangan Mühendislik ve İnşaat Enstitüsünü yakından takip ettiklerini söyledi. Rektör Köse "2010 yılında kurulmuş ve mevcut durumda 14 fakülte, 2 meslek yüksekokulu, 1 yüksekokul, 3 enstitü ile hizmet veren bir üniversiteyiz. 20.000 civarında öğrenciye eğitim veren bir kamu üniversitesi olarak uluslararasılaşmaya büyük önem veriyoruz. Avrupa'da çok sayıda yakın çalıştığımız üniversite var. Ancak bu bölgeyi özellikle önemsiyoruz. Tarihi ve kültürel açıdan çok sayıda ortak yanımız var. Maveraünnehir bölgesi bizim Türk- İslam medeniyetimizin beşiği. İlmi eserlerimizin pek çok müellifi bu bölgede yaşamış. Birlikte gelişme felsefesi çerçevesinde güçlü olduğumuz alanlarda sizin üniversitenize de katkıda bulunmaktan son derece mutlu oluruz. Benim yaklaşımım bu iş birliklerinin kâğıt üzerinde kalmaması ve somut adımların atılması yönünde. Bu ziyaretimizde önceki iş birliklerimizin durumlarına ilişkin bir değerlendirmede bulunma imkanı da elde ettik. Özellikle sosyal bilimler alanında çok sayıda adımı atmamız gerektiğini gördük. Sizin üniversitenizin de özellikle inşaat mühendisliğinde büyük bir birikime sahip olduğunu gözlemledik. Bizim de inşaat mühendisliğinde size katkıda bulunabileceğimiz alanların var olduğunu değerlendirdik. Ben bu protokol ile büyük çalışmalara imza atacağımızı düşünüyorum. Kabulleri için Sayın Rektörümüze ve değerli yöneticilere şükranlarımı sunuyorum" dedi. Karşılıklı Öğrenci Değişim Sayısının Artması Şart Namangan Mühendislik ve İnşaat Enstitüsü Rektörü Prof. Dr. Ergashev Sharibboy To'lanovich ise ziyaretten büyük memnuniyet duyduklarını dile getirdi ve üniversitelerinin geçmişinin eskiye dayandığını Özbekistan Cumhuriyeti Bakanlar Kurulunun 29 Mart 1991 tarih ve 75 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Taşkent Makine Mühendisliği Enstitüsünün Namangan şubesi temelinde kurulduğunu dile getirdi. Rektör Sharibboy To'lanovich " Üniversitemiz Özbekistan Cumhuriyeti'nin 24 Şubat 1998 tarih ve 77 sayılı "Akademik Liseler ve Meslek Yüksekokullarının Teşkilatı" "Faaliyetlerinin Yönetilmesine İlişkin" kararı esas alınarak Namangan Mühendislik-Pedagoji Enstitüsüne dönüştürülmüştür. Özbekistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'nın 20 Nisan 2017 tarih ve PQ-2909 sayılı "Yükseköğretim Sistemini Daha da Geliştirmeye Yönelik Tedbirler Hakkında" Kararı uyarınca Namangan Mühendislik-Pedagoji Enstitüsü, Namangan Mühendislik-İnşaat Enstitüsü olarak yeniden düzenlendi. Protokol ile özellikle bilgi teknolojileri ve mühendislik alanında önemli başarılara imza atacağımıza inanıyorum. Ben de Sayın Rektörümüzün somut adımlar atılması gerektiği fikrine katılıyorum ve kendi tarafımızdan bunun takibini yapacağımızı ifade etmek istiyorum. Mevcut durumda Türkiye'den öğrencilerimiz var ve bu sayıların karşılıklı atması gerektiği kanaatindeyim" dedi. İmza töreninden sonra Rektör Prof.Dr.Köse, Namangan Mühendislik ve İnşaat Enstitüsü tarafından düzenlenen "Innovative and Communicate Approaches to Language Teaching in Technical Institutions: Problems and Solutions" adlı bilimsel programda açılış konuşması yaptı. Konuşmasında iki ülke arasındaki kardeşliğe özel vurgu yapan Rektör Köse, üniversitenin lojistik ve inovasyon merkezlerini ziyaret ederek yetkililerden bilgi aldı. -
204 kez okundu
Ege Bölgesinin İlk ve Tek Orman Fakültesinde Mezuniyet Heyecanı
Ege Bölgesinin ilk ve tek orman fakültesi olma özelliğini taşıyan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Orman Fakültesi, Orman Endüstri Mühendisliği Bölümünde üçüncü dönem, Orman Mühendisliği Bölümünde ise ilk dönem mezunlarını uğurlamanın gururunu yaşadı. Orman Fakültesini başarıyla tamamlayan 48 mezun için Hekim Hacı Paşa Konferans Salonunda düzenlenen mezuniyet törenine, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Süleyman Akbulut, Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Derya Eşen, İzmir Orman Bölge Müdürü Mahmut Yılmaz, Doğa Koruma ve Milli Parklar 4. Bölge Müdürü Kerim Gençoğlu, Orman Mühendisleri Odası Genel Başkanı Hasan Türkyılmaz, Türkiye Ormancılar Derneği İzmir Temsilcisi Ahmet Kenan Öztan, Orman Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Zülal Totan, Dekanlar, Dekan Yardımcıları, Bölüm Başkanları, akademik ve idari personel ile öğrenci aileleri katıldı. Orman Fakültesi öğretim elemanlarından Dr. Öğr. Üyesi Merve Engin Demirok’un kemanda, Arş. Gör. Ayberk Aydoğmuş’un ise gitarda yer aldığı müzik dinletisi ile başlayan program, açılış konuşmaları ile devam etti. Orman Fakültesi Her Daim Üst Sıralarda Mezuniyet töreninde hem Rektörlüğü temsilen hem de Orman Fakültesinin bir mensubu olarak bulunmasından duyduğu mutluluğu ifade eden ve katılımcılara Rektör Prof. Dr. Saffet Köse’nin selamını ileten Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Süleyman Akbulut, Orman Fakültesi’nin her geçen gün büyüyerek ilerlediğini ve çok kısa sürede Türkiye’deki Orman Fakülteleri arasında tercihlerde üst sıralarda yer aldığını kaydetti. Yaşamın sürdürülebilirliği açısından ormanların ve ormancılığın önemine dikkat çeken Prof. Dr. Akbulut, “Ormancılık, doğanın sürdürülebilirliğini sağlama, ekosistemleri koruma ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakma görevini üstlenmiş kutsal bir meslektir. Yapacağımız her faaliyetin sadece kendi geleceğimize değil, aynı zamanında insanlığın geleceğine de etki edeceğinin farkındayız. Bu nedenle, ormancılar olarak ormanların korunması ve sürdürülebilir şekilde yönetilmesi, iklim değişikliğiyle mücadele, biyolojik çeşitliliğin korunması ve su kaynaklarının yönetimi gibi küresel çapta büyük etkileri olan konularda büyük sorumluluklar üstlenmiş bulunmaktayız” diye konuştu. Ormancılık Mesleği Kritik Bir Öneme Sahip Fakültenin bugünkü seviyeye gelmesinde ve öğrencilerin yetişmesinde emeği geçen tüm akademik ve idari personele teşekkür eden Prof. Dr. Akbulut, öğrenci ailelerine seslenirken, “Bugün, doğumundan itibaren sürekli üzerine titrediğiniz, emek verdiğiniz ve desteğinizi eksik etmediğiniz çocuklarınız mezun oluyorlar. Emeğiniz, desteğiniz ve fedakârlıklarınız için teşekkür ediyorum. Bundan sonraki yaşamlarında da kazanacakları başarılarla hem sizlerin hem de bizlerin emeklerini boşa çıkarmayacaklarına inancım tam” ifadelerini kullandı. Mezun öğrencilere mesleğin kıymetini bilmelerini tavsiye eden Prof. Dr. Akbulut, “Ormancılık mesleği, günümüz dünyasında hiç olmadığı kadar kritik bir öneme sahip. İklim değişikliği, çevresel tahribat ve sürdürülebilirlik gibi konular, sizlerin uzmanlığına ve bilgi birikimine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Her şeyin çok hızlı değiştiği günümüz dünyasında, bu ihtiyaca karşılık verebilmek için bilim, teknoloji ve sanayideki güncel gelişmeleri takip ederek yeni bilgi ve yetenekler kazanmaya ve kendinizi geliştirmeye devam edin. Dürüst, ülkesini seven, kendine inanan ve güvenen meslek sahibi gençler olarak kendiniz, aileniz ve ülkeniz için çok önemli işler yapabilecek kapasiteye sahip olduğunuzu unutmayın” diye konuştu. Sizi Bekleyen Önemli Görevler Var Ormanların ve ormancılık mesleğinin ekonomik ve sosyal açıdan önemini vurgulayarak konuşmasına başlayan Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Derya Eşen, iklim değişikliği ve bunun sonucunda oluşan kuraklık, orman yangınları ve aşırı sıcaklıklar gibi çevresel sorunların azaltılmasında ormanların işlevine de değindi. Orman Fakültesinin 48 mezununa mesleğin değerini bilmelerini tavsiye eden Prof. Dr. Eşen, “Sizler zorlu bir yolculuğu başarıyla tamamladınız ve artık birer Orman Mühendisi ve Orman Endüstri Mühendisi olarak ülkemize ve dünyaya katkıda bulunma zamanınız geldi. Önünüzde büyük bir dünya ve sizi bekleyen önemli görevler var. İKÇÜ Orman Fakültesi mezunları olarak sizlerin çok iyi işler çıkartacağınıza dair güvenimiz sonsuz. Sizleri gönülden tebrik ediyor, başarılarınızın devamını diliyorum” diye konuştu. Mezunların başarısında büyük payı olan mezun ailelerini tebrik ederek sözlerine devam eden Dekan Prof. Dr. Eşen, öğrencileri bilgi ve deneyimle donatan Orman Fakültesi öğretim üyelerine de emekleri için teşekkür etti. Hem Gururlu Hem de Derin Bir Hüzün İçerisindeyiz Orman Fakültesini birincilikle bitiren Orman Mühendisliği Bölümü öğrencisi Adnan Atasever, “Orman Mühendisliği bilimi üzerine ülkemizin önemli bir fakültesinin birincisi olarak mezun olmanın haklı gururu içerisindeyim. Bugün, burada kocaman bir aileye veda ediyoruz. Başarı ödülünü bileğimize taktığımız için hem gururluyuz hem de derin bir hüzün içerisindeyiz. Geriye dönüp baktığımda acısıyla, tatlısıyla koca bir dört yılın hatıralarda kalan izleri, hayat boyu süreceğine inandığımız arkadaşlıklar ve bu dönemden çıkardığımız birçok hayat dersi oldu. Ancak en önemli kazanımımız, şu ana kadar kendimize kattığımız bilgi ve birikimlerimiz olmuştur” dedi. Atasever, kendisine her türlü maddi ve manevi desteği sağlayan ailesine ve başarısının mimarı olan İKÇÜ Orman Fakültesi öğretim üyelerine teşekkür ederek sözlerini noktaladı. Mezuniyet töreni açılış konuşmalarının ardından, dereceye giren öğrencilere plaket ve belge takdimi, mezun öğrenciler anısına fakülte kütüğüne plaket çakılması ve diplomaların takdiminden sonra kep atma töreni ile son buldu -
198 kez okundu
Manisa İli Turizm Master Planı Arama Konferansı Düzenlendi
Manisa Valiliği himayesinde, Zafer Kalkınma Ajansı koordinasyonunda İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi yürütücülüğünde hazırlanmakta olan Manisa Turizm Master Planı arama konferansı Manisa Polisevi'nde yapıldı. Toplantıya Manisa Valisi Vahdettin Özkan, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Sudak, Soma Belediye Başkanı Sercan Okur, İKÇÜ Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Emre Güler, İKÇÜ Turizm Rehberliği Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Volkan Altıntaş ile Yaşar Üniversitesi İşletme Fakültesi Ekonomi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Serpil Kahraman, yerel yöneticiler, sektör profesyonelleri ve akademisyenler katıldı. Açılışta konuşan Vali Vahdettin Özkan, Manisa’nın geliştirilmesi gereken alanlarının başında turizmin geldiğini söyledi. Vali Özkan: “Kentimizin çok önemli nitelikleri var. Öncelikle akla elbette şehzadeler şehri geliyor. Ama tarım, doğa, inanç turizmi açısından da çok zengin bir mirasa sahibiz. Turizm önemli bir ekonomik kaynak ama elbette başka getirileri de var. Bu çalışmalar bizlere yol göstermesi açısından son derece kıymetli. Burada üniversitelerimizin sorumluluğunda ortaya çıkacak bir yol haritası ile Manisa’mız turizmde hak ettiği yere gelecektir. Bu hususta biz de üzerimize düşen katkıyı vermeye hazırız” dedi. Çalışmanın yürütücülüğünü de yapan İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu ise güçlü bir kampanya ve belirli konulara odaklanma yoluyla Manisa’nın önemli bir destinasyon haline gelebileceğini vurguladı. Prof. Dr. Bulduklu: “Manisa, binlerce yıllık tarihi, zengin kültürel mirası, eşsiz doğal güzellikleri ve çeşitlilik sunan coğrafyasıyla aslında turizme ilişkin tüm gereklilikleri bünyesinde taşıyor. Burada önemli olan husus iyi bir medya stratejisi ve sürdürülebilir bir anlayışa konuya yaklaşmak. Biz de bu noktada Manisa’nın turizm hedeflerine katkıda bulunmak için kapsamlı bir turizm master planı hazırlıyoruz. Bu plan, Zafer Kalkınma Ajansı’nın destekleriyle ve ulusal kalkınma planlarımızla uyumlu bir şekilde ortaya çıkarılıyor. 2028 yılı Türkiye turizm hedeflerine hizmet edecek bir anlayışla konuya yaklaşıyoruz. Amacımız, Manisa’nın kültürel, tarihi ve doğal değerlerini koruma-kullanma dengesi içinde geliştirerek, turizmden aldığı payı artırmak ve şehrimizi ulusal ve uluslararası arenada güçlü bir destinasyon haline getirmektir. Önemli bir ekibimiz var ve çok emek veriyorlar. Ben başta Valiliğimiz ve Zafer Kalkınma Ajansı olmak üzere tüm yerel yöneticilere, katkı ve katılım sağlayanlara teşekkür ediyorum” dedi. Dekan Prof. Dr. Mehmet Emre Güler ise planda turizmin çeşitli boyutlarına odaklandıklarını, alternatif turizm, doğa temelli turizm, sağlık turizmi, gastronomi turizmi, seyahat ve ulaştırma politikaları, konaklama ve yatırım geliştirme gibi başlıklar üzerinden fikir alışverişinde bulunulacağını hatırlattı. Dekan Güler : “Günümüzde dijitalleşme ve akıllı şehirler gibi çağın gerekliliklerine uygun stratejiler üzerinde çalışarak Manisa’nın turizmde rekabet gücünü artırmayı hedefliyoruz. Manisa’nın tarihi ve doğal zenginliklerini korurken aynı zamanda bu değerleri turizm yoluyla tanıtarak şehrimizi geleceğe taşımak bizim ortak sorumluluğumuzdur. Bugün burada attığımız adımların, Manisa’nın turizmdeki yükselişini başlatacak önemli bir mihenk taşı olacağına inanıyorum” dedi. Prof. Dr. Volkan Altıntaş’ın ve Prof. Dr. Serpil Kahraman moderatörlüğünde açılış oturumuna geçildi ve Manisa’nın öne çıkan özellikleri ele alındı. Tüm gün süren özel oturumlarda katılımcıların görüş ve önerilerinin alındığı çalıştayın sonuçlarının paydaşlarla paylaşılacağı belirtildi. -
186 kez okundu
Gelecek İhracatta
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Kariyer Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi (KAGEM) ile Ege İhracatçı Birlikleri ortaklığında düzenlenen kariyer buluşması Hekim Hacı Paşa Konferans Salonunda yapıldı. “Gelecek İhracatta” başlığıyla düzenlenen seminere Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Genel Sekreteri Cumhur İşbırakmaz konuşmacı olarak katıldı.Semineri Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, İİBF Dekanı Prof. Dr. Sevtap Ünal, İKÇÜ KAGEM Müdürü Doç. Dr. Mustafa Yalçın, İKÇÜ Erasmus Koordinatörü Doç. Dr. Mehmet Emin Bakay, öğretim üyeleri ve öğrenciler takip etti. Küresel Rekabette Farklı Yaklaşımlara İhtiyaç Var Seminerin başında fakülte ve kariyer merkezi ortaklığında yapılan bu gibi etkinliklerin gençlerin vizyonuna değerli katkılarda bulunduğunu ifade eden Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bulduklu, öğrencilerin bu gibi ders dışı etkinlikleri takip etmelerinin önemine değindi. Prof. Dr. Bulduklu: "Öğrencilerin kendilerini daha iyi ifade edebilmeleri, geleceklerine dair hedefler koyabilmeleri, mezuniyet sonrası iş olanakları, iş yaşamında karşılaşabilecekleri durumlar hakkında bilgi edinebilmeleri, daha nitelikli olarak iş hayatına atılabilmeleri açılarından bu etkinliklere katılımı oldukça değerli buluyorum. Küreselleşmenin bir zorunluluğu olarak ekonomilerin birbiri ile bağlantısının giderek arttığına şahit oluyoruz. Özellikle bilgi ve iletişim teknolojilerinin hızlı gelişimi dünyada ekonomi ve ticareti daha dinamik hale getirmiştir ve dijitalleşme, küresel rekabette farklı yaklaşımların öne çıkması ihtiyacını yaratmıştır. İşte bu noktada özellikle iletişim araçlarının etkin kullanımı üzerine vurgu yapılması gerekliliği dikkati çekmektedir. Özellikle medya gücünün itici bir etki için kullanılmasına ihtiyaç olduğunun altını çizmek isterim” dedi. Bilim Dünyası İle Reel Sektörün Bağlantısını Siz Kuracaksınız Değişim ve dönüşüme ayak uyduramayanların ekonomik açıdan bir güç olarak kalabilmelerinin mümkün olmadığını vurgulayan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bulduklu, yeni ve güncel teknolojilerin aynı zamanda yaratıcılığın ve yenilikçiliğin en büyük aracısı haline geldiğini aktardı. Prof. Dr. Bulduklu, “Üniversitemizde öğrencilerimize yönelik yaptığımız, buna benzer etkinliklerin ve pek çok çabanın altında gençlerimizde bu bilincin oluşturulması ve farkındalık yaratılması yatmaktadır. Lider ülke olmak için gençlerimizin girişimci olmasına, risk almaktan korkmamasına, yenilikçi bir bakış açısı ile olaylara bakmasına ve en önemlisi eleştirel düşünebilmesine ihtiyacımız var. İşte bu alanlarda en iyi biçimde yetişmek için de alanın uzmanlarının deneyimleri çok kıymetli. Bugün İzmir’in önemli değerlerinden birinin deneyimlerini hep birlikte dinleyecek ve onun ufuk açıcı bilgileri ile vizyon kazanma çabası içinde olacaksınız. İnanıyorum ki bu sayede yeni perspektifler kazanacak ve bilim dünyası ile reel sektörün bağlantısını kuracaksınız. Birlikte çalışma kültürünün en güzel örneklerini veren iki birimimize, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültemize, Kariyer Merkezimize ve emeği geçenlere şükranlarımı sunuyor, katılımlarınız için çok teşekkür ediyorum” diye konuştu. Türkiye’de 120 Bin İhracatçımız Var İhracat kavramını birçok perspektifte ele alan Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Genel Sekreteri Cumhur İşbırakmaz ihracat rakamlarının saniyede değiştiğini bunu da saniyelik takip ettiklerini söyledi. Birlik olarak Ege Bölgesi'nde 12 farklı sektörde faaliyet gösteren 7500'ün üzerinde ihracatçı firmayı temsil ettiklerini aktaran Genel Sekreter İşbırakmaz, Türkiye’de 27 sektörde, 120 bin kayıtlı ihracatçı olduğu bilgisini vererek AB ile ticarette birçok sektörde Türkiye’nin önemli tedarikçi konumunda olduğunu belirtti. Seminerini öğrencilerle interaktif olarak devam eden İşbırakmaz, dünyadaki 30 trilyon dolarlık ihracat hacminin 4 trilyonluk payı ile birinci sırada yer alan ABD’nin 3 trilyonu aşan rakamlarıyla Çin ile savaş halinde olduğunu ifade etti. Amacımız Ürünümüzün Satılması Sektörel alan çalışmalarının ihracat rakamlarına pozitif yansıdığını fındık örneğiyle anlatan EİB Genel Sekreteri İşbırakmaz, pazar araştırması ve fuarların ihracatçılar için olmazsa olmaz aksiyonlar olduğunu vurguladı. İşbırakmaz, “Güneydoğu’daki ihracatçı birliğimiz şu anda Rusya’da bulguru tanıtıyor. Örneğin, 30 yıl kadar önce fındığı Çin’de tanıttılar. Büyük bir fiyaskoydu bu. O zamanlar fındığın Çince karşılığı yoktu, fındık bilmiyorlardı. Çin’de 1,5 milyar kişi var düşünün. Daha sonralarda popüler hale gelmeye başlayan, yatırımlar yapılan pastanelerin yayılmasıyla tanıtım uzmanlarımız Çinli pasta ustalarını Türkiye’ye davet etmeye başladılar. Sonra Çin ile fındık ihracatımız fırladı. Pazar araştırmasının pastanelere çevrilmesi doğru bir tespit oldu. Bu bize iyi bir pazar araştırması olmadan ürünümüzün satamayacağının örneğidir. Günümüzde birliklerimiz bunu oldukça profesyonel ekiplerle hassasiyetle yapmaktadır. Öte yandan uluslararası fuarlar bizler için çok önemli. COVID döneminde sekteye uğrasa da şimdi tekrar gündemlerimizde en üst sıralardalar. Ürününüzü en iyi şekilde göstermek için alanının en gözde, en iyi fuarlarında boy göstermek hem sizi hem de milli katılımı destekler. Her yıl 12-13 fuara Türkiye adına katılım sağlamaktayız. Tüm organizasyonları üstlenerek firmalarımızı yurt dışına taşımaktayız. Gayemiz ürünümüz daha fazla satılması” dedi. EİB- İKÇÜ İş birliği Gençlerimiz İçin İşgücü piyasasının ihtiyaç duyduğu insan kaynağını yetiştirmek adına birlik olarak İKÇÜ ile başladıkları iş birliğinden oldukça memnuniyet duyduklarını sözlerine ekleyen EİB Genel Sekreteri Cumhur İşbırakmaz, “İlerleyen dönemde iş birliğimizi daha üst noktalara taşıyacağımızı ümit ediyoruz. Değerli dekanımızla görüşmemizle güzel bir başlangıç oldu. Derslerde de önemli katkılar sunacağız. Pratik anlamda öğrencilerimize tüm bilgi ve deneyimimizi anlatacağız, desteklemeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. -
182 kez okundu
İKÇÜ’de 14 Mayıs Eczacılık Günü Programı
14 Mayıs Eczacılık Günü, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinde düzenlenen bir programla kutlandı. Eczacılık Fakültesi Dekanı Vekili Prof. Dr. Zeynep Şenyiğit’in ev sahipliğinde Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi ve İzmir Eczacı Odası birlikteliğinde hazırlanan programı, Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Muhsin Akbaş, Prof. Dr. Yasin Bulduklu, Prof. Dr. Süleyman Akbulut, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Emre Güler, Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ebru Yeşim Özkan, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökçen Bombar, Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hatice Yıldırım Sarı, Ege Üniversitesi (EÜ) Eczacılık Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Evren Atlıhan Gündoğdu, EÜ Eczacılık Teknolojisi Bölümünden Prof. Dr. Evren Homan Gökçe, İzmir Eczacı Odası Başkanı Ecz. Tuncay Sayılkan, Genel Sekreter Nurettin Memur, İzmir Eczacı Odası yönetim kurulu üyeleri, meslek temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler takip etti. İnsanlığa Fayda Sağlayın Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, insanlığa ilk dokunuşundan bugüne uzanan yolculuğunda önemini koruyan, kadim bir meslek olan eczacılığın insana ve canlıya fayda unsuruyla sürekli değişim ve gelişim gösterdiğini kaydetti. Gelişmelere ayak uydurmanın yolunun öğrencilikten itibaren çok çalışmaktan geçtiğini kaydeden Prof. Dr. Köse, “Fakültemiz, analiz yetenekleri gelişmiş, ahlaki ve etik değerleri gözeten, teorik ve uygulamalı dersler yardımıyla çok yönlü, multidisipliner çalışan eczacılar yetiştirmeyi hedefleyecek şekilde planlanmıştır. Öğrencilerimizden tek beklentimiz öğrenmenin asla bir sonu olmadığını bilerek sürekli eğitim prensibini hayatlarına geçirip onlara kazandırılan yetkinlikleri geliştirmeleri, sektörlerinin yanı sıra insanlığa fayda sağlayacak işlere imza atmalarıdır. Onların başarısı ve mutluluğu bizlerin ödülü olacaktır” diye konuştu. Eczacılık Gününde Gelen Başarı İKÇÜ Eczacılığın kuruluşundan bu yana kaydettiği başarılı yolculuğa da değinen Rektör Prof. Dr. Köse, başarının meyvelerini öğrencilerin bilimsel yarışmalarda gösterdiği üstün performans ile gösterdiklerini aktardı. Prof. Dr. Köse, “Son teknoloji laboratuvarlarımız ile mesleğinde başarılı, vatanını ve milletini seven dürüst ve çalışkan eczacılar yetiştiren seçkin hocalarımıza sahip Eczacılık Fakültemizden eğitim alan öğrencilerimizin oldukça şanslı olduğunu söyleyebiliriz. Bunun yanında fakültemize desteklerini her zaman gösteren İzmir Eczacı Odası ile sektör kurum ve kuruluşlarının teveccühlerini de oldukça önemli buluyoruz. Katıldıkları her ulusal yarışmada kazandığı birinciliklerle İKÇÜ’yü gururlandıran öğrencilerimizin ve hocalarının proje yarışmalarından birinciliklerle döndüklerinin mutluluğunu da paylaşıyoruz. Eczacılık Günü öncesinde 4. Algı ve Farkındalık Ulusal Eczacılık Kongresi'nde düzenlenen Eczacılıkta İnovatif Çözümler Proje Yarışmasında “PharmaClass” isimli projeleriyle birincilik ödülü kazanan öğrencilerimizi ve değerli hocalarımızı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum” dedi. Bilim, Şefkat ve Özverinin Mükemmel Bileşimi Birinci basamak sağlık danışmanı olan eczacılar, hastalıklarla mücadelede tedavi sürecinin vazgeçilmez paydaşlarından biri olduğunu ifade eden Dekan Prof. Dr. Zeynep Şenyiğit, meslektaşlarının her gün milyonlarca hayata dokunduğunu ifade etti. Dekan Prof. Dr. Şenyiğit, “Gerek ilacın üretiminden hastaya ulaştırılmasında gerekse farmasötik bakım hizmetlerinde görev alarak hastaların tedavi süreçlerine destek olan eczacılık mesleği, bilimin, şefkatin ve özverinin mükemmel bir bileşimidir. İKÇÜ Eczacılık Fakültesi olarak 5 yıl boyunca kaliteli bir eğitimle çağın gereksinimlerine uygun, mesleğine ulusal ve uluslararası alanlarda değer katan, hayat boyu öğrenmeye açık, etik değerlerine bağlı, girişimci, donanımlı ve başarılı eczacılar yetiştirmeyi hedefliyoruz. Fakültemiz adına, tüm meslektaşlarımızın 14 Mayıs Eczacılık Günü'nü kutluyor ve bu anlamlı günü, Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi ve İzmir Eczacı Odası ile birlikte kutlamanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi. Yüz Akı, İnsan Üstü Çabalar .Ege Üniversitesi (EÜ) Eczacılık Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Evren Atlıhan Gündoğdu,14 Mayıs’ın eczacılığın ülkemizde ve dünyadaki konumunu, önemini ve geleceğini değerlendirmek üzere bir fırsat sunduğunu vurguladı. Eczacılığın, bilinen es eski meslek gruplarından biri olduğunu dile getiren Prof. Dr. Evren Atlıhan Gündoğdu, eczacıların insan sağlığını iyileştirmek gibi son derece kutsal bir görev üstlendiklerini hatırlattı. Ülkemizin son dönemlerde yaşadığı kritik süreçlerde eczacıların üstlendikleri sorumluluklara değinen Prof. Dr. Evren Atlıhan Gündoğdu, “Pandemi ve ardından gelen 6 Şubat Depremleri gibi sınavlardan eczacılarımız, gösterdikleri üstün çabalarla alınlarının akıyla çıktılar. Ben bu vesileyle Eczacılık Gününüzü kutluyor, programa değerli katkılarınız için hepinize şükranlarımı sunuyorum” şeklinde konuştu. Klasik Eczacılık Modelinin Dışında Topluma Katkı Konuşmasında, şifa dağıtan bir mesleğin mensubu olarak eczacıların toplum sağlığı açısından, sağlık hizmetleri içerisindeki önemini vurgulayan İzmir Eczacı Odası Başkanı Ecz. Tuncay Sayılkan da “Pandemi sürecinde sadece eczacıların değil, tüm sağlık çalışanlarının nasıl vazgeçilmez olduğunu; bu ülkede alınan sağlık hizmetlerinde ne kadar önemli bir paya sahip olduklarını ve kendi canlarını hiçe sayarak insanlara nasıl sağlık hizmeti sunduklarını hep beraber gördük. Pandemi sürecinin isimsiz kahramanları olan biz eczacılar yaşadığımız deprem felaketi sonrası bölgeye en hızlı ulaşan ve en organize meslek grubu olduk. Tüm bu örneklere baktığımızda eczacılarımızın, ülkemizdeki klasik eczacılık modelinin dışında birçok konuda topluma katkı sunmaya çalıştıklarını söyleyebiliriz. Hepimizin Eczacılık Günü kutlu olsun” ifadelerini kullandı. Programa katılan protokol tarafından İstanbul Medipol Üniversitesi'nin ev sahipliğini yaptığı 4. Algı ve Farkındalık Ulusal Eczacılık Kongresi'nde düzenlenen Eczacılıkta İnovatif Çözümler Proje Yarışmasında “PharmaClass” isimli projeleriyle birincilik ödülü kazanan İKÇÜ Eczacılık Fakültesi Öğrencileri Zeynep Çeken, Rumeysa İpek Erdenk, Nazife Görücü, İlayda Ünlü, Elmira Ölmez, Büşra Ayanoğlu ve Sinem Algın’a, Poster Sunumu Yarışmasında birincilik ödülü kazanan Hatice Soyarslan’a, STAR Bursiyeri olarak TÜBİTAK 1002 Projesinde yer alan İlke Yöntemer’e başarı belgeleri takdim edildi. EÜ Eczacılık Teknolojisi Bölümünden Prof. Dr. Evren Homan Gökçe’nin “Fikirden Ürüne Bir İnovasyon Hikâyesi” başlıklı konferansı ile devam eden programda, Arş. Gör. İlayda Varol’un hazırladığı“14 Mayıs Eczanesi” isimli tiyatro gösterisi ilgiyle takip edildi. -
181 kez okundu
Bağımlılığın Farkındayız
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Bağımlılıkla Mücadele Komisyonu Yeşilay Haftası kapsamında “Üç ‘N’ ile Bağımlılık” başlıklı bir panel düzenledi. Neden Bağımlı Oluruz? Niçin Bırakamayız? Nasıl Önleriz? sorularına yanıt bulmak amacıyla Bağımlılıkla Mücadele Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Leyla Baysan Arabacı’nın moderatörlüğündeki paneli, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Süleyman Akbulut, Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Hatice Yıldırım Sarı, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci takip etti. Yeni Bağımlılık Türleri Ortaya Çıktı Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Gülsenay Taş Soylu, Buca Seyfi Demirsoy Hastanesinden Uzm. Dr. Enis Saygın ve Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinden Uzm. Dr. Başak Bağcı’nın konuşmacı oldukları panelin açılışında konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Süleyman Akbulut, günümüz koşullarında bağımlılığın arttığını ve şekil değiştirdiğini vurguladı.Prof. Dr. Süleyman Akbulut, “Sigara, alkol, uyuşturucu ve kumar bağımlılığına ilave olarak teknoloji bağımlılığı ve beraberinde internet, sosyal medya ve video oyunları bağımlılıkları ortaya çıktı. Bireyler, vakitlerinin çoğunu sosyal medya platformlarında geçirmekten ve saatlerce oyun oynamaktan kendilerini alamaz hâle geldiler. Bazen bu platformlarda paylaşılan zararlı akımların etkisine kapılıp hayatlarına son verenler bile oldu. Yine son zamanlarda, AVM’lerde sıklıkla şahit olduğumuz gereksiz ve aşırı alışveriş yapma şeklinde görülen alışveriş bağımlılığını da yeni bir bağımlılık türü olarak sayabiliriz” diye konuştu. Bağımlı olunan nesnenin, maddenin veya davranışın kullanım sıklığı azaldığında veya kullanımın tamamen bırakılması durumunda, bağımlı olan bireylerde yoksunluk belirtilerinin başladığını belirten Prof. Dr. Akbulut, huzursuzluk, uykusuzluk, öfke ve depresyon şeklinde kendini gösteren bu gibi durumlarda profesyonel bir yardım alınması gerektiğini dile getirdi. Bağımlılık denilince akla ilk gelenin Yeşilay olduğunu ifade eden Prof. Dr. Akbulut, Yeşilay Danışmanlık Merkezleri ile Yeşilay Rehabilitasyon Merkezlerinin, bağımlı bireylere ve yakınlarına destek hizmeti vererek önemli bir hizmeti yerine getirdiklerini kaydetti. Prof. Dr. Akbulut, İKÇÜ Bağımlılıkla Mücadele Komisyonunun, öğrenciler ve personel başta olmak üzere ihtiyaç duyan herkese bağımlılıkla mücadele konusunda yardımcı olduğunu ve farkındalık oluşturmak için çalışmalar yaptığını söyledi. Bağımlılıkla İlgili Dersler İle Farkındalığa Katkı Bağımlılığın, ülkemizde ve dünya genelinde son yıllarda büyük bir artış gösterdiğine işaret eden Bağımlılıkla Mücadele Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Leyla Baysan Arabacı, İKÇÜ’de lisans düzeyinde ve seçmeli olarak bağımlılıkla ilgili dersler bulunduğunu ve konuya dair farkındalık yaratıldığını aktardı. Neden Bağımlı Oluruz? Başlığı altında bir konuşma yapan İKÇÜ Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinden Uzm. Dr. Başak Bağcı, uzun yıllardır bağımlılık alanında çalıştığını söyledi. Bağımlılığın binlerce yıllık tarihinden ve nedenlerinden bahseden Uzm Dr. Bağcı, bağımlılığa ilişkin güncel istatistiki veriler paylaştı ve bağımlılığın psikososyal nedenlerini anlattı. Niçin Bırakamayız? Sorusunun yanıtını veren Buca Seyfi Demirsoy Hastanesinden Uzm. Dr. Enis Sargın, bağımlılığın başlangıcında, bağımlı olunan madde veya olguyla kurulan ilişkide erken temsillerin kişinin sonraki yaşantısını ve bağımlılığın derecesini belirlediğini vurguladı. Bağımlılığın çok yönlü bir süreç olduğunu belirten Uzm. Dr. Sargın, genetik, çevresel ve aile faktörü gibi birçok etmenin bağımlılık sürecini etkilediğini aktardı. Nasıl Önleriz? Sorusuna yanıt veren İKÇÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Gülsenay Taş Soylu, dünyada 300 milyona yakın kişinin madde kullandığını; sadece madde kullanımının değil, teknoloji bağımlılığı gibi bağımlılıkların da günümüzde gittikçe artış gösterdiğini dile getirdi. Bağımlılık geliştikten sonra tedavisinin oldukça zor olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Soylu, bağımlılığın gelişmesinden sonra hem biyolojik hem psikolojik hem sosyal hem mesleki hem de ekonomik anlamda ciddi sorunları ve yükü beraberinde getiren bir hastalık haline geldiğinin altını çizdi. Dr. Öğr. Üyesi Soylu, bağımlılığı önlemenin, kişinin öncelikle bağımlı olduğunun farkına varması ve bunu kabul etmesi ile başlayacağını vurguladı. -
160 kez okundu
Rektör Köse’den “Günümüz Toplumunda Kadın ve Aile”
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (İKÇÜKAM) Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri çerçevesinde konferans düzenlendi. “Günümüz Toplumunda Kadın ve Aile” başlıklı konferansta katılımcılara seslenen Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, aile kurumunun korunması, güçlendirilmesi amacıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tensipleriyle 2025 yılının "Aile Yılı" olarak ilan edildiğini, farkındalık oluşturması adına bu gibi etkinliklerin oldukça önemli bir destekleyici olduğunu belirtti. İslamiyet Öncesinde Her Türlü Zulme Maruz Kaldılar Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, İKÇÜKAM Müdürü Prof. Dr. Fatma Akkuş Yiğit, dekanlar, akademik ve idari personel ile öğrencilerin takip ettiği konferansta kadının tüm inançlardaki statülerini irdeleyen Rektör Prof. Dr. Köse, hor görülen, aşağılanan, değersizleştirilen kadınların, hak ettiği muameleyi İslam'la bulduğunu söyledi. Prof. Dr. Köse, “Ana erkil toplumlarda kadın kutsallaştırıyor. Ataerkilde de ikinci derecede statüdeler. Bazı toplumlarda ise hiçbir şekilde tanınmıyor. Mesela eski Yunanda kadının hiçbir hakkı yok, ne resmi, ne sosyal hayatta, ne de ailede hiçbir hakkı yok. Tevrat’ta da erkeğin kaburga kemiğinden yaratıldığına dair çıkarımlar, farklı yorumlar var. İleri gidildiğinde yasak meyveyi Adem’e yediren cennetten insanı çıkartan olarak tanımlanıyor. Bazı Yahudi anlayışlarında erkeklerin, kadın olarak yaratılmadıkları için şükür ettikleri duaları var. Hıristiyanlıkta da ciddi sorunlar var. Hz. Havva ve Hz. Âdem üzerinden anlatılar var. Yasak meyveyi yediren kadının, dünyaya yalnız günahı değil şehveti de indirdiğini kabul ediyorlar. Devlet dini olduğunda Yahudilikteki gibi bir tavır görüyoruz. Aziz Augustin’in tasvirine göre 'kadının tüm kötülüklerin kaynağı' olduğu inancı var. Papa Gregory, Katolik Kilisesi olarak kızlara evlenmemelerini, dünya üzerinde evliliğe set çekerlerse, Hz. İsa’nın ahiretteki eşleri olma şerefine nail olacaklarını söylüyor. Hz Meryem evlenmeden Hz.İsa’yı doğurdu, kadınlar evlenmemeli ki eşi olabilsini yayıyorlar. Kutsal bakireler, özel manastırlar ve kadın münzevirler ortaya çıkıyor. 12’nci asırda büyücü ve cadı avı ortaya çıkıyor. Karanlık çağda kadın her türlü zulme maruz bırakılıyor” dedi. Bütün Zulümler Kur’an-ı Kerim ile Kaldırıldı En rezil anlayışın ise "muta nikâhının" kaynağı olan eski İran’daki Mazdekizm olduğunu kaydeden Rektör Prof. Dr. Köse, kadının gerek aile hayatında gerekse siyasî, hukukî, sosyal ve ekonomik alanlardaki varlıklarına Cahiliye dönemi sonrasında kazandığına değindi. Prof. Dr. Köse, “En rezili anlayış maalesef bugün de var olan muta nikâhının kaynağı mazdektedir. Insanların birbirleri ile mücadele etmelerinin nedeni kadın ve paradır. Peygamber Efendimiz (sav) 23 yıllık peygamberliği süresince, İslam'ın kadına verdiği önemi bizzat davranışları ile ortaya koymuştur. Kadına esas değeri veren Hz. Muhammed ve Kur’an’dır. Eş değerdir ibaresi çok önemli. Birçok ayette bu var. Her birinin diğerine üstünlüğü vardır. Diğerinin eksikliğini tamamlar, yek vücut olurlar. Kadına karşı işlenen bütün zulümler Kur’an-ı Kerim ile kaldırılmıştır, şiddet yasaklamıştır. Hz. Peygamberimizin ailesiyle ilişkileri çok özeldir, örnektir. Çıkarken en son Kızı Fatıma ile vedalaşırmış, geri döndüğünde ilk onla karşılaşırmış. Başkalarıyla otururken Hz. Fatıma içeri girince ayağa kalkar, alnından öper, yanında oturturmuş” diye konuştu. Diri Diri Gömülen Kızlardan Cennetin Anahtarı Olan Bir Varlığa… Hz. Peygamber’in Veda Hutbesindeki 120 bin kişiye seslenişinde, bu konudaki mesajlarının oldukça önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Köse, “Siz kadınları Allah’ın emaneti olarak aldınız diyor. Bu çok önemli. Emanet oluşu, sığıntılık değil. Burda anlatılan ona güç kullanarak şiddet uygulayarak üstünlük yapamazsınız. Emanetin kavramsal anlamda, Kur’an’da ve sünnet de bir çerçevesi vardır. Görev de bir emanettir. Görevi verirken ehline veriniz, vermezseniz kaos ortamı olur diyor hadislerde. Allah katında hayırlı olup olmadığınız öğrenmek istiyorsanız eşlerinize sorun, Allah katında en hayırlınız eşlerine hayırlı olandır diyor. Kölelik ve cariyelik İslamiyet’te yoktur. İslamiyet bunu kucağında bulmuştur. O dönemin savaş hukukunda ve borç ilişkilerinde kölelik yaygındır. Roma hukukundan kalma ödeme ilişkilerinde ve savaşlarda uygulanan bir kölelik cariyelik sistemi var. İslam öncelikle bu durumları düzeltmiştir. Cahiliye Araplarında kız çocuklarını sevmiyorlar ve diri diri gömüyorlar. Bunla ilgili açık ayet var. Cenab-ı Hak bunları muhatap bile almıyor. Bu kadar aşağılık bir şey. Diri diri gömülen kızlardan cennetin anahtarı olan bir varlığa dönüşüyor kadın.” dedi. “Devlet Bir Aile, Aile Küçük Bir Devlet" Anlayışı Medeniyetimize bakıldığında kadının her statüdeki ağırlığına ve işlevselliğine dair birçok örneğin yer aldığını aktaran Prof. Dr. Köse, devlet ve aile kavramlarının birbiriyle olan bağının oldukça güçlü olduğundan söz etti. Prof. Dr. Köse, “Kadının mülk, mirasının tasarrufu hakkına sahiptir. Kadının neyi varsa kim olursa olsun ondan izin alınmadan el sürülemez. Osmanlıda kadınların kurduğu vakıfların sayısının erkeklere göre yüzde 35’lere çıktığını görüyoruz. Camiler yaptırmışlar, vakıflar kurmuşlar, şirketler kurmuşlar ve insanlar çalıştırıyorlar, para kazanıyorlar. Kadınlar çalışma hakkına sahiptir ancak bu varoluş mücadelesine döndürülmemiştir. Önemli olan bu. İhtiyaç duyduğunda kadın da çalışır, engel yok. Geleneğimize baktığımızda devlet ile aile birbiri üzerinden tanımlanır. Aile kendi içinde bir devlettir, devlet onun büyük bir ailesidir. 'Devlet bir aile, aile küçük bir devlet' anlayışı söz konusu. Ailenin içinde nasıl bir düzeni, meskeni, bütçesi, komşuları vs hirerarşik bir düzeni varsa, devlete de bakın aynı şeyler var.” şeklinde konuştu. Babalığın Ölümü ve Anneden Yoksunluk Sendromu Günümüze gelindiğinde aile kavramı üzerinden oluşturulan problemlerin toplumun temel yapısına zarar verdiğine işaret eden Rektör Prof. Dr. Köse, bu kapsamda 2025 yılının Aile Yılı ilan edilmesini çok değerli bulduğunu ifade etti. Prof. Dr. Köse, “Bana sorarsanız bugün ailenin en temel sorunu dünyadaki bilim insanlarının da vrguladığı gibi babalığın ölümü ve anneden yoksunluk sendromudur. Annelerin ve babaların çocuklarına olan sorumluluklarını yerine getirmemesi toplumlar için büyük mesele. ABD’ de o kadar büyük bir iteratür var ki. Gelinen noktada ABD’ nin en ciddi sosyal sorunu olarak bu husus görülüyor. ABD’ nin ayakta kalmasını bu sorunun çözümü ile bağdaştırıyorlar. Michignan Üniversitesinden Micheal Lamb tarafından yapılan bir çalışmada, 7 aylıktan 13 aylığa kadar olan çocukların ebeveynlerinden ayrılmaya benzer tepkiler gösterdiğini bulunmuş. Örneğin, baba ayrıldığında, tıpkı anne ayrıldığında olduğu gibi çocuklar ağlamakta ya da yakınmaktadır. Diğer bir araştırmanın sonuçları ise, 7 ay ile 2 yaş arasındaki çocukların ebeveynlerine bağlandıklarına işaret etmektedir. Fransa da yapılan bir araştırmanın sonucuna göre ilk bir yılda bebek anne sevgisini alamazsa psikopatik eğilimler gelişiyor. Çocuk hayatı boyunca anne babadan hiç ayrılmasa bile… Sevgisiz büyüyen çocuklar kalıcı ve mutluluk verici ilişkiler kuramıyor” dedi. Aile Yılında Çocuk- Aile İlişkilerini Daha Çok Konuşmalıyız İlgisiz büyüyen çocukların sadece aile içinde değil topluma da bir sıkıntı oluşturduğunu vurgulayan Prof. Dr. Köse, son kitabında bahsettiği baba noksanlığı kavramından bahsederek çocukların aile içindeki ilişkileri görerek kendilerini geliştirdiklerini söyledi. Prof. Dr. Köse, “Günümüzde iş yaşamı nedeniyle çocuklar anaokullarına kreşlere gönderiliyorlar, eğitimini de dışarıdan alıyor anlayışıyla iş hayatından dönüşte yorgunluk vs nedenlerle çocuklarla ilgilenilmiyor. Artık profesyonelce anneliğin babalığın yapılması gerekir deniliyor. Araştırma sonuçlarına göre de sağlam bir aile kurumu istiyorsak çocukluk döneminde temellerin sağlam atılması gerektiğine işaret ediliyor. Çocuklar annelerini babalarını taklit ederek öğrenir. Burda önemli olan karşılıksız sevgi verilmesi. Aile bağlarını, yuvanın sıcak ve sevgi dolu ortamını çocuk hisseder. Bazı çalışmalar bunu aktarımın üç kuşak öteye geçtiğini söylüyor. İsveç’te yapılan araştırmada babalarıyla oyun oynayarak büyüyen çocukların iş hayatlarında daha başarılı oldukları ortaya konulmuş. Belli bir yaşa gelindiğinde sorumluluk vermek onları takip etmek önemlidir. Çocuğun daha çok test çözsün diye örneğin yatağını toplamasını istemiyoruz. Bu yanlış. Aile yılında çocuklarla aile ilişkilerini nasıl düzeltebilirizi çokça konuşmak gerekir. Çocukla oyun oynamak, Hz. Peygamber’in ifadesiyle çocukla çocuk olmak en güzel çözüm yolu olarak gözüküyor” şeklinde konuştu. -
151 kez okundu
İKÇÜ 7 Pilot Üniversite Arasında
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Turizm Fakültesinin her yıl düzenlediği Kariyer Günleri etkinliğinin 9’uncusu yoğun bir katılımla gerçekleşti. Sektör temsilcileri ile öğrencileri buluşturan, her yıl daha yoğun bir katılımla düzenlenerek geleneksel hale gelen Kariyer Günleri, Prof. Dr. Fuat Sezgin Konferans Salonu fuaye alanında yapıldı.Onlarca firmanın stant açtığı kariyer buluşmasına, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Akbaş, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Emre Güler, Genel Sekreter Nurettin Memur, dekanlar, akademisyenler, sektör temsilcileri ile çok sayıda öğrenci katıldı. Önemli Bir Boşluğu Dolduruyor Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Akbaş, “Bugün, bizler için önemli bir gün. Turizm Fakültesi, üniversitemizin gerçekten en güçlü fakültelerinden bir tanesi. Gelenekselleşen Turizm Fakültesi Kariyer Günlerine her geçen yıl hem sektörün ilgisinin arttığını hem de gençlerin ilgisinin yoğunlaştığını görebiliyorum. Öğrencilerimizin gerek staj gerekse öğrenim hayatı sonrası kariyer takiplerinde Kariyer Gününün çok olumlu ve güzel dönüşleri olduğunu takip edebiliyoruz. Bundan ayrıca memnuniyet duyuyorum. Öğrencilerimizin etkinlikten maksimum düzeyde faydalanacaklarını, sektör temsilcilerinin de aynı şekilde taleplerini ifade etme imkânı bulacaklarını, belki ihtiyaçları noktasında önemli bağlantılar kurabileceklerini düşünüyorum. Sadece Turizm Fakültesi öğrencilerimizin değil, üniversitemizin diğer birimlerindeki öğrencilerin de kendilerini tanıtma ve sektör temsilcilerinin ihtiyaçlarının karşılanması noktasında, etkinliğin önemli bir boşluğu doldurduğu kanaatindeyim. Bu açıdan da gerçekten çok önemli bir etkinlik. Etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere ve sektör temsilcilerine çok teşekkür ediyorum. Faydalı bir gün olmasını temenni ediyorum” diye konuştu. 7 Pilot Üniversiteden Biriyiz Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Emre Güler ise, Turizm Fakültesi tarafından 9’uncusu düzenlenen ve gelenekselleşen Kariyer Günü etkinliğinin Ege Bölgesinde ve İzmir’de turizm alanında düzenlenen en büyük kariyer günlerinden bir tanesi olduğunun altını çizdi. Kariyer Günü etkinliklerinin düzenlenmesinde sektör temsilcilerinin payının çok büyük olduğunu ifade eden Prof. Dr. Güler, ilerleyen aşamalarda diğer üniversitelerle birlikte ortak bir çatı altında büyük bir kariyer günü veya haftası düzenlemeyi hedeflediklerini açıkladı. Yükseköğretim Kurulu ile Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında yükseköğretim ile turizm sektörünü bir araya getiren iş birliği protokolü çerçevesinde İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinin pilot olarak belirlenen 7 üniversiteden biri olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Güler, “Protokolle, pilot olarak seçilen üniversitelerin Turizm İşletmeciliği ile Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümlerinin uygulama odaklı eğitim yaklaşımlarıyla desteklenmesi yönünde çalışmalar yapılıyor. Akademi ile birlikte sektörün de katkılarıyla gerçekleşen bu çalışmalarla öğrencilerimizin daha aktif, daha dinamik ve daha bilgili bir şekilde sahada olmalarını bekliyoruz. Etkinliğin düzenlenmesinde bizi destekleyen başta Rektör Prof. Dr. Saffet Köse olmak üzere üniversite üst yönetimine ve katılımlarınız için siz değerli sektör temsilcilerine de ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum” ifadelerini kullandı. Açılış konuşmalarının ardından Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Akbaş ile Turizm Fakültesi Prof. Dr. Mehmet Emre Güler etkinliğe katılan firmaların stantlarını ziyaret etti. -
149 kez okundu
Dünyada Gazze için Gençlik Uyanışı
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) SKS Genç Düşünce Sanat ve Medeniyet Topluluğunun konuğu olan Gazeteci-Yazar Turan Kışlakçı “Gazze ve Yeni Dünya Gençlik Devrimi” konulu bir söyleşi gerçekleştirdi. İsrail’in, Filistin halkına yaptığı soykırımı ve soykırıma karşı birleşen dünya genelindeki üniversite gençlerini konu alan söyleşiyi, Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Muhsin Akbaş, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Dirik, Topluluk Danışmanı İlahiyat Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Dursun, İnsan ve Medeniyet Hareketi Ege Bölgesi Başkanı ve İzmir Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Gençlik Hizmetleri İl Müdür Yardımcısı Ahmet Gülcan, İnsan ve Medeniyet Hareketi İzmir İl Başkanı Uğur Bayrak, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci izledi. Zulüm ile Âbad Olunmaz Söyleşinin başında konuklara selamlama konuşması yapan Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, Batının Gazze’de de sergilediği ikiyüzlü tavra dikkat çekerek İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde atıf yapılan insan onuru, insan dayanışması ve insanlığın eşitliği gibi vurguların söz konusu Müslümanlar olduğunda geçersiz sayıldığını dile getirdi. Prof. Dr. Köse, “Cahiliye döneminin, şimdi küresel bir boyuta evrildiğini görüyoruz. Gazze bunun en aleni örneğ. Zulmün bu şekilde devam etmeyeceğini de söylemek isterim. Çünkü ilahi bir yasadır; tefsir kitaplarında da halk arasındaki sözlerde de vardır 'küfür ile âbad olunur ama zulüm ile âbad olunmaz'. Bu zulmün sonu elbette gelecek ama önemli olan bizim nerede durduğumuz. O yüzden bizler, elimizden geldiğince, imkânlar ölçüsünde her zaman Gazze’nin yanındayız. Bugün de bunun için buradayız” ifadelerini kullandı. Çağımızın Kâtip Çelebilere İhtiyacı Var 18 yaşındayken Pakistan’a gittiğinde, orada bir hocanın kendisine Hacı Halife’yi sormasıyla başlayan bir anekdot anlatan Gazeteci-Yazar Turan Kışlakçı, o zamanlar hiç duymadığı bu ismin Kâtip Çelebi’nin diğer adı olduğunu öğrendiğini belirterek, yıllar sonra İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesinin konuğu olmaktan duyduğu memnuniyeti paylaştı. Kâtip Çelebi’nin bütün eserlerini okuduğunu söyleyen Kışlakçı, “Batı, 2. Dünya Savaşından itibaren büyük bir çöküş yaşıyor. Yeni bir düşünce üretemediler. Dünyaya söyleyecek bir sözümüz olması için bizim Kâtip Çelebilere ihtiyacımız var. Kâtip Çelebi Üniversitesi’nden çıkıp dünyaya Keşfü’z-Zunûn, Mîzânü’l-Hakk gibi eserleri yazabilecek gençlere ihtiyacımız var. Sizler bunu yapabilirsiniz” dedi. Çağımızda bilginin değerinin kalmadığını belirten Kışlakçı, “Malumatfuruşluğun zirve yaptığı bir devirdeyiz, hele ki sosyal medyada. Çünkü bilgi yok. Bilginin olmadığı yerde bilgelik olmaz. Bilgeliğin olmadığı yerde de anlamsızlık olur” ifadelerini kullandı. Dünyada Gençlik Uyanışı Söz Konusu ABD’deki, Avrupa’daki ve Latin Amerika’daki bütün üniversitelerde gençlerin Gazze için sokaklara çıktığını belirten Kışlakçı, “ABD’de yapılan anketlerde gençlerin yüzde 90’ı Gazze’den yana fakat yaşlıların yüzde 45’i ya sessiz ya da İsrail’i destekliyor. Dünyada büyük bir gençlik uyanışı söz konusu. Statükoya meydan okuyan, var olanı değiştirmek isteyen gençler zulme, katliamlara sessiz kalmak istemiyor. Gazze’de yaşanan savaş değil, soykırım. Gazze 8 aydır havadan, karadan ve denizden bombalanıyor. 17 yıldır etrafı kuşatılmış durumda, kimsenin dışarı çıkmasına izin verilmiyor. Gazze, 30-40 yıldır katliamlarla boğuşuyor. Tarihte, hiçbir yerde bu kadar uzun bir kuşatma olmamıştır. İşte dünya gençlerinin isyan ettiği nokta bu. Dünya gençleri, ‘Gazze’de 40 bine yakın kadın ve çocuk öldürüldü, bunlara sessiz kalamayız’, diyorlar” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından Genç Düşünce Sanat ve Medeniyet Topluluğu üyesi Filistinli Rana Süleyman’ın “Kudüs ve Gazze” şiirini okumasıyla duygu dolu anlar yaşandı. -
146 kez okundu
Tirmizi Araştırma Merkezi ile Güç Birliği Yapılacak
Yeni iş birlikleri için temaslar ve var olan protokollerin durumlarını ilgili taraflarla görüşmek üzere Özbekistan’da bulunan Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, İmam Tirmizi Araştırma Merkezini ziyaret etti. Uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi noktasında eğitim öğretim, araştırma geliştirme ve toplumsal katkı hedeflerine erişme amacını yerine getirmek için yoğun bir çaba gösteren İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) ile Imom Termiziy Xalqaro Ilmıy-Tadqiqot Markazi arasında yapılan görüşmede Merkez Müdürü Dr. Muzaffer Janiev ve İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu ile araştırmacılar katıldı. Bölgenin Milletimiz İçin Değerinin Farkındayız Görüşmede konuşan Rektör Prof. Dr. Saffet Köse, bölgede yer alan yükseköğretim kurumlarıyla yakın iş birliği içinde çalıştıklarını belirtti. Rektör Köse “Tarihimizin bize yüklediği büyük sorumlulukla bu bölgede yapmamız gereken çok fazla iş olduğunun bilincindeyiz. Ülkemizin yükseköğretimi yanında dost ve kardeş ülkelerimizin nitelikli insan gücün yetiştirmesi noktasında adımlar atmaya çalışıyoruz. Bu çerçevede bölgedeki eğitim kurumlarının akademik çalışmalarının artması, nitelikli hale gelmesi, ihtiyaç olan programların geliştirilmesi ve birlikte ortak projeler yapılması için bugün Imom Termiziy Xalqaro Ilmıy-Tadqiqot Markazini ziyaret ediyoruz. Merkezi ziyaretimizde bizi de yakından ilgilendiren bu bölgenin alimleri hakkında tatmin edici çalışmaların yapıldığını memnuniyetle müşahede ettik. Bölgenin bizim milletimiz için değerinin farkındayız ve bu çalışmalara katkı yapmaktan memnuniyet duyarız. Türk ve İslam tarihi açısından geçmişteki eserlerin gün yüzüne çıkarılması son derece önemli ve bu çalışmaları yapan başta merkez müdürü Dr. Muzaffer Janiev olmak üzere siz değerli araştırmacılara kalbi şükranlarımı sunuyorum” dedi. Türkiye’nin Eğitim Deneyimini Önemsiyoruz Merkezi ziyaretlerinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek sözlerine başlayan Imom Termiziy Xalqaro Ilmıy-Tadqiqot Markazi Müdürü Dr. Muzaffer Janiev İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’ni yakından takip ettiklerini söyledi. İlahiyat Fakültesi başta olmak üzere pek çok alanda önemli çalışmalara imza atıldığını söyleyen Dr. Janiev “Ortak dersler ve programlar başta olmak deneyimlerin paylaşılmasından büyük mutluluk duyarız. Biz bu bölgenin kadim geçmişinin farkındayız. Bizim de Türkiye’deki üniversitelere büyük katkılarımız olabilir. Ortak kararımız ile belli faaliyetleri hayata geçirebilirsek bunun sonuçlar her iki ülkenin de lehine olacaktır. İslam Hukuku alanında önemli çalışmalar yapan Sayın Rektörümüz Prof. Dr. Saffet Köse’nin bu ziyareti bizim açımızdan son derece değerli ve ben kendilerine şükranlarımı sunuyorum” dedi.